tds_thumb_td_300x0
Veda Mektubu 6. Bölüm Yorumu

Başrollerini Nurgül Yeşilçay, Bennu Yıldırımlar, Selim Bayraktar, Rabia Soytürk ve Emre Kıvılcım’ın paylaştığı pazartesi akşamları Kanal D’de yayınlanan Veda Mektubu dizisinin 6.bölümünü yorumlamak için geldim. Yine yeniden…

Geçtiğimiz bölüm Aslı’nın Ziya’ya mektuptan haberinin olduğunu annesiyle geçmişlerini bildiğini söylemesiyle ortaya bomba atıp bitmişti. Bu bölüm Aslı Ziya ile bunu konuşurken diğer bir odada Seher’in Mehmet’i doldurmasıyla devam etti.

Ziya geçmişin sancısını çekmeye yeniden başladı. Yıllardır Alanur’un korkup yapamadığını düşündürten bir mektupla kendini avutuyordu ama aynı mektuptan Alanur’da da olduğunu aslında tüm hayatlarının, aşklarının, heveslerinin, geçmişlerinin ve geleceklerinin birinin onlara oynadığı ucuz bir oyun yüzünden yok olduğunu öğrenmesi tüm kabuk bağlamış yaralarını kanattı.

Geçmiş gitmiş diyemedi çünkü hâlâ Alanur’a karşı hissettiği aşk var. Mektubun peşine düştü, önce onlara mektupları getiren Nevzat’la konuştu. Nevzat yalan söyleyip Seher’i ele vermedi hâlâ bazı şeyler sır kalmaya devam ediyor ama bu kadar şeyden sonra ne kadar saklanabilir ki?

Peki ya Ziya Alanur yüzleşmesi… o kadar güzel o kadar duygu yüklüydü ki ağlamayan duygularını aldırmıştır. Kırgınlıklarını o kadar güzel dile getirdiler ki onlarla birlikte yaşadım o 28 yılı. Çocuklarının evliliklerine karşı çıkmalarına rağmen onların aşklarına özenmeleri beni yüz yerimden bıçakladı. Birbirlerinden uzak kalma sözü verdiler ama çok da tutulmayacak gibi…

Geçelim Aslı ve Mehmet’e rüzgar onlara dokunmaya kıyamaz ama Seher kıyıyor. Mina’nın karakolluk olması ve Aslı’nın ona yardım etmesini Seher büyüte büyüte Mehmet’e anlattı sonra tabii aralarında bir tartışma yaşandı ikisininde kendi açılarından haklı olduğunu düşünüyorum. Mehmet karısının ondan bi şey gizlemesine kızdı Aslı da Mina’nın güvenini boşa çıkarmak istemedi. Bu konuyu belki bu kadar uzatmazlardı ama daha sonrasında Aslı Mehmet’i mutfakta Hatice ile konuşurken görünce olay başka boyuta gitti. Ayrı uyudumaları beni bi tık yaraladı açıkcası.

Ertesi gün Mehmet Alanur’la konuşmaya gittiğinde hiç beklemediği bir şey öğrendi. Evlendikleri için Aslı’yı okuldan attıklarını Alanur Mehmet’in yüzüne vura vura söyledi. Oradan çıkan Mehmet ne yapacağını bilemez bi şekilde Aslı ile buluşup bunu ona söyledi. İkisi de bu soruna çözüm bulamayınca Mehmet’in ağzından o yüreğimizi ağzımıza getiren kelime döküldü “boşanalım”. Çaresizlikle söylediği sözler Aslı’yı kızdırsa da iki tarafta birbirini anlayıp tatlıya bağladı çok şükür.

Okul olayı Aslı’yı çok üzse de onların sevgileri ikisini de ayakta tutmaya yetiyor. Çok tatlı, aşık sahnelerini de izledik özellikle mutfakta birlikte tatlı yaptıkları yer favorim gözümden kalpler fışkırdı resmen.

Bu bölüm biraz da Beste’nin hikayesine girildi. Kocasıyla aslında sanılanın aksine iyi bir evliliğinin olmadığını, şiddet gördüğünü öğrendik. Ben çok şaşırdım açıkçası karıcım karıcım diyerek dolanan bir adamdı Hakan. Şiddet konusunda dizinin verdiği mesajlar çok açık ve netti Beste saklamaya devam etmek isterken bunun yanlış olduğu çok güzel aktarıldı. Gelecek bölümlerde Beste’nin hikayesini çok merak ediyorum.

Gelelim bölüm sonuna…
Veda Mektubu ama Hatice’nin intihar yolu.
Hatice kendini de yaktın bizi de be kızım. Seher’in ve annenin dolduruşlarına gelip Mehmet’ten ümidi kesemedin sonra da tüm bölüm hakkın rahmetine kavuşmak için uğraştın. Keşke en başında böyle olmasaydı sana ümit verilmeseydi ama biri seni istemiyorsa istemiyordur bu ısrar niye? Gerçekten ölmek mi istedi yoksa mağduru oynamak için bilerek mi yaptı orası da muamma tabii. Bu bölüm çok fazla Hatice’ye maruz kaldık umarım gelecek bölümlerde biraz daha dengelenir bu durum. Bölüm Hatice’nin hastaneye kaldırılması ve tabii yine herkesin Aslı’nın üzerine gitmesiyle bitti. Bakalım haftaya bizi neler bekliyor?

Fragmandan anladığımız kadarıyla Aslı hastanede daha fazla kalamıyor hem Seher hem Hatice’nin annesi üzerine fazla gitti diye tahmin ediyorum Aslı da annesiyle birlikte gidiyor Mehmet karısını almaya gittiğinde Alanur izin vermeyince Mehmet de karısını orda bırakmak istemediği için çareyi Alanur’u da Karlı malikanesine davet etmekte buluyor. Aslı bu duruma itiraz ediyor gibi ama ardından Alanur herkes sürpriz yapıp mükemmel stiliyle Karlı malikanesine giriş yapıyor.
Haftaya güzel bir bölüm bizi bekliyor.
Veda Mektubu her pazartesi saat 20.00’da Kanal D’de.

Veda Mektubu 5. Bölüm Yorumu | Geçmiş mi?

Başrollerini Nurgül Yeşilçay, Bennu Yıldırımlar, Selim Bayraktar, Rabia Soytürk ve Emre Kıvılcım’ın paylaştığı pazartesi akşamları Kanal D’de yayınlanan Veda Mektubu dizisinin 5.bölümünün yorumlamak için karşınızdayım.

Hoşgeldiniz… Başlayalım efenim!

Ama ne bomba yerde bitmişti geçen bölüm Alanur çat diye Ziya’yı öptü Aslı da full hd her şeyi izledi. Oradan devam eden 5.bölüm de ikilinin kapanmayan yaralarını gösterdi bize. Aslı’yla annesinin yüzleşmesi Aslı’nın hem kendi hem Karlı ailesi için endişelerini söylemesi ama Alanur’un asla kuyruğunu indirmemesini izledik.

Alanur çok acı çekmiş bir kadın çok yangın görmüş tenine alev işlemiyor artık. Bencillik… Evet tüm bu yaptıkları benim gözümde bencillik ancak ona kötü karakter demek haksızlık olur onunla empati kuramamak da öyle. Aynı şeyi Seher için de söyleyebilirim evet bizi çok kızdırıyor evet o da çok bencil ancak onu da anlayabiliyoruz onunla da empati kurabiliyoruz.

Bu dizinin en sevdiğim yanı bu galiba. Ütopik diziler gibi saflıktan iyilikten kırılan aşık genç kızlar yok ya da kötülükte şeytana pabucunu ters giydirecek insanlar da. Gerçek hayattaki gibi herkes hata yapıyor herkesin iyi ya da kötü olduğu yanları var çünkü bir dizi karakteri de olsalar birer insanı canlandırıyorlar. Bu konuda senaristleri tebrik ediyorum.

Alanur ve Ziya geçmişi atlatamamış, atlatamadıkları gibi de eşeledikçe kanatıyorlar. Bu yaranın da tek ilacı yine kendileri. Atışırken bile unutamadıkları aşkları hâlâ geçmemiş sevgileri hem gözlerine hem de sözlerine yansıyor. Alanur’un rüyalarında bile hayallerini yaşatması, Ziya’nın dalıp gitmeleri ahh ahh yarım kalan aşklar beni çok yaralıyor. Nereye kadar direnebilecekler çok merak ediyorum.

