tds_thumb_td_300x0
Netflix’in Yeni Dizisi “Bir Denizaltı Hikayesi” İçin Hazırlıklar Devam Ediyor

Yeni Netflix dizisi olan Bir Denizaltı Hikayesi’nin çekimleri henüz başlamamasına rağmen detayları herkes tarafından merak ediliyor. Dizi için hazırlıklar devam ediyor.

Dünyanın en çok tercih edilen yayın platformlarından biri olan Netflix, 2020 yılında Atiye, Hakan Muhafız, Aşk 101 gibi Türk yapımları ile adından sıkça söz ettirmeyi başardı. Bir Denizaltı Hikayesi de 2021 yılında yayına girmesi düşünülen diziler arasında yer alıyor.

Dizinin oyuncu kadrosu oluşturuldu ve çekimler öncesi son düzenlemeler yapılıyor. Bir Denizaltı Hikayesi ekibinin 30 Ocak tarihinde sete çıkıp ilk çekimleri yapması bekleniyor.

Kıvanç Tatlıtuğ & Özge Özpirinçci

Dizinin başrollerinde Kıvanç Tatlıtuğ ve Özge Özpirinçci yer alırken yönetmen koltuğunda ise Gişe Memuru, Sarmaşık ve Kelebekler gibi filmlerden hatırlayacağınız Yönetmen Tolga Karaçelik oturuyor. Bununla beraber Atiye ve Hakan Muhafız gibi Türk yapımlarının senaryo aşamasında yer alan Jason George, Bir Denizaltı Hikayesi’nde de var fakat senaryo Atasay Koç, Cansu Çoban ve Sami Berat Marçalı üçlüsü tarafından kaleme alınacak. 8 bölümden oluşan ilk sezonun çekimleri İstanbul, İzmir ve Ayvalık’ın Cunda Adası’nda gerçekleştirilecek.

Dizinin kadrosunda kimler var?

Dizide Kıvanç Tatlıtuğ ve Özge Özpirinçci dışında oldukça başarılı başka isimler de yer alıyor. Meriç Aral, Ertan Saban, Ecem Uzun ve Alper Saldıran bu isimlerden bazıları. Aynı zamanda Kıvanç Tatlıtuğ ise dizide bilim ekibindeki özgür ruhlu dalış eğitmeni ve deniz biyoloğu olan Arman karakterini canlandıracak.

Dizide ne anlatılıyor?

Bilim kurgu, aksiyon ve macera türündeki dizide Dünya’yı etkileyen bir felaket sonrası, bir bilim ekibi yaşananları araştırmak amacıyla denizaltına binerek insanlara yardımcı olmaya çalışıyor. Fakat bindikleri denizaltı, bir askeri denizaltı ve aslında bu felaketten kurtulmanın yanı sıra asli görevini de yapması gerekiyor.

Bu Dostlarımızı Hepimiz Çok Sevdik (Bugüne Özel)

Bugün, 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü, yani çok kıymetli hayvan dostlarımızın günü 🙂

Bugüne özel sizlerle dizilerde yer alan bazı hayvan dostlarımız ile bazı ünlü oyuncuların gerçek hayattaki birbirinden sevimli hayvan dostlarını paylaşacağım.

AŞK 101-YOGİ

Aşk 101 dizisinin ilk sezonunda sevimli dostumuz Yogi (Paris), Sinan karakterinin yanından hiç ayrılmıyor adeta Sinan’ın yalnızlığını ona eşlik ederek dindiriyordu. Hepimiz Yogi’yi çok sevmiştik fakat dizinin yayınlanmasından kısa bir süre sonra ne yazık ki Yogi hayatını kaybetti. Bu kayıpla beraber dizi oyuncuları ve ekibi derin üzüntü içinde olduklarını ifade etmişlerdi.

YARIM ELMA-DADI

2002 ile 2004 yılları arasında yayınlanan Yarım Elma dizisindeki Dadı da sevimli halleriyle izleyicilere kendisini sevdirmişti. Yonca karakteri ile birlikte aynı evin içinde geçirdikleri zamanları zevkle seyretmiştik.

SİHİRLİ ANNEM-TACİ

Taci biliyorsunuz ki önceden insandı, Dudu Peri tarafından kıskançlık yüzünden köpeğe çevrilmişti. Kızlarına ve torunlarına çok bağlı bir babaydı. Ne yazık ki Yogi gibi Taci de hayatını kaybetti. Bu sebeple bazı bölümlerde Taci rolünü aynı cinsten başka dostumuz üstlenmişti.

PULSAR-PULSAR

Dizi, ismini bu köpeğin adından almıştı. Dizi bir köpeğin çocuklar ve aile için ne kadar önemli olduğunu bizlere anlatmaya çalışmıştır. Çağlar & Pulsar dostluğu akıllara kazınmıştır. Pulsar’ın kahramanlıkları aileyi ve ekran başındaki izleyicileri etkilemiştir.

YAHŞİ CAZİBE-PARİS

Yahşi Cazibe dizisindeki şahsına münhasır karakter olan Simge’nin hiç yerinden kıpırdamayan güzel ve minik köpeğiydi. Dizi ekranlarda olduğu süre boyunca Simge karakteri kadar Paris de konuşulmuştur. Aynı zamanda Paris Hande Katipoğlu’nun gerçek hayatta da köpeğidir ve adı Badem’dir.

ARKA SOKAKLAR-GARİP KONT

Garip’i hepimiz biliyoruz, çünkü efsaneleşmiş bir hayvan dostumuz, Arka Sokaklar ailesinin maskotu. Dizide Komiser Mesut ve Komiser Mesut’un oğlu Tunç ile beraber yaşamaktadır, onlara hem dost hem yoldaş olmuştur. Garip Kont’u hepimiz oldukça benimsedik, pek çok oyuncunun pabuçunu bile dama attı 🙂

Biraz da sosyal medyanın yıldızlarına bakalım.

Pelin Akil Altan ve Anıl Altan çiftinin kedileri Şakir Altan ve köpekleri Herkül Altan

Bu sevimli kedi ve köpeğin Instagram hesapları: @sshakierr & @herkulaltan

Kaan Yıldırım ve köpeği Benek Yıldırım

Benek’in Instagram hesabı ise @benekyildirim

Aslı Enver’in minik ailesi, bu aileye yakın zamanda sahiplendiği Oli de katıldı.

Serkan Çayoğlu ve sevimli kedileri Zeynep ile Leyla

Serenay Sarıkaya ve köpeği Orfeus

Barış Arduç ve köpeği Müdür

Eda Ece’nin kedisi Matilda ve köpeği Pluto

Kerem Bürsin ve köpeği Hectorious

BONUS-ÖZGE ÖZPİRİNÇCİ VE EŞEĞİ

Bonus olarak Özge Özpirinçci’yi seçmemin sebebi onun canlılara karşı duyarlılığını her zaman takdir etmem. Özge Özpirinçci’yi sadece kedi, köpek dostlarımızla değil diğer birçok hayvan dostlarımızla görebilmeniz mümkün. Tanıştıralım, yukarıdaki dostumuz da Zilli. Zilli yardıma muhtaç ve kötü durumdaydı, ta ki Özge Özpirinçci ile karşılaşana dek. Şimdi onunla çok daha mutlu. Özge Özpirinçci’nin sahiplendiği iki kedisi, çiftliğinde baktığı çok sayıda köpeği ve keçileri de var. Ne diyebilirim ki iyi ki varsın Özge Özpirinçci!

Umarım, sadece bugünle kalmaz tüm gün hayvan dostlarımıza layık olmaya çalışabiliriz. Kapımızın önüne kaplarımızı koyup içlerini doldurmakla başlayabiliriz. Minik dostlarımızı koruyup onlara sıcak bir yuva olmak, bazen dost olmak bizim elimizde. Unutmayın, onlar bize emanet!

Biz Böyleyiz: Birazcık Deli!

Selam! Bugün size şu aralar herkesin dilinde olan “Biz Böyleyiz” filmiyle geldim. Kadrodaki oyuncuları sosyal medyadan takip ettiğim için film, bende vizyona girmeden merak uyandırmıştı. O kadar güzel fotoğraflar paylaşmışlardı ki bana çok samimi gelmişti ama ne yazık ki bazı sebeplerden filmi sinemada izleme fırsatı yakalayamamıştım. Çok geçmeden 12 Haziran’da bu merak ettiğimiz harika kadrolu film Netflix’e geldi. Tam yaz filmi olduğundan bana kalırsa kış için aslında pek de uygun değilmiş, yazın izlemek benim için daha iyi bir karar oldu.

 Önceden size şunu belirtmek isterim; Twitter’daki yorumlar gibi çok gereksiz, niye böyle bir film çekilmiş tarzı yorumlar yapmayacağım. Elbette oyuncular beklentiyi çok yükseltmişti, herkes bu kadar iyi oyuncuyu bir arada görünce çok iyi bir iş bekliyordu ama o kadar da yerden yere vurulabilecek bir film bence değil. Haksızlık etmeye gerek yok. Daha iyisi olabilir miydi, tabii ki olabilirdi ama filmin sıcaklığı, insanı yormayışı gayet hoş. Film, izleyicileri her ne kadar beğenenler ve beğenmeyenler olarak ikiye ayırsa da bence oyuncular için bile izlenebilecek bir film, bu yüzden ben beğenenler tarafındayım.

Filmin öyküsü Berrak Tüzünataç, Melikşah Altuntaş ve Caner Özyurtlu’ya ait. Çocukluk arkadaşı olan Emre, Gökçe, Dolunay, Efsun ve Emrah çok sevdikleri büyükleri Nezihe’yi ziyaret etmek için eskiden tatil yaptıkları Urla’daki yazlıklarına gidiyorlar. Aralarına Gökçe’nin sevgilisi Beril’in de katılmasıyla olaylar gelişmeye başlıyor. Aradan zaman geçtiği için filmde bazı şeylerin aynı kalmadığını görüyoruz. Eskisi gibi iyi anlaşamıyorlar fakat hepimizin arkadaş gruplarında olduğu gibi herkesin kusurları, farklılıkları var, bu durumu iyi yansıtabildiklerini düşünüyorum.

Bu noktadan sonra spoiler gelecek izlemeyenlere duyurulur!-

Özge Özpirinçci ve Meriç Aral’ın oyunculuğuna bayılırken Berrak Tüzünataç’ın ve Engin Öztürk’ün yapaylıkları beni biraz rahatsız etti. Bu yüzden Emre & Gökçe ikilisinin bu yaşanamayan aşk hikayesi benim pek ilgimi çekemedi. Filmde de belirtildiği gibi bu ikilinin olgunlaşamadıkları bariz belliydi. Beril’in s*ktir çektiği sahnelerde gerçekten “Oh be!” dedim. Sonuçta birini sevdiği için düğünden kaçan bir erkek daha hala neyin peşinde de sevdiği insana açılamıyor, bir de başkasını oyalıyor anlam veremiyorum. Neyse ki Beril, Gökçe’nin hayatından çıkarak kendine yapabileceği en güzel iyiliği yapmış. “En yakın arkadaşına aşık olma.” diye bir mottonun peşine düşmüşler ve yıllar öylece heba edilmiş. Hatta filmin sonunda bir sonuca da bağlanmadığını gördük ama tabii gerçek hayatta da böyle olaylarla karşılaşabiliyoruz maalesef. Onun dışında güzel düşünülmüş çok sahne vardı: Emre Tepesi olayı, Nezihe’nin vefatından sonra Emrah’ın çiçeğini sulaması gibi.

