tds_thumb_td_300x0
WandaVision’ı Final Bölümüne Gelen Tepkiler! | Seyirci Ne Dedi?

Merakla beklenen WandaVision‘ın final bölümü bugün yayınlandı! Haftalardır ortalığı kasıp kavuran teorilerin bir kısmı çöpe giderken, elbette yerine yenileri geldi. Marvel, her zamanki gibi kafamıza bir sürü soru işareti bırakıp yeni işlerinin yolunu gözlememize sebep olacak hamlelerle gitti. Bakalım Marvel hayranları dizinin final bölümüne ne tepki vermiş!

https://twitter.com/nomorethanos/status/1367830293835636748?s=20
https://twitter.com/mecruhdoprava/status/1367821889058529281?s=20
https://twitter.com/mrbbenchelss/status/1367800298031509504?s=20
https://twitter.com/Bay__Sz/status/1367828060523950082?s=20
https://twitter.com/kafeinqueen/status/1367775306682105859?s=20
https://twitter.com/uzaydaki11/status/1367807117579673601?s=20
https://twitter.com/sonicpenblog/status/1367798752120102913?s=20
https://twitter.com/pietromaaximoff/status/1367794860653174784?s=20
https://twitter.com/fallenangelAc/status/1367791231930142724?s=20
https://twitter.com/damithewitch/status/1367842920703930372?s=20
https://twitter.com/zeynepgulozgun/status/1367800170109341696?s=20
WandaVision’ı Neden Sevdik?

Marvel’ın yeni bombası WandaVision 15 Ocak’ta yayına başladı ve çıktığı ilk günden beri herkes tarafından konuşuluyor. Bugün, her yeni bölümü yayınlandığında internette heyecan ve teori fırtınaları kopmasına sebep olan diziyi ben neden sevdim onu anlatacağım. Öncelikle söylemeliyim ki, çok fazla hypelandığı ve sürekli hakkında yeni bir haber duyduğumuz için ben diziden, daha başlamadan önce biraz soğumuştum. Başladıktan sonra ise çok övgü aldığı için beklentim baya yükselmişti ve “ya o kadar güzel değilse” diye hafif endişelerim oluşmuştu. Ama öyle olmadı, beklentimi aslanlar gibi karşıladı. Şimdi gelin bunun sebeplerini konuşalım!

Özen – Tarz

Photo courtesy of Marvel Studios. ©Marvel Studios 2021.

Marvel izleyicisini şaşırtmamış ve yine çok özenli, her detayı emek kokan bir işle çıkmış karşımıza. Dekorlar, kostüm, styling gibi ana unsurların aşırı tatmin edici olması bi kenara, normalde çok dikkat etmeyeceğimiz şeyler bile es geçilmemiş, seyir zevkinin yüksek olması için gereken her şey düşünülmüş.

Sitcom tarzındaki bölümler o kadar tatlı ve başarılı ki, izlerken kusur bulamıyor insan. Eğlence anlamında da doyurucu. Ayrıca ben, bu ikilinin çok büyük fanı olmayan ve diziyi dört gözle bekleyen biri değildim. Ona rağmen birikmiş bölümleri tek günde peş peşe izleyip bitirdim.

Senaryo – Oyunculuklar

WandaVision’ı izleyene kadar haberim yoktu ama ben Marvel’ın dünyasını özlemişim. İlk bölümden itibaren bir yandan gülerken aynı zamanda sürekli tetikte olma hissi, acaba ne olacak gerginliği çok iyi verilmişti. Ayrıca üçüncü bölümden sonra ortaya serilen işin alışık olduğumuz o aksiyonlu, teknolojik kısmı da çok çok keyifli. Ki benim asıl favorim odur, büyük bir Agents of Shield fanı olarak..

Diziyi izleyen herkes hemfikir olacaktır sanırım, oyunculuklar cidden iyiydi. Her oyuncu bu işi ciddiye almış, belli. Wanda’nın sakin anlardaki haliyle öfkeli halleri arasındaki fark gayet güzel yansıtılmış. İzlerken korkuyorsunuz, güçlerini kontrolsüz kullanırsa olabilecekler zihninizde dönüp duruyor.

Referanslar ve Teoriler

Marvel sevenleri bilir ki bu işin en lezzetli kısımlarından biri diziler ve filmler arasındaki bağlantılardır. Ekranda gördüğümüz neredeyse her şeyin bir anlamının olması, acaba hangi çizgiromana, hangi sahneye ya da hangi konuya/karaktere atıfta bulunuyor diye düşünmek, analizler kovalamak ve böyle detayları keşfetmek gerçekten çok zevkli. Zamanların ve evrenlerin birbirine karışması, paralel gerçeklikler, kimin ölü kimin hayatta olduğunun belirsiz olduğu anlar, karakterlerin sürpriz (ya da değil) ittifakları ve daha sayamayacağım kadar nicesi..

Şahsen diziyi kendi başınıza izlediğinizde de bazı çıkarımlar yapabiliyorsunuz ve yaşananlar/yaşanacaklar zaten repliklerle çok açık şekilde desteklenmiş ama ben izlerken her bölümden sonra, bu işi çok iyi yaptığını düşündüğüm Ezginin Kanalı‘na koştum. O taze hislerin üstüne onun yorum ve tespitlerini dinlemek diziden aldığım tadı artıran şeylerden biriydi.

Gidişat

Dizinin her bir bölümü kendi başına yeterince güzeldi ama aynı zamanda çok da sürükleyici bir yapıdaydı. Olayların yavaş yavaş çözülmesi ve istediğimiz noktaya gelirken geçen süre de gayet idealdi. Harika detaylarla bezeli, bu evrene yakışır bir iş olmuş bence WandaVision. Hem eğlendiren, hem üzen, hem geren.. Endgame’den sonra geçen zamanın hakkı verilmiş diyebilirim. Ben dönüşün bu diziyle yapılmasını yetersiz görmüştüm niyeyse yayından önce, ama yanılmışım. Asla küçümsenecek bir iş değil, aksine herkesi kendine hayran bırakacak bence. Görüşmek üzere!

WandaVision 8. Bölüm Yorumu: Kızıl Cadı

Disney+, Marvel dizilerini duyurduğundan beri gözü kulağı Loki’de olan bir seyirci olarak, WandaVision’ın beklentimin çok üstünde çıtığını ve beni bir hayli şaşırttığını itiraf etmeliyim. Dizi ilk duyurulduğunda, izleyip izlememekte bile kararsızdım ama sonradan diziden gelen ilk kareler ve afişteki o 50’ler atmosferi ve sitcom havası çok değişik göründüğü için, bir bakabilirim diye düşümüştüm. Zaten bakış o bakış, daha ilk bölümden içine çekmeyi başarmıştı dizi. Her bölüm de üzerine daha da koyarak ilerledi.

İlk bölümden beri bir elliler, bir altmışlı yıllar bir yetmişler bir doksanlar derken, başlarda bunu Wanda’ya biri mi yapıyor diyorduk sonra ise Wanda’nın, Vision’ı da dahil ederek kendine bir cep evren yarattığını fark ettik. Ama hala oturmayan şeyler vardı. Mesela Pietro’nun gelişi, Wanda’yı da aşan bir şeyler var gibiydi. Ki geçtiğimiz bölüm sonu bunun da cevabını almıştık. Agatha’nın deyimi ile ”Kasabadaki tek sihirli kızımız Wanda değilmiş.”.

Sahte Pietro’nun gelişi ve Wanda’nın son bölümlerdeki yaşadığı kargaşanın sebebi Agatha’ymış. Yine de baştaki teorilerimizin de doğruluğunu bu bölüm gördük. Hatta çok daha fazlasını gördük. Nasıl mı?

WandaVision’daki Kasabanın Sırrı Açıklandı

Öncelikle, Wanda bu cep evreni gerçekten de kendisi yaratmış. Vision’ı nasıl getirdiğini merak ediyorduk ama bu bölüm gördük ki yarattığı şeyler kasaba ve çocukları ile sınırlı değil, Vision’ı da Wanda yaratmış.

Böylesi bi yaratma gücünden etkilenen Agatha ise, bu kasabaya sızıyor ve sabırla Wanda’nın sırrını öğrenmeye çalışıyor. Ancak, Vision ile yarattığı sitcom dünyasından mutlu olan Wanda’nın bu evrenden çıkmaya niyeti olmadığını fark edince işleri biraz kızıştırmaya karar veriyor. Önce Vision’a bazı uyarılarda bulunuyor, sonrasında Pietro’yu getiriyor. Wanda’yı zorda bırakacak birçok yaşanan olay en başından beri Agatha’nın eseriymiş yani.

Agatha, sonunda tüm bunları Wanda’ya itiraf ediyor ve onu hatırlamaya zorluyor.

Biz de hikayenin tamamını 8. bölüm itibari ile öğreniyoruz. Burada beni en çok etkileyen detay, Wanda’nın sitcom hayranlığı oldu.

Geçmişten bari önce anne ve babasını, sonra ikizini en son da Vision’ı kaybeden Wanda’nın önce ailesini kaybettiği güne gittik. O esnada kendi sevdiği şovun DVD’sini seçmiş ve ailesi ile birlikte 50’lerden bir sitcom izliyormuş. Evli bir çiftin hikayesinin anlatıldığı sitcomun sahneleri gösterilirken fark ediyoruz ki aynı sahneleri Wanda ve Vision arasında da izlemiştik. Wanda, yarattığı evrende Vision ile beraber kendini mutlu eden bir gerçekliğe kaçmış.

Sonra görüyoruz ki ikizinin ölümünden sonra Avengers sığınağında Vision ile kalırken, onunla beraber bu kez de Malcolm in the Middle izliyor. Ki daha önce bu dizinin sahnelerini ve jeneriğini de WandaVision’da görmüştük.

Meğer Wanda’nın yarattığı evrenin sırrı, çocukluktan beri hayran olduğu sitcomlara dayanıyormuş.

Peki bunu ne tetiklemiş derseniz, Endgame’de geri dönmesinin ardından arabasında bulduğu Vision ile evlerinin krokisi. Soluğu o evin olduğu kasabada alıyor. Yolda, kasaba sakinlerinin Wanda onları esir almadan önceki hallerini görüyoruz kısaca.

Sonrasında Wanda, evin temelinin atıldığı yere gidiyor. Orada yaşadığı acının büyüklüğü ile büyüsü ortaya çıkıyor ve ev birde tamamlanıyor, sadece ev değil büyü tüm kasabaya yayılıyor. Az önce normal yaşam süren insanlar bir anda Wanda’nın 50’li yıllardaki kasabasının birer parçası oluyorlar. İşte her şeyin başlangıç noktası burasıymış.

”Bu da seni Kızıl Cadı yapar!”

Ve Agatha’dan öğreniyoruz ki bu yaratma gücünün dayandığı büyü, KAOS BÜYÜSÜYMÜŞ. Ve bu da Wanda’yı ”Kızıl Cadı” yani Scarlet Witch yapıyor. Tüyler diken diken bir sahneydi…

Peki tüm bunlar olurken, gerçek dünyada ne yaşanmış derseniz, Vision aslında bir makine/silah olduğu için cesedinin gömülmesine izin verilmemiş ve parçalanarak incelenmeye alınmış. Şimdi ise o parçalar birleştirilerek yeni bir Vision yaratıldı. Ancak uyanışını henüz göremedik.

Devamını görmek için neyle karşılatığımızı biliyorsunuz. Son dönemde hop oturup hop kalktığımız final sahnelerinde karşımıza çıkmasıyla hepimizin düşmanı haline gelen o cümle… evet… PLEASE STAND BY….

WandaVision Neden Sevildi?

Bölüm yorumumu sonlandırırken şunu da söylemeden geçemeyeceğim. WandaVision, final yapmak üzere olan ve şuana kadar inanılmaz bir başarı göstermiş ve büyük beğeni toplamış bir dizi. Eğer bu diziyi izlemek için öncesindeki 20 MCU filmini de izlemek gerekmeseydi, dizinin bu kadar beğeni toplamasının ardından çok daha fazla kişinin izleyeceğinden ve bu dizinin daha da efsaneleşeceğinden emindim. Marvel dizisi olmasına rağmen son dönemde izlediğim yabancı diziler arasında en iyisiydi. Gerek yaratıcı konsepti olsun gerek kurgusu gerek hem sitcomu hem aksiyonu hem gizemi bu kadar iyi aktarabilmesi olsun, gerekse özenle tasarlanan afişlerine ve trailerlarına kadar… Disney+ ve Marvel’ı başarılarından ötürü bir kez daha kutluyorum. Disney+, hem The Mandalorian hem de WandaVision ile gönülleri fethetmeye devam ediyor.

WandaVision 4.Bölüm İncelemesi

Dizinin en bilgilendirici bölümünü izledik ve şimdi sıra yorumlamaya ve teori üretmeye geldi. Geçtiğimiz bölümün sonunda wanda ve vision’ın çocuklarının doğumunu izledik ve bölümümüz orada bitmişti. Bu bölümde ise The blip (herkesin toz olarak ortadan kaybolmasına denen isim) sonrası Monica’nın hastane de kendine gelmesi ile başladı.

Captain marvel filminden tanıdığımız maria karakterinin the blip olduktan 3 yıl sonra öldüğünü öğrendik. Monica’nın kendine gelmesiyle birlikte S.W.O.R.D binasına gitti ve orada da S.W.O.R.D’u kuran kişinin Maria rambeu olduğunu öğrendik. Ardından bir kayıp ihbarı sonucu westwiew kasabasına giden Monica orada ant-man and the wasp filminden tanıdığımız FBI ajanı Jimmy woo ile karşılaştı ve bölgede araştırma yapmaya başladılar. Bölgede ki enerji alanını keşfeden Monica bu enerji alanına çekildi ve içeriye girdi.

Sonrasında gördüğümüz şeyler ise S.W.O.R.D ekibinin alana gelip yerleştiğini gördük. S.W.O.R.D alana her konudan bir uzman getirdi ve astrofizikçi olarak ise thor’un ilk iki filminde gördüğümüz darcy lewis karakterini getirdi. Darcy, kozmik mikrodalga arkaplan radyasyonu adı verdiği şeyden bu enerji alanında oldukça fazla bulunduğunu ve bunları fizyosinyal ile eski bir televizyondan izleyebileceğini söyledi. Ve böylece bizim ilk 3 bölümde izlediğimiz sitcom’u kendisi de izlemeye başladı.

İzledikçe içeride ki insanların gerçek kimliklerini öğrenen S.W.O.R.D, bu insanların rehin alındığını öngörerek kanalizasyondan bir S.W.O.R.D ajanını içeriye sızmasını istedi. Bu ajan bizim 2.bölümün sonunda gördüğümüz arıcı kıyafetli ajandı. Bu ajana neler olduğunu bilmiyoruz, dizi bize bunu göstermedi.

Bu bölümde reklam olmaması, izlediğimiz sahte sitcom’un bu bölüm devam etmemesi ile alakalı olabilir. Çünkü izlediğimiz bu bölümde yeni şeylerden çok geçen bölümlere farklı bir pencereden bakmamızı sağlayan şeyler oldu. Yine 2.bölümde wanda’ya radyodan seslenen kişinin ajan woo olduğunu öğrendik.

Dizini geçen bölümünde monica’nın dışarıya atılmasının sebebi olan ultron sorusunu yine farklı bir pencereden darcy ve ajan woo ile gördük. Onların da şaşırması ve gerçek dünyadan bir referans olmasına yol açan ani olaydan sonra bildiğimiz gibi wanda monica’yı gerçeklikten atmıştı. Ancak bizim geçen bölümde o atılma anını görmememizin sebebi wanda’nın dışarıya giden frekanslara sansür uygulaması.

Bu sansür yüzünden aslında neler olduğunu ne biz ne de S.W.O.R.D ekibi görememişti. Ama bölümümüzün sonunda gerçekte ne olduğunu görebildik. Wanda büyüsünü kullanarak Monica’yı fırlattı ve enerji alanından dışarıya çıkmasını sağladı. Dışarıya düşen Monica ise “wanda, tamamen wanda” diye fısıldadı. Bu şu anlama gelebilir.

Monica bir sonraki bölümde bu olayın kendilerini aştığını ve uzman birinden yani Doktor Strange’den yardım almalarını önerebilir ve bu yavaş yavaş olayın daha da kızışıp doktor Strange’in olaya dahil olmasının yolunu açabilir. Kim bilir belki Wong’u bile görebiliriz. Bölümün son sahnesinde ise Vision’ın eve gelip Wanda’ya Monica’nın nerede olduğunu sorması ile devam etti. Wanda vision’a monica’nın eve gitmesi gerektiğini söyledi.

Ardından dizinin belki de en korkunç ve bir o kadar da üzücü sahnesini görmüş olduk. Wanda birkaç saniye Vision’ı ölü haliyle gördü, thanos’un zihin taşını kafasından söktüğü halini. Bu sahne şu anlama geliyor olabilir. Geçenlerde çıkan bir habere göre Avengers Endgame filminden çıkarılan bir sahne de vision bir ceset torbasının içinde olduğunu ve Wanda’nın bu cesedi gördüğü söylenmişti.

Wanda tony’nin cenazesinden sonra Vision’nın cesedini alıp bu kasabaya gelerek burada onu tekrar hayata döndürmek için büyüsüne başvurduğunu düşünüyorum. Belki de Agnes ona yardım etmeye çalışmış ama iş çığrından çıkmış olabilir. Vision bir nevi büyüye maruz kalmış bir zombi gibi. Aslında bedeni ölü ama Wanda’nın büyüsü sayesinde zihni yaşıyor olabilir. Güzel etkileyici bir bölümdü, bize pek yeni şeyler göstermese de olayı daha iyi anlamamıza yardımcı oldu. Bir sonraki bölüm incelemesinde görüşmek üzere.

error: Korunan İçerik!