tds_thumb_td_300x0
Berkun Oya İmzalı ”Cici” İçin Neler Konuşuluyor?

Yönetmen Berkun Oya’nın merakla beklenen “Cici” filmi sonunda izleyiciyle buluştu. Filme sosyal medyadan gelen yorumları derledik.

https://twitter.com/kozmiklatte__/status/1585762925561581570?s=20&t=9DFcWy6_od6D9DcQVVAfiA
https://twitter.com/deliiduduu/status/1585898076828729345?s=20&t=9DFcWy6_od6D9DcQVVAfiA
https://twitter.com/kozmiklatte__/status/1585933632623243264?s=20&t=9DFcWy6_od6D9DcQVVAfiA
https://twitter.com/meto3482/status/1586386341826367490?s=20&t=9DFcWy6_od6D9DcQVVAfiA
https://twitter.com/aryaYile/status/1585634661434548228?s=20&t=9DFcWy6_od6D9DcQVVAfiA
https://twitter.com/Bozuk_SaaAT/status/1586890031364448261?s=20&t=9DFcWy6_od6D9DcQVVAfiA
Hayatımızı Yansıtan Bir Film: Azizler

Selam, yeni yerli film yorumumla geldim!

Dün Netflix’te yayınlanan “Azizler” filmini izlediniz mi? Ben direkt yayınlandığı günün akşamı açıp seyrettim. Daha önceden Avrupa Yakası dizisinde rolüne bayıldığım, şu aralarda da On Bin Adım dizisindeki oyunculuğuna hayran kaldığım Engin Günaydın başrolde olduğu için bu filmini de kaçırmamalıyım diye düşündüm. Tabii ki Engin Bey yine harika bir oyunculuk sergilemiş, rolünü bu kadar yaşayarak oynadığı için belki de bu denli gerçekçi hissettiriyor izleyenlere.

Solsan sağa fotoğraftaki oyuncular: Haluk Bilginer, Engin Günaydın, Fatih Artman, Öner Erkan

Komedi ve dram karışımı bir film olan Azizler’de Engin Günaydın ile beraber daha birçok önemli ve başarılı oyuncular yer alıyor. Hatırlarsanız Azizler’in haberini de yazmıştım orada Haluk Bilginer, Binnur Kaya, Öner Erkan, Fatih Artman, İlker Aksum, Gülçin Santırcıoğlu ve İrem Sak gibi oyuncuların da filmde oynadığını belirtmiştim. Film hakkında diğer detayları tekrar okuyabilmek ve fragmana ulaşabilmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Azizler’i Neden Sevdim?

Filmi neden sevdim? En önemli soru bence bu. Azizler’i sevmemin nedeni aslında hepimizin hayatında olan, günlük hayatımızda sürekli karşı karşıya kaldığımız birçok konuyu bize aktarmaları oldu. Hikaye aslında gayet basit gibi gözükse de birçok insanın yaşantısında var olan insanların yaşadıklarına değiniyor. Filmin konusuna baktığımız zaman ana karakter Aziz gibi gözükse bile filmdeki diğer karakterlerin de ne kadar ön plana çıktığını izleyebiliyorsunuz.

Tekdüze yaşamından ve çevresindeki herkesten bunalmış olan Aziz, saplanıp kaldığı kısır döngüden çıkmak için kendine bir kaçış arıyor. Aziz ile birlikte fark ediyorsunuz ki hepimizin belli bir zamanda insanlardan böyle kaçtığımız zamanlarımız oldu. Bir şekilde kafanızı dinlemek istiyorsunuz, kaç senelik ilişkiniz bile size artık tat vermiyor ve birey kendi kabuğunda kalmak istiyor. Kendine ait olan odasında bile huzur yok çünkü Aziz’in. İş arkadaşı Alp’e bir yalan söylüyor ve sadece kafasını dinlemek için Alp’in evinde tek başına vakit geçiriyor, bu onun için bir kaçış oluyor.

Tek başına kaldığında yaşadığı o mutluluğu da mesela birçoğumuz hayatlarımızda tattık. Abuk subuk hareketler yapıyoruz, şarkılar söyleyip dans ediyoruz. Bize Aziz’in samimi gelmesi de bundan dolayı. Çünkü kendimizi, bize yansıtıyor. Özellikle küvette havalı selfieler çekerken telefonunu küvete düşürmesi, camları dans ederek açıp kapaması mükemmel sahnelerdi.

“Hiç çıkarmayacağım dedin, kolye nerede?”

“Bir Başkadır” dizisinden anımsayacağınız çocuk oyuncu Göktuğ Yıldırım ise o yaşına rağmen o kadar güzel oynamış ki takdir etmeden geçemeyeceğim, gerçekten yetenekli bir minik oyuncu. İzlediğinizde anlayacaksınız ki Göktuğ’u artık kesin farklı projelerde de zevkle izleyeceğiz.

Filmden Binnur Kaya

Alp normalde çevresi geniş, hovarda biri gibi kendisini yansıtsa da çok yalnız. Cevdet’in sürekli tadı yok, keyifsiz, soru sorduğunuzda cevap vermiyor. Bu tarz insanlar hepimizin hayatında oldular ve oyuncular, o kişilikteki insanları başarılı bir şekilde yansıtabilmişler. Erbil & Kamuran çiftinin diyaloglarını zaten çok seveceksiniz. Filmi izlerken Erbil’in hayatını da Aziz’inki kadar merak edeceksiniz. Aynı zamanda “Bir İhtimal Daha Var” şarkısı malum sahneye çok yakışmış, bir zamanlar Haluk Bilginer’in de kadrosunda yer aldığı Ezel dizisine de bir gönderme yapıldığını düşünüyorum. Burcu karakterinin repliği “Hiç çıkarmayacağım dedin, kolye nerede?” ise şimdiden zihinlere kazındı bile.

Azizler filminin son sahnesinden bir kare

Bu güzel filmin nedense devamının geleceğini düşünüyorum. Gelmese bile film genel olarak çok iyiydi, çok beğendim 🙂 Yeni yorumlarda buluşmak dileğiyle…

“Azizler” Filminden Beklenen Fragman Geldi

Pandemi nedeniyle birçok proje vizyon yerine dijitale hızlıca yönelmeye başladı. 4 Aralık’ta “9 Kere Leyla” filminin Netflix’te yayınlanmasının ardından bu kez de oyuncu kadrosuyla dikkat çeken “Azizler” filmi izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor.

8 Ocak 2021 tarihinde Netflix’te yayınlanacak olan Türk yapımı dram ve komedi filmi Azizler’in yönetmenliğini Taylan Biraderler üstlenirken senaryosunu da “Masum” ve “Bir Başkadır” dizilerinin yaratıcısı Berkun Oya kaleme aldı.
Filmin oyuncu kadrosunda başarılı isimler Engin Günaydın, Haluk Bilginer, Binnur Kaya, İrem Sak, Fatih Artman ve Öner Erkan gibi isimler yer alıyor. Bu isimlerden başka kadroda Hülya Duyar, Gülçin Santırcıoğlu ve Okan Yalabık da bulunurken Bergüzar Korel ve Halit Ergenç de konuk oyuncu olarak filme katılıyor. Güçlü bir kadroya sahip olan filme izleyiciden gelecek dönüşler merakla bekleniyor.
Filmin konusu nedir?
Hayatının zorlu döneminden geçen Aziz, sevmediği bir işte çalışmaktadır. Burcu ile uzun süreli bir birlikteliği olan Aziz, artık ilişkisine bir son vermek ister. Yalnız kalmaya, kendisiyle vakit geçirmeye ihtiyacı olan Aziz’in karşısına bu sırada bir fırsat çıkar. Aziz’in yapması gereken tek bir şey vardır o da bir yalan söyleyerek bu yalanı sürdürmek. Söylediği yalanın doğurduğu sonuçlar Aziz’in hayatının değişmesine neden olur.
“Hiç çıkarmayacağım dedin, kolye nerede?” repliğiyle dikkat çeken fragmana aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

E kolye nerede? Azizler 8 Ocak’ta sadece Netflix’te. pic.twitter.com/blpRX1kUkK

— Netflix Türkiye (@netflixturkiye) December 19, 2020

“Bir Başkadır” Dizisinde Ne İzledik? | Detaylarıyla “Bir Başkadır” Yorumu

Hatırlarsınız ki “Bir Başkadır” dizisinin izleyiciyle buluşacağı haberini sizinle daha önceden paylaşmıştık. Açıkçası ben izler miyim izlemez miyim emin değildim fakat o kadar fazla PR çalışmaları yapıldı ki herkes bu denli övünce insan ister istemez neymiş bu dizi ya diye düşünmeden edemiyor. Aslında daha geç izlemeyi planlasam da arkadaşlarımdan gelen dönüşler sayesinde izleyeyim bakalım dedim ve başladım Bir Başkadır’ı izlemeye.

İsterseniz, biraz dizimizin konusu neydi ona değinelim. 8 bölümden oluşan dizide farklı karakterlerde bir grup insan var. Seküler, muhafazakar, geleneksel, Türk, Kürt, muhalif, bilgili, cahil… Kısaca her telden karakteri bulabilmeniz mümkün. Bu karakterlerin tabii ki sosyo ekonomik statüleri de birbirinden tamamen farklı. Hepsinin hayatları İstanbul’da bir şekilde tesadüfen kesişiyor ve hepsi birbirinin hayatlarına dokunmaya başlıyor.

Dizide farklı karakterlerin bu kadar güzel işlenebilmesi takdir edilebilmeli. Çünkü aslına baktığımızda gerçek hayatımız da öyle değil mi zaten? Yaşamımız boyunca çeşit çeşit insanlarla tanışıyoruz ve hangi birimiz aynıyız, hangi birimizin korkuları, bastırdığı duyguları yok, hangi birimiz en yakınımız dediğimiz kardeşimizle bile her zaman, her konuda aynı düşünceleri paylaşıyoruz? İnsan, dizide bu sebeple kendine ait bir şeyler de bulabiliyor. Vermek istediği mesajları bana kalırsa çok iyi vermiş ve amacına ulaşmış bir dizi. Tabii benim fikirlerimin tersini söyleyenler de mevcut. Örneğin; diziyi kasıntı olarak algılayan izleyiciler de var. Mesaj vermek amacıyla fazla zorlama ilerlediğini belirtiyorlar. İlk 4 bölüm ben de öyle düşünmedim dersem yalan olur fakat zamanla konuları toparladıklarını düşünüyorum.

Oyunculuklara ise ciddi manada bayıldım. Hepsi karakterlerini o kadar iyi yansıtmış ki çok hoşuma gitti. Açılar da mükemmeldi sanki film izliyormuşum gibi hissettim. Herhalde herkes tarafından beğenilen iki unsur da bunlar bence. Çünkü kime sorsam bu ikisi üzerinde duruyor.

Karakterler üzerinde biraz daha durmak istiyorum. Diziyi daha bitirmemiş olanlar buradan sonrasını okumayabilir, spoiler verebilirim. Şimdi gelin, birlikte inceleyelim.

Meryem, bayılmalarından dolayı terapiye başlamıştı. Gördük ki evlilik gibi gözükse de cinsellikle alakalı duygularını bastırdığı için vücudu tepki veriyordu ve bayılıyordu. Kişiliği, benliği dizi boyunca bastırıldı. Abisi Yasin, evlerinde bir otorite olarak var olduğu için genelde onun sözlerine göre hareket ediliyordu. Meryem bir şey söyleyecek dahi olsa abisi direkt susturuyordu, kızıyordu. Sürekli başkaları için hayatını idame ettirirken kendi öznelliğini kaybetmeye başlamıştı. İlk zamanlarda Sinan’a karşı hayranlık duysa da daha sonrasında Hilmi’nin gerçek ilgisine ısındı. Sahte ve gerçeği ayırt edebildi.

Ruhiye’yi izlerken ben ilk bölümlerde başına ne geldiğini tahmin etmiştim, maalesef ki doğru çıktı çok küçük yaşta cinsel istismara uğramış. Ruhiye’ye, ona bunu yapanın öldüğünü söylüyorlar ve Ruhiye o kişiyle yüzleşemediği için kendine zarar vermeye başlıyor, hatta intihar etmeye kalkışıyor. İlerleyen bölümlerde görüyoruz ki o kişi ölmemiş ve Ruhiye yaşadıklarıyla, o kişiyle yüzleşiyor, öfkesini kusuyor. Yüzleşebildiği için artık normal haline dönmeye başlıyor (Kadınların yaşadığı zorluklara da değindikleri için teşekkürü bir borç bilirim.). Ruhiye hayata yeniden döndüğü için oğlu da konuşmaya başlıyor. Bu sahne mesela gerçekten güzeldi. Hayatta bazen iyi şeylerin olduğunu da gösterir nitelikteydi. Bir diğer şaşırdığım nokta ise Ruhiye’nin köydeki arkadaşının (Sanırım adının Semiha olması lazımdı.) Ruhiye’ye cinsel istismarda bulunan şahısla evli olmasıydı.

Hoca ile kızının (Hayrunnisa) ilişkisini de çok gerçekçi buldum. Hayrunnisa içinde bulunduğu ailesini seviyordu fakat bazı şeylere kendini ait hissetmiyordu. Örneğin, başörtüsünü isteyerek takmıyordu, en sonunda bunu babasına da gösterdi. Babası ise bu durumu kabullendi, öz evladı olmamasına rağmen kızının bu kendi iç çatışmasını anlayışla karşıladı. Belki her öz babanın yapamayacağı şeyi yaparak kızının kararlarına saygı duydu.

Peri, kendi egosuyla sürekli savaş içindeydi. Başörtülü kadınlara önyargıyla yaklaşıyordu. Muhafazakar kesime küçümseyici gözle bakıyordu. Bunun nedeni ise biraz da annesiyle alakalıydı. Çünkü dizide de ifade ettiği gibi annesine başörtülü kadınlar öcü gibi geliyordu. Farklı kültürdeki insanlarla bile muhafazakar kesimle olduğundan daha iyi anlaşabileceğini belirtiyordu. Peri’nin bu tarz tabularını kırabilen bir noktada Meryem oldu. İkisi de birbirinin hayatına dokunmuş oldu. Tabii Peri’nin, Meryem’e yaklaşmasında Melisa’nın da büyük payı olduğunu unutmamak gerekir.

Gülbin ve Sinan ise dışarıdan bakıldığında hayatları gayet normal gidiyor gibi gözükse de içten içe problemleri olan insanlardı. Sinan karşısındaki kadınları şeyleştiriyordu, onun için hiçbirinin önemi yoktu, sadece arzularını yerine getirmeye çalışıyordu. Böyle davranmasında da ailesiyle olan ya da olamayan iletişiminin etkili olduğunu da söyleyebiliriz. Gülbin de keza aynı şekilde aile bireyleriyle çatışma halindeydi, özellikle ablası Gülan’la birlikte girdikleri fikir ayrılıklarını örnek gösterebiliriz.

Yazımı uzatmamın sebebi, dizinin geneline baktığımızda her karakterin ustalıkla kurgulanmış olduğunu gösterebilmekti. Her karakter, iç kavgalarıyla var olmaya çabalıyordu. Hiçbiri mükemmel değildi, en iyi gibi gözüken bireylerin bile ne kadar kusurunun olduğunu Bir Başkadır, bize aktarabiliyordu. Gerçek hayatımızla özdeşleştirebildiğimiz için belki de bu kadar beğendik. Ben dizinin başarılı olduğunu ve toplumumuza ayna tutabildiğini düşünüyorum. Umarım, bu tarz bireylerin psikolojileri üzerinde daha fazla duran diziler çekilmeye devam eder. Yeni yorumlarda buluşmak dileğiyle…

İddialı Senaryosu İle Tartışma Yaratacak “Bir Başkadır” Dizisinin Fragmanı Geldi

Berkun Oya’nın senaryosunu yazıp yönettiği Netflix yapımı “Bir Başkadır” dizisinden ilk fragman geldi. Merakla beklenen dizi, 12 Kasım’da Netflix’te izleyenlerle buluşacak.

“Masum” dizisinin de senaryosunu ve yönetmenliğini üstlenen Berkun Oya, yine dikkat çekici bir hikaye ile izleyenleri Netflix ekranına kilitleyecek. 8,5 IMDb puanına sahip Masum dizisinin kalitesinden dolayı yeni dizi için de beklentiler bir hayli yüksek. Dizinin yapımcı koltuğunda ise Krek Film adına Ali Farkhonde ve Nisan Ceren Göçen oturuyor.

Dizinin hikayesinden sonra dikkat çeken bir diğer unsur da dizinin güçlü ve geniş kadrosudur. Bu iddialı kadroda Öykü Karayel, Fatih Artman, Funda Eryiğit, Defne Kayalar, Tülin Özen, Bige Önal, Nesrin Cavadzade gibi başarılı isimler ve daha birçok oyuncu yer alıyor.

Bir Başkadır’da Anadolu’dan gelen Meryem’in hikayesini izleyeceğiz. Dizi, Türkiye’nin farklı şehirlerinden, farklı kültürlere ve yaşantılara sahip insanların İstanbul’un renkli ve canlı hayatında şaşırtıcı tesadüflerle nasıl bir araya geldiklerini anlatacak.

Geri sayımı başlayan yeni dizinin fragmanına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. İzleyeni bol olsun!

https://youtu.be/8-z8UhyAdAU

error: Korunan İçerik!