-

Siyah Beyaz Bir Aşk Hikayesi: Cihan ve Alya
Siyah Beyaz Bir Aşk Hikayesi: Cihan ve Alya “(…) Ve aşk öyle haindir ki; Nerde imkansız varsa gider onu sever.” sözüyle resmen onları tarif etmiştir Özdemir Asaf. Biri siyah, biri beyaz… Biri doğu, biri batı… Bir gök, biri yeryüzü… Bana kalırsa, onlar bir araya muhakkak gelmesi gereken ama aynı zamanda birbirlerinden delicesine kaçması gereken bir…
-

Yargı 66.Bölüm Yorumu: “Tahassür”
Şükür kavuşturana… Uzun bir aranın ardından, tekrardan, bir aradayız. Merhaba Sevgili Okurlarım! Nasılsınız? Umarım iyisinizdir, değilseniz bile artık iyi olmak durumundasınız. Çünkü sizlerin de bildiği üzere; ekrana geldiği ilk günden bu yana feleğimizi şaşırtan, bizi duygudan duyguya sürükleyen, pazar akşamlarımızın kepenklerini seve seve kapatmamıza neden olan o dizi nihayet aramıza döndü. Yargı. Evet, Yargı 3.sezonu…
-

Maraşlı’nın 1. Bölümünde Ne İzledik?
Selamlar… İzleyicinin uzun zamandır beklediği o taze kan nihayet geldi. Evet! Evet, Maraşlı’dan bahsediyorum. Yönetmen koltuğunda Arda Sarıgün’ün, senaryo koltuğunda ise Ethem Özışık’ın oturduğu; başrolünü Burak Deniz ve Alina Boz’un paylaştığı, pazartesi gününün yeni soluğu ile tanıştınız mı? Ben tanıştım ve söylemek isterim ki, tanışmayan varsa çok şey kaçırdı. Çünkü insanı, ilk saniyesinden son saniyesine…
-

Sadakatsiz Dizisine İlk Bakış | 1. Bölümde Neler Oldu?
Aylar geçiyor, mevsimler değişiyor ve televizyon ekranları yeni dizilere ev sahipliği yapıyor. Şu zorlu günlerde, pandemi sürecinde umutsuzca havada asılı kalan “ne izleyeceğiz ki?” sorusu artık karşılık buluyor. Önce Kırmızı Oda ve Masumlar Apartmanı, şimdi de Sadakatsiz. Televizyon ekranları yeni soluklarına kavuşmuş gibi. Hâliyle bizlerde yeniden can bulmuş gibiyiz. Belli başlı günler artık daha bir…
-

Neftah’ın En Özel En Güzel Replikleri
Merhabalar… Beni özlediniz mi? İyi olduğunuzu duyumsayarak, uzun bir aranın ardından sizlerle yolculuk yapmaya geldim. Yolculuğumuzun kahramanları; Nefes ve Tahir. Biliyorsunuz, Neftah tam iki yıl önce Ocak 24’ü gösterirken, hanelerimize konuk olmuştu. Hem de öylesine bir konukluk değildi onlarınki. Bizlere, avuç içlerimize ve dahi kalplerimize bırakmak istedikleri iki şey vardı; umut ve inat. Hayatın devamı…

