tds_thumb_td_300x0
Kusursuz Kiracı 3.Bölüm Yorumu: Kirpi

Kirpimizin dünya ile arasında bir perde vardır. Bazı zamanlarda belki de çoğu zaman o perdeyi açıp içeriye güneş girmesine izin vermek ona çok zor gelir. Kendi karanlığına ve loşluğuna alışmaya başlar. Rutubet kokusunu güzel sanar çünkü başka hiçbir kokuyu reva görmemiştir kendine. Halbuki açılsa o perdeler; pencereler de açılır, o zaman da gök dolabilir içeri. Perdeler dış dünyaya açılmayınca dünya içeriden ibaret kalıyor. Mona’mızın ‘Kirpi’ olarak isim alan hayatı da biraz bu doğrultuda şekilleniyor. Kendini dışarıya kapatan, sarılmayı bilmeyen Mona kafasının içinde yeni bir dünya yaratıyor. Tabi bu şimdilik dizideki ipuçlarıyla birlikte biz izleyicilerin gözlemi.

Bölümün başına dönecek olursak; Mona’nın yetimhaneye girişinden beri dilinin çözülmesiyle birlikte Mona’yı daha yakından tanımaya başladığımız bir sahneyle başlıyoruz dizideki maceramızı devam ettirmeye. Mona’nın kafasına dair ilk intibamızı oluşturan bu sahne bölümün de Mona ile ilgili çok şey anlatacağını vurguluyor. Zaten dizideki flashbacklerin paraleller aracılığıyla verilmesi çok dozunda bir geçmiş seyri sunuyor bizlere. Saklambaçta herkesi sobeleyen Mona bu kez de yetimhanedeki bir konuğun üzerinden alınıp saklanan eşyasını buluyor. Yetimhane müdürü Mona’nın sezgi gücünün yüksek olduğunu vurguluyor.

Ana karakterimizin çok çalışkan, çok yetenekli, çok güçlü gibi kalıplar yerine sezgi gücü yüksek biri olarak vurgulanması da Kusursuz Kiracı’nın televizyondaki diğer dizilerden ayrılan yönlerine bir tanesini daha katıyor. Çünkü felsefeden psikolojiye pek çok disiplinin bir konusu olan sezgi muhakemesel ve daha görünmez bir şeyi ifade ediyor. Bu kısa flashback sahnesinde önemsiz gibi görünen sezgi detayı hikayenin genelindeki Mona için bir ipucu aslında.

Görünmez bir şey. Leyla? Tam o esnada Leyla da dahil oluyor sahneye. Bu sahnede o odada bulunanların gördükleri ve hitaba aldıkları Leyla’yı ilerleyen sahnelerde emlakçı görmüyor. Tıpkı ilk bölümde çay bahçesindeki garsonun görmediği gibi. Bu da Leyla’nın tamamen Mona’nın kurduğu bir karakter olduğu teorilerini çöpe atıyor. Leyla vardı ama ne zamana kadar? Bu sorunun cevabını ilerleyen bölümlerde eşelemeye devam edeceğiz.

Dizinin devamında geçen bölüm sobelenen komşulardan Sami ‘Sen tek biz hepimiz’ diyor Mona’ya. Ama bir şekilde pazarlıklar yapılıyor ve Mona bir anda komşuların altın arama sırrına 3 günlüğüne ortak oluyor ki bu sahneler dizide dairelerin içine girip olan bitene daha yakından bakabilmemiz için bize fırsat tanıyor ve Mona gibi biz de ısınmaya başlıyoruz gizemli komşulara. Daha yakından baktığımız evlerden biri Beyaz Yakalılar. Nihat ve Suzi işleri sebebiyle evliliklerinde soğuk bir dönem geçiriyorlar. Nihat’ın tavan arasında unuttuğu yüzüğü ise Mona’nın yetimhaneden kalan kutuyu tavan arasında bulmasına varan bir durumlar zincirinin halkası oluyor.

Nihat ve Suzi karakterlerinin oyuncuların da katkısıyla izlerken seyir zevkimizi yükselttiklerini söyleyebiliriz. Özellikle de Umut Kurt hiç sırıtmıyor arzulu, zaman zaman isyankar ama zararsız eş rolünde. Bölüm içinde konuk olduğumuz diğer daire ise Sami ve Hamiyet’in evi oluyor. Sami’nin evdeki ekonomik kısıtlamalarının altında ne zorluklarla çalışıp para kazandığı gerçeğinin yattığını zaten tahmin ediyor olsak da bu duruma bu sefer komedi unsuruyla değil evin çocuğu Pelin yoluyla daha gerçekçi ve duygusal bir pencereden bakıyoruz. Evler içindeki gerçek dertler, komşular arasında geçen dedikodular ve günlük muhabbetlerin her yeni bölümde artışı özlediğimiz apartman dizilerini böyle bir dizinin içinde tatmamıza vesile oluyor. Bu yönüyle Kusursuz Kiracı her yaşa ve kitleye hitap edebilecek bir dizi olma özelliğini koruyor. Üstelik bölüm süreleri de daha kısa.

Bölümün bir diğer başlığı ilk iki bölümde dizideki varlığını kendi halinde aile apartmanında yaşayan genç gazeteciden ibaretmiş gibi gördüğümüz Yakup’un ne işler çevirdiği oluyor. Yakup kim olduğunu bilmediğimiz biriyle telefonda Manolya hakkında konuşuyor. Daha önceki bölümde Yakup’un Mona ile tanışmasının bir tesadüften fazlası olduğuna dair de ipuçları verilmişti. Bir de Yakup’un dedesine cezaevinden gelen Mona ile ilgili bir mektup vardı. Tüm bunlar doğrultusunda Yakup’un konuştuğu kişinin Mona’nın cezaevindeki ya da cezaevinden henüz çıkmış olan babası olma ihtimalini şimdilik yazıyoruz bir kenara. Mona ve Yakup demişken yangınlara değinmenin sırası da geldi. Dizinin ilk tanıtımından beri gördüğümüz, duyduğumuz yangınlar Mona’nın bir gazeteci olarak ilgisini çeken bir konudan daha fazlası gibi gözüküyor ama zaten yangın meselesi hikayenin ana kolonlarından biri ve bu meseleyi senarist gibi daha sonrasına bırakmakta fayda var.

Sırlarla dolu Yuva Apartmanı bazı gerçekleri ve gizemleri barındırdığı gibi birçok insanı ve aileyi de barındırıyor bünyesinde. Bu da demek oluyor ki daha izleyeceğimiz çok fazla hikaye, bize sunulacak çok fazla açı ve çözülmeyi bekleyen gizemler var. Kusursuz Kiracı’nın her bölüm heyecanımızı katlayan ve bir sonraki bölümü dört gözle bekleten bölümlerine şahit olmak çok zevkli. Yeni bir bölümde yeni yangınlarda görüşmek üzere. Mona’nın da dediği gibi, nerede yangın orda biz.

Kusursuz Kiracı 2. Bölüm Yorumu

Mona’nın katilim ben” ağlamalarıyla başladığımız bölüm, Leyla’nın Ne zaman çağırsan geleceğimi biliyorsun” demesiyle, bu kız Mona’nın hayali mi iddialarını güçlendirerek devam etti. Dizi zaten işleyiş olarak sürreal bir şekilde devam ettiği için gözüme mantıksız gözüken şeylere çok aldırış etmeden izlemeye devam ediyorum. 

Ana karakterimizin başına Madam tarafından “hırsız sandıydım” tadında bir gerekçeyle silah dayanması ve pinti Sami’nin mide bulandıran toksik erkek profilinde biri olduğunu görmemizin ardından insana, bunu da yapmasaydınız be dedirten bir sahne karşıladı bizi. Çift olacak kadın ve erkeğin patlak musluk yüzünden ıslanması… Zaten Mona’nın o haldeyken -yani katil olduğunu düşündüğü için çok endişeli bir vaziyette- Yakup’a sırf yanan eline su tutuyor diye melül melül bakması yeterince anlamsızken, ıslanmalarından sonra kıza ayı gibi bakması, hatta baştan aşağı süzmesi ve bunun kamera açısıyla desteklenmesini baya tatsız buldum. 

En son çok sevdiğim Evlilik Hakkında Her Şey dizisinde Ceylan karakteriyle izlediğim Deniz Gündoğdu’nun yangınla alakalı röportaj yapılan kadın rolündeki performansını çok beğendim. Lunatic dediğimiz o deli havayı çok güzel vermiş bence.

Yakup’un mutfak kapısındaki Mona’yı görünceki “Katil gibi ne duruyosun orada?” repliği fazla zorlamaydı ama birkaç dakika sonraki apartman toplantısı diyaloğunu beğendim, tatlıydı. Ailemizi temsilen kısmındaki aile kelimesi ben ne alaka dese de..

Tam toplantıdaki baş ağrısı garantili hengame diziden kopmama sebep olacak diye düşünürken, Mona’nın Leyla’yla yaptığı konuşma, mesajları atanın kim olduğu konusunun NİHAYET ilgimi çektiğini fark etmemi sağladı. İpuçlarını karakterimizle birlikte toplamaya başlama isteği doğdu içimde, sabah kahve içerkenki sahneden falan.

Mona’nın olayı çözüp peşine düşen ikiliyle yüzleştiği sahne sağlam bir mantığa oturmamış ve gelişme süreci iyi açıklanmamış olsa da keyifliydi. Sadece o kadar tasasız, cesur tavırlar takınmasına gerek yoktu, bi cinayet işlediğini düşünürken. Şovunu yaptıktan sonra ağladı zaten, gerçeğe dönercesine. Adam defolun gidin dedikten sonra siz taşının biz eşyaları her şeyi peşinizden yollarız komşuluk ölmedi ya diye eklemesi güzel olmuş. Güldürdü, tebrikler ve teşekkürler.

Bölümün sonundaki sahnede Mona’nın olay yerine varmasıyla yüzümdeki hayal kırıklığı ifadesi yerini hoşnut bir gülümsemeye bıraktı. Apartman sakinlerinin vizyonsuz ama gerçeğe uygun sırrının Mona’nın zekası ve araştırmacı kişiliğiyle ortaya çıkmasından memnun oldum. Çocukluğundaki sobeleme sahnesiyle paralel verilmesi de ayrıca güzeldi.

Biraz da yeni bölüm fragmanlarından söz edecek olursak, Mona’nın eline koz geçen bir vaziyette olmasını sevdim ama ilk fragmanda onun haricinde elle tutulur bir sahne görmedim. İkinci fragmanda ise çok daha gergin bir atmosfer vardı. Ve biraz alakasız olacak ama Melisa’nın (Leyla) örgülü saç modelini beğendim, hoş durmuş anlık. Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar, görüşmek üzere.

Kusursuz Kiracı 2. Bölüm : Sobe!

Saklambaç oynamayı sever misiniz? Bildiğiniz üzere saklambaç, ikiden fazla kişi ile oynanan, birinin ebe olup diğerlerinin saklandığı ve ebenin onları bulmaya çalıştığı bir oyundur. Yuva Apartmanı ve Mona arasında geçenlerin koca bir saklambaçtan ibaret olduğunu söylesek yanılmayız diye düşünüyorum. O zaman gelin Yuva Apartmanı sakinlerinin saklambaç oyununa daha yakından göz atalım.

Mona’yı en son yatak odasında kaybolan cesedin soğukluğu ile baş başa bırakmıştık. Tekrar bulduğumuzda ise yanında Leyla ile karşıladı bizi. İki sıkı dost cesedin nereye gitmiş olacağına kafa yorarken benim takıldığım nokta ise Leyla’nın soğukkanlılığı oldu diyebilirim. Sizin en yakın arkadaşınız istemeyerek de olsa birini öldürse Leyla kadar sakin kalabilir miydiniz? Ben olsam kalamazdım. Leyla benim için hala çözülmesi gereken onca düğümden ibaret. Bu arada Leyla isminin anlamı nedir bilir misiniz? Kökeni Arapçaya dayanan bu ismin anlamı gece ve gece ile ilgili bazı kavramlar demekmiş. Hatta Divan edebiyatında tasviri siyah saçlı kadın olarak geçmekteymiş. Bizim Leyla’mızın saçları siyah olmayabilir ama siyah renkten başka bir kıyafet üstünde henüz göremedik. Herkes gibi senin de bir sırrın var Leyla belki de sırrın ta kendi sensindir. Çözeceğiz seni de yakındır 😊

Bölüm içerisinde Mona hep bir saklambaç oynadı aslında. Ona şantaj yapan kişi veya kişileri bulmaya çalışarak geçirdi. Eğer ki bir oyun oynuyorsan sağlam bir stratejin olmalı. Rakiplerini bilmeli hatta onları yakından tanımalısın. Mona da kendi stratejisini oluşturdu. Her ne kadar bu olaydan ve apartmandan kaçarak sorunu kökünden çözmeyi ilk başlarda istemiş olsa da sonrasında fikrini değiştirdi. Kaçmak yerine olay yerinde kalarak olağan şüphelilerini daha yakından incelemeye başladı. Böylelikle bizler de Yuva Apartmanı sakinlerinin evine gerçek anlamda konuk olduk diyebiliriz. Tanıştığımıza henüz memnun olmasak da memnun olacağımız günler olacağına dair umudumuz var.

Mona, olağan şüphelileri ile baş ederken Yakup ise olaylardan habersiz mi yoksa habersiz gibi mi yapıyor pek anlamamış olsam da Mona’ya destek olarak geçirdi ikinci bölümü diyebiliriz. Mona’nın sırrı çözmesine büyük katkıları oldu. Bildiğimiz üzere Yakup’un kilitli bir kapısı vardı. Bu kilitli kapı açılınca bizi kırmızı bir odaya sürükledi. Odanın içerisinde apartman sakinlerinin fotoğrafları vardı. Mona bu odanın kilidini açtı ve kırmızı odanın büyüsüne kapılırken ek olarak Yakup’un da büyüsüne kapıldı. Yakup fotoğrafların bir proje olduğundan bahsetti Mona’ya. Şimdilik söylediğine inanıyor ve bu konuyu rafa kaldırıyorum ama bu konunun dosyası hala kapanmış değil. Tekrar bu dosyayı önüme almak ve detaylarını incelemek çok istiyorum. Unutmadan bu bölümde öğrendik ki Yakup dedesine gelen zarftan haberdarmış. Yakup ve Mona’nın karşılaşmasının tesadüf olmadığını ilk bölüm yazımızda söylemiştik. 😊

Ölmemek için öldürmek hak mı sence? diye sordu Mona. İnsan ölmemek için öldürebiliyormuş. Mona bunu en şeffaf hali ile sundu bizlere. Hepimizin sırları ve karanlık yönleri vardır. Karanlık yönlerimizi sırlarımız mı oluşturur? Sırlarımızın açığa çıkması bizi çok korkuttuğu için mi karanlık yönlerimizi saklandıkları yerden çıkarırız? Karanlık yönlerimizi sobeleyen sırlarımız mıdır?

Yuva Apartmanı’nın girişine “Dikkat! Bu apartman bolca sır içermektedir.” yazısı eklenmeli. Çünkü bu apartmanın her köşesinde büyük ve korkutucu sırlar yatmakta. Ama bu sırlar ne yazık ki içlerine bir yabancı aldıklarında ortaya çıkmaya hazırlanmıştı bile.

Flashback sahneleri ile de desteklendiği üzere Mona saklambaç oynamayı çok severmiş. Anladığımız kadarıyla da bu oyunda oldukça başarılıymış. Yoluna hangi engeller çıksa da, ayağına çiviler de batsa asla vazgeçmemiş. İnsan 7’sinde ne ise 70’inde de odur diye boşuna dememişler. Mona hala saklambaç oyununda oldukça iyi. Önce bölüm boyu aradığı, ona şantaj yapan komşularının kim olduğunu buldu. Daha sonrasında Mona’nın sobelerken sobelendiğini sanıyorken Mona bizi şaşırtarak komşularını büyük sırlarının peşinde iken sobeledi. Tıpkı küçük Mona’nın bu oyunda yenilmez olduğuna inanan küçük Leyla’yı sobelediği gibi. Yuva Apartmanı sakinleri Mona ile saklambaç oynamayı çok sevmişti. Atladıkları bir nokta vardı; herkes saklambaç oynamayı sever ama sobelenmedikçe.

Bölümü bu şekilde sonlandırırken özel bir parantezim dizimizin yönetmeni Yusuf Pirhasan’a. Sahne ve sahne geçişleri ile bölüm boyu karakterlerin yaşadığı tüm duygu ve duygu değişimlerini bizlere en doğal hali ile yansıtabildiği için. Bize sunmuş olduğu evreni biz çok sevdik. Emeklerine sağlık. Üçüncü bölümde görüşmek üzere, Yuva Apartmanı’nın kapıları herkese açık olmasa da bize sonuna kadar açık. Haftaya kadar bir kedinin kuyruğuna basmamaya dikkat edin 😊

Sektörde Neler Oluyor?

Yeni yayın sezonunun yaklaşmasıyla haber trafiğimiz sıklaştı. Yerli ve yabancı ekranlarda neler oluyor? Sektörün nabzını birlikte tutuyoruz!

Teşkilat’a Yeni Yüz

Sağlık durumları ve buna bağlı anlaşmazlıklar sebebiyle Teşkilat kadrosundan ayrılan Çağlar Ertuğrul’un boşluğunu sevilen oyuncu Murat Yıldırım dolduracak. Geçtiğimiz sezonda gücünü artıran başrol karakteri Serdar’ın akıbeti ise henüz bilinmiyor.

Kusursuz Kiracı’ya Büyük İlgi

Farklı türdeki fragmanları ve konusuyla dikkat çeken Kusursuz Kiracı’nin ilk bölümü geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Sosyal medyada çok konuşulmasının yanı sıra, dizinin ilk bölümü internette ilk gününde 1 milyon, 3. gününde ise 3 milyonu aşkın izlenmeye ulaştı.

Strange Way of Life

Pedro Almodovar’ın kısa filmi Strange Way of Life’ın çekimleri tamamlandı.

Dragon Ball Super: Super Hero Başarısı!

Dragon Ball Super: Super Hero ABD gişesinde tüm zamanların en çok hasılat yapan 5. anime filmi oldu.

Hızlı Tur – Yabancı

Hulu’Nun “Hellraiser” filminden ilk görüntüler geldi!

Brendan Gleeson, 2024’te vizyona girecek Joker: Folie à Deux’ün kadrosuna dahil oldu.

You’nun 4. sezon çekimleri tamamlandı.

Amazon The Rings of Power dizisinin kullanıcı yorumlarını askıya aldı.

Hızlı Tur – Yerli

Başrollerini Kadir Doğulu ve Neslihan Atagül’ün paylaştığı Gecenin Ucunda’nın ilk tanıtımı yayınlandı.

Duy Beni dizisi Instagram’da en hızlı 1 milyon takipçiye ulaşan yerli dizi hesabı oldu.

Blutv’de yayınlanan Behzat Ç.’nin yeni fragmanı yayınlandı.

Kızılcık Şerbeti dizisinde Sıla Türkoğlu’nun partneri Doğukan Güngör oldu.

Kusursuz Kiracı 1. Bölüm Yorumu: Kilitli Kapılar Açılsa

Öncelikle Yuva Apartmanı’nın yeni sakinleri Yuva Apartmanı’na hoş geldiniz!

Başrollerini Dilan Çiçek Deniz, Serkay Tütüncü, Melisa Döngel ve Bennu Yıldırımlar gibi başarılı isimlerin paylaştığı Kusursuz Kiracı, dün itibariyle Fox TV ekranlarında yayın hayatına start verdi. Gizemli ve fantastik tanıtımları ile okları üzerinde toplayan dizi ilk bölümü ile birçok izleyici ekran başına geçirmeyi başardı diyebiliriz. Sosyal medyada da ilgi toplayan diziyi ilerleyen bölümlerde daha çok konuşacağımıza eminim.

Hepimiz sırlarla doluyuz. Herkesin, kimsenin bilmesini istemediği bir sırrı vardır. Sırların üstüne çok titreriz, ortaya çıkmasın diye. Belki de bu kadar sakındığımız için sırlar her zaman göze batar. Sırların er ya da geç gün yüzüne çıkma özelliği de bu sebepten ötürüdür diyebiliriz.

Yuva Apartmanı sakinlerinin ise ortak bir sırrı var. Bir sırrı kalabalık bir grup ile paylaşmak zordur. Tedirgin eder, huzursuz hissettirir ve sürekli diken üstünde gezinirsin. Devamlı bir tedbir hali içerisinde olmak ise hata yaptırır insana. Hele ki o sırrı öğrenmesini istemediğiniz ortak bir isim varsa daha çok detayı gözden kaçırırsınız.

Nedendir bilinmez Yuva Apartmanı sakinlerinin sırlarını saklamak için uğraştıkları isim; Monalya, nam-ı değer Mona. Küçük bir kız çocuğu iken anneciğini mezarda kendisini ise yetimhanede bulmuş. Henüz öğrenemediğimiz ama bahsini duyduğumuz bir olay sonrası Mona çocukluğunun bir döneminde konuşmayı reddetmiş. Parça parça flashback sahneleri ile Mona’nın çocukluğuna dair anılar izliyoruz.

Yapboz henüz tamamlanmadı ama parçaları birleştirdiğimizde şahit olacağımız hikaye için şimdiden heyecanlı hissediyorum. Kendi çocukluğunun parçalarını tamamlamış (?) olan Mona şimdilerde genç ama azimli bir gazeteci. Çalıştığı yerde koltuğu sallantıda ama halledecek, inancımız tam. Kundaklanan evler ile ilgili bir haber peşinde iken yolu Yuva Apartmanı’nın bir bireyi olan Yakup ile kesişiyor.

Bu tanışmanın bir tesadüften ibaret olmasını diler miydim bilmiyorum ama bilinçli bir denk geliş olduğuna neredeyse eminim. Dizinin bizi karşıladığı ilk sahnede Yakup’un dedesine gelen zarfta Mona’nın fotoğrafını görmüş olmamız da bu tezimi destekler nitelikte. Ee boşuna değildi Yakup’un daha yeni tanıştığı Mona’ya ev arkadaşlığı teklifinde bulunması. Her ne kadar Yakup bunun bir ev arkadaşlığı olmadığını savunsa da benim tarafım belli 😊 Tek bir hamlesi ile Mona’nın yolunu Yuva Apartmanı ile kesiştirdi.

İlerleyen bölümlerde ise Yakup’un hamleleri Mona’nın başına daha neler getirecek hep birlikte göreceğiz.

Bölüm içerisinde Yuva Apartmanı sakinlerinin dairelerine göz ucu ile baktık ama henüz konuk olduğumuzu söyleyemem. Oturup bi’ çaylarını içmedik, iki lafın belini kırmadık. Her birine ayrı ayrı misafir olacağımız günleri iple çekiyorum. Birbirinden farklı hikayelere tanıklık edeceğiz gibi duruyor. Hem belki ortak sırları ile ilgili ağızlarından biraz laf da alırız, ne dersiniz ?

Kusursuz Kiracı’nın beni kendine çeken ve üzerine en çok hasbihal etmek istediğim ikilisi Mona ve Leyla oldu. Yetimhanede başlayan bir dostluk hikayesi. Aralarında güçlü ve sağlam bir bağ olduğunu görebilmek mümkün. Bir kere kendisine Mona diye hitap ediyorsak bunun sebebi Leyladır. Mona’nın Leyla’ya karşı minnet dolu olduğunu bakışlarından anlayabiliyoruz. Leyla’yı bir anne, bir abla yerine koymuş belli ki. Ama ben aralarında Leyla’nın baskınlığını hissettirdiği, Mona’yı kontrol eden ve manipülatif bir ilişki olduğunu düşünüyorum.

Leyla

Mona için Leyla bir konfor alanı bence. İnanılmaz bir minnet duygusu var. Sanki biraz da hayranlık besliyor Leyla’ya. Yetimhanede gerçekleşen tanışma anları bu arkadaşlığın klasik bir yetimhane arkadaşlığı olmadığının göstergesi bence. İkisi ile ilgili öğrenmek istediğim çok fazla şey var. Mona, Leyla’ya neden bu kadar minnet dolu hissediyor mesela. İlk aşamada en çok merak ettiğim ve cevabını öğrenmek istediğim konu bu. Umuyorum ki hikayeleri beklediğim gibi ilmek ilmek işlenir. Bu ikili arasındaki yaşanmışlıkları ve yaşanacakları büyük bir hevesle izlemeyi bekliyorum.

İlk bölümü ile akıllarımızda birçok soru işareti bırakan, bize ikinci bölümü seyretmek için birden fazla sebep veren Kusursuz Kiracı, bu sezonun en çok konuşulanları arasındaki yerini çoktan ayırttı bile. Eminim ki ilerleyen bölümlerde hem çok eğleneceğiz hem de çok gerileceğiz. Tüm ekibin eline ve de emeğine sağlık. Böylesine farklı bir iş ile ekranlarda yer almak cesaret işidir. Cesur olabilmeyi tercih ettikleri için hepsine teşekkür etmek isterim.

Son olarak, Mona Yuva Apartmanı’nın merdivenlerini çıkarken dikkat et, bir kedinin kuyruğuna basmak istemezsin ya da ister misin ? Şşş!

error: Korunan İçerik!