Geçen bölüm yorumlarımda Aslı için daha zor günler başlamadı bile demiştim galiba artık o zor günlere girdik. O yediği tokadın sızısını hepimiz yanağımızda izledik. O sözleri de dedikoduları da tokatı da asla hak etmedi. Evden çıkıp gitmekte de oldukça haklıydı. 18 yaşında gencecik bir kız dans ettiği için, giyimi kuşamı yüzünden ya da dini bilgisi olmadığı için veya aklınıza gelebilecek insanın kendi tercihi olan hiçbir şey için yargılanamaz yargılanmamalıdır.

Aslı ve Mehmet‘e gelirsek aşkları o kadar güzel o kadar kuvvetli ki izlerken sırıtmamak, hayran olmamak elde değil. Aslı’nın uzaklaşmak isteyip bara gitmesi Mehmet’in endişelenip her yere herkese onu araması sonra bardaki kıskançlık çok güzeldi özellikle sonrasında gelen yüzleşme Aslı’nın duygularını saklamaması, Mehmet’in Aslı’yı anlaması… Televizyonun karşısında eridim. Tabi ramazan vesilesiyle aldığımız yarım sevişme sahnesi tam olsaydı tadından yenmezdi.

Tüm bunların yanında bölüm o kadar komikti ki gerçekten gülmekten odaklanamadığım yerler oldu. Mutfak tayfası efsane, çok gülüyorum onlara dizinin tüm neşesini sağlıyorlar. Bu bölüm Hakan’dan (Beste’nin kocası) da kötü sinyaller aldık sanki biraz sonra Mina’nın geçen bölümlerde gözümüzde çizdiği tatlı görümce imajı da çizildi. Bölüm sonunda Mina’nın karakolluk olmasını ve Aslı’nın ona herkesten gizli yardımcı olmasını Alanur sayesinde Seher öğrendi. Seher bu durumu oğlu Mehmet’e anlatırken Aslı’nın da Ziya’ya annesiyle geçmişleri olduğunu bildiğini Ziya’nın annesine yazdığını düşündükleri mektubun varlığını söylemesiyle bitti.

Bölüm yine çok akıcıydı. Her karakter matruşka gibi açılıyor. Komedisi, gerilimi, aşkı, entrikası dozunda su gibi bir bölüm izledik. Mehmet ve Aslı arasındaki farklar şu an aşkın gücüyle atlatılabiliyor ancak bu farkların gün geçtikçe de büyüdüğünü gördük. Alanur Ziya cephesi de çok güzel işlenmeye devam ediyor. Seher ve Hatice’nin de dur durağı olmayacağı sinyalleri verildi. Bakalım gelecek bölümler daha da harlanacak gibi.

Veda Mektubu’nun 6. bölümünde bizi neler bekliyor?

Fragmanda gördüklerimizle şunları söyleyebilirim herkesin Aslı ve Mehmet’i ayırma çabaları tam gaz devam ediyor. Aslı’nın Mina olayını gizlemesi Mehmet’in hoşuna gitmeyecek. Geçen bölümlerde Hatice’nin yaptığı büyü ortaya çıkıyor, Aslı ve Seher yine karşı karşıya gelecek. Mehmet’in gerginlikleri de devam ediyor ne oldu da Hakan’a saldırıyor aşırı merak ettirdi. Bakalım izleyip meraklarımızı gidereceğiz.

Benden bu haftalık da bu kadar haftaya görüşmek üzere hoşça kalın…

Veda Mektubu her pazartesi 20.00’da Kanal D’de. 

Veda Mektubu 4.Bölüm Yorumu | Nikah

Başrollerini Nurgül Yeşilçay, Bennu Yıldırımlar, Selim Bayraktar, Rabia Soytürk ve Emre Kıvılcım’ın paylaştığı pazartesi akşamları Kanal D’de bizi ekran karşısına kilitleyen Veda Mektubu dizisinin 4.bölümünü yorumlamaya geldim. 🙂

Veda Mektubu 4. bölüm yorumuna geçmeden önce Veda Mektubu 3.bölümde yaşananları hatırlamak isterseniz buraya tıklayarak yazımı okuyabilirsiniz.

Herkese yine yeniden merhabaaa!