Ben 90’lar şarkılarını çok sevdiğim için “Maalesef”, “Saman Alevi”, “Yollarda Bulurum Seni” gibi şarkıları tercih etmelerini çok beğendim, çünkü 90’lar Türkçe popunun insana iyi hissettiren bir yanı olduğuna inanıyorum. Kıyafet seçimleri, Efsun’un kafasına bağladığı şallar cıvıl cıvıldı. Ayrıca Berrak Tüzünataç’ın Instagram hikayesinden öğrendiğim bilgiye göre o ışıklı sandalet normalde ışıklı değilmiş, aparat sonradan eklenmiş. Kostüm tasarımcısının özel uğraşları sonucu elde edilen parçalar olmakla beraber biraz zorlanıldığı takdirde internetten elde edilebilecek kıyafetler olduğunu belirtmiş.

Yazımı sonlandırırken size bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Sizin de aklınızda “Olsaydı nasıl olurdu?” diye kalmasın. Her şeyi deneyin, bazen sizi üzecek şeyler yaşayacak olsanız bile bir şeyleri yapın. En azından denedim diyebilin. Belki böyle daha da mutlu olacaksınız bunu hiçbirimiz bilemeyiz benden söylemesi. 🙂

”Biz Böyleyiz” Film İncelemesi: ”Olsaydı Nasıl Olurdu?”

Hikayesini Melikşah Altuntaş ve Berrak Tüzünataç’ın yazdığı, Caner Özyurtlu‘nun senaryosunu yazıp, yönettiği Biz Böyleyiz, trailerı seyirciye buluştuğu andan beri çok göz önünde bir film oldu. Bunda hem kadronun beklentiyi yükseltmesi hem de meşhur Maskeli‘nin yazar kadrosunda yer almasının payı oldu diye düşünüyorum. 🙂

Bu süreçte sinefillerden ”Hiçbir filmi beğenmiyorlar kendi yaptıkları film bu mu”  şeklinde trailer’lar üzerine eleştiri alır gibi oldu ki bu duruma hiç katılmadığımı belirtmeden geçemeyeceğim. Kaldı ki bu ekibin ”Bazı Nefis Filmler”de eli yüzü düzgün yerli yapımları övgüyle andıklarını da görüyoruz. Kendileri de popüler sinemada görmek isteyecekleri bir film yapmışlar ki kesinlikle kendi tarzlarına çok uygun bir film olmuş. Cringe hissettirecek tek bir sahne yoktu filmde. Tamamen genç işi, ağdasız ve doğal komediydi.

Filmi anlatmaya, ekibin tarzını yansıttığı gerçeğinden başladık madem buradan devam edeyim. Film konusu itibari ile gerçekten salonlarda görmek istediğimiz türdendi. Bu filmin özeti olarak ”Olsaydı Nasıl Olurdu?” diye bir sorgu hali de diyebiliriz… Bir grup çocukluk arkadaşının, yeniden bir araya gelmesi sonucu değişen hayatlarını, birbirlerinden kopuşlarını, bir de unutamadıkları aşklarını, olsaydı nasıl olurlardı’larını izledik.

Konusu

Dolunay’ın yanına sıra arkadaşı Efsun’u, Gökçe’nin de en yakın arkadaşı Emre’yi ve onun kardeşi Emrah’ı peşine takmasıyla oluşan bu arkadaş grubu çocukken her yazı birlikte Urla’da geçiriyor. Emre ve Gökçe birbirlerini o yıllardan beri seviyorlar ama denemeye bir türlü cesaret edemiyorlar. Bu durum da geçmişlerinin biraz tuhaflaşmasına yol açıyor. Dolunay ve Gökçe’nin babaannesi Neziş’in hastalanması ile soluğu yıllar sonra Urla’da Neziş’in yanında alan ekip, Gökçe’nin kız arkadaşı Beril’in de aralarına katılmasıyla birlikte geçmişin kapanmayan izlerine doğru yolculuğa çıkıyorlar.

Tabii geçmişin kapanmayan izleri diyoruz ama Urla’da geçen bir yazlık arkadaşlığı ne kadar kötü olabilir? Geçmişleri daha çok eğlence dolu olunca ekibin şuan ki buluşma halleri de bir o kadar eğlenceli, sıcak ve samimi geçiyor. Tabii karakterlerin deliliğinin de bunda etkisi büyük. Filmi izleyen çoğu kişi ‘bu film bir şey olsa pamuk şeker olurdu’ gibi hislerle çıkıyor salondan. Ki buna ben de  kesinlikle katılıyorum. İzlemesi çok keyifli, soft’luk kumkuması bir filmdi. Ama bazı filmler vardır karakterlerine de baya aşık olursun, bu film pek öyle değildi sanki. Her biri baya kusurluydu aslında. Ama filmin yakalamak istediği nokta da buydu bence.

Filmdeki her karakter ”Biz böyleyiz” dedirtecek kusurlara sahipti. Her arkadaş grubu da böyle değil midir zaten? Bu kusurlar, farklı karakterler, araya giren hayat, iş, güç ve bir sürü bahane insanları koparır ama bu film tüm bunlara rağmen çok tatlı bir geriye dönüş filmiydi. 

Doksanlar karaoke, Engin Öztürk’ün ”Yollarda Bulurum Seni” performansı ile doksanların zirvesini yaşattı gerçekten. Film, çocukluk arkadaşlarının yeniden buluşması olunca tabii bol bol doksanlar esintisi taşıdı yanında. Benim bahsettiğim tüm bu kusurlu karakterler arasında favorim ise Emrah oldu. Neziş ile fragmandaki ”pis ergen çiçek” sahnesi aslında karakterin çiçekliği ile ilgili baya bir sır taşıyormuş. Karakterlerin birbiri ile olan karmaşık geçmişine en uzak büyüyen karakter kendisi olduğu için de belki olayların baya dışında kaldı ve bu durum karakterin tepkilerini ve Neziş’le diyaloğunu baya bir eğlenceli hale getirmiş.

 

Spoiler’lı notlar!

-Emrah’ın tüm film yaptığı Neziş şakalarının bir yere bağlanacağı belliydi, Neziş’i bulup haberi ağlayarak verenin onun olması küçük ama etkileyici bir detaydı. Ağlattı… Komedi filminin ağlatanı makbuldür zaten…

-Aradan bir yıl geçtikte sonra yeniden buluştukları ve yemek yedikleri son sahnede Dolunay’ın hamile olması detayı çok güzeldi.

– R.I.P Yulduz…

-Neziş’in çocukluk arkadaşlarını yeniden buluşturma planı işe yarıyor. Ekibi bir yıl sonra yeniden birlikte görüyoruz. Beril ve Gökçe tabii ayrılmış, bana kalırsa zaten Beril, Gökçe’ye iki yıl nasıl tahammül etmiş o daha bir merak konusuydu. 🙂 Ama Gökçe ve Emre’de yine bir değişiklik olmamış sadece bu kez durum tersine dönmüş. Eve, erkek arkadaşıyla gelen Emre ve Gökçe’nin erkek olmasına şaşıran Emre’nin erkek arkadaşı oluyor. 🙂

Güzel bir tekrar ediş ve finaldi. Filmin başka bir yazda ikincisinin gelmesi ihtimalini düşündürdü ve çok da hoşuma gitti bu fikir. Başka bir yazda bu arkadaşlar yeniden toplansa neler olur görmek isteriz. Filmin sonundan da buluşmaya devam ettiklerini ve edeceklerini anlıyoruz zaten…

IMDb’den Ne Haber?

Filmin ilk üç gün sonundaki IMDb puanı 7,3. Türüne göre değerlendirdiğimizde gayet güzel. Çünkü genelde ve çoğunlukla da haklı olarak yerli komediler 5 puan bandında kalır.

IMDb’de 7  ve üzeri alan yerli diziler derlememizi görmek isterseniz de buraya tıklayabilirsiniz. 🙂

 

Fox tv’nin Yeni Sezon Tanıtımı Yayınlandı!

Yeni Sezon Tanıtı

FOX’un en sevilen dizilerini, merakla beklenen yapımlarını ve oyuncularını, haber yüzlerini buluşturan 2018-2019 yeni yayın dönemi tanıtım filmi izleyiciyle buluştu.

Çekimleri dört günde tamamlanan filmin yönetmenliğini Gönenç Uyanık, görüntü yönetmenliğini Murat Akay, prodüksiyonunu Depo Film, styling’ini Başak Dizer Tatlıtuğ ve Deniz Marşan, saç-makyajını Neriman Eroz üstlendi.Yaklaşık 100 kişilik ekibin görev aldığı filmin afiş fotoğraflarını ise Mehmet Turgut çekti.

42 ekran yüzünün buluştuğu çekimlerde, Hey Douglas! tarafından FOX için özel olarak hazırlanan parça eşliğinde ünlü isimlerin coşkulu ve heyecanlı anları ekrana yansıdı.

Beykoz Kundura’da gerçekleştirilen çekimlerin ilk günkü misafirleri, ilk kez Türkiye’de uyarlanacak olan, Amerika’nın 1 Numaralı Drama Serisi “This Is Us”ın başrol oyuncuları Songül Öden, Celil Nalçakan, Birkan Sokullu, Olgun Toker ve Elçin Afacan oldu.

Günün ilerleyen saatlerinde çekimler “Milyonluk Resim”in sevilen sunucusu, usta oyuncu Selçuk Yöntem ve yine sezonun iddialı işlerinden olan yeni dizi “Bir Deli Rüzgar”ın başrol oyuncuları Pınar Deniz, Berk Cankat, Almila Ada ve Hatice Aslan ile devam etti. Oyuncuların objektifler karşısındaki yüksek enerjileri ve uyumları tüm ekibin takdirini topladı.

İkinci günün ilk misafirleri, FOX’un beğeniyle takip edilen “Bizim Hikaye” dizisinin oyuncuları Reha Özcan, Hazal Kaya ile Burak Deniz oldu, onları ekranların sevilen ismi Zuhal Topal, güzel manken Çağla Şıkel, “Benden Söylemesi” programının sunucusu Merve Yıldırım, ünlü şef Memet Özer ve FOX’ta sevenlerinin karşısına çıkmaya hazırlanan Refika Birgül takip etti.

Üçüncü günün hazırlıkları da sabahın erken saatlerinde başladı. “4N1K ilk Aşk” dizisinin oyuncuları Burak Yörük, Gözde Mutluer, Atakan Hoşgören, Cihan Şimşek, Sina Özer, Cemrehan Karakaş ve Eslem Akar şakalaşmalarıyla yapım ekibine herzamanki gibi keyifli anlar yaşattı. Daha sonra da “Yaparsın Aşkım” programının sunucusu İlker Ayrık, reyting rekorları kıran “Kadın” dizisinden Özge Özpirinçci, Caner Cindoruk ve Bennu Yıldırımlar kamera karşısına geçti.

Çekimler, “FOX Haber” ekibinin hoş sohbetleriyle devam etti, “Yasak Elma” dizisinin oyuncuları Şevval Sam, Talat Bulut, Eda Ece, Sevda Erginci ve Onur Tuna ile Eskişehir’deki setlerine bir gün ara vererek çekimlere katılan “Savaşçı” oyuncuları Murat Serezli, Berk Oktay ve Sarp Levendoğlu ile sona erdi.

İşte Fox Tv’nin yeni sezon tanıtımı!

error: Korunan İçerik!