Bu sezonun, en az sevdiğim sezon olarak tarihe geçeceğini en azından şimdilik kabul etmem gerekiyor sanırım. Tabi yine de, bir önceki bölüm olan 7×7’ye nazaran güzel bir bölümdü. Dizi bu sezon hala bir şeyler oturmamış, sallantıda hissi verse de bölümden bahsetmeye başlayayım.

Jemma’nın iyileşmesine dair bir gelişme yaşanmaması üzdü, akıbeti ne olacak merak ediyorum. Coulson’ın artık suyu çıkmış ölümü, yaşamı, geri gelmeleri, vücuda bürünmesi vs de malesef heyecanlandırmadı. Gözümüzün önünde vücudu oluşuyordu tamam süper, ama karakterin önemi eskisi gibi değil, bu biraz tadımı kaçırıyor. Yaşadığı değişim yıkıcı boyutta biz izleyiciler için. Eminim kimse reddetmez bunu.

Artık “Mack yönetici olmamalıydı” derneğine olan üyeliğimi aktif ettiğimi söylemekle beraber, onun dizide en az sevdiğim kişilerden biri olduğuna da emin oldum. Zaten geçmişte de bayılmazdım, çeşitli sebeplerden sabıkalı benim için. Bir türlü mümkün olmuyor, içim ısınmıyor diğerleri kadar sevemiyorum. Ana ekibe dahil olmaması gereken biriydi bence, tıpkı Yo-Yo gibi. Onu da garipsemiş, Shield içinde sürekli bir ajana dönüşeceğine şaşırmıştım. Sevmiyor değilim tabi. Yine de ah o güzel eski günler diyorum, çok eski..

Elena demişken, afterlife’a gidip geçirdikleri süreci beğendim. Özellikle sonunda May‘i dövüşürken ve tamamen olmasa da büyük oranda kendi gibi tavırlar içerisinde görmek çok güzeldi, rahatlattı beni. Ajan Sousa bizimkilerin yanına yakıştı. Hem karakterli hem de duruşuyla sevdiriyor kendini. İyi ki geldi, katıldı aralarında diyebilirim.

Bölüm sonunda gördüğümüz savaş başlangıcıyla, yine bir Shield – Inhumans çatışması izleyeceğiz sanırım. Eski günlerdeki gibi, umarım o kadar zevkli olur yaşanacaklar. Zaman kavramı bu sezon, öncekilerden kat kat daha fazla kafamızı karıştırıp zihnimizi bulandırsa da, güzel sonuçlara bağlanacak umarım. Ayrıca ben sıçrama anlarındaki o efekti de sevdim, neden bilmiyorum 🙂

Bundan sonraki bölümlerle finale daha çok yaklaştığımız için daha hareketli, May ve Coulson’ın aktif, ön planda olduğu, enerjik, aksiyonu yüksek ve bir umut Fitz’i görebileceğimiz bir AOS bekliyorum. Hayal kırıklığından çok korkuyorum, herkese bağıra bağıra övdüğüm bu muhteşem işin, standardının altında bir şekilde veda etmesini istemiyorum. Heyecan istiyorum dövüş istiyorum bilim istiyorum! Görüşmek üzere.

 

5. Bölüm Yorumu

9. Bölüm Yorumu

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz