tds_thumb_td_300x0
Kasaba Doktoru Nasıl Bir Dizi? | Karakter Yorumları

Başrollerinde Ozan Akbaba, Deniz Can Aktaş, Hazal Subaşı ve Vildan Atasever gibi başarılı isimleri bulunduran Kasaba Doktoru geçtiğimiz hafta 2.sezonuna start vermiş olarak yayın hayatına devam ediyor. Kore yapımı olan Dr. Romantic dizisinden uyarlanan dizinin ikinci sezonuyla orijinalinden daha farklı bir yol izlemeyi tercih ettiği rahatlıkla gözlemlenebilir.

WhatsApp Image 2022-09-05 at 12.50.38.jpeg

Kasaba Doktoru her ne kadar medikal bir dizi olarak düşünülse de ben işin çoğunlukla bir sevgi işi olduğuna inanıyorum. Burada her türlü sevgi akla gelebilir… Meslek aşkı, sevgiliye duyulan aşk, dostluk,aile… Karakterler arasında o bağı henüz 13 bölüm yayınlanmasına rağmen ilk sezonundan bile hissetmiştik. Kasabaya, yani İstanbul’un önemli bir hastanesi olan Gümüşok’tan Uluçınar’a gönderilen Ömer’in (Deniz Can Aktaş) bile kısa sürede buraya ve insanlarına ayak uydurması, aynı şekilde hastanede çalışan sağlık personellerini onu benimsemesi de bunun en güzel kanıtı olabilir. 

Aslında Uluçınar tam anlamıyla hayatlarının zorlu dönemlerinde dizideki karakterlerimiz için bir yuva haline geliyor. Birbirlerinden aldıkları destek ve sevgi de bu hastaneyi değerli kılan en büyük etken oluyor. Halbuki bazıları Uluçınar’a kıyasla imkanları çok daha iyi olan Gümüşok Hastanesi’ne geri dönebilecekken Uluçınar da kalıyor. Yani tercihi maddiyat değil de manevi bağ kurduğu o köhne hastane oluyor.

Bu da bence dizinin asıl konusunu doğuruyor. Maddiyatın maneviyatla çatışması.. Elbette ki bu hikayede de kötü olan bir taraf var. Sinan Albayrak’ın canlandırdığı Yalçın karakteri dizimiz en önemli noktasında. Kasaba’nın doktorları maneviyatı simgelerken maddiyatı da Yalçın temsil ediyor. İşte dizinin ana fikri de bu. Geçen bütün kaos ve karmaşa aslında Yalçın ve Hakan’ın (Ozan Akbaba) geçmişinde yaşadığı olaylardan dolayı meydana geliyor. 

WhatsApp Image 2022-09-05 at 12.50.40.jpeg

Biraz da karakterlerimizi tanıyalım. Hikayemizi başlatan karakter Ömer Özen… Ömer aslında duygusal bir çocuk ama hırslı da Gümüşok’ta Doktor Kemal Demir ile tanışması bir nevi onun için her şeyin başladığı olay oluyor. Daha sonra Leyla (Hazal Subaşı) ile tanışıp ona aşık olması, Uluçınar’a gönderilmesi, annesinin kanser olduğunu öğrenmesi derken birçok şey daha yaşıyor. Benim beklentimin aksine Ömer yaşadığı her duruma karşı mücadelesine devam etti. Bence 2.sezonun başlamasıyla da Ömer’in bir takım zorluklar karşısında olgunlaştığını görebiliriz. Bu mücadelenin şimdiden Hakan ile olan ilişkisini geliştirdiğini izledik.

WhatsApp Image 2022-09-05 at 12.50.40 (1).jpeg

Madem Ömer’den bahsettik o zaman şimdi sıra Hakan Aydıner’de ya da Kemal Demir mi demeliyim? Bence Hakan bütün bu kaosun tam ortasında oluşunun ağırlığını taşıyan bir karakter. Hem kariyerini hem kızını hem de bir bakıma evliliğini yitirmiş, hatta ismini değiştirip uzaktaki bir hastaneye gelmiş ve bunlara karşı bütün duygularını kendi içinde oldukça yoğun yaşatıp dışarıya yansıtmamış biri…Hakan’ın bu konularda çok sağlam duvarları var da diyebiliriz. Ama söz konusu bu duvarlar Mine’ye (Vildan Atasever) karşı paramparça olabiliyor. Belki de Mine’nin yanında Hakan değil de Kemal oluyor. 

WhatsApp Image 2022-09-05 at 12.50.39.jpeg

Gelelim Leyla’ya… Leyla aslında ilk bölümden bıcır bıcır gördüğümüz bir karakterdi. Yaşadığı trafik kazası onun hayatını bir anda alt üst ediyor ve kazada ölen sevgilisinin ölümünden kendini sorumlu tutuyor uzun bir dönem. Yine de Leyla ara sıra yanlış kararlar verse de bir şekilde tutunmaya çalışıyor, mücadele ediyor, hatta bu mücadele de en büyük destekçisi Ömer oluyor. Bu dönemlerde Leyla’daki değişimi hem bölümden hem de fragmandan görebiliyoruz… Bunun dışında Leyla çok cesur bir doktor, gözü kara ve hastanın sağlığı için yapamayacağı hiçbir şey yok… Sanırım onunla ilgili en sevdiğim özelliği de bu.

WhatsApp Image 2022-09-05 at 12.50.39 (1).jpeg

Ve Başhemşiremiz Mine, ilk bölümlerde onu yardımseverliği ve güler yüzüyle tanıyoruz… Tabi ki birazcık gergin biri olduğunu da söyleyemeden geçemeyiz. Mine’ye göre Uluçınar’daki herkes onun için birer kardeş gibi, hepsine karşı duyduğu sevgiyi ve desteği onlardan esirgemeyen biri… Yalnız tek kişi konusunda kararsız kalıyor bazen.. Hakan. Hakan’la ilgili kalbi kırık Mine’nin ama hala sevdiği de aşikar Hakan aslında sevdikleri koruma içgüdüsüyle onları kendinden uzaklaştırıp onlar için iyi bir şey yaptığını düşünse de bu Mine için her zaman tam tersi olmuş.. Evliliklerine yaşadıkları büyük kayıpta aralarında yıl geçtikçe bir uçurum oluşturmuş.

WhatsApp Image 2022-09-05 at 12.50.41.jpeg

Evet gördüğünüz gibi durumlar biraz karışık, ama yalnızca bu kadar da değil, Uluçınar sanılandan çok daha fazla bir araya getiriyor. Dostlarıyla her yere hiç şüphesiz giden ve onlara sonsuz destek ve sevgiyi esirgemeyen Başhekimimiz Turgut -şimdilerde bir kafesi var- Leyla ve Ömer’i her fırsatta köşeye sıkıştırıp düğünlerini yapmayı planlayan ve bizi daima gülümseten Müdürümüz İhsan Bozkır, ağzından çıkanı genellikle kulağı duymayan ve platonik aşkının acısını çeken Onur Hemşire, gerektiğinde hastaları acile sedyeden çok daha hızlı taşıyan Bektaş ve niceleri…

WhatsApp Image 2022-09-05 at 12.50.38 (1).jpeg

Diğer tarafta da Gümüşok Hastanesi’nin Başhekimi Yalçın… Hakan’a hırsı ve öfkesi yüzünden iyiliğe dair her şeyini yitirmiş bir adam. Kendi oğlu Berk’i ve kızı olarak gördüğü Leyla’yı bile kurduğu oyunlara dahil edebiliyor. Yalçın’ın bu konuda kelimenin tam anlamıyla sınır tanımadığı söylenebilir. Yalnız bu Yalçın karakterinin seyir zevkini arşa çıkaran bir özellik. Bu konuda Sinan Albayrak’ın mükemmel bir oyun sergilediği inkar edilemez.

Tüm bu kaos ve karmaşa 15.bölüm fragmanında hikayeye dahil olan Neslihan Gümüşok’un -yani hastanelerin sahibi olan Erol Bey’in kızının- gelmesiyle daha da içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Neslihan’ın gelişinin ayak sesleri şimdiden seyircide büyük bir merak uyandırdı. 

Türk Oyuncular Bollywood Oyuncuları İle Film Yaparsa Nasıl Olur?

Biraz hayal kuralım mı? Yapılması  güç bir durum gibi görünüyor ama hayal kurmaktan zarar gelmez. Bilmiyoruz belki gerçekleşebilir de. Türkiye’de hem dizi hem de sinema sektöründe yer alan birçok yetenekli oyuncumuz var. Hindistan ise bir sinema ülkesi olduğu için özellikle Bollywood’da bir çok yetenekli oyuncular yer alıyor. Hayal gücümüzü genişletelim, “Bollywood ve Türkiye ortak yapım proje yapsa başrollerinde kimler olurdu?” yazımın ikinci versiyonu ile karşınızdayım. (Yazımın ilk versiyonu sitemizde mevcuttur) Gelin hep birlikte inceleyelim.

1. Cansu Dere & Ranbir Kapoor

Cansu Dere’yi hepimiz çok seviyoruz, hepimiz çok hayranız. Soğuk duruşunun ardında çok iyi bir oyuncu yatıyor. Sadakatsiz dizisinde gösterdiği performansla hayranlığımız daha da arttı. Ranbir Kapoor ise Bollywood’un en yetenekli oyuncularından birisi. İkisinin de dram oyunculuğunu beğendiğimiz için, güzel bir dram filminde karşılıklı döktürüreceklerinden şüphemiz yok.

2. Olgun Toker & Jacqueline Fernandez

Olgun Toker son zamanlarda Arıza dizisinde Burak Ersoylu karakteri ile gösterdiği performansla kalbimizi çalmayı başardı. Kötü rolü üzerine çok güzel şekilde giydi. Jacqueline Fernandez ise güzelliği ve çekiciliği ile Bollywood’da fırtınalar estiren bir oyuncu. Bu ikili aksiyon filminde bir araya gelse bizce muhteşem olurdu.

3. Burcu Biricik & Ranveer Singh

İkisi de çok yetenekli, ikisi de çok çılgın. Burcu Biricik’i dramda çok sevsek de onu komediye de yakıştırıyoruz. Ranveer Singh’in komedi oyunculuğu ise tartışılmaz. Bu ikili bize çok eğlenceli romantik komedi filmi verebilir.

4. Denizcan Aktaş & Tara Sutaria

Denizcan’ı Avlu’daki psikopat Alp karakteri ile tanıdık. Alp’i her ne kadar sevmesek de Denizcan’ı bir o kadar sevdik. Şimdi de Menajerimi Ara’da Barış karakteriyle kalbimizi çaldı. Tara Sutaria ise son zamanlarda Bollywood’un kazandığı en iyi isimlerden. Bu ikili içimizi ısıtan müzik temalı romantik bir filmde bir araya gelse muhteşem olurdu. Tara Sutaria’nın büyülü sesinden şarkılar da dinlerdik.

5. Ahsen Eroğlu & Siddhanth Chaturvedi

Ahsen’i daha önce birçok dizide izlesek de Menajerimi Ara’da Dicle rolüyle tam anlamıyla tanıdık. Sıcak tavrı ve güzel gülüşüyle de kalbimizde yer edindi. Siddhanth ise Bollywood’un kazandığı yeteneklerden birisi. Bu ikili romantik komedi filminde yer alsa güzel olurdu.

6. Burak Tozkoparan & Janhvi Kapoor

Burak Tozkoparan’ı Paramparça’da tanıdık ama son zamanlarda Menajerimi Ara’da Emir karakteriyle hepimiz çok sevdik. Janhvi Kapoor ise önce güzelliğiyle sonra da naif tarzıyla ilgimizi çekti. Bu iki genç oyuncu bir araya gelip bize çok iyi romantik komedi filmi verebilirler.

7. Bahar Şahin & Aditya Roy Kapur

Bahar Şahin’i O Hayat Benim dizisinden hatırlayanlarınız olacaktır. Hatırlamıyorsanız da Zalim İstanbul’da Ceren karakteriyle kesinlikle hatırlayacaksınız. Çünkü öyle bir performans gösterdi ki hepimizin hafızalarında yer edindi. Aditya ise sempatikliği ve iyi oyunculuğuyla kalbimizi çaldı. Bahar’ın dram oyunculuğuna doyamadığımız için ve Aditya’nın da dramda döktürdüğünü bildiğimiz için ikisinin sağlam bir dram filminde yer almasını isteriz.

8. Ozan Dolunay & Disha Patani

Ozan Dolunay havalı tarzıyla son zamanların en dikkat çeken genç oyuncularından. Disha Patani ise Bollywood’da yükselişte oluşan oyunculardan birisi ve ikisi de çok havalı. Birbirinden nefret eden fakat zaman geçtikçe birbirlerinden etkilenen iyi oyuncunun hikayesini bu ikiliden izlemek isteriz.

9. Damla Sönmez & Tiger

Shroff

Damla Sönmez Türk sinemasının en büyük değerlerinden bir tanesi ve çok yetenekli. Tiger Shroff ise yükselen performansıyla dikkat çeken isimlerden birisi. Bu ikiliyi aksiyon filminde birbiriyle yarışan iki rakip ajan olarak görmek isteriz.

10. Birkan Sokullu & Anushka Sharma

Birkan Sokullu, Masumlar Apartmanı’ndaki performansıyla kanımızı dondurdu ona bu rolü çok yakıştırdık. Anushka Sharma ise her rolün altından kalkabilen muhteşem bir oyuncu. Bu ikiliyi gerilim filminde görmek isteriz.

11. Hazal Subaşı & Sidharth Malhotra

Hazal Subaşı sektörümüzün kendini geliştiren oyuncularından bir tanesi. Sidharth Malhotra da Bollywood’un en sevilen oyuncularından birisi. Halka dizisine doyamadığımızdan dolayı bu ikiliyi aksiyonlu bir polisiye filminde görmek isteriz.

12. Barış Arduç & Katrina Kaif

Barış Arduç, Türkiye’nin en yakışıklı oyuncularından bir tanesi. Katrina Kaif ise Bollywood’un en güzel oyuncularından bir tanesi. Katrina’nın aksiyon tarzını daha çok sevdiğimiz için ve Barış’ın Çukur’daki Arık Böke rolüne doyamadığımız için bu ikiliyi aksiyon filminde görmek isteriz.

13. Aytaç Şaşmaz & Alia Bhatt

Aytaç, son zamanlarda yükseliş yaşayan yeteneklerden birisi. Alia Bhatt ise genç yaşına rağmen büyük başarılar elde etmiş bir oyuncu. İkisinin de dram oyunculuğuna çok güvendiğimiz için, bu ikiliyi sağlam bir aşk filminde görmek isteriz dramı da bol olsun.

14. Boran Kuzum & Shraddha Kapoor

Boran Kuzum hem tarzıyla hem de oyunculuğuyla ilgimizi çekmeyi başardı. Shraddha Kapoor ise Bollywood’da hem güzelliğiyle hem yeteneğiyle hem de sesiyle kalbimizde yer edindi. Bu ikiliyi dram filminde kesinlikle izlemek isteriz. Boran bateri çalıp, Shraddha ise güzel sesiyle şarkı da söyleyebilir tabii.

15. Metin Akdülger & Deepika Padukone

Metin Akdülger’i ne kadar övsek az. Hem yakışıklılığıyla hem de yeteneğiyle göz dolduran isimlerden. Deepika’yı ise anlatmaya gerek yok izlemek yeterli. Bu ikiliyi birbiriyle rakip iki holding sahibi olarak görmek isteriz.

16. Burak Dakak & Ananya Panday

Burak Dakak genç yaşına rağmen çok büyük performans sergileyen bir oyuncu. Çukur’daki Akın Koçovalı karakteri uzun yıllar geçse de unutulmayacak gibi görünüyor. Ananya ise yeni neslin en potansiyelli oyuncularından birisi. Bu iki genç oyuncu, okul temalı romantik komedi filminde bir araya gelse çok güzel olur.

17. Uraz Kaygılaroğlu & Kriti Sanon

Uraz’ı komedi rolleriyle tanısak da dram konusunda da yetenekli olduğunu kanıtladı. Kriti Sanon’un ise yeteneği tartışılmaz. Fakat ikisinin de komedi yönünü çok sevdiğimiz için güzel bir komedi filminde görmek isteriz.

18. Caner Cindoruk & Priyanka Chopra

Sadakatsiz Volkan’ı her ne kadar boğmak istesek de Caner Cindoruk’a büyük hayranız. Priyanka Chopra ise hem Hindistan’da hem de Amerika’da kendini çoktan kanıtlamış bir oyuncu. İkisinin dram performanslarına güvendiğimiz için bol ağlamalı bir dram filminde izlemek isteriz.

19. Ekin Koç & Tripti Dimri

Ekin’i anlatmaya kelimelerimiz yetmez kendisine Sana Bir Sır Vereceğim’den beri hayranız. Tripti ise ilk filminde gösterdiği performansla hepimizin ağzını açık bıraktı. Bu ikiliyi tarihi dram filminde izlemek isteriz.

20. Alperen Duymaz & Sara Ali Khan

Sara neşeli tavrıyla ve oyunculuk performansıyla bizi kendine hayran bıraktı. Alperen ise kısa sürede büyük yol katetti. Sara’nın komedi performansını daha çok sevdiğimiz için ve Alperen’in de komedi yönünü görmek istediğimiz için bu ikiliye romantik komedi yakışırdı.

21. Alina Boz & Varun Dhawan

Varun Dhawan, her ne kadar komedide çok iyi olsa da onun dram oyunculuğuna da hayranız. Alina ise her rolün altından kalkabilen bir oyuncu. Biz bu ikiliyi dramda izlemek isterdik.

22. Esra Bilgiç & Shahid Kapoor

Esra Bilgiç’in Ramo’daki doğal oyunculuğuna hayran kaldık. Dramı kadar komedisi de muhteşem. Shahid Kapoor’un ise yeteneği tartışılmaz. Biz bu ikiliyi komedisi bol aksiyon filminde görmek isteriz.

23. İpek Filiz Yazıcı & Rohit Saraf

İkisi de çok genç, ikisi de çok yetenekli. Aşk 101 Işık her ne kadar masum, aşka inanan iyi kalpli biri olsa da bu sefer İpek’i havalı, bad girl tarzında izlemek isteriz. Kendisine Rohit Saraf da eşlik ederse muhteşem olur. 

Menajerimi Ara 10. Bölüm Fragman Yorumu! | Neler Olacak?

Korktuğumuz başımıza gelmedi. Fragmanlar 10/10 maşallah. Önce, Kıraç’ın bir şekilde anlayıp ya da öğrenip Dicle’yi bu durumdan kurtarmasını gördük, tabi Beren’in yaptığını saklamayıp ifşa etmesini de aynı zamanda. Büyük bir oh çektik ne yalan söyleyeyim. Şımarık bir zavallı olarak, çok daha fazlasını hak ediyor tabi ama bu da şimdilik yeterli. Minik kelebeğim Dicle’ye suç kalmasın da..

 

 

 

 

 

 

 

 

Sonra Barış dengesiz Havas’ın Emir’i görüp kıskançlık kudurmasını. 🤓 Ama biz uyardık, kaç kere söyledik, yanlış yapıyosun kral dedik. Dinlemedi ki zırto. Neyseki aklı başına geliyor da, yavaştan çözülecek gibi artık şu saçmalık. Beren’le zoraki sürdürdüğü ilişkisi bir an önce bitip Dicle’yle yoluna baksa süper olacak. Tabi senaristlerimiz illa ki Beren’i daha şeytan, sürekli kötülük planlayan birine dönüştürür muhtemelen ama napalım. Başa gelen çekilir.

Kıraç & Dicle konuşması iki saniyelik görünmüş olsa bile hepimizin içine dokunmaya yetti her zamanki gibi. Bu baba kız bizim vicdanımıza oynuyor sürekli. 🥺 Haksızlık bu, ben hala çok kızgınım o adama. 

Dicle’nin ilk baştaki hali gibi olmaması, olumlu anlamda değişmesi beni çok sevindiriyor. Demek istediğim, kendini ezdirmiyor, sesini çıkarıyor. Tepkisini gösteriyor bir şekilde. Beren hadsizine söylediği “ailenle aran açıldıysa benim suçum değil” cümlesi de, Barış’a çektiği “hayırdır ne hakla trip atıyorsun, kimsin ki” dozundaki ayar da çok güzeldi. Böyle devam.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Beren’in saçmalıklarından gerçekten çok sıkılmış durumdaydık. Umarım annesi fazla yumuşak davranmayıp gereken tavrı koyar bu yalan konusunda, tabi yalan demişken, büyük sırrın ortaya çıkma durumu da var.. Kıraç’ın evliliği bu sefer cidden tehlikede gibi. Bakalım nasıl hallolacak.

Barış’ın nihayet Beren’in yüzüne gerçekleri haykırması da bir diğer iyi şey. İnşallah o sahnede ayrılmışlardır. Sonra kırdığı için özür dileyecekse dilesin ama sanmıyorum Beren’in sakinleşip Dicle’den nefret etmeyi bırakacağını. 

Oyuncu hikayeleri konusunda pek bir şey görmedik ama onu da merak etmiyor değilim. Dizinin asıl konusu için önemli bir konu sonuçta malum.😂 Göreceğiz. Görüşmek üzere! 

Menajerimi Ara’yı Neden Sevdik?

Uyarlama dizilerin ülkemizde başarıyla hazırlandığını ve izleyici tarafından genellikle beğenildiğini biliyoruz. Henüz yeni sayabileceğimiz Menajerimi Ara da onlardan bir tanesi. Güzel kadrosu ve neşeli atmosferiyle bizleri mutlu eden bu diziyi neden sevdik, gelin biraz bahsedelim.

1- Oyuncular, karakterler ve ilişkiler

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Başta Ahsen Eroğlu olmak üzere, oyuncular dizideki rollerini gerçekten çok güzel giymiş. Canan Ergüder’in kriz yönetmekle hayatı geçen başarılı bir menajer olduğuna, Barış Falay’ın çıkarcı, biraz küstah hallerine, Denizcan Aktaş’ın fakir bir hayattan gelen ve ünlülüğe alışmakta zorluk yaşayan genç bir yıldız olduğuna inanıyorsunuz izlerken.

Daha sayamadığım birçok isim, Çınar, Emrah, Gülin karakterlerini canlandıran isimler de dahil olmak üzere başarılı performanslar sergiliyor. İlişkilere gelince, Çınar ve Feris arasındaki eğlenceli dostluk, Dicle ve Feris arasındaki keyifli ilişki, Çınar’ın asistanı Emrah’la olan ilişkisi bile çok güzel. Ve tabii ki en önemlisi, hikayenin de kilit noktası olan Kıraç-Dicle. Bunların hepsi seyir zevki inanılmaz yüksek olan şeyler. Patron çalışan olsalar da Feris’le Dicle’nin bundan öte olması, her hafta her sahnede sinir krizleri geçirsek de Kıraç’ın duygusuz olmaması ve kızına karşı yavaştan gösterilmeye başlanan hisleri..

2- Akış

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dizinin insanı boğmayan, sürükleyici havasını çok seviyorum. Gerek müziklerle, gerek diyaloglarla o ferah eğlenceli mod yansıtılırken, araya dozunda serpiştirilen gerginlikler ve duygusallıklar da çok tadında oluyor. Her bölümde konuk edilen ünlüler de işi daha keyifli kılıyor. Tanıyıp sevdiğimiz simaları, kendi isimleriyle görmek, dizinin konseptine olan sevgimizi artırıyor diyebilirim.

3- Görsellik

Estetik haz bağımlısı biri olarak, söylemeden asla geçemem. Dizinin çekimleri, dekorları, açıları, renkleri, kostümleri çok çok güzel. Tonlar insanları mutlu ediyor, açılar mest ediyor, styling desek zaten şahane. Hem kadınlar hem de erkekler gayet güzel giydiriliyor genelde. Ayrıca özenli, hepsinin başından beri oluşturulup bize sunulan belli bir tarzı var ve o korunuyor. Bu da karakterin inandırıcılığını pekiştiriyor gözümüzde. Çekene de, yönetene de, seçene de hepsine helal olsun.

4- Konular

Menajerimi Ara’nın zaten cazip bir konusu var evet. Başından beri merak uyandıran, özellikle de sosyal medyayı aktif kullanan genç kitle yani bizler için çok iyi bir konu. Ama mesele sadece sektörden bahsediyor olmaları değil. Arkaplanda yaşanan sorunları, dönen oyunları, herkesin ayrı ayrı yaşadığı zorlukları ve tabii ki günün sonunda gelecek olan tepkileri, beklentileri, işin içinde ne kadar çok değişken olduğunu da ele almaları. Her gün maruz kaldığımız onca şeyin detaylarıyla göz önüne serilmesi, takdir edilesi. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bunlar ve daha birçok sebeple, biz Menajerimi Ara’yı çok seviyor ve yayın hayatının uzun soluklu olmasını diliyoruz! Sizin sebepleriniz neler? 

error: Korunan İçerik!