Toplumsal Kalıplara Mizahi Bir Ayna: Gain Dizisi Modern Kadın
Merhaba sevgili Ne İzledik takipçileri.
Bugün sizlere çok tatlı bir dizi önerisiyle geldim. Ve tabii incelemesiyle. İrem Sak’ın yazdığı ve başrolündeki “Pınar” karakterine hayat verdiği “Modern Kadın” isimli Gain’in orijinal dizisinden bahsedeceğim.
Pınar, 35 yaşına yeni giren ve bu yaşın sendromlarıyla başa çıkmaya çalışan bir kadın. Ferda ve Gözde isimli en yakın arkadaşlarından başka pek çevresi yok. Ferda biraz daha cilveli ve çapkın olurken Gözde evli ve çocuklu bir kadın. Pınar da bu iki farklı hayat ve kişiliğe sahip olan kadının tavsiyeleriyle de başa çıkmaya çalışıyor öte yandan.
Bizim toplumumuzda genelde kadınlar belli bir yaşı geçtiğinde evlenip anne olmalı algısı var. Daha doğrusu kadınlara yüklenen çok fazla rol var ama bu sadece bir tanesi. “30 yaşına geldin, bak yaşıtların evlendi çoluk çocuğa karıştı senin elin armut toplasın” gibi bir sürü söz…

Ve sadece ilişki bazında değil, iş hayatı ve diğer sosyal alanlarda da bu şekilde. Ve sadece evlilik konusu değil, kadınların doğalı olan çoğu şeyin “Ayıp” olarak görülmesi de başka bir sorunumuz.
Mesela marketten ya da bakkaldan ped alırken çoğu kadın siyah torbayla verilen pedlere maruz kalmıştır. İş hayatında özellikle erkek çoğunluklu bir alanda çalışıyorsa söz hakkı çok nadir verilmiş ya da hiç verilmemiştir. Kadın kendini ifade etmeye çalıştığında “Yine regl mi oldun? Sevgilinden mi ayrıldın ne bu sinir? Valla bu kadınları anlamak zor” içerikli gerçekleri görmemek için bir sürü kalıp uydurulmuştur.
Aslında bu dizide başrol sadece Pınar karakteri değil, bütün kadınlar. İş hayatında yükselmek isteriz torpilimiz yoksa ya da erkek değilsek imkansıza yakındır, sağlıklı bir ilişki isteriz karşıdakinin amacı farklıdır, bir erkekten erkek gücü gerektiren bir iş isteriz ve bu durum erkek tarafından farklı yorumlanıp bizi zor duruma sokar. Kısacası kadın ne istese ne yapsa her daim altında bir cüretkarlık aranır. Bu da maalesef toplumumuzda kadının cinsel obje olarak görülmesinden kaynaklanıyor.
Bunların yanı sıra aile ile çatışma da var. Genelde bazı aileler gelenek ve görenek kisvesi altında kadınların ne istediğini önemsemezler. Devamlı “Millet ne der?” sorusuyla hayatı kendine de kızına da zehir eder. Bu olaylar bu dizide komik yönden işlenmiş ama maalesef yapılan şakaların altındaki gerçek çok ağır…

Pınar yeni yaşında iş hayatında yükselmek ve aşk diliyor. Sonrasında şirkete yeni gelen Kudret isimli adamdan etkileniyor ve arkadaşlarıyla biraz ergence hayaller kurmaya başlıyor. Doğruyu söylemek gerekirse ben 30’lu yaşlarındaki kadınların erkek muhabbeti dönerken ergenler gibi her şeyi cinselliğe bağlayarak konuşmasını pek komik karşılamadım. Daha doğrusu içinde komik kısımlar tabii vardı benim de güldüğüm oldu ama abartılmıştı biraz bence. Komik olması için zorlanmış gibiydi bazı kısımlar. Ya da gerçekten öyle oluyordur ama ben henüz 30 yaşını geçmediğimden bilmiyorum 🙂
Sonrasında Kudret ve Pınar çok kısa sürede yakınlık kurup yemeğe çıkıyorlar ve kırk yıldır tanışıyorlarmış gibi davranıyorlar. Çünkü karakterin Pınar’a “Ben Gayim” itirafı yaparak izleyiciyi ters köşe yapması gerekiyor. Bu kısım işlenmek istenmiş ama bence zayıf kalmış.
Öteki ilişkisinde sinemada biriyle tanışıyor ve erkeğin Pınar’ı tavlama hareketleri başarılı oluyor. Pınar bu sefer birini buldum çok tatlı birisi diye umut ederken erkek umursamamaya ve lauballi davranmaya başlayınca Pınar rest çekiyor. Bu kısımda da aslında erkeğin kadını elde ettikten sonra umursamaması işlenmiş.
Üçüncü kısımda ise teknede şarkı söyleyen doğa dostu bir adamla tanışıyor ve onunla ilişkisi daha doğal akıyor. Ve ilişkilerinde bir “Karnabahar” mevzusu var insani istemsiz güldürüyor. Hele yayınlanan 10. Bölümde yine karnabaharla ilgili bir sahne var oraya çok güldüm. Artık her karnabahar gördüğümde aklıma bu dizi gelecek.

İş hayatı zaten fiyasko. Pınar bir şekerleme şirketinde pazarlamacı olarak çalışıyor anladığım kadarıyla. En yaratıcı fikirler ondan çıkıyor, fikirlerde kalmıyor, bunları uygulamak için bir sürü şeyle sınanıyor ama katlanıyor. Tabii o bunları yapsa da fikirler ve yapılanlar şirketin erkekleri tarafından sahipleniliyor.
Tabii bu destek için değil, fikir ve uygulama kendilerinden çıkmış gibi davranmalarından kaynaklı. Zaten herhangi bir toplantı olduğunda da erkeklerden Pınar’a fikir söylemek için fırsat kalmıyor. Sürekli lafı üzerinde laf söyleniyor. İş kutlamasında bile hizmet etmek kadınların görevi gibi pastayı Pınar’a servis ettirmeye çalışmaları gibi bir sürü erkek egemen davranış…
Pınar da en son bunlara dayanamayıp onların laf anlamayacağını düşündüğünden şirketin rehberi gibi olan bir adama derdini anlatıyor. Pınar en ince detayıyla her şeyi anlatıyor ama adam şirket sahibine “Kadın işte… Anlamak zor. Muhtemelen regl döneminde” diyerek alay konusu yapıyor.
Üstelik sadece iş konusunda da olmuyor zorbalık. Bazı erkek iş arkadaşları samimiyeti yanlış anlayıp Pınar’ın bedeni üzerinden aşağılayıcı yorum yapmayı da kendilerine hak görüyor ve bunu eğlence unsuru olarak kullanıyor. Tabii Pınar bu lafların altında kalmayıp haddini bildiriyor hepsine ama “Ben erkeğim olacak o kadar, sen kadınsın az dikkat et.” gibi laflarla karşılaşıyor. Kadınların size mükemmel bir vücut ya da güzellik borcu olduğunu kim uydurdu?
Toplumsal gerçekler bu kadar iyi işlenirken komedi unsurları da çok güzel yerleştirilmiş. Özellikle birkaç detay var çok da her şeyi anlatmış olmamak için o kısımları size bırakayım.
Kısacası Modern Kadın, toplumdaki kadının yerini ve aslında olmaması gerekenleri esprili ve eğlenceli bir dil ile izleyiciye aktarıyor. Çerezlik, keyifli bir dizi. Bu dizinin aslında 3 sene çekilip daha yeni satılması da cabası…
Artık yeni yüzlerin iş satma şansı olup olmamasını geçtim, sektördekiler bile zorlanıyor. Vay halimize…
İrem Sak’ın performansına ayrı parantez açmak istiyorum. Zaten kendisi Yalan Dünya, Ölümdü Dünya gibi işlerde kendini kanıtlamış bir oyuncu. Komedi İrem Sak’a çok yakışıyor. Senaryodaki komik unsurları mimikleri ve doğaçlama tepkileriyle çok güzel yansıtmış. Açıkçası ben repliklerden çok İrem Sak’ın jest ve mimiklerine güldüm. Bundan sonra da işlerini çok daha yakından takip edeceğim.

Özetle, özellikle kız takipçilerimizin izleyip keyif alacağı bir dizi olduğunu düşünüyorum. Hatta aslında erkek takipçilerimiz de izlerse güzel olur. Çünkü bu sorunlar kadın ve erkek sorunu değil, hepimizin aşması gereken toplumsal sorunlar.
Okuduğunuz için teşekkür ederim. Sağlıcakla kalın.


