tds_thumb_td_300x0
Erkan Kolçak Köstendil: ”Karaktere İnanmışsanız Gerisi Geliyor.”

12 Numaralı Adam oyununun ilk eleştirilerinden birini kaleme aldıktan sonra, yine bir oyun çıkışı kendisiyle röportaj yapma fırsatı buldum ve işte; Ulan İstanbul‘un Karlos’u olarak tanıdığımız, Çukur‘un Vartolu’su olarak Türkiye’yi ekrana kilitleyen; Son dönemde Yaratılan dizisi ile büyük beğeni toplayan, Ne Gemiler Yaktım ile televizyon ekranına dönmeye hazırlanan Erkan Kolçak Köstendil ile keyifli sohbetimiz yayında!

Kendisine bizi kırmayıp sorularımızı yanıtladığı için buradan da bir kez daha teşekkür ediyor; sizi ”Keka” ile baş başa bırakıyorum.

  • Bugüne dek sizi, kendi ağzınızdan ve çevrenizdeki dostlarınızdan dinleme fırsatımız oldu. Ben sözü Marsel’e vermek istiyorum. Sizi Marsel’den dinlesek bize Erkan Kolçak Köstendil’i nasıl anlatırdı?

Babam fikirlerime saygılıdır benim yerime cevap vermez derdi 🙂

  • Yakında Ne Gemiler Yaktım dizisinde Komiser Toprak rolüyle yeniden ekranda olacaksınız. Bize biraz dizideki rolünüzden bahsedebilir misiniz?

Komiser Toprak kendi halinde annesine çok bağlı uysal bir polis. Fakat yaşadığı olaylar onu ilerleyen bölümlerde farklı bir ruh haline ve kişiliğe büründürüyor.

  • Bunun uğruna ‘’Ne gemiler yaktım’’ dediğiniz bir anınız var mı?

Bursa’dan İstanbul’a gelişimdir herhalde.

  • Daha önce İkinci Kat’ta Aut,  Craft’ta ise Kalp Düğümü’nde rol almıştınız ama en uzun süre sahnede kaldığınız oyun ‘’12 Numaralı Adam’’ oldu. Bildiğim kadarıyla oyun 7. Sezonunda ve New York’tan Hakkari’ye kadar gerçek anlamında dünyanın dört bir yanında oynandı. Kendi ürettiğiniz bir oyunu, özel bir tiyatrodan bağımsız olarak hayata geçirmek nasıl bir yolculuktu?

Aslında her şey oyunun premierini Amsterdam’da yapmamızla oldu. Birkaç hafta sonra Manheim’de oynar mısınız diye teklif aldık; bunun sonrasında öyle bir hal aldı ki acaba 90 dünya şehri yapabilir miyiz dedik organizatörüm Rüştü Özil’le.

Şu anda 4 kıta 17 ülke 87 dünya Şehrinde sahnelendi 12 Numaralı Adam. Bu ülkelerin 8 tanesinde ilk kez Türkçe bir oyun sergilendi. Türkçe oynanan bir oyun için hiç bitmek bilmeyen rüya gibi bir yolculuktu ve hala da öyle. Bugün Türkçe bir oyun dışarıda turne yapmak istediğinde hali hazırda kendilerini bekleyen ve bu işin nasıl yapıldığını öğrenmiş organizatörler var ne mutlu bana.

  • Ayvalık’ta bir sahne açtığınızı görüyoruz. Tiyatro, otel, sergi gibi birçok konsepti bir araya mı getiriyor? ‘’Gişesi Kapalı’’ nedir sizden dinleyebilir miyiz?

Tam da öyle. Ayvalık’ta Macaron Konağı ile beraber yürüttüğümüz bir proje önümüzdeki yaz tamamen faaliyete geçirmeyi planlıyoruz.

  • Yaratılan, şimdiden en iyi dijital diziler arasında gösterilmeye başladı. Son dönemde, yorumları bu kadar iyi olan başka bir iş görmemiştim. Üstelik; bir Frankenstein hikayesi olmasına rağmen bize bu kadar gerçekçi gelip, seyirciye hikayenin bu kadar geçmesinin sırrı nedir sizce?

İnanmak tek kelimeyle ancak böyle açıklayabilirim.

  • Sizi, çakal bir hızsız, mafya, deveci, Kırım Hanı, görünmez bir adam, tüm köyün korktuğu ormanda saklanan bir ‘kurt’, çocukken uğradığı istismarın intikamını alan bir katil, ölüp yeniden dirilen bir adam ve daha nice rollerde izledik. İyi seçilmiş işlerde, çok geniş yelpazede hikayelerde yer alıyorsunuz. Hepsinin de hakkını verdiniz ama senaryoyu okurken ‘’Ben bu sahneyi nasıl çıkaracağım?’’ diye zorlandığınız bir an hiç oldu mu?

Açıkçası hatırlamıyorum siz karaktere inanmışsanız gerisi bir şekilde geliyor sanırım.

  • Çukur’daki rolünüzün aslında konuk oyuncu olduğunu, karakter çok sevilince Vartolu’nun kalıcı olacağı şekilde hikayenin değiştiğini duymuştuk. Benzerini en son bir yabancı dizide Klaus karakteri için görmüştüm. Kendisi birkaç bölümlük bir kötü karaktere hayat verecekken seyirci öyle bir empati kuruyor ki o karakterin başrol olduğu bir spin-off dizisi bile çekildi. Sanırım kötünün içindeki iyiyi keşfetme serüvenini dünyanın her yerinde seviyoruz. Vartolu’ya olan sevgiyi siz nasıl değerlendiriyorsunuz? Birkaç bölüm olarak düşündüğünüz bir karaktere dört sezon boyunca hayat vermek nasıl bir histi?

İnsanlara dokunmak, temas etmek için yapıyoruz bu işi. O yüzden insanların oynadığınız karakteri sevmesi ya da onunla bir bağ kurması güzel bir duygu bizim için. Hele bir de bunu güzel bir ekiple yapıyorsanız o 4 sene su gibi akıp gidiyor işte.

  • Birçok projenizde karakterinize ait çok iyi replikler duyduk, bazen de çok iyi monologlar dinledik sizden. Canlandırdığınız rollerden birine ait unutamadığınız bir repliği paylaşır mısınız bizimle?

Ezberim kuvvetlidir. Çok fazla var ama Kara Bela’daki ‘’Abimle çekyatta yan yana yatıyorduk acaba onu niye kurtaramadılar‘’ hep bi’ içimi acıtır.

  • Kendi adıma Karlos’u ve tüm Nevizadeler’i bir başka özlüyorum. O yüzden bu soruyu, benim gibi Ulan İstanbul’u özleyenler adına soruyorum. Karlos ve Yaren’e bir son yazmanızı istesek, bu ne olurdu? Veya sizce şu an nerede, ne yapıyorlardır?

Başını Uğraş Güneş yazdı sonunu da o yazsın. 🙂 Bence şu an Yaren pavyonda; Karlos da yasa dışı bir işte Kandemir Abi gelse de bizi kurtarsa diye bekliyorlardır.

  • Diyelim ki çok sevdiğiniz bir yabancı dizi Türkiye’ye uyarlanıyor siz de projede yer alacaksınız. Hangi karaktere hayat veriyor olurdunuz?

La Casa De Papel’de Berlin’i alayım madem.

Sırada o mu bu mu köşesi var 🙂

Yaz mı kış mı?

Yaz.

Amsterdam mı? Ayvalık mı?

Amsterdam.

Nostalji mi? Yeni başlangıçlar mı?

Nostaljiden beslenen ve ondan dersler çıkarmış yeni başlangıçlar.

Yazmak mı? Oynamak mı?

Yazmak.

Gasper Noe mu? Martin Scorsese mi?

Martin Scorsese.

Son olarak Ne İzledik takipçilerinin sosyal medya üzerinden ilettiği sorulardan ikisini paylaşıyoruz. 🙂

  • Seçme şansınız olsaydı eğer hangi çağda yaşamak isterdiniz?

İlk çağ güzel ya; Dışarı çık avlan gel mağarada resim çiz mis gibi hayat.

  •  Yeni nesilden hangi oyuncuları beğeniyorsunuz?

Çok fazla var.

”Tamirhane” Filmi Hakkında Neler Konuşuluyor?

Güçlü kadrosu ile izleyiciyle buluşan Tamirhane filmi için sosyal medyada neler konuşuluyor? Film beğenildi mi?

https://twitter.com/jspinkman111/status/1647343385466765315?s=20
https://twitter.com/biricikgorkem/status/1647384193104506880?s=20
Finale Doğru: Çukur 127.Bölüme Seyirci Ne Dedi

Show Tv’nin fenomen dizilerinden Çukur’un finaline sayılı bölümler kaldı. Çukur’un dün akşam yayınlanan 127. bölümü ise sosyal medyada çok konuşuldu. İşte dizinin 4. sezon 35. bölümüne gelen seyirci tepkileri:

https://twitter.com/halledicezase/status/1389321126900273152?s=20

https://twitter.com/varyamsoulmate/status/1389538494712881156?s=20
https://twitter.com/sessizlikseverr/status/1389323475299483652?s=20
https://twitter.com/bulutcicegi25/status/1389330823141367809?s=20
https://twitter.com/sessizlikseverr/status/1389333688220012551?s=20
Club De Cuervos Ülkemizde Çekilse Kimler Oynar?

Futbol severler buraya! Futbolu seviyorsanız ve içinde komedi de varsa tadından yenmez. Netflix’in ilk İspanyolca dizisi olma özelliği taşıyan, Emmy adayı Meksika yapımı dizi Club De Cuervos ülkemizde pek ilgi görmese de tüm dünyada büyük etki bıraktı. Meksika’nın Nuevo Toledo şehrinin geçim kaynağı olan Cuervos futbol kulübünün sahibi Don Salvador’un ani ölümü kulüpte büyük bir kaos yaratır. Chava ve Isabel isimli iki kardeş babalarının ölümünden sonra başkan olmak için büyük savaş vermek zorunda kalacaktır. Bir futbol takımının başına gelebilecek tüm absürtlüklerin yaşandığı, komedi soslu futbol dizisi ülkemizde çekilse kimler oynardı diye düşündüm ve kendimce bir liste hazırladım iyi eğlenceler.

Uraz Kaygılaroğlu (Chava Iglesias)

Don Salvador’un ikinci eşinden olan çocuğu Chava Iglesias, ailenin küçük şımarık bir çocuğudur. Babası takımın başındayken hiç takımla ilgilenmemiş, hayatını eğlence üzerine kuran bir insandır. Futbol bilgisi hiç yoktur. Futbolla tek ilgisi takımdaki futbolcuları yoldan çıkarıp partilemek ve takımının güzel spikeri Paty Villa’dır. Babasının ani ölümünden sonra kendi reklamını yapmak ve meydanı üvey ablasına bırakmamak için futbol kulübüne başkan olmak ister. Bu eğlenceli, deli dolu, şımarık karakteri bizde Uraz Kaygılaroğlu çok güzel canlandırabilir diye düşündük.

Ebru Cündübeyoğlu (Isabel Iglesias)

Isabel Iglesias ise Don Salvador’un ilk eşinden olma kızıdır. Takımın kalecisi Rafael ile evli olan Isabel, küçük yaşlarından itibaren futbolla ve kulübüyle baya ilgilidir. Babası yaşarken dahi takımla ilgilenmiştir. Babası öldükten sonra takımın başkanı olmak ister çünkü kardeşinden daha iyi yöneteceğini düşünüyor. Fakat sırf kadın olduğu için yaptıkları göz ardı edilen bir kadındır bu yüzden başkanlık yolunda tek uğraşacağı kişi kardeşi değildir. Önyargılı olan eril düşünceye karşı da bir savaş verir. Entelektüel, güzel ve feminist Isabel’i Ebru Cündübeyoğlu çok güzel canlandırabilir ve Uraz Kaygılaroğlu ile güzel bir abla kardeş ikilisi olabilirler.

Bige Önal (Mary Luz Solari)

Chava ve Isabel kardeşlerin tüm dengesini değiştirecek olan bir karakter; Mary Luz Solari. Cuervos kulübünün başkanı Don Salvador’un herkesten sakladığı genç ve güzel sevgilisi. Mary 20li yaşlarının ortalarında olan, oyunculuk denemeleri yapmış ama hiç başarılı olamamış bu yüzden kolay yoldan para kazanmak için kendinden büyük adamlarla birlikte olan birisidir. Don Salvador’un cenazesine hamile bir şekilde gelir ve mirastan hak talep eder. Mary, Isabel’in azılı düşmanı, Chava’nın da büyük aşkı olur. Güzel, alımlı ve zeki Mary’i bizde Bige Önal canlandırabilir ve Uraz Kaygılaroğlu ile iyi bir ikili olabilir.

Rafael Reyna (Halit Ergenç)

Rafael Reyna diğer bir deyişle Buffon… Cuervos takımının as kalecisi ve başkanın kızı Isabel’in kocasıdır. Cuervos takımının kurulduğu andan beri kaleciliğini yapmaktadır. Başkanlık yolunda karısı Isabel’i destekleyen tek kişidir. Halit Ergenç’in komedi yönünü daha fazla görmek istediğimiz için Rafael’i çok güzel canlandırabilir ve Ebru Cündübeyoğlu ile güzel ikili olabilir.

Sarp Bozkurt (Hugo Sanchez)

Hugo Sanchez, Chava için sadece bir asistan değil, eli ayağı, Chava için her şeyi yapabilecek tek kişi evet Chava’ya annesinden bile daha fazla değer veren tek kişi. Chava’yı sevdiği kadar onu her şeyiyle eleştiren, ağzından gelen her şeyi söyleyen birisi. Patronunu başkanlık yolunda sonuna kadar destekleyen, sempatik kişiliğiyle dizinin fenomeni olan Hugo’yu bizde Sarp Bozkurt çok iyi canlandırabilir.

Erkan Kolçak Köstendil (Diego Armando Romani/ Potro)

Ailesi oğullarının Maradona gibi olmasını istediği için oğullarının adına Diego Armando koyan, ama tek benzerlikleri sadece isimleri olan, Cuervos takımının kadrolu forveti Potro. Forvet olmanın getirdiği egoya sahip ama bu egonun altını dolduramayan, en büyük aşkı bir hayat kadını olan Potro’yu sempatik tavırlarıylave futbol geçmişi olması sebebiyle Erkan Kolçak Köstendil çok güzel canlandırabilir.

Yunus Emre Yıldırımer (Moises Suarez)

Potro ile birlikte takımın abilerinden olan Moises, defans hattında oynamaktadır. Kankası Potro’ya göre daha akıllı ve ağır başlı olan Moises evli ve bir erkek çocuğu sahibidir. Bir gün Chava’nın partisine katılınca eşiyle boşanma noktasına gelir. Komedi yönünü görmek istediğimiz için Yunus Emre Yıldırımer, Moises için güzel bir tercih olabilir.

Taro Emir (Aitor Cardone)

Dünyaca ünlü, herkesin hayran olduğu yıldız bir futbolcu. Kendini takımdan çok daha üstün gördüğü için Real Madrid’ten ayrılan, yeni maceralara katılmak isteyen birisi. Bu yeni macera isteği Aitor’u Cuervos takımına kadar götürür. Dünyaca ünlü yıldız olduğundan dolayı da egosu çok fazladır. Ülkemizde çoğu yıldızın yaptığı gibi futbol oynamak yerine eğlenmeyi, partiler yapmayı tercih eder. Bu yüzden takım arkadaşları tarafından nefret alır. Bu egolu ve yakışıklı Aitor’u bizde Taro Emir çok iyi oynayabilir.

Damla Sönmez (Paty Villa)

Nuevo Toledo şehrinin ünlü spor spikeri Paty Villa… Isabel ile çok yakın arkadaş olduğu için Cuervos kulübüne yakınlığıyla bilinir ve takımdaki futbolcuların hayallerini süsleyen kadındır. Chava’ya karşı da hisleri vardır. Güzel ve zeki Paty Villa’yı Damla Sönmez çok güzel canlandırabilir.

Burak Dakak (Tony Alvarez)

Takımın yetenekli wonder kidlerinden yani genç yeteneklerinden olan Tony yeteneğinin farkında ve çok çalışan birisi. Takım arkadaşları tarafından da çok seviliyor ve adeta takımın maskotu.Sempatik tavırlarıyla çok sevdiğimiz Burak Dakak, Tony rolünü bizce çok güzel oynayabilir.

Kubilay Aka (Cuauhtemoc Cruz/ Cuau)

Takımın futbolcularından olan Cuau, belki de takımın en aklı başında, zeki ve kurnaz kişisi olabilir. Çünkü beynini kullanan tek futbolcu. Diğer futbolcular gibi eğlence peşinde değil, gerçek amaçlar peşindedir. Kendini takımdan kurtarıp Nuevo Toledo şehrinin belediye başkanı olmak ise en büyük hayalidir. Soğukkanlı ve kurnaz Cuau’yu bizde Kubilay Aka çok iyi canlandırabilir.

Bahar Şahin (Isabel Cantu)

Takımda iyi bir Isabel varken kötü Isabel eksik olur mu? Tabiki de olmaz.. Puebla şehrinin zengin iş adamlarından Armando Cantu’nun şımarık, zengin ve modacı kızıdır. Geçmişte derin bir depresyona yol açan yıkıcı ilişkiler yaşamıştır. Chava’nın ise ilk görüşte aşık olduğu kadındır. Chava ile nişanlanmasıyla birlikte Cuervos takımında söz sahibi olmaya başlar tabiki de bu diğer Isabel’in hoşuna gitmeyecektir ve aralarında bir savaş başlayacaktır. Takımdaki futbolcuların da göz bebeğidir. Güzel, zengin ve şımarık Isabel’i Bahar Şahin çok iyi canlandırabilir.

İlhan Şen (Benito Zombie Guerrero/ El Zombie)

Takımın forvetlerinden olan Benito’ya sahadaki tavırlarından dolayı ”Zombi” lakabı takılmıştır. Transfer sezonunun son günü ve son saatlerinde alınmıştır. Takıma aidiyeti yüksek ve takımı için her şeyi yapabilecek birisidir. Saf tavırlarıyla dikkat çeken Zombi’yi bizde İlhan Şen canlandırabilir.

Cihangir Ceyhan (Pepenador Torres)

Buffon? De Gea? Courtois? Neuer? Hayır, en iyi kaleci Pepenador. Ya da kendisi öyle düşünüyor. Cuervos takımının yeni döneminde transfer sezonunun son günü alınan bir diğer futbolcu da Pepe. Kalp rahatsızlığı olmasına rağmen takımına karşı aidiyeti çok yüksektir, hasta halleriyle bile oynar. Bakalım takımına şampiyonluğu getirebilecek midir? Saf tavırlarıyla dikkat çeken Pepenador’u Cihangir Ceyhan oynayabilir.

Mert Ramazan Demir (Julito Cervera)

Takımın genç yeteneklerinden olan Julito’ya göre şiddet her şeydir. Futbolda şiddet olmadan hiçbir şey başarılmaz, her top diş ve çiviyle dövüşür. Kazanmak için rakiplerine ergenliğin de getirmiş olduğu saldırgan tavırlar göstermeyi sever bir nevi Meksika’nın Luis Suarez’i diyebiliriz. Sempatik ama aynı zamanda şiddet yanlısı Julito’yu genç yeteneklerimizden Mert Ramazan Demir çok iyi canlandırabilir.

Serkan Yetkin & Cem Dizdar (Ivan & Benicio)

Gelelim dizinin en renkli karakterlerine.. Ivan ve Benicio, Nuevo Toledo’nun en popüler televizyon kanalında spor yorumculuğu yapıyorlar. Biri siyah biri beyaz, biri iyi diğeri kötü ama ying-yang gibi birbirlerini de tamamlıyorlar. Biri takım için çok umutlu konuşurken diğeri de adeta partnerini baltalamaya çalışarak kötü yorumlar yapıyor. Türkiye’de bu profillere tam olarak uyan iki isim var; Serkan Yetkin ve Cem Dizdar. Her ikisi de oyuncu olmasa da kendi profillerinde birilerini başarıyla canlandırabilirler.

Konuşma Nasıl Bir Dizi?

Aslıhan Gürbüz, Cansu Tosun ve Erkan Kolçak Köstendil’in rol aldığı, müziklerini ise Okan Yalabık’ın yaptığı mini dizi Konuşma, 20 Aralık gecesi tüm bölümleriyle Youtube MiniDizi Channel’da yayınlandı. Yine Erkan Kolçak Köstendil’in yazıp yönettiği Pes Artık’ın ardından kanalın ikinci dizisi olan Konuşma, yalnızca 3 bölümden oluşuyor. Bölüm süreleri ise 4 ve 6 dakika arasında değişiyor.

Öncelikle, dizi için adının hakkını veriyor diyebiliriz. 🙂 Hiçbir sözlü diyalog içermeyen dizi, muhteşem çekimleri, müzikleri ve oyunculuklarıyla derdini konuşmadan da anlatmayı başarmış.

Konuşma’nın ne anlattığından kısaca bahsedecek olursak; ağzı bantlı halk, konuşmak yasaktır afişleri, nöbetçiler, serumdan beslenen insanlara bakacak olursak konuşmanın yasak olduğu bir toplum hakkında bir distopya izledik diyebiliriz.

Elma, dizi ve filmlerde çoğunlukla ilk günah anlamından yola çıkılarak ‘’Yasa koyucuya itaat etmemek’’ anlamı taşıyor. Elmalar bu nedenle bir isyanın simgesi olduğu için seçilmiş olabilir diye düşünüyorum.

Dizinin bana göre en dikkat çeken unsuru, kişiler ağızları bantlı gezmek zorunda bırakılıp, konuşmaları yasaklanmışken megafondan çıkan belli belirsiz konuşmalara izin veriliyor oluşu. Kimin söylediği belirsiz olan, anlamsız konuşmalar semtte yankılanabiliyor ancak bunun dışındaki herhangi bir konuşmaya izin verilmiyor.

Megafon yayınlarını kitle iletişim araçlarına benzettim. Anlamsız sesler, insanları oyalayıp susmalarını kolaylaştırıyordu, megafon üzerinden insanların yerine konuşuluyordu sanki. Onlar da kabullenmişti. O sesler kesilince ise insanlar kendi seslerini çıkarmaya başladılar.

Ama dizide gördüğümüz üç kişi vardı ki hiç konuşmadan da dertlerini anlatabilmeyi ve bir şeyler yapabilmeyi başardılar.

Diziden herkesin bambaşka anlamlar çıkardığından eminim. Ne kadarı doğru ne kadarı yanlış bilmiyorum ama dizinin bende oluşturduğu çağrışımlar bunlardı. Sizler de fikirlerinizi yorumlarda belirtebilirsiniz.

Erkan Kolçak Köstendil bugüne kadar gerek oyunculuğu gerekse yazıp yönettiği kısa film ve mini dizilerle adından söz ettirse de yönetmenliğinin büyük dikkat toplayacağı dizi muhtemelen Konuşma olacaktır.

Çekimlerin her bir karesi ‘’one perfect shoot’’ diye alıp paylaşmalık…
Renk ve ışık kullanımı deseniz, tek kelimeyle büyüleyici.

Görsel şölen niyetine bile girin YouTube’a izleyin deriz!

error: Korunan İçerik!