tds_thumb_td_300x0
Pixar’ın Amatör Uzaylısı | ”Lifted” Film Yorumu

Acaba gece uykudayken uzaylılar bizi ufak bir gezintiye çıkarıyor olabilir mi?

Yönetmenliğini Gary Rydstrom‘un üstlendiği Lifted, eğlenceli bir Pixar kısa animasyon filmi. Filmin yönetmeni Gary Rydstrom, Jurassic Park  ve Pixar’ın Kayıp Balık Nemo’su gibi filmlerdeki ses tasarımıyla ünlü, birden çok Oscar ödüllü bir isim. 2006 yapımı olan Lifted, 1927 yapımı Metropolis’ten esinlendi.

Konusu

Uzaylı olmak zor iş. Özellikle de süzülen beyaz bir ışıkla dünyalıları uzay gemisine almaya çalışıyorsanız. Stu adlı genç bir uzaylı, bir uzay gemisinin içinde uyuyan bir insanı kaçırmaya çalışıyor ama hangi düğmeyi kullanacağını bilmiyor. Kendine çok fazla güvense de bir süre sonra gözetmeninin de vermiş olduğu baskı sebebiyle tüm düğmeleri birbirine karıştırıyor ve görevi başarısız oluyor.

Başarısızlığından dolayı üzülen Stu, gözyaşlarını tutmakta zorlanırken öğreticisi Bay B, içini çekerek eve dönüş yolculuğu için uzay gemisini fırlatmasına izin verir. Stu yine büyük bir özgüvenle dümeni tutsa da gemi yere çarparak Ernie’nin evini yerle bir eder. Gemi kalktığında, alt tarafı kir ve molozla kaplıdır ve açık kargo ambarı tarafından oyulmuş, bir kraterin ortasındaki uzun bir toprak sütun dışında evden geriye hiçbir şey kalmamıştır. Bunun da ötesinde, Ernie hala yatakta mışıl mışıl uyuyor.

Filmi aşağıdan izleyebilirsiniz:

Kimse Mutlu Değil: One Man Band Film Yorumu

”İki sokak çalgıcısı, bir çocuğun bağışı yüzünden küçük bir kan davasına girer.”

Mark Andrews ve Andrew Jimenez’in yazıp yönettiği Pixar’ın 2005 yapımı kısa filmi ”One Man Band”in özeti yukarıda okuduğunuz cümle. 🙂 Pixar’ın kendini her yıl daha da geliştirdiğinin de bir göstergesi aslında bu kısa animasyon film. Ayrıca film 2006’da ”En İyi Kısa Animasyon’‘ dalında Oscar adayı da oldu.

Konusu

Küçük bir kız meydandaki çeşmede dilek tutmak için bir madeni paraya sahip. Ancak kıza rakip olan iki sokak sanatçısı var. Tabii bu sokak müzisyenleri paranın çeşmeye değil de kendi kavanozlarına girmesini istiyorlar. Bunun için de küçük kızı kendi müzik yetenekleriyle bir nevi tavlamaya çalışıyorlar.

Ama bu coşkulu düellonun sonunda maalesef ki iki müzisyen de istediği sonuca ulaşamıyor. Çünkü bu kargaşanın arasında kızın parasını kaybetmesine sebep oluyorlar. Küçük kız da kemanlardan birini alarak kendi şovunu yapıyor ve kazandığı bütün parayı çeşmeye dökerek müzisyenlerin beklemediği bir hamlede bulunuyor.

One Man Band’i aşağıdan izleyebilirsiniz:

Boundin’ (Haydi Zıpla) Film Yorumu | Vazgeçme

Pixar’ın ilk kez bu kadar konuşmaya yer verdiği kısa filmi Boundin‘ 2003 yapımı eğlenceli bir film. Önceki tüm filmlerin yalnızca müzik ve ses efektleri içeriyor oluşunu göz önünde bulundurursak Boundin’ Pixar kısa filmlerinde büyük bir sıçrayış konumunda. Filmin yazarı ve yönetmeni Bud Luckey, aynı zamanda tüm karakterleri tasarlayan ve seslendiren, film müziğini de besteleyen kişi.

Konusu

Tüyleri kırpıldıktan sonra depresyona giren sonrasında bilge bir tavşanın öğütleriyle hayata bağlanan ve sürekli zıplayan sevimli bir kuzunun hikayesi Boundin’. Parlak tüyleri ile mutluluk içinde yaşayarak eğlencenin doruk noktasına ulaşan bir kuzu hayal edin. Neşesi o kadar fazla ki bunu çevresindeki hayvanlara bile dağıtıyor.

Ama bir gün hiç beklemediği bir anda bir araba kendisine doğru yaklaşıp onu alıp götürüyor. Döndüğünde ise o müthiş tüylerinden artık eser kalmadığını görüyoruz. Ve bu dönüşüm kuzunun hem kendine olan saygısını hem de diğer hayvanların ona olan sevgilerini kaybetmesine sebep oluyor.

Kuzu için tam her şey bitti derken boynuzlu, bilge bir tavşan çıkıp geliyor. Kuzuya yünlü olsun ya da olmasın, hayatın sıkıntılarından kurtulmasına yardımcı olacak şeyin onun kendi içinde olduğunu öğretmeye başlıyor. Ve o günden sonra kuzu kendi potansiyelinin farkına varıyor ve eski neşeli hayatına devam ediyor. Her sene kuzunun tüyleri yolunup tekrar çayıra bırakılsa da kuzu neşesinden hiçbir şey kaybetmiyor. Hayat onun için devam ediyor ve içinde bulunduğu şartları kendi için en iyi hale getirmeye odaklanıyor.

Çünkü biz hiçbir zaman çevremizde olup bitenlere müdahale edemeyiz. Olanlar yine olacaktır. Biz kendimiz kalmaya ve kendimizi önemsemeye devam etmeliyiz. Boundin’, insana moral veren bazı şeyleri kaybetmesinin bile daha iyi şeyler doğurabileceğini gösteren mükemmel bir kısa film.

İzlemek isterseniz buraya bırakıyorum:

Yolunda Gitmeyen Şeyler Var: Knick-Knack Yorumu

”1989’da, Toy Story‘den tam 6 yıl önce, Pixar Animasyon Stüdyoları bu kısa filmi yaptı.”

Kaçış Planı” filminin girişinde yazan kısa bir bilgilendirmeyi okudunuz. 🙂 Sizin de içinde Toy Story adı geçen herhangi bir şey kalbinizin çarpmasına sebep oluyor mu? Benim oluyor, Toy Story çok başka bir mevzu çünkü. 🙂

Knick-Knack, diğer adıyla ”Kaçış Planı”, 1989 yılı Pixar yapımı bir kısa animasyon film. Prömiyerini Boston’daki 1989 SIGGRAPH kongresinde yapan film orada ilk kez 3D olarak sunuldu. Kısa film, ilk çıkışından bu yana olumlu eleştiriler aldı ve çok sayıda film festivalinin bir parçası olarak gösterildi.

Konusu

Knick-Knack, kar küresinin içine sıkışmış bir kardan adamı konu alıyor. Hapsolduğu küçük dünyasından çıkmayı hedefleyen kardan adamın planı pek de istediği yönde ilerlemiyor. Rafın eğlenceli tarafındaki diğer oyuncaklara katılmak için can atan kahramanımız, cam çevresinden kaçmak için her türlü taktiği kullanıyor ancak maalesef başarılı olamıyor.

Film başlangıçta tam bir yaz temasında. Her yerde gördüğümüz ”sunny” yazıları ve bikinisiyle poz veren oyuncaklar içimizi ısıtırken bir anda kadrajımıza kar kürenin içindeki kardan adam giriyor ve onun adına üzülmekten kendimizi alıkoyamıyoruz. Diğerlerinin arasında katılmak için camı kırıp çıkmaya çalışan kardan adamımız neredeyse sonuca ulaşıyor. Ama işler beklediği gibi gitmiyor. Camdan kurtulup yere düştüğü anda aslında bir balık akvaryumunun içine düştüğünü fark ettiği zaman onunla birlikte biz de yıkılıyoruz.

Bazen ne kadar uğraşırsak uğraşalım hayat istediğimiz yönde ilerlemez. Tüm çabalarımız sonuca ulaşmaya çok yaklaştığımız o anlarda bile boşa gidebilir. Ve kendimizi yine dört duvar arasına hapsolmuş hissedebiliriz. Belki de önemli olan hapsolduğumuz yeri güzel hale getirmektir, bilemeyiz…

Filmi izlemek isteyenler için şuraya bırakıyorum:

Sinir Bozucu Ama Eğlenceli: For the Birds

Pixar’ın 2000 yapımı animasyon kısa filmi ”For the Birds” toplam 3 dakikadan oluşuyor. 3 dakika diyip geçmeyelim filmin hazırlık süresi tam 2 yıl sürmüş. Basit görünen ama bir o kadar da dolu bir film For the Birds. Filmin yönetmeni ise “Yukarı Bak,” “Oyuncak Hikayesi,” “Wall-E,” ve “Kayıp Balık Nemo” gibi yapımlarda çalışan Ralph Eggleston. Ayrıca film, 2001 senesinde en iyi kısa animasyon film kategorisinde Oscar ve Annie Ödülünü kazanmış, Sitges Festivali‘nde de yer almış.

Bir tele yan yana sıralanmış 15 tane tatlı ama bir o kadar da sinir bozucu kuşlar düşünün. Tam seveceksiniz bir anda kikirdemeye başlıyorlar mahalle camında sohbet eder gibi. 🙂 Sinir bozuculukları buradan geliyor aslında çünkü bu kuşlar hayatla dalga geçmeye gelmiş gibiler. Her şeyden gülünecek bir pay çıkarıyorlar.

Telin bir diğer ucuna kendilerinden farklı, uzun bacaklı, garip sesli başka bir kuş konduğunda ise asıl olay başlıyor. Çünkü sevimsiz kuşlarımız için artık dalga geçecek bir konu daha var. Bu yeni kuşun sesini taklit ederken o kadar eğleniyorlar ki diğer kuş bu durum karşısında en ufak bir alınganlık bile göstermeden onlara uyum sağlıyor. Farklı olmanın her zaman sorun olarak görüldüğü ama farklı olanın bu durumu kabullendiği ve uyum sağladığı bir hayat mı yoksa bu? Ne kadar da tanıdık. 🙂

Filmin en güzel yanı aslında dışlanan kuş, çok güçlü bir metafor çok basit bir şekilde anlaşılmış. Bu arada filmin son saniyelerinde elektrik telinin gerilerek 15 kuşu birden gökyüzüne doğru fırlatışı eminim ki herkesin aklında ”Angry Birds”ü getirmiştir. 🙂

Filmi izlemek isterseniz:

error: Korunan İçerik!