Atiye 2. Sezon 6. Bölüm | Vakit Geldi

Güzel bir bölümdü, 2. sezonda şimdiye kadar olanlar arasında sanırım en sevdiğim bu oldu. Sürprizlerle doluydu. Atiye’nin toprağa, ya da başka bir yere dokunarak bir şeyler hissetmesini sağlayan ellerinin, şifalı olduğunu öğrendik önce. Benliğindeki güç avucunda ve parmaklarında birleşip acıları dindiriyor, ağrıları hafifletiyor.

Ama bundan daha ilginci, Serdar hakkında öğrendiklerimizdi. Bir şekilde zamanlar/gerçeklikler arasında geçişler yapılabildiği, karısının intiharının bir olasılık ya da başka bir anda yaşanmış bir olay olmadığını gördük. O zaten olmuştu, ve olacaktı.

Ozan’a işkence ettiği anlar, bu hayatında da var mı yoksa sadece geçmişindeki pişmanlığımı bilmiyorum. Çünkü onu sevdiğini gördük önceki bölümlerde, ne kadar üzgün olduğunu. Tabii normal bir adam değil Serdar ama, yine de bazı çıkarımlar yapabiliriz gibi.

Oğlunu kurtaracağından, açılacak bir kapıdan söz etti. Gelecek bölümlerde göreceğiz bunları. Ama acaba bugüne kadar nasıl, kimlerle, kaç kez yaptı bu değişimleri..

Atiye’nin teyzesiyle de tanıştık. Diğer bütün aile üyeleri gibi onun da aynı yolda oluşu şaşırtmadı. “Suyun hafızası vardır” diyip yaptırdığı şey güzeldi. Atiye’nin ve diğerlerinin en büyük elementlerle olan etkileşimleri, bütün olarak bakınca hoşuma gidiyor. Hava, su, toprak. Ateş için de sağlam, iddialı bir sahne görecek miyiz acaba? Beklemedeyim.

Parçalar yavaş yavaş tamamlanıyor gibi. Bu sezonun en güzel yanı bu. İlk sezonda olduğu kadar dağınık değil olaylar, bir şekilde bağlanıyor birbirine. Bi birleşim izliyoruz adım adım. 

Elif’in babasına kavuşması bir diğer güzel olan şeydi. İsteğine karşı çıkar kabul etmez sanmıştım ben, şaşırdım. Umarım Atiye’ye yaptığı gibi yalan söylemiyordur. Gerçi gitmeye tamam demiş olsa bile Ozan’ın ölüm haberini illa duyacak, neler olacak bakalım.

Nazım’dan bahsetmişken, Hannah’nın gerçek yüzünü Erhan’a göstermesine sevindim. Kadına karşı bir nefretim yok, ama aradan çekilmesi gerekiyor. Tabi kolaylıkla çekilmez onu biliyorum, yine de Erhan’ın Atiye’ye ve mağaraya, geçmişe gidişini kolaylaştıracak bir bilgi bence. Hain olduğu, kısmen. Hem böylelikle Serdar’ı da sorgular belki bizimki. Babası da, Atiye de uyarmıştı çünkü.

Bölümün en önemli kısmı, Atiye’nin kim olduğunu öğrendiğimiz andı. Tüm sorularıma cevap verecek nitelikte, dizinin mistik/fantastik yapısının nihayet doğru düzgün hissettirildiği çok etkileyici bir sahneydi. Erhan, metnin çevrilmiş halini okurken -şükür ki bir müzik eşliğinde-Atiye’nin ne olduğunu, soyunu, yapabileceklerini, sebep olduklarını, olacaklarını duymuş, anlamış olduk.

Zaten soyun son varisinin suyla temas ettiğinde gördüğümüz manzara da, bunu açıklayacak güçteydi. Çok eskilerden bir andı. Zamanın en başlarından, Atiye’yle Erhan’ın hikayesinin başlangıcından.

 

Önceki Bölüm Yorumu

Sonraki Bölüm Yorumu