2. bölümümüz cinayet sahnesi ile başlıyor. Çetin’in karısını öldüren kişiyi bulmak için ipuçları toplanırken olay yine bir önceki bölümde vurgusu yapılan o çizime geliyor. (Bir önceki bölümün yorumunu buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.)

Çetin’in grup terapisi sırasında yaptığı çizimin aslında bir anlamı yokmuş, amaçsızca çizilen bazı şekillerden ibaretmiş. Yani Çetin öyle söylüyor. Ama bu çizimde de yeni gelen terapist tarafından Çetin’in psikolojik bir analizi yapılabilir mi, neden olmasın? Sadece bir tahmin.

Terapi esnasında çizilen resmin yırtılarak ceset ile aynı odaya asılmış olması tabii ki de akıllara aynı şeyi getiriyor. Katil grup terapisine gelenlerden birisi mi? ‘‘Ben kadere inanmıyorum, seçimler vardır” diyen Özlem, ”Bence zor durumlarda biz kendimiz elimizi kolumuzu bağlıyoruz” diyen Berna, ‘‘Umutsuz bir vakaydı’‘ diyen Kerem, ”İnsan başka birini öldürdüğü zaman kader mahkumu denilip geçiliyor’‘ diyen Armağan ya da ”Ben kontrolümüz dışında bir güç olduğunu düşünüyorum” diyen Ayşe.

Ve şimdi de sırada muhtemelen bu isimlerin tek tek sorguya çekilmesi var. Bu süreç hemen biter mi yoksa dizinin konusu mu haline gelir bilemiyorum ama bana sorarsanız işimiz en az birkaç bölüm terapi seanslarını takip ederek katil olması ihtimal olan kişiye dair ipuçları toplamak olacak.

Asıl soru ise hep aynı kalacak. KİM?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz