tds_thumb_td_300x0
‘Kızım’ İzlemeniz İçin 5 Sebep!

İlk tanıtım fragmanı geldiği zaman bir an önce çıksa da izlesek dedik, daha ilk tanıtımda bile içimize işlemeyi başarmıştı çünkü ‘Kızım’. Buğra Gülsoy ve Beren Gökyıldız’ın baba-kızı canlandırdığı, ilk bölümü çarşamba günü yayınlanan ve 2.haftasında gün değişikliğine gidip cumaya alınan dizi şaşırtıcı bir şekilde başarılı oldu. Gün değişmesi ve tv8’de olmasına rağmen rating sonuçları çok iyiydi. E biz de sevindik haliyle. Allah bu diziye Arka Sokaklar ömrü versin diyelim o zaman. Eğer hala izlemediyseniz yazıdan ayrılmayın. İşte Kızım izlemeniz için 5 sebep; 

1) Sımsıcak bir baba&kız hikayesi 

Öykü ve Demir

8 yıl sonra babasına kavuşan Öykü ve 8 yıl sonra birden çocuğu ortaya çıkan Demir. Bu ikiliyle bir baba & kız ilişkisinin günden güne evrilişini izleyeceğiz. Buğra Gülsoy’un o her şekilde kendini izlettiren ve hayran bıraktıran oyunculuğu ile minik Beren’in kendinden büyük o performansının birleşmesiyle ortaya harika bir şey çıkıyor. Sanki gerçek bir baba kız izliyor gibiyiz.

 

2) Oyunculuklar

Buğra Gülsoy’un kendine has temiz ve güzel bir oyunculuğu var. Hem çok iyi güldürüyor, hem de çok iyi ağlatıyor. İzlerken asla sıkılmıyorsunuz ve akıp gidiyor. Beren’e gelince de nasıl övsem bilemiyorum. Küçücük boyuyla dev bir oyunculuk sergiliyor bizim minik kız! Geçen sene Pantene Altın Kelebek Ödülleri’nde en iyi çocuk oyuncu seçilmesine asla şaşırmıyorsunuz izledikçe. Karşımda sanki kocaman biri var ve mimiklerini, ses tonunu o kadar iyi kullanıyor, o kadar güzel ağlıyor ki… Sırf Beren için bile izlemeye değer.

 

 

3) Dram

Daha şimdiden Öykü’nin hastalığı nedeniyle neler olacak diye diken üstünde izliyoruz, belirtiler yavaş yavaş kendini göstermeye başladığında halimiz ne olacak kim bilir? Tanıtım fragmanındaki gibi Öykü’nün Demir’i hatırlayamayacağı günler de gelecek.. Demir’in yavaş yavaş baba oluşunu ve sorumluluklarını kabul etmesiyle ortaya harika dram sahneleri çıkıyor. Ve Öykü’nin hayatta bir tek babasının olması ve onun da dediği gibi her ne kadar ona kızsa da bağırsa da gidecek bir yerinin olmaması ikisini birbirine daha da kenetliyor. Ve Demir’in Öykü’ye tamamen bağlanacağı, hastalığını öğreneceği zaman için mendillerimizi şimdiden hazırladık…

4) Komedi

E ağladığımız yeter, biraz da gülelim dimi? Bu ikilinin absürd baba kız ilişkisi ortaya çok komik unsurlar çıkartıyor. Çünkü Demir babalığı bilmiyor! Öykü’nün saçını örerken girdiği hallere bir bakın… Birbirleriyle uğraşıp laf sokmaları bile o kadar güzel ki 🙂 İki saniye önce ağlarken Demir’in bir lafıyla gülmeye başlıyorsunuz falan. Bu dizi sizi ikizler burcu yapabilir, aman dikkat! 

5) Aşkın geri planda olması

Günümüz dizileri aşk, entrika, üçgenler, ihanet, gene aşk derken iyice sıkıcı bir hal aldı. Hepimizin içini ısıtacak bir diziye ihtiyacımız var diye söylenirken Kızım imdadımıza yetişti! Belki de hepimizi en hafifleten unsur aşkın geri planda olması, çoğunlukla Demir ve Öyküyü izleyecek olmamız. Demir&Öykü ilişkisinin yanında Candan&Öykü ilişkisi de gün geçtikçe güçleniyor ve birbirlerine bağlanıyorlar. Candan’ın da yıllar öncesinde kardeşini kaybetmesi, kendini suçlamasıyla Öykü’ye neden bu kadar sahip çıktığını, sevip kolladığını anlayabiliyoruz. Candan ile Demir’in arasındakiler veya Öykü’nün annesinin çıkıp gelmesiyle olaylar nasıl gelişir bilmiyoruz, ama şu anlık aşk unsurunun geri planda olması ve Demir’in Candan’dan hoşlanışını yavaş yavaş işlemeleri çok güzel. Sonuçta bu bir baba kız hikayesi.

 

Bu mis gibi dram hikayesine başlamanız için size mis gibi nedenler sunduk! Ağlamak istiyorsanız bir an önce başlayın derim. İyi Seyirler 😉

Doctor Strange 2 Onaylandı!

Benedict Cumberbatch’i Sherlock olarak izleyemediğimiz için kızgın olsak da, Doctor Strange ile kalbimizi tekrar feth ettiğini söyleyebiliriz! 4 Kasım 2016’da vizyona giren Doctor Strange ile Benedict Cumberbatch’i Marvel evreninde Stephen Vincent Strange olarak izledik. İlk filmde ellerini bir kaza sonucu yitiren başarılı bir cerrahtan, iyileşmek için yollara düşen ve bir büyücünün yardımıyla mistik güçler kazanan bir insana dönüşmüştü.

Kara büyü ile ilgili bir film olduğundan dolayı diğer Marvel filmlerinden bir tık farklıydı. Bu ilk filmle güzel bir beğeni toplayan Dr. Strange’in 2.’sinin de geleceğinin Kevin Faige tarafından onaylandığını duyduk. Bu haber bizi epey sevindirdi. Neden mi? Doctor Strange’i ilk filmden sonra Thor: Ragnarok ve Infınıty War’da da izlemiştik. Marvel evreninde mistik güçleriyle özel ve güçlü bir konuma gelen Doctor Strange’in önümüzdeki filmlerde rolü epey büyük olacak diyebiliriz. Hatırlarsanız Infınıty War’da milyonlarca alternatif gelecek evreni görüp canı pahasına korumaya yemin ettiği taşı Thanos’a verişine şahit olmuştuk. Çoğu teoride taşı vermesinin nedeni olarak kazandıkları sadece bir olasılıkta bunu vermesi gerekiyordu olarak düşünülüyor. Taşı verse de filmin sonunda toz olanlardan biriydi, gerçeklikten silinmişti. Ama bu kesinleşen 2. film onayıyla beraber ölmeyeceği ve bir şekilde geri geleceği doğrulanmış oldu diyebiliriz. Şimdiden Benedict Cumberbatch’i tekrar Doctor Strange olarak solo bir filmde göreceğimiz için heyecanlanlıyız! Merakla bekliyoruz.

Yeni Başlayanlar İçin Rehber: Marvel Sinematik Evreni Film İzleme Sırası!

Milyonlarca hayranı bulunan Marvel evreninin çizgi romanlardan sonra sinematik dünyada da hızla popülerleştiğini biliyoruz. Bu evrende sayısız süper kahraman olsa da beyaz perdeye aktarılanlar sayılı. Bu yazıda “Marvel filmlerini izlemek istiyorum ama nerden başlasam bilmiyorum.” , “Filmlerin hepsini karışık izlediğim için hiç bir şey anlamadım.” , “Tekrar izlemek istiyorum, bunların sırası neydi?” diyenler için, Marvel sinematik evreninin sadece filmlerini kronolojik olarak, izleme sırasına göre sıralayacağım. Bu yazıdan sonra izlemeye başlarsanız, şimdiden iyi seyirler! Çok geç kaldınız benden söylemesi…

1- Captain America: The First Avenger

Askeriyeye katılmak isteyen fakat çelimsiz ve güçsüz bulunduğu için uygun görülmeyen Steve sonunda özel ve çok gizli bir araştırma projesine gönüllü olarak katılır ve orduya girmeyi başarır. Bu gizli deney ve üzerinde uygulananlar sayesinde, süper güçlere ve lider özelliklerine sahip cesur bir kahramana dönüşür… Steve Rogers artık Amerikanın en güçlü ve yenilmez kahramanı olacaktır.

2- Iron Man

Tony Stark, hem mühendislik dahisi hem de bir playboydur. Kendi ülkesinde füzeler ve silahlar üretmektedir. Afganistan’da yeni silahını tanıtırken teröristler tarafından esir alınır ve yaralanır. Onu kaçıranlar, kendileri için bir füze yapmasını isterler. Tony ise bunun yerine zırhlı bir giysi yaparak esir tutulduğu yerden kurtulur. Tony’nin hayatı ise artık tamamen farklı bir şekle bürünmüştür. Bu durumla baş etmeye çalışacaktır.

3 – Iron Man 2

Tony Stark Iron Man’in ta kendisidir ve bu özelliğini bütün dünya ile paylaşmıştır. Teknolojisini ise orduyla ve hükümetle paylaşması için iktidar, basından ve halktan baskı gören Tony, bilginin yanlış ellere geçmesinden korktuğu için Iron Man zırhının sırrını açıklamaz. Beraberinde Pepper Potts, ve James Rhodey Rhodes ile birlikte, Tony yeni ittifaklar kurar ve yeni büyük düşmanlarla savaşır.

4- The Incredible Hulk

Bilim adamı Bruce Banner bir türlü bastıramadığı öfkesinin panzehirini bulabilmek için dünyanın her yerini gezer. Ama ondaki güçlerden yararlanmanın hayalini kuran savaş yanlıları, ne onun ne de canından çok sevdiği kadın olan Betty’nin peşin bırakmazlar. Zeki doktorumuzun peşinde bir düşman vardır; Abomination. Bu canavarın güçleri Hulk’un güçleriyle birebirdir. Ülkeyi yıkıma uğratacak bu felaketten kurtarmak isteyen Bruce Banner, kendi içinde açığa çıkmayı bekleyen gizli kahraman/canavardan bir kez daha yardım almak zorundadır. Bundan sonraki hayatını ya Bruce Banner olarak huzur içinde geçirecek ya da kalıcı olarak yeşil canavara, Hulk’a dönüşecektir.

5- Thor

Düşüncesiz tavırları yüzünden bir savaşı tekrar başlatan Odin’in oğlu, güçlü ve kibirli yarı tanrı Thor, Odin tarafından dünya’ya sürgün edilir ve sadık çekici de onunla birlikte onu hak edecek erdemliğe tekrar ulaşana kadar mühürlenir. Dünyada insanlar arasında yaşamaya mecbur bırakılmıştır. Ait olduğu dünyanın en tehlikeli kötü adamı, kardeşi gibi gözüken ama arkasından kuyusunu kazan Loki, karanlık istila güçlerini Dünya’yı ele geçirmek için yollayınca kahramanımız Thor, gerçek kimliğini ortaya koyma pahasına savaşır.

6- The Avengers

SHIELD örgütünün başındaki isim Nick Fury, tüm dünyanın güvenliğine karşı büyük bir tehdit oluşturan bir düşmanla karşı karşıya kalır. Fury, dünyayı yaklaşan bu felaketten kurtarmak için en cesur ve en ‘süper’ kahramanlardan oluşan bir ekip kurar.

7- Iron Man 3

Üçlemenin son filminde, kahraman ve mucit olan Tony Stark, bu sefer gücü sınırsız bir düşmanla, Mandarin ile karşı karşıya geliyor. Yarattığı silahları, zırhları başka amaçla kullanmak isteyen düşmanlarından sonra kendisini bir çöküntü içinde bulan Tony Stark’ın, sevdiklerine daha fazla zarar gelmeden bu işe bir son vermesi gerekmektedir.

8 – Thor: The Dark World

Babası tarafından güçleri elinden alınarak dünyaya sürgün edilen Thor çekicini yeniden kullanarak kendi hükümdarlığı olan Asgard’a geri dönme onuruna nihayet ermiştir. Thor’un macerası dünyayı ve 9 Diyarı, karanlık bir düşmandan kurtarmak için verdiği savaşla devam ediyor. Thor, evrenin her yerinde düzeni yeniden sağlamak için savaşıyor ama intikam peşindeki Melakith’in başını çektiği bir yarış, kainatı yeniden karanlığa döndürmek için geri dönüyor. Odin ve Asgard’ın bile karşı koyamadığı bir düşmanla karşı karşıya gelen Thor şimdi en tehlikeli yolculuğuna çıkıyor. Bu yolculuk, onu Jane ile yeniden birleştirecek ve bizleri kurtarması için her şeyini feda etmek zorunda bırakacak.

9- Captain America: The Winter Soldier

Yenilmez kahramanımız 90larda geçen ilk filmden sonra günümüzde geçen bir devam filmiyle geri dönüyor. Steve Rogers, SHIELD örgütü ile işbirliği içinde dünyaya ayak uydurmaya çalışıyor. Öykü bu sefer sosyalist dönem Rusya’sına uzanıyor. SSCB döneminde özel kuvvetler içerisinde gizli deneylerle alıkonarak yetiştirilen ve Winter Soldier (Kış Askeri) adı verilen bir adam kiralik katil düzeninde bir ölüm makınasıdır. Beynindeki tüm anılar, bilgiler silinerek bir katile dönüştürülmüştür. Kaptan Amerika yanına yeni tanıştığı dostu Falcon’u ve Kara Dul’u da alıp bir güç koalisyonu oluşturarak bu düşmanla bir savaşa girerler. Fakat bu askerin asıl kimliği Steve’i zora sokacak kararlar vermeye zorlayacaktır.

10- Guardians of the Galaxy

Galaksinin Koruyucuları, evreni ele geçirmek isteyen düşmanları durdurmaya çalışan hapishaneden kaçan bir grup suçlunun hikayesini konu ediyor. Star-Lord lakaplı maceracı Peter Quill, esrarengiz bir küreyi çalınca güçlü ve hırslı bir kötü adam olan Ronan’la karşı karşıya gelir. Ronan’ın amacı küreyi ele geçirip evren için tehdit oluşturmaktadır. Quill, ondan kurtulmak isterken kendisini birbiriyle hiç bir ilgisi olmayan uyumsuz bir ekibin içerisinde bulur; tehlikeyi yok etmek isteyen Star-Lord, silahlı bir rakun Roket, Rakun’un  yoldaşı olan ağaç Groot, tehlikeli yeşil kadın Gamora ve intikam hırsıyla yanıp tutuşan Yokedici Drax ile bir maceraya atılırlar. Galaksinin Koruyucuları olarak anılan bu beşli, evren için gerçekten tehlike arz eden bu kürenin gücüne ve peşindeki düşmanlarına karşı ne yapacaktır?

11 – Guardians of the Galaxy vol 2

“Galaksinin Koruyucuları 2” filminde ekip uzayın farklı noktalarına yolculuklar ederken bir yandan da galaksiyi korumak adına farklı maceralara girer. Koruyucular, artık aileleri haline gelen ekipte birbirlerini düşmanlara karşı korumak için savaşırken, Star-Lord olan Peter Quill’in gizemli geçmişinin sırları da çözülmeye başlıyor. Babasına kavuşan Peter’ı beraberinde hiç ummadığı olaylar bekliyor.

12- Avengers: Age of Ultron

Diğer filmlerden farklı olarak bu film, kahramanlarımızın ilişkilerine, duygusal dünyaları ve derinine iniyor.. Iron Man, barışın sağlanması için bekletilen bir sistemi yeniden başlatmak ister ve bir yapay zeka yaratıp dünyaya barışı getirmeye çalışır fakat Robot kontrolünden çıkıp dünyayı ele geçirmek ister. İşler hiç de Tony’nin umduğu gibi gitmeyince Avengers tekrar bir araya gelir. Ultron acımasızlığıyla ilerlemekte ve insanoğlunun soyunu tüketmek için korkunç planlar peşindedir. Yenilmezler bir araya gelip savaş başladığında, yeni gizemli karakterler ve gizli ittifaklarla gerilim iyice artar.