Aman aman nerelere geldik, biz dün akşam neler izledik? O nasıl bir bölümdü? 3.bölüm ne kadar minnoşsa 4.bölüm bir o kadar sert ve gergindi. Ee başlayalım o zaman:

Hatice ve Aslı’nın karşı karşıya gelmesiyle bitmişti geçen bölüm yine aynı yerden devam etti Hatice sinsi planı için Aslı’ya masummuş gibi görünüp canını sıkmak istedi kısmen başardı da. Ama Aslı’da çok güzel haddini bildirdi vallahi izlerken gaza geldim. Sonra gitti Mehmet’ten hesabını sordu ama biraz hızlı yumuşadı sanki ben olsam Mehmet’e kök söktürürdüm. Mehmet de tatlı dilli şeytan tüylü iki al ver yapıp Aslı’nın aklını karıştırıp bastı nikahı.

Peki ya nikah sahnesi… Bir AsMeh shipper olarak nikah sahnesine sevinememek çok üzücüydü ah be Alanur ah be kadın yaktın ciğerimi. Hem kızının yanında olmak istemesi hem de geçmişte yaşananların ve aslında daha çok yaşanamayanların içinde bıraktığı o acı ve öfkeyle mücadele etmeye çalışması o kadar güzel aktarılmış ki bayıldım.

Nikahta ne kadar Alanur basıcak stresi yaşasak da sorunsuz kıyıldı tabii Seher’in Aslı’nın gelinliğine attığı yakıcı bakışları saymazsak. Sonra çiftimiz baş başa kalmak için bir otele gittiler. Amaa baş başa kalamadılar Aslı’nın arkadaşlarının yaptığı sürpriz Mehmet beyimizin çok da hoşuna gitmedi. Aslı’nın ve arkadaşlarının eğlence anlayışı Mehmet gibi olgun, sakin bir adama göre değil tabi ki ama sanki bi tık fazla kastın be Mehmet. Tam o sahnelerde aslında Mehmet ve Aslı’nın ne kadar farklı olduğu ne kadar ayrı uçlarda yaşadıkları o kadar güzel anlatılmış ki açıkcası ben korkmaya başladım. Evet zıt kutuplar birbirini çeker ama bu çekişme çok yorucu geçecek gibi ilerleyen bölümlerde itmesinden korkuyorum.

Peki Aslı ve Mehmet‘in ilk gecesini sarhoş Alanur’un basmasına kaç puan. Sırası mıydı be kadın ertesi gün konuşurdun bıraksaydın da bi sevenler kavuşsaydı, ya ilk geceyi basmak ne düşmanın olsa yapmazsın. Orda da Aslı’ya çok üzüldüm evet belki bir hata yaptı 18 yaşında evlenerek ama ne olursa olsun bir annenin en büyük görevi çocuğunun yanında olmak olmalı. Aslı da arkasında annesinin desteğini hissetmek istiyor tabi ki ama tam tersi en büyük engeli annesi. İlk gecesi kabusa dönen ikili ertesi gün eve döndü ama kabus evde de bitmedi.

Seher ah Seher bi dur artık be kadın sırf Aslı’ya vicdan azabı çektirmek için kendi beğendiğin gelinliği yakmak nedir ya. Seher’in ve Hatice’nin ikili oynamalarından çok çekeceğiz, Aslı için asıl zor günler yeni başlıyor…

Alanur kafasında kurduğu intikam planları için Ziya’nın ayağına kadar gidip özür diledi ve barış imzalamak istediğini söyleyip çocuklarının evliliğini duyurmak için verdiği partiye Karlı ailesini de davet etti. Özrü ve daveti kabul eden Karlı’lar olacak olanlardan habersiz Alanur’un partisine gitti.


Seher’in Alanur’a sırf canını yakmak için hediye diyerek getirdiği aile albümü Alanur’un öfkesini ve acısını iyice harladı. Elinde kağıtla yaptığı konuşma Aslı için ‘istersem mektubu okurum ve Mehmet’ten seni ayırırım‘ gözdağıydı. Okutacak mı okumayacak mı diye Aslı ile birlikte hepimiz ekran karşısında gerildik. Okumadı ama çok daha büyük bi şey yaptı. Ziya’yı öptü ve daha da kötüsü bunu Aslı gördü. Evet yaptı bunu büyük cesaret vallahi aşkına özlemine dayanamadığı için mi yaptı yoksa bu da bir oyunun parçası mı onu gelecek hafta göreceğiz.

Genel bir yorum yapmam gerekirse:

Bölüm yine aşırı akıcıydı, diziyi izlerken dakikalar su gibi akıp geçiyor. Aslı ve Mehmet git gide çıkmaza sürükleniyor gibi. Aşkları gerçekten tüm her şey rağmen galip gelebilecek mi çok merak ediyorum. Ziya ve Alanur geçmişin kırıntılarını unutamıyor. Seher durdurak bilmiyor bir yandan Hatice faktörü var büyüye kadar her yolu deniyor. Nevzatın bulaştığı kirli işlere daha girilmedi bile. Çok daha heyecanlı bölümler bizi bekliyor. Umarım aşk kazanır.

Veda Mektubu’nun 5.bölümünde bizi neler bekliyor:

4.bölümde gerildiğimi söyledim ama 5.bölüm fragmanı beni daha çok gerdi Seher’in Aslı’ya attığı tokat bile tek başına yeterli gerilmem için. Durmayacak bu kadın durmayacak. Karlı malikanesinde herkesin diken üzerinde durduğu bi hava vardı Mehmet ve Ziya bile karşı karşıya gelecek gibi. Alanur her zamanki gibi despot ve olumsuz tavrıyla haftaya da bizi bekliyor. Ama en çok merak ettiğim o tokat sahnesi ve ardından Aslı’nın alacağı tavır.

Bu haftalık da benden bu kadar her pazartesi 20.00da Kanal D’de buluşalım. Hoşça kalınnn…

Veda Mektubu 2. Bölüm Yorumu | Ne İzledik?

Herkese merhabalar! Bu hafta da yine başrollerini Nurgül Yeşilçay, Selim Bayraktar, Bennu Yıldırımlar, Rabia Soytürk ve Emre Kıvılcım’ın paylaştığı Veda Mektubu dizisinin yeni bölümünü yorumlamaya geldim. Hazırsanız başlayalım bakalım neler olmuş.

İlk bölüm için Alanur’dan modern despot bir kadın, Seher’den geleneksel katı bir anne, Ziya’dan sakin durağan bir adam, Aslı’dan enerjik eğlenceli bir genç kız ve Mehmet’ten de yine sakin olgun bir adam olarak bahsetmiştik. Yanıldık mı aslında yanılmadık ancak ilk bölüm Alanur’a ne kadar kızdıysak bu bölüm bir o kadar hak verdik.

Bu annene yapılır mı be Aslı bu o kadına yapılır mı?

Neyse sırayla devam edelim geçen bölüm diziyi Alanur’un kızı Aslı için Ziya’nın kapısına gitmesiyle bitirmiştik bu bölüm de o kapı yeniden açıldı ve yeni bölüm başladı. Alanur ve Ziya 28 yıl sonra ilk kez karşı karşıya geldi ve ikisinin de hem özlemle hem de oldukça öfkeyle birbirlerinde kalmalarını izledik. Seher’in Alanur’un çıkıp gelmesiyle yaşadığı şok ve endişe onu konuşmaya itti ve resmen Alanur’un modern yapısıyla Seher’in geleneksel yapısının çarpışması yaşandı. İki kadının karşı karşıya gelmesi oldukça etkileyici bir sahneydi.

Aynı dakikalarda Aslı ve Mehmet ise başbaşa bir gece geçiriyordu. İkilinin birden, çok yoğun duygular hissetmesi aralarındaki çekim, aşk ne yapacaklarını bilememelerine sebep oldu. Çok tatlı ve bir o kadarda sevgi dolu sahnelerini izledik ama bir sahne vardı ki tüm türkiye bunu konuşmalı.
Mehmet çok naif bir adam evet ama Seher gibi geleneksel zihniyete sahip bir kadın tarafından yetiştirilmiş bu zihniyet ona empoze edilmiş. Bu etkiyle düşünmemesi gereken bir şey düşündü ve Aslı’ya sormaması gereken bir soru sordu. Ancak senaristimizi tebrik ediyorum Aslı’ya o kadar güzel replikler yazmış ki televizyonun karşısında işte bu ya işte güçlü kadın işte olması, söylenmesi gerekenler diye yükseldim. O sahne kamu spotu diye herkese izletilmeliydi.

Daha sonrasında Aslı ve Mehmet’in aşkları için ailelerini karşılarına almalarını izledik. Verdikleri evlilik kararı iki aileden de özellikle de Ziya ve Alanur’dan kesin bir red yedi.

Önemli bir anda Aslı’nın Alanur’un yıllardır sakladığı Ziya’dan geldiğini düşündüğü mektubu bulmasıydı. Aslı bu mektup yüzünden annesinin aslında kendisinin geleceğini düşünmediğini tek derdinin geçmişte yaşadığı kırık aşk hikayesi olduğunu bencilce intikam duygusu güttüğünü düşünmeye başladı.

Alanur ise kendi yaşadıklarını kızının da yaşamaması için verdiği mücadele onu Ziya ile yeniden konuşmaya itti buluşup konuşan ikili geçmişten bahsetmeden birbirlerine olan öfkelerini belirmeden geçemezken bu evliliğe de kesinlikle onay vermediklerini belirttiler ancak bu esnada onları izleyip yanlış fikirlere kapılan Seher’i hesaba katamadılar.

Tüm bu olaylar esnasında Aslı’ya ablası Beste destek olurken Mehmet’e hiç beklemediği bir yerden destek geldi Seher’den…

Evet evet yanlış okumadınız Seher oğluna eğer bu kadar çok istiyorsa Aslı’nın gelip elini öpmesini söyledi. Gerekçe olarak da oğlunu kaybetmek istemediğini… Ama biz yer miyiz? Aslaaa. Çünkü orda ince bir ayrıntı vardı o ayrıntı da Aslı’nın annesinin onayını almadan Alanur’u tamamen geride bırakarak o eve gelin olarak gelmesiydi. Ah seher ah yaptığın büyülerle kadının sevgilisini alman yetmedi sıra kızına mı geldi?

Aslı mı naptı Aslı da 18 yaşında genç tecrübesiz bir kızın verebileceği kararı verdi sanki inadına yaparmış gibi annesinin kabuk bağlamış yarasını kanatmak ister gibi ardında bir mektup bırakıp aşkı için Mehmet’le o eve elinde valizlerle gitti. Sen bunları hak etmedin Alanur…

Yorum

Dolu dolu geçen bir bölüm izledik ben ne zaman bittiğini anlayamadım. İlk bölümlerde genelde oyuncuların karakterlerine alışma süreçlerini izleriz ancak dizide tüm oyuncular sanki bu roller için doğmuş gibi gözüme batan tek bir kötü sahneleri bile olmadı. Oyunculuklar, hikaye, replikler sektörde devam eden birçok işe göre o kadar güçlü ve sağlam ki izlemeyen çok şey kaybeder diyorum.

Veda Mektubu 3. Bölümde Neler Olur?

Pekiii son olarak yeni bölümde bizi neler bekliyor? Üçüncü bölüm fragmanında Alanur’un kızından vazgeçmediği mücadele ettiğini ama Aslı’nın da aldığı kararın arkasında durduğunu annesini karşısına aldığını görüyoruz. Aslı ve Mehmet’in aşkı tüm engellere rağmen devam ederken Seher’in de hiç duracağı yok gibi…

Çok konuştum umarım beğenirsiniz 3.bölümde görüşmek üzere izlemeyenlerin izlemesini şiddetle tavsiye ederim. Hoşça kalın…

Veda Mektubu 1. Bölüm Yorumu

Başrollerini Nurgül Yeşilçay, Selim Bayraktar, Bennu Yıldırımlar, Rabia Soytürk ve Emre Kıvılcımın paylaştığı Veda Mektubu geçtiğimiz pazartesi Kanal D’de yayın hayatına başladı.

Karakterleri kısaca tanıtmak gerekirse;
Alanur Yıldız: Nurgül Yeşilçay’ın hayat verdiği Alanur geçmişte terk edildiği bi ilişkiden sonra babasının onayladığı bi adamla evlenmiş iki kızı olan güçlü modern bir iş kadını ve aynı zamanda despot bir annedir.

Ziya Karlı: Selim Bayraktarın oynadığı Ziya karakteri yıllar önce aşık olmuş ancak kavuşamamış istemediği bir evlilik yaptıktan sonra da kendini tasavvufla oyalamış sakin ılımlı bir adamdır. 3 çocuk sahibi işinde gücünde oldukça sıradan biridir

Seher Karlı: Bennu Yıldırımların canlandırdığı Seher aşık olduğu adamla zor yollardan da olsa evlenmiş fakat evliliğinde mutluluğu tadamamış acılı bir kadındır. Bu acısı onu katılaştırmış fazla geleneksel yapısıyla birlikte katı despot bir ev hanımına çevirmiştir. Aynı zamanda 3 çocuğuna da bu despotluğunu aşılamış bir annedir.

Aslı Yıldız: Rabia Soytürk’ün canlandırdığı Aslı henüz 18 yaşında eğlenceli, hayatı kaale almayan enerjik bir kızdır. Ablasının aksine annesine boyun eğmez çıkmazda olduğu bir anda karşısına çıkan Mehmet’le aşkının peşinden gitmeye karar verir.

Mehmet Karlı: Emre Kıvılcım’ın oynadığı Mehmet 28 yaşında sakin, babasından kalan işin başına geçebilecek kadar olgun bir iş insanıdır. Annesinin dayatmasıyla evlenmek üzereyken karşısına çıkan Aslı ile hayatı değişecek ve belki de hayatında ilk kez ailesine karşı gelecektir.

Dizinin ilk bölümünde Aslı ve Mehmet’i farklılıkların bir araya getirdiğini izledik. Aslı enerjik eğlenceli biriyken Mehmet sakin bir yapıda, Aslı dans ederken Mehmet sema gösterisi izlemekte, Aslı modern bi ailede büyümüşken Mehmet geleneksel bir ailede büyümüştür. Senarist ilk bölümde bu farklılıkları tabiri caizse izleyicinin gözünün önüne serdi.

Ancak bu iki genci asıl bir araya getiren ikisinin de farklı çıkmazlarda olmasıydı. Aslı annesinin zoruyla çok istediği dansı bırakıp Fransa’ya hukuk okumaya gidecekken Mehmet de yine annesinin zoruyla kardeş gibi büyüdüğü Hatice ile evlenmek üzeredir ikisi de bu çıkmazda birbirlerini bulurlar ve olaylar, aşk gelişir.

Hikayenin bir de yıllar önce olan kısmı var Aslı’nın annesi Alanur ve Mehmet’in babası Ziya… ikili yıllar önce büyük bir aşk yaşamış iki tarafta ailelerinin karşısına almış ancak kavuşamamışlar. Bu yarım kalan aşk içlerinde hep ukte olarak kalmış ayrılık için Alanur ona gelen mektup yüzünden Ziya’yı suçlamakta, Ziya ise aynı şekilde Alanur’u. Bölüm sonunda ikili çocuklarının onaylamadıkları aşkı yüzünden karşı karşıya geldiler.

Bakalım yeni bölümünde neler olacak? Seher‘in çabalarıyla yıllar önce bittiği düşünülen bu aşk gerçekten bitmiş mi? Yoksa küllerinden yeniden mi doğacak? Her iki ailenin de şiddetle karşı çıktığı Aslı ve Mehmet’in aşkı nasıl devam edecek? İzleyip görelim.

İlk bölüm hakkında naçizane yorumum; oyunculuklar gerçekten çok iyiydi cast çalışması oldukça başarılı. Aslı ve Mehmet’in çift uyumu da ilk bölümden beni çekti. Hikaye, karakterler oldukça açık yansıtılmış seyircinin kafasında soru işareti kaldığını düşünmüyorum. Eleştirilecek noktalar yok muydu elbette vardı örneğin Aslı ve Mehmet’in aşık olması çok hızlı oldu ben en azından bir bölüm daha flört edişlerini izlemek isterdim.

Oldukça tempolu ve hızlı bir bölümdü biraz daha vites düşürmelerini ağırdan almalarını tavsiye ederim biz Türk dizilerinde alışık değiliz bu kadar hıza. Genel itibariyle dizi beni çekti yalnızca başroller değil yan rollerin hikayeleri de merak uyandıracak gibi izlemeye devam edeceğim yolları açık reytingleri bol olsun. Okuduğunuz için teşekkürler…

error: Korunan İçerik!