Veda Mektubu 1. Bölüm Yorumu

Başrollerini Nurgül Yeşilçay, Selim Bayraktar, Bennu Yıldırımlar, Rabia Soytürk ve Emre Kıvılcımın paylaştığı Veda Mektubu geçtiğimiz pazartesi Kanal D’de yayın hayatına başladı.

Karakterleri kısaca tanıtmak gerekirse;
Alanur Yıldız: Nurgül Yeşilçay’ın hayat verdiği Alanur geçmişte terk edildiği bi ilişkiden sonra babasının onayladığı bi adamla evlenmiş iki kızı olan güçlü modern bir iş kadını ve aynı zamanda despot bir annedir.

Ziya Karlı: Selim Bayraktarın oynadığı Ziya karakteri yıllar önce aşık olmuş ancak kavuşamamış istemediği bir evlilik yaptıktan sonra da kendini tasavvufla oyalamış sakin ılımlı bir adamdır. 3 çocuk sahibi işinde gücünde oldukça sıradan biridir

Seher Karlı: Bennu Yıldırımların canlandırdığı Seher aşık olduğu adamla zor yollardan da olsa evlenmiş fakat evliliğinde mutluluğu tadamamış acılı bir kadındır. Bu acısı onu katılaştırmış fazla geleneksel yapısıyla birlikte katı despot bir ev hanımına çevirmiştir. Aynı zamanda 3 çocuğuna da bu despotluğunu aşılamış bir annedir.

Aslı Yıldız: Rabia Soytürk’ün canlandırdığı Aslı henüz 18 yaşında eğlenceli, hayatı kaale almayan enerjik bir kızdır. Ablasının aksine annesine boyun eğmez çıkmazda olduğu bir anda karşısına çıkan Mehmet’le aşkının peşinden gitmeye karar verir.

Mehmet Karlı: Emre Kıvılcım’ın oynadığı Mehmet 28 yaşında sakin, babasından kalan işin başına geçebilecek kadar olgun bir iş insanıdır. Annesinin dayatmasıyla evlenmek üzereyken karşısına çıkan Aslı ile hayatı değişecek ve belki de hayatında ilk kez ailesine karşı gelecektir.

Dizinin ilk bölümünde Aslı ve Mehmet’i farklılıkların bir araya getirdiğini izledik. Aslı enerjik eğlenceli biriyken Mehmet sakin bir yapıda, Aslı dans ederken Mehmet sema gösterisi izlemekte, Aslı modern bi ailede büyümüşken Mehmet geleneksel bir ailede büyümüştür. Senarist ilk bölümde bu farklılıkları tabiri caizse izleyicinin gözünün önüne serdi.

Ancak bu iki genci asıl bir araya getiren ikisinin de farklı çıkmazlarda olmasıydı. Aslı annesinin zoruyla çok istediği dansı bırakıp Fransa’ya hukuk okumaya gidecekken Mehmet de yine annesinin zoruyla kardeş gibi büyüdüğü Hatice ile evlenmek üzeredir ikisi de bu çıkmazda birbirlerini bulurlar ve olaylar, aşk gelişir.

Hikayenin bir de yıllar önce olan kısmı var Aslı’nın annesi Alanur ve Mehmet’in babası Ziya… ikili yıllar önce büyük bir aşk yaşamış iki tarafta ailelerinin karşısına almış ancak kavuşamamışlar. Bu yarım kalan aşk içlerinde hep ukte olarak kalmış ayrılık için Alanur ona gelen mektup yüzünden Ziya’yı suçlamakta, Ziya ise aynı şekilde Alanur’u. Bölüm sonunda ikili çocuklarının onaylamadıkları aşkı yüzünden karşı karşıya geldiler.

Bakalım yeni bölümünde neler olacak? Seher‘in çabalarıyla yıllar önce bittiği düşünülen bu aşk gerçekten bitmiş mi? Yoksa küllerinden yeniden mi doğacak? Her iki ailenin de şiddetle karşı çıktığı Aslı ve Mehmet’in aşkı nasıl devam edecek? İzleyip görelim.

İlk bölüm hakkında naçizane yorumum; oyunculuklar gerçekten çok iyiydi cast çalışması oldukça başarılı. Aslı ve Mehmet’in çift uyumu da ilk bölümden beni çekti. Hikaye, karakterler oldukça açık yansıtılmış seyircinin kafasında soru işareti kaldığını düşünmüyorum. Eleştirilecek noktalar yok muydu elbette vardı örneğin Aslı ve Mehmet’in aşık olması çok hızlı oldu ben en azından bir bölüm daha flört edişlerini izlemek isterdim.

Oldukça tempolu ve hızlı bir bölümdü biraz daha vites düşürmelerini ağırdan almalarını tavsiye ederim biz Türk dizilerinde alışık değiliz bu kadar hıza. Genel itibariyle dizi beni çekti yalnızca başroller değil yan rollerin hikayeleri de merak uyandıracak gibi izlemeye devam edeceğim yolları açık reytingleri bol olsun. Okuduğunuz için teşekkürler…