tds_thumb_td_300x0
She-Hulk 9. Bölüm Yorumu | Biz Ne İzledik?

Kontrolden çıkmış, önüne gelen her şeye zarar vermeyen başlayan bir She-Hulk, haklın gözünde eskisi kadar kahraman olur mu? Sanmıyorum.

Jennifer’ın özel hayatının ifşa edildiği ödül törenini hatırlarsınız. (önceki bölüm yorumu için tıklayalım). Durdurulamamış olacak ki 9. bölümde gözünü hapishanede açıyor. Hem de bir zamanlar Abomination’ın kapatıldığı hapishane. Kurtulmanın tek yolu ise uzlaşmaya gitmek. Ama bu She-Hulk için tam anlamıyla kurtulma sayılamaz çünkü She-Hulk’a dönüşmesi artık yasaklandı. O sadece Jennifer...

Jennifer olarak döndüğü aile evinde daha fazla kalamayan Jen kendine yeni bir yer ararken bir yandan da artık She-Hulk‘a dönüşemeyeceğinin üzüntüsünü yaşıyor. İlk bölümden beri Jennifer bu konuda oldukça gel-git yaşadı aslında. Başlarda kabul etmek istemedi sonradan alıştı vs derken She-Hulk aslında onun bir parçası değil tam kendi oldu.

Bu arada Jennifer’ın üniversite zamanından kalan eğlenceli bir videosunu sisteme sızdırmayı akıl eden Nikki gibi bir arkadaş hepimize nasip olsun diyorum. Bu videoyu ifşalayan kişiye Intelligencia ekibi tabii ki de ulaşmak isteyecekti. Ki öyle de oldu. Hulkking tarafından özel bir etkinliğe davet edildi. Hadi bakalım maskeler çıksın!

Nikki ve Pug’ın efsane işleyen planı sayesinde Hulkking’in kim olduğunu çok kısa bir süre içerisinde öğreniyoruz bu arada. Bu dizide her şeyin çok hızlı gelişmesine bayılıyorum.

Jennifer, ”ne zaman isterse gidebileceği” biri olan Emil’in evinde yine kafasını dinlerken, She-Hulk’a karşı olanların buluştuğu etkinliğin büyük konuğu ise Abomination oluyor. İçeriye bir anda Jen de girince ortalık iyice karışıyor tabii. Todd’ın Hulkking oluşunu bu kadar rahat itiraf etmesi bana biraz saçma geldi. Madem bu konu bu kadar önemli değil neden gizlenerek yaptı ki onca şeyi?

Jennifer’ın da olaylara karşı duruşu beni benden aldı doğrusu. Sanki her gün kanı çalınıyor gibi buna şaşırmıyor da bu dizi böyle mi gidecek diye ağlıyor. Drama queenim benim.

Ortalık bu kadar karışıkken sizce kim eksik? Evet Tiania! O da anında damlıyor tabii. Bruce da gelse tam olacak artık derken asıl kahramanımız da sahneye çıkıyor. Özlemişiz be Hulk. 🙂

Dizinin bu sahnelerinde en az Jennifer kadar bizim için de karmaşık ve sürpriz şeyler yaşanıyor. Jennifer’ın bölümün gidişatını beğenmemesi, ekranın kapanması, sonra Jennifer’ın ondan da vaz geçerek bir anda Marvel: Assembled’ın içine girmesi. Buralar tam olarak benim rüyalarım gibi. Hele sonuncu vuruş mükemmeldi. She-Hulk’un tasarlandığı odaya giren Jennifer mı? Peki arka fonda 108.bölüme kadar uzanan senaryoları ve hatta final bölümünün ipuçlarını siz de gördünüz mü? 🙂

She-Hulk, senaryo değişikliği için Kevin ile görüşmeye giderken biz de Marvel Studios’a göz atıyoruz. Iron Man kostümüne siz de kalbinizi buraktınız biliyorum.

Bir dizi öneriden sonra filmin gidişatını istediği yöne çeviren Jennifer bizim sesimiz oluyor adeta. Özellikle de Daredevil’ı tekrar görmek istediğini söylediği kısımda gözlerimde SHIP SHIP yazdı. 🙂 Hele ki Matt Murdock hakkında bahsettiği o plan… Öhöm diziye dönelim.

Bölümün sonu tam da Jennifer’ın istediği gibi bitiyor. Todd’un planı elinde patlıyor, Emile hatasının sorumluluğunu üstleniyor (ya da biz şimdilik öyle sanalım), Jennifer tekrar İnsanüstü Hukuk Bölümü’nde avukatlık yapıyor ve Daredevil geliyor. 🙂 Bir kez daha görüşmelerinin hayalini kurarken ikili bir anda Jennifer’ın ailesiyle yemek masasında oluyor ve Jennifer’ın ağzından dökülen ”hayatıma hoş geldin’‘ cümlesi ile birlikte Matt & Jen editleri izlemeye gidiyorum. 2. sezonda görüşürüz umarım!

Fazla İyi: Daredevil | She-Hulk 8.Bölüm Yorumu

She-Hulk’ın (spoilerı çoktan alanlar için) beklenen 8. bölümünü biraz anlatalım.

Öncelikle bir önceki bölümde bahsedilen şu ödül olayının lafta olmamasına sevindim, niyeyse dizilerdeki böyle törenler beni heyecanlandırıyor. Jennifer’ın ödül töreninde giyeceği kıyafeti tasarlayacak olan terzisi ile bir küçük sıkıntısı var ama. Hayır elbise seçimi falan değil…

Leapfrog, nam-ı diğer Muhafız Kurbağa denilen, babasından ötürü kıyak geçilen bir süper kahraman. Kostümünde yaşanan bir sıkıntı sebebiyle terzisi Luke Jacobson‘a dava açmak istiyor. Bu sebeple de İnsanüstü Hukuk Bölümü‘ne başvurmuş. İyi de tam da ödül öncesi Jennifer şimdi Luke’a karşı Leapfrog’u nasıl savunsun? Daha kendi kostümü bile bitmedi.

Luke ile mahkemede karşı karşıya gelip en sevdiği terzisini kaybetmeyi göze alamayan Jennifer, çözümü yüz yüze görüşüp tatlıya bağlamakta buulyor. Ama ne yazık ki bu çabası da başarısız kalınca ikiliyi mahkeme salonunda karşı karşıya geliyoruz. Hem de Luke’un tuttuğu yeni avukatı ile: Matthew Murdock

Geciktiği için özür dileyerek kırmızı gözlükleriyle diziye giriş yapması bence sevenlerinin gönlünü almıştır diye düşünüyorum, şık hareket olmuş. 🙂

Şık hareketini bir de davayı kazanarak daha da şıklaştırdı. She-Hulk ise duruma bozulmakla kalmayıp bir de üzerine favori ve tek terzisini kaybetmiş oldu. Değdi mi sanmam.

Barda Jennifer ve Matt’in birlikte içtiği birkaç dakikaya aramızda yükselmeyen oldu mu? Lütfen böyle kalmasın bir şey yaşansın derken sadece birkaç dakika sonra She-Hulk ve Daredevil’ı karşılıklı bir çatışma içinde izledik. Gözlerim bu anlar için teşekkür ediyor emeği geçen herkese. Olayın özü ise Leapfrog’un Luke’u kaçırması. Müvekkillerin kavgası bize yaradı anlayacağınız. Bu arada Jennifer’ın, Matt’i Daredevil olarak gördükten sonra kim olduğunu bilmediği sahne çok tatlıydı.

Özellikle Daredevil‘ın Jennifer’a ”Senin kalp atışlarını da duyabiliyorum, çok hızlı atıyor.” dediği sahnede eminim ki Daredevil benim kalp atışımı da duydu.

She-Hulk ve Daredevil’ın birlikte olup Leapfrog’un yandaşlarıyla çatıştığı sahneler She-Hulk tarihinin (8 bölüm) en iyi sahneleriydi diyebilirdim. Ta ki ikilinin geceyi birlikte geçirdiklerine şahit olana kadar. Ben acaba bir daha ne zaman görüşürler de yemeğe çıkarlar diye düşünürken böyle bir son hiç beklemiyordum. Ama dürüst olalım harikaydı.

Jennifer da dahil hepimiz bölümün burada sonlanması gerektiğini düşünürken bir anda akla gala geldi. Daredevil’ı görünce ödülü falan unutmuşuz tabii. Ödül töreni sahnesinde de her şeyin normal olmasını beklemedik tabii ki. She-Hulk’un tam konuşma yaptığı esnada birden ekranda She-Hulk’un gerçek yüzünü açıklayacaklarını iddia eden tipler belirdi. Jennifer’ın özel hayatından görüntüleri ailesi dahil herkes görünce She-Hulk’un gerçekten de görmediğimiz bir yüzü olan öfkeden deliye dönmüş tarafını gördük. Umarım bir anda her şey tepetaklak olmaz.

9. bölümde görüşmek üzere…

Bu arada son olarak bölümün en güzel sahnesinden birini de şuraya bırakmak istedim:

She Hulk 7. Bölüm Yorumu | Küçük Bir İnziva

Sonunda Jennifer ‘normal’ bir ilişki içinde!

Bakın She-Hulk demedim, Jennifer dedim. Çünkü genelde daha önce sohbet uygulamaları yoluyla tanıştığı kişilerden pek verim alamamıştı, erkekler onun She-Hulk oluşunu çekici buluyorlardı. Ama Josh öyle mi <3 Bir önceki bölümde düğünde gayet olağan bir akış ile Josh’la tanışması Jennifer’a da bana da iyi geldi açıkçası. She-Hulk’un 7. bölümünde de ikiliyi tatlı tatlı flörtleşirken izliyoruz.

Maşallah dediğim kırk gün yaşayacak da Josh, Jennifer ile birlikte olduktan sonra birden mesajlarına cevap vermemeye başlıyor. Eminim ki bir açıklaması vardır demek istiyorum. 🙁 Bu arada Jennifer’ın da iş hayatında gelişmeler oluyor tabii. Kendisi Yılın Kadın Avukatı için aday gösteriliyor. Bu onun pek dikkatini çekmese de kafasını oyalayacak başka bir olay yaşanıyor. Blonsky’ın şartlı tahliyesini ihlal etmesi. Bununla kim ilgilenecek tabii ki avukatı She-Hulk.

Ama bu konuyla ilgili sanıldığı gibi bir olayın olmaması Jennifer’ın pazar gününün yarısının boşa gitmesinden başka bir şeye yaramıyor. Bir de üstüne arabası perte çıkan Jen, Blonsky’nin şehirden uzan evinde vakit geçirmek zorunda kalıyor. Birkaç dakika boyunca neden bu sahneleri izliyoruz diye sorgulasam da sonradan çok da fena olmadığına karar verdim. Jennifer grup terapisi tadında geçen birkaç saatlik inzivadan sonra Josh’u aklından biraz olsun çıkarmaya başladı.

Bölümün sonlarına doğru iste beklediğim asıl gelişme yaşandı. Tabii ki de Josh’un ortadan kaybolmasının bir sebebi olacaktı bu şekilde diziden ayrılacak değil. Ama içimden bir ses bu kayboluşun en baştan beri olumsuz bir yanı olacağını söylüyordu. Bölüm sonunda da zaten bunu izledik. Jennifer’la geçirdiği gecenin ardından Jen henüz uyanmadan Josh yapması gerekenleri yaparak onu terk etmiş. Jennifer’ın telefonunun içeriğini kopyalamak en masumu kalıyor. Çünkü Hulkking’e attığı mesajdaki emojilerden birinde şırınga var. BOM. Jennifer’ın kanını gerçekten alabildi mi? Belki de karşı tarafa oyun yaparak Jen’i kurtarıyordur. Keşke öyle olsa. Bir sonraki bölümde izleyeceğiz. 🙂

She-Hulk 6. Bölüm Yorumu: Düğün ve Titania

Tam da Jennifer’ın kameraya bakarak ”bu ne alaka şimdi diyorsunuz değil mi?” dediği kısımdayım. Bir düğünümüz eksikti. Hadi bakalım.

Aslında bu düğün Jennifer’ın falan olsa daha yerinde olurdu resmen, Jen’in dıdısının dısısı Lulu, Jennifer’ı istemeyerek -sanırım- düğününe davet ediyor. Jennifer da She-Hulk kimliği ile yapması gerekeni yapıp düğüne katılıyor. Ama tabii herkesin dikkatini çekince gelin hanım bu durumdan birazcık rahatsız oluyor.

Jennifer düğün ile ilgilenirken İnsanüstü Hukuk Bölümü de boş kalmıyor, en azından bu sevindirici tüm bölüm düğün izlemedik. ”Bay Ölümsüz”ü izledik onun yerine, daha mı iyi bilemiyorum. Eşinden boşanmak isteyen Mr. Immortal, İnsanüstü Hukuk Bölümü’ne başvurmuş. Başvuruyor ama eski eşleri(!) ile masaya oturduklarında başvurduğuna pişman olmuş gibi geldi bana. O kadar çok yalan söylemiş ve sahte kimlik kullanmış ki şimdi kendisinden şikayetçi olan bir düzine kadın var.

Bu arada düğünde hiç beklemediğim bir gelişme yaşanıyor. Titania, damadın yakın bir arkadaşının sevgilisi olarak düğüne katılıyor. Bu durumdan tek memnun olmayan kişi tabii ki de Jennifer. Lulu da aralarındaki husumeti biliyor olsa gerek sanki Titania ile işbirliği yapmış gibi geldi bana.

Bu yüzden de düğün boyunca Lulu, Jennifer’a -sen nedimesin baskısı yaparak- her istediğini yaptırmaya başlıyor. Her istediğinden kastım garsonluk, gömlek ütüleme falan. Jennifer’ın kabul etmesi enteresan. Hadi kırmamak için ettin diyelim ama Lulu sana bunları çektirip seni rezil ederken sen de niye onu dinleyip She-Hulk değil de Jen olarak dolaşıyorsun ki? Dönüş She-Hulk’a ve Lulu’nun yaptıklarının hiçbir kıymeti kalmasın.

Kendini düğün boyunca She-Hulk’a dönüşmekten alıkoyan Jennifer, Titania’nın ona olan ilk hamlesiyle bakış açısını değiştiriyor. Yalnız burada da saçma gelen bir nokta var. Jennifer, alkolü fazla kaçırdığı için ilk etapta She-Hulk’a dönüşmekte zorlanıyor. Bruce ile biraz daha mı vakit geçirmesi gerekiyordu sanki? Bu kadar basit bir engelleme olmamalı diye düşünüyorum.

Her neyse ben bunları tartışırken Titania ve She-Hulk çoktan dj müziği eşliğinde ufak kavgalarını gerçekleştirdi. Bu kısmın daha uzun olmasını dilerdim ama birkaç dakikalık bir heyecan olarak kaldı sadece. Tabii sonucunda kazanan She-Hulk oldu, bu da Titania’nın She-Hulk’a olan öfkesini biraz daha artırdı diyebilirim. Çok kısa süre içerisinde tekrar karşımıza çıkacaktır.

Bölüm sonunda daha önceki bölümlerden de hatırladığımız She-Hulk’a gelen tehditlerle bağlantılı bir sahne gördük. Daha önce kanını almaya çalışan küçük çete bunlarla bağlantılı diye yorumladım ben. Ya da bu amaç içinde olan birden fazla kişi var. Hatta bunun için bir platformda paylaşım bile yapmaya başlamışlar. Bu konu ileriki bölümlerde nasıl işlenecek, olaya kimler dahil olacak oldukça merak ediyorum.

Bu arada bir önceki bölüm yorumumu da buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

She Hulk 3. Bölüm Yorumu | Yeni bir HULK mu geliyor?

Daha bir önceki bölümde halkın sevgisini kazanmayı başaran She-Hulk yeniden hedef noktası mı oldu? Peki neden?

Tabii ki de Abomination yüzünden. Hücresinden kaçıp bir dövüş kulübünde yakalanan Abomination’a yardım eden Wong ise bu bölümün ana konusu. Bütün bu olanların suçu da kime atılacak, Jennifer’a.

Tüm TV kanalları She-Hulk için eleştirel yönde yayınlar yaparken sosyal medyanın da gündeminde She-Hulk’a olan eleştirilerin yer alması sanki biraz tanıdık geldi. She-Hulk’un ilk fragmanının yayınlanışından beri orada burada okuduğumuz ”kadın Hulk mu olur, özentilik” vs gibi görüşlerle adeta dalga geçilmiş bu bölümde. Güzel.

Emil’in hapishaneden kaçmasına halk da dahil herkes tepki verse de Jennifer tüm tepkilere rağmen onun avukatlığını yapmaktan vazgeçmiyor. Wong‘u da tanık olarak ayarladıktan sonra ortam biraz yumuşuyor diyebiliriz ama hala halkın tepkisinden çekinildiği de ortada.

Dennis Bukowski’ye gelelim.

Megan Thee Stallion sandığı için birlikte olduğu Asgard (Thor’a selam) halkından olan Runa ile davalık olan bir Dennis Bukowski. Kendisinin Jennifer ile bir zamanlar bölge savcısının ofisinde birkaç yıl birlikte çalışmışlığı var. Sadece iş değil normal bir arkadaşlık düzeyleri de mevcut. Neyse, Dennis Runa’ya kaptırdığı 175.000 doların peşinde. Bu yüzden de İnsanüstü Hukuk Bölümü’ne başvurmuş.

Dizinin başında İnsanüstü Hukuku Bölümü’nü duyduğum zaman heyecanlanmıştım. Tamam bir Thor‘u göreyim demiyorum da yine de ne bileyim bunlarla mı uğraşacağız gerçekten? Kenarda kalmış bütün karakterleri her bölüm birer birer alalım ve hatırlatalım. Şöyle vurucu bir olay yaşanacaktır umarım She-Hulk’ta. Yoksa dizi başta aldığı eleştirileri gerçeğe çevirmeyi başaracak bu gidişle.

Dennis ile devam edeyim. Kendi mahkemesinde istediği sonuca ulaşamayan Dennis için şimdi de Jennifer’ın tanıklık ettiğini izliyoruz. Daha ne kadar dallanıp budaklanacak bu konu bilmiyorum. İnsanüstü Hukuk Bölümü’nün üst düzey dava çözücü avukatı Jennifer, Dennis’i de bu işten kurtardıktan sonra iyilik meleği olmaya devam edip Emil’in davasına geçiyor. Ve tabii ki beklenen sonuç. Bay Blonsky’ın şartlı tahliyesi onaylanıyor ama Abomination’a dönüşmemesi şartı ile.

Bölümün sonunda She-Hulk’tan kanını almaya çalışan bir mini çete ile karşılaştık. Şimdilik She-Hulk bununla baş edebildi ama kanına ulaşıp kendini Hulk’a çevirme gayeleri olan hayalperest kim merak ettim doğrusu. İleriki bölümlerde ortaya çıkar elbet. Şimdilik görüşmek üzere.

She-Hulk 1. Bölüm Yorumu İçin Tıklayın

She Hulk 2. Bölüm Yorumu İçin Tıklayın

error: Korunan İçerik!