13 – Ant-Man

Eşiyle ayrı olan, bir kızı olan ve hapishaneden yeni çıkmış, bir daha hırsızlık işlerine adımını dahi atmayacağına yemin eden Scott Lang arkadaşlarını kıramaz ve büyük bir soygun için hazırlanırlar. Fakat o kadar uğraş verdikleri kasa açıldığında içinde sadece büyülüp küçülmeye yarayan bir kostum vardır. Scott bu kostümün sahibi Hank Pym ile tanışır ve Hank, Scott’ı ant-man olmak için eğitir, kızı ve bu kahramanla bir maceraya atılırlar.

14 – Captain America: Civil War

Serinin çok sevilen iki kahramınını karşı karşıya getiren bu film, soluğunuzu kesecek! Onları bu sefer aynı tarafta izlemeyeceğiz. Age of Ultron’da yaşanan büyük felaketten sonra devlet, daha da kötü felaketlerin önüne geçmek için Avenger’ları kendi bünyesine bağlayıp düzenlemek ister. Şans eseri, Sokovia’da oğlu öldürülen bir anneye rastlayınca kendisini daha da fazla suçlu hissettiği için bu anlaşmayı kabul eden tarafın başında Tony Stark gelir, Avengerlar ikiye ayrılır. Hükümet baskısı olmadan insanlığı korumak isteyen tarafın başında da Captain America vardır. Çok sevdiğimiz Avengerlar ikiye ayrılarak istemediğimiz bir savaşa girerler.

15- Black Panther

Babasının ölümünden sonra Wakanda Kralı olan T’Challa, hakkı olan tahta sahip çıkmak için izole yaşayan ancak teknolojik açıdan ileri seviyede olan halkına geri döner. Ancak güçlü bir eski düşman yeniden ortaya çıktığında, T’Challa’nın yeterliliği, Wakanda’nın ve tüm dünyanın kaderini tehlikeye atan korkunç bir çatışmaya girince test edilir. İhanet ve tehlike ile karşı karşıya kalan genç kral, düşmanlarını yenmek, halkının güvenliğini ve yaşam 17- Doctor Strangebiçimini korumak için müttefiklerini toplamalı ve gücünü serbest bırakmalıdır…

16- Spider-Man: Homecoming

Yenilmezler ile yaşadığı maceradan sonra onların arasına tekrar katılmak için gün sayan Peter Parker, şuanlık sadece mahallesini korumaktadır. Büyük tehdit oluşturacak bir düşman gördüğünde, kendisini Tony Stark’a kanıtlama gayesiyle düşmanın peşine düşer fakat hayatındaki değerli insanlar tehlike içerisindedir.

17 – Doctor Strange

Başarılı, egolu ve kibirli cerrah Stephen Strange, geçirdiği trajik kaza sonucu her şeyi olan ellerindeki sinir hücrelerini kaybederek hiç bir şey yapamayacak hale gelir. Şans eseri, Tibet’te yaşayan ve tüm yaraları iyileştirebildiği söylenen bir büyücünün varlığını öğrenir ve oraya doğru yola çıkar. Fakat kendisini daha büyük mistik güçler beklemektedir.

18 – Thor: Ragnarok

Asgard’dan uzakta, Sakaar gezegeninde hapsolan Thor, buradan çıkmanın yollarını aramaktadır. Bir an önce geri dönüp yıkımın eşiğinde olan diyarını kurtarması gerekmektedir fakat çekici de yanında değildir. Ragnorak kehanetinin zamanı gelmiştir ve büyük kızkardeşi Hela Asgard’ı ve tüm insanları yok etmek istemektedir. Sakaar gezegenindeki arenada dostu Hulk ile karşı karşıya gelir fakat Hulk Bruce Banner’ı alt edip 2 senedir çıkmasına izin vermemiştir, bu yüzden öfke katsayısı tavandır ve Thor’u görmezden gelir. Asgard’ı kurtarmak için sayılı zamanı kalmıştır. Sonunda geri dönen Bruce, kardeşi Loki ve Sakaar’da onu yakalayan eski Asgard savaşçısı bir Valkyrie ile beraber bu garip gezegenden çıkıp Asgard’a giderler ve savaş başlar.

19 – Avengers: Infınıty War

Evrenin yarısını yok ederek barışı ve huzuru geri getireceğini düşünen Thanos, kendine yaptırdığı eldivene sonsuzluk taşlