Çok keyifli başlayan bir bölümdü. Bizimkilerin şu sıçradığı döneme adapte olmak için yaptıkları hazırlıklar hoşuma gidiyor. Ayrıca yeni sezonun introlarını izlemek de ayrı zevkli. Her bölüm farklı farklı, eğlenceli olmuş. İyi düşünmüşler. Dizinin komedi tarafını bırakmaması da güzel olmuş, sürekli aksiyon ya da gerginlik arasında iki üç gülümseme iyi oluyor.

Malick ve Insight Project problemleriyle geçen bir bölümdü. Chronicomların amaçları uğruna tarih çizgisinden çektiği iplikler, gelecekte büyük olaylara neden oldu. Shield onların peşlerinde, bir adım gerilerinde koşarken, planlarını önlemeyi nasıl başaracaklarını merakla izledik.

May’in tuhaf davranışlarının nihayet açıklanması içimize su serpti. Gerçi hala “hiçbir şey hissetmeyen, başkalarının hislerini alan” bir halde ama olsun, işine devam ediyor sonuçta. Çok korkmuştum oradan bir sıkıntı, pürüz çıkacak diye.

Bölümde gözüme çarpan şeylerden biri Daisy ve Sousa için ship ışıklarının yakılmasıydı. Özellikle partideki sahne, eminim bir çok izleyiciyi çekmiştir. Bizimkiler ifşa olduktan sonra Chronicomların tabiriyle yalnızca insanlara özgü bir zayıflık yüzünden kurtuldu, aile ilişkisi, evlat. Chronicom demişken, keşke başka bir şey isteseymişim. Önceki bölüm yorumundaki dileğim gerçek oldu. Sevgili kırık kalpli kurtarıcımız Enoch geri döndü!

Yo-Yo’nun güçlerini hala kullanamayışı nereye bağlanacak merak ediyorum. Hesapta olmayan erken sıçrama gerçekleşirken bunu önlemeyi denedi ama yine başaramadı. Jemma’nın hafıza rahatsızlığıyla da karşılaştık bu bölüm. Çok iyi bilmesi gereken şeyleri bile unuttuğuna, kafa karışıklıklarına şahit olduk. Yine bir Chronicom mahareti.. Sezonlar önce ilk kez gördüğümde, bu kadar belalı olacaklarını tahmin etmiş miydim acaba.

Sousa sinirlenip yükseldiğinde Deke’in onun önünde durup ekibini savunması çok hoşuma gitti. Seviyorum onu, yaralı, çok zor şeyler yaşayan ama buna rağmen pes etmeyen, mücadeleci, ayrıca vefalı biri bence. İnsanlardan ters tepkiler gördüğünde dahi uzaklaşmıyor anlayış gösteriyor ki bunun örneğini birkaç kez gördük. Canım Deke.

Mack’in yöneticiliğinden hiç memnun olmadığımı söylemeliyim. Verdiği skandal kararı aşamıyorum. Ekipteki herkes, defalarca kez çok zor kritik zararlar vermek zorunda kaldı. Hepsi başta kendilerini, sevdiklerini, çok büyük şeyleri riske attılar gerektiğinde feda ettiler. Sayısız duygusal krizin eşiğindeyken hem de. Onlar, her biri Shield için bu fedakarlıkları yapıyorlar, yine yaparlar. Ama koskoca yönetici olmuş adam, oldukça önemli bir planı sırf ebeveynlerini gördü diye son anda mahvediyor. Sadece böyle bir yetkisi var diye. Sanki bir tek onun başına geliyor bu hayati derecede zor seçimler gerektiren olaylar. Büyük bencillikti. Duygusal bir pandaysan istifa et lütfen, bi zahmet kimse de engel olmasın. İradesizlik seviyesine bak ya.

Konumunu hak etmek arada bir “ekibine güveniyorum” masalı okumakla olmuyor. Gerçekten çok tadım kaçık. Ayrıca Coulson gibi bi adamı bile gerektiğinde sorgulayan bu insanlar (çok özlendi onun liderliği) Mack’e neden neredeyse sorgusuz itaat ediyor hiç anlamış değilim. Zaten biri sevgilisi. Tuzak olabilir dediği halde vazgeçirmek yerine ben de yanında geleceğim tarzı bir yol izledi. Çok sinirliyim ya. Aklınızı neyle yediniz bilmiyorum ki, keşke böyle olmasaydı. 

Bölümde, en çok merak ettiğim şeylerden biri Yo-Yo’nun açtığı pakette ne gördüğüydü. Kimin resmi vardı içinde? 

Önceki bölüm yorumu

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz