tds_thumb_td_300x0
Atiye 2. Sezon | En Etkileyici Replikler

Atiye’nin 2. sezonu geldi ve hep birlikte hemen izlemeye koştuk. Biz bu sezonu sevdik Konuşulacak çok şey var elbette ama bu yazı için, her biri farklı konularda ve farklı kişilerin ağzından söylenmiş gibi gözükse de, aslında benzer konulara odaklanmış ve belirli bir konu çevresinde toplanan etkileyici replikleri derledik! Keyifli okumalar.

 

“Hafıza dediğimiz şey kilitli odalar gibidir. O odalar sadece geçmişe değil, başlangıca kadar uzanır, her şeyin en başına. Belki de başlangıç, şimdidir.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“Sen buna yaşamak mı diyorsun? Her gece aynı kabusları görüyorum, her sabah aynı vicdan azabıyla uyanıyorum ben. Kendi günahımın bedelini ödüyorum onlardan uzak durarak.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“Bana ne dedi biliyor musun? Yaşanacakları biliyormuş çünkü onları zaten yaşamış. Zihin yaşamadığını bilmezmiş. Her şey hafızalarımızın çekmecelerinde gizliymiş. Bu yüzden onları rüyalarımızda görüyoruz.” 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“Sen tüm kainatın annesisin. Doğanın kendisisin. Zamanın ötesinden gelen ilahi güçlerin toplamısın. Ruhların kraliçesi, hayat ve ışıksın. Sen hep olansın, hep olacak olan. Sana Venüs derler, ya da İsis. Her alemde rastlanır olansın. On bin isimli tanrıçasın. Ve benim için tek olansın.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“Her ruh kendi hayat planını gerçekleştirir. Onun gidişi senin suçun değildi, sen ne vakit vazgeçtin yaşamaktan? Babana yolu sen göstereceksin, şafağın sana söyleyecek sırları var Erhan. Orada gördüklerini ne vakit unuttun? Orada verdiğin sözden ne vakit caydın? Şehvet ve sevgiyi ne ara birbirine karıştırdın, sen sevmeyi ne vakit unuttun? Seni kandıran gerçekten o muydu, yoksa sen mi onu kandırdın? Sen bunları hiç unutmadın ki.. Sevmekten vazgeçmek için ne bahanen vardı? Hala bir şansın var!”

Atiye 2. Sezon 7. Bölüm | Ebediyet

Hızlıca biten, ne olduğu pek anlaşılmayan bir bölümdü. Daha doğrusu geçiş bölümüydü. Sezon finalinden önceki son bölüm olduğu için, heyecanımız gittikçe artıyor.

Elif, Atiye’nin kız kardeşi olduğunu duydu ama buna ne tepki verecek bilmiyoruz. Muhtemelen babasına soracaktır, cevap bulamazsa abisine, en son ulaşabilirse bizzat Atiye’ye diyeceğim ama durumlar meçhul. Erhan’ın halini çok merak ediyorum.

Serdar’ın Erhan konusundaki görüşlerini öğrenmiş olduk. Tahmin ettiğimiz gibi, sadece amaçları uğrunda kullanmak için yanına almış onları. Gözünü kırpmadan vurdu. Yeri gelmişken, Atiye’nin o ana tepkisi de, Beren’in oyunculuğu da çok kötüydü o sahnede. Alışamıyorum abi bu karakterin ölümü bu kadar sakin karşılayıp hemen atlatabilmesine. Bir de sonradan bahsederken de aynı rahatlık, cidden şaka gibi. Anladık normal biri değilsin, ama bu kadar da olmaz ki ya. Erhan’a aşıktın bir de, doğumu tüm dünyayı etkileyecek karnında bebeğin babası o. Hayret bir şey gerçekten! Hikayenin bu yönlerinden çok rahatsızım anlayacağınız.

Erhan’ın burada ölünce diğer tarafta uyanmasını hiç beklemiyordum yalan yok. Şok oldum. Şimdi buradaki gerçeklikten, yani Atiye’nin yanında bulunması gereken yerde yok mu oldu? Yoksa iki ayrı şekilde varlığını sürdürebilir mi diye de sorasım geliyor ama pek mantıklı değil gibi.

Sözlerde “ancak kadınla erkeğin bir araya gelişiyle mümkün olur” tarzı bir şey vardı. Dolayısıyla kapı için Erhan’a da ihtiyaç var bence. E ama o öteki dünyada gözlerini açtı, sakallı haliyle daha iyi bir görünüşte olduğu dünyada. 🙂

Erhan demişken, Mehmet Günsür, karakterin bu sezondaki hikayesiyle daha iyi uyum sağlamış bence. Ama bağırma sahnelerinin tamamı çok kötüydü. Hannah, Serdar, Nazım’la olanlar.

Nazım’a da gelelim. Kaç bölümdür söyleyeceğim, unutuyorum. Bu beyefendi açık ara farkla kastın en kötü performans sergileyen oyuncusu çok üzgünüm. O kadar yapay, o kadar eğreti ki. Sürekli gülesim geliyor. Beden dilini de, sesini de çok kötü kullanıyor. Eminim bu konuda bütün izleyiciler benimle hemfikirdir.

Son bölümü deli gibi merak ediyorum. Eğer hiçbir şey açıklanmayıp bütün konular açık bırakılırsa gelecek sezona kadar kriz geçiririm herhalde. İşler şu an çok kızıştı, bütün bombaları patlatmanın tam zamanı! Görüşmek üzere.

 

Önceki Bölüm Yorumu

 

 

Atiye 2. Sezon 6. Bölüm | Vakit Geldi

Güzel bir bölümdü, 2. sezonda şimdiye kadar olanlar arasında sanırım en sevdiğim bu oldu. Sürprizlerle doluydu. Atiye’nin toprağa, ya da başka bir yere dokunarak bir şeyler hissetmesini sağlayan ellerinin, şifalı olduğunu öğrendik önce. Benliğindeki güç avucunda ve parmaklarında birleşip acıları dindiriyor, ağrıları hafifletiyor.

Ama bundan daha ilginci, Serdar hakkında öğrendiklerimizdi. Bir şekilde zamanlar/gerçeklikler arasında geçişler yapılabildiği, karısının intiharının bir olasılık ya da başka bir anda yaşanmış bir olay olmadığını gördük. O zaten olmuştu, ve olacaktı.

Ozan’a işkence ettiği anlar, bu hayatında da var mı yoksa sadece geçmişindeki pişmanlığımı bilmiyorum. Çünkü onu sevdiğini gördük önceki bölümlerde, ne kadar üzgün olduğunu. Tabii normal bir adam değil Serdar ama, yine de bazı çıkarımlar yapabiliriz gibi.

Oğlunu kurtaracağından, açılacak bir kapıdan söz etti. Gelecek bölümlerde göreceğiz bunları. Ama acaba bugüne kadar nasıl, kimlerle, kaç kez yaptı bu değişimleri..

Atiye’nin teyzesiyle de tanıştık. Diğer bütün aile üyeleri gibi onun da aynı yolda oluşu şaşırtmadı. “Suyun hafızası vardır” diyip yaptırdığı şey güzeldi. Atiye’nin ve diğerlerinin en büyük elementlerle olan etkileşimleri, bütün olarak bakınca hoşuma gidiyor. Hava, su, toprak. Ateş için de sağlam, iddialı bir sahne görecek miyiz acaba? Beklemedeyim.

Parçalar yavaş yavaş tamamlanıyor gibi. Bu sezonun en güzel yanı bu. İlk sezonda olduğu kadar dağınık değil olaylar, bir şekilde bağlanıyor birbirine. Bi birleşim izliyoruz adım adım. 

Elif’in babasına kavuşması bir diğer güzel olan şeydi. İsteğine karşı çıkar kabul etmez sanmıştım ben, şaşırdım. Umarım Atiye’ye yaptığı gibi yalan söylemiyordur. Gerçi gitmeye tamam demiş olsa bile Ozan’ın ölüm haberini illa duyacak, neler olacak bakalım.

Nazım’dan bahsetmişken, Hannah’nın gerçek yüzünü Erhan’a göstermesine sevindim. Kadına karşı bir nefretim yok, ama aradan çekilmesi gerekiyor. Tabi kolaylıkla çekilmez onu biliyorum, yine de Erhan’ın Atiye’ye ve mağaraya, geçmişe gidişini kolaylaştıracak bir bilgi bence. Hain olduğu, kısmen. Hem böylelikle Serdar’ı da sorgular belki bizimki. Babası da, Atiye de uyarmıştı çünkü.

Bölümün en önemli kısmı, Atiye’nin kim olduğunu öğrendiğimiz andı. Tüm sorularıma cevap verecek nitelikte, dizinin mistik/fantastik yapısının nihayet doğru düzgün hissettirildiği çok etkileyici bir sahneydi. Erhan, metnin çevrilmiş halini okurken -şükür ki bir müzik eşliğinde-Atiye’nin ne olduğunu, soyunu, yapabileceklerini, sebep olduklarını, olacaklarını duymuş, anlamış olduk.

Zaten soyun son varisinin suyla temas ettiğinde gördüğümüz manzara da, bunu açıklayacak güçteydi. Çok eskilerden bir andı. Zamanın en başlarından, Atiye’yle Erhan’ın hikayesinin başlangıcından.

 

Önceki Bölüm Yorumu

Sonraki Bölüm Yorumu

Atiye 2. Sezon 5. Bölüm | Mücadele!

Erhan yine Atiye’nin sözünü dinlemedi ve bu sefer de telefonunu kapatmayarak konumlarının bulunmasına sebep oldu. Bravo gerçekten.. Yordun be. Yolda kavga ettiklerinde çocuğu söylemesini çok istedim ama yapmadı Atiye. Demek ki daha “zamanı değil.” Her şeyin bir sırası ve vakti var malum. Yıldızlı nine sakinliğinde karşılamak istiyorum olanları ama pek mümkün olmuyor.

 

 

 

 

 

 

 

Erhan’ın köyünde yaşananlar hoşuma gitti. İnsanların tanıması, bunca yıldır beklenmiş olması, zamansız ninenin bekçilik yapması, emanet mevzusu. Aslında çocukluğunda olanları hatırlamayınca bir an acaba gerçeklikler çakışıyor da küçüklükte onları adama veren Erhan bu değil de o yüzden mi bilmiyor diye bir düşündüm ama, sanmıyorum çok. Belli de olmaz tabi. 

En çok şaşırdığım şey Hannah’nın evi taraması oldu. O ne gözükaralıktır ve caniliktir öyle ya. Tabi bizim nine yine öldü. İlk baş polis sanıp “ne alaka, ne hakla, hangi gerekçeyle” diye yükselmiştim.

Atiye sağ olsun bu sefer biraz tepki verdi, üzülür gibi oldu birkaç saniye. Tebriklerimi iletiyor ve teşekkür ediyorum kendisine 🙏 Mistik, fantastiğimsi bir dünyası olsa da arada normal insan davranışları göstermesi iyi oluyor. (Çay da içti mesela 🙂 )

 

 

 

 

 

 

 

 

Atiye artık çocuğu görüp sırıtarak peşinden gitmeye çok alıştı. Her seferinde “bu taraftan” diyip götürüyor insanları ama kimse de durup “ya nereden biliyorsun, nasıl eminsin” demiyor Olsun, alıştık buna da alıştık.

Ozan’ın annesinin Serap hakkında detaylı araştırmaya girmesi boşuna değil. Kesin bir şeylere ulaşıp ortalığı birbirine katacak bu kadın. Ya kocasına saldırır, ya kendini öldürür ya da kafayı yer..

Bu bölüm ayrıca, Erhan’ın yavaş yavaş Atiye’den etkilenmeye başladığı bölüm olma özelliğini taşıyor bence. Hannah’ya karşı duygularının durumunu kardeşinin ağzından duymuştuk. Aşkından ölen bir adam olmadığı için de Atiye’ye meyletmesi çok ilginç olmaz. Hem de bu kadar ilginç olayların içindeyken ve kendi ağzıyla, başka bir versiyonda da olsa “ben sana aşık olmaya mecburmuşum” demişken.

 

 

 

 

 

 

 

 

Atiye’nin suç dosyaları olayını tabii ki Serdar’ın yaptırdığını düşünüyorum Bir şekilde bir yolunu bulmuş ve kızı etkisiz hale getirmek için bu yöntemi seçmiştir.

Musatafa amirin de ihtimal vermeyip inanmaması güzel oldu. İşin peşine düşüp çözülmesine yardım edece, destek olacak bizimkilere. 🤎

 

Önceki Bölüm Yorumu

Sonraki Bölüm Yorumu

 

 

Atiye 2. Sezon 4. Bölüm | Kaos

Atiye’nin annesi kaçıp gitti. Döndüğünde de söylemesi gereken şeyleri söyleyip ortalıktan kayboldu. Nereden çıkacak acaba sonra, ya da çıkacak mı hiç? 

Ailenin Elif ve Ozan ilişkisini öğrenmesi önemli noktalardandı. Elif hem kızgın, hem mahçup hem de endişeli. Gördüğü onca kötü tavra rağmen hala o adamı merak ediyor onun için korkuyor olması canımı sıksa da yapacak bir şey yok.

Bu ilişkiye ve Ozan’ın henüz detayına inemediğimiz “kişiliği ve sorunları”na sebep olarak Serdar gösterildi ileride. Yaptığı yürüttüğü gizemli çalışmalar sebebiyle bağlı olup fazlaca ilgilenmek durumunda kaldığı Erhan’a olan davranışları, Ozan’ın gelişimini küçüklüğünden beri olumsuz etkilemiş, ikinci planda, önemsiz hissettirmiş muhtemelen.

 

 

 

 

 

 

 

 

Serdar’ın kimlerle, daha doğrusu hangi güçlerle iletişim kurduğunu çok merak ediyorum. Derin, karmaşık işler olduğu malumunuz. Bana sürekli Agents of Shield‘daki uzaylıları hatırlatıyor o görüp duyduklarımız ve algılayamadığımız dil. 

Atiye’nin toprağa değdiğinde hissettiği şeyler de bu sezonun yeniliklerinden eğer yanlış hatırlamıyorsam. Yeryüzündeki bir şeyin, bir yerin doğuşunu simgeliyor olabilir.

Serdar’ın eşinin kabusları bir diğer önemli noktalardandı. Serdar da duyduğunda çok kötü olduğu için, o anlardan haberdar olduğu anladık. Yani muhtemelen kadının intiharı zaten yaşanmış. Onun da söylediği gibi, Atiye’nin annesi kabusu biliyordu, çünkü görmüştü. “Zihin yaşamadığı şeyi bilmez.”

 

 

 

 

 

 

 

 

Beklenildiği üzere Atiye bebeğini aldırmak istemedi ve kürtajı reddetti. Ama asıl konu, artık Erhan’ın da o kızı görmeye başlaması. Muhtemelen annesine yaptığı gibi, babasına da yol gösterecek artık ufaklık.

Ozan’dan gelen mesajın, aslında ondan gelmediğini anlamak zor değil. Serdar’ın muhtemelen emrinde olduğu o bilinmez güçler tarafından gönderildi. Tabi kadın bunu bilmediği için sevindi ama biz gerilmeye devam. 

Bir de not meselesi var. Henüz açıklığa kavuşmayan. Daha doğrusu daha yeni eşelenmeye başlayan..

 

 

 

 

 

 

 

Önceki Bölüm Yorumu

Sonraki Bölüm Yorumu

error: Korunan İçerik!