Neden yaptın?

Çetin’in sorgu sahnesi ile bölümümüzün başladığını düşünüyoruz. Neden yaptın sorusunu da muhtemelen Berna’ya sormuştur diye düşünürken karşısında bir anda Ayşe’yi görüyoruz. Ayşe ne yapmış ki?

Çetin’in bunca zamanki ‘sorgu’larından çıkardığı sonuç Ayşe’nin katil olduğu. Peki neden? Berna’ya bu kadar odaklanılmışken bir anda oklarımız nasıl Ayşe’ye döndü? Nerede neyi atladık?

Adli tabipten Çetin’e gelen bir telefona şahit oluyoruz. Ayşe’nin babasının aslında ölmediğini söylüyor telefondaki ses. Bunun üzerine Çetin Ayşe’nin ağzından çıkan her kelime üzerine tekrar tekrar düşünmeye başlıyor. Ee tabii biz de.

Kilit nokta ise Ayşe’nin babasının kendisine kardeşini öldürmesini söylemesi. Aslında böyle bir olay hiç yaşanmamış yani babası Ayşe’den hiçbir zaman böyle bir istekte bulunmamış. Olaylar tamamen Ayşe’nin kendi yorumları ile, daha doğrusu nasıl yorumlamak istediği ile ilgili. Çünkü Ayşe tamamen kendisi anlamlandırmış olayları.

Mesela, babasının her akşam eve gelince kendisini odaya kilitlemesini Ayşe’nin kardeşini öldürürken görmek istememesi ile yorumluyor. Ya da babasının tıraş oluşunu ertesi gün gerçekleşecek olan kardeşinin cenazesine bir hazırlık olarak görüyor. Ve tüm bunları yaparken de babasına bir hediye sunduğunu ve bir karşılık beklemediğini ifade ediyor Ayşe.

Ama beklemiş.

Ayşe’nin herkesi hediyelere boğmasının sebebi de aslında burada yatıyormuş. Ayşe babasına kendince hediye sunuyor (burada hediyeden kasıt Ayşe’nin babasının isteğini yerine getiriyor olması yani kardeşini öldürmesi) ama babası bu hediyenin kıymetini bilmiyor. Ayşe de hayatındaki kişilere kıymetini bilmeleri için hediyeler vermeye başlıyor, sırf onu sevsinler diye.

(Ayşe ile ilgili olan yazımıza buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.)

Ayşe bu durumu öğrendiğinde artık yıllarca aradığı sorunun cevabını bulmuş oluyor. Ardından da müthiş bir huzur hali geliyor tabii. Huzura kavuşmak da Ayşe için hayatın amacı olsa gerek. Çünkü Çetin ‘‘Peki bizden ne istedin, karımdan ne istedin?” diye sorduğunda ”Karına huzur vermek istedim.” diye cevap veriyor. Ayşe için önemli olan bu çünkü, huzura kavuşmak. Çetin’in karısı acılarından kurtuldu, Ayşe de Çetin’e hediyesini vermiş oldu…

Neden öldürdü?

Meğer Ayşe Çetin’i hepimizin sandığından daha dikkatli dinliyormuş. Çetin’in gözlerinin içine baktığında tam 37 kere ”huzur” dediğini görmüş. Çetin’in çizim yaptığı kağıtta da yine huzur istediğini anlattığını görmüş yine. Tüm bunların üzerine bir de Çetin’in karısının hastalığından dolayı terapiye kısa bir süre için ara vereceğine duyunca Ayşe elini çabuk tutarak Çetin’e istediği huzuru vermiş. Yani karısını öldürmüş.

Artık katil cezasını çekebilir ya da tedavi edilebilir.

Derin bir oh çekim arkamıza yaslanırken bir silah sesi ile irkiliyoruz. Çetin’in intihar ettiği düşüncesi geliyor tabii aklımıza ama aslında Çetin kendi içinde yaşadığı savaşın bir tepkisini göstermiş, Ayşe’nin oturduğu sandalyeye… Ve Çetin’in sözleriyle de dizimizi noktalıyoruz:

”’Geçmiş asla geçmeyecek olandır. Bu yaşananlarsa benim geçmişim oldu. Ben şimdi bu geçmişle ne yapacağım.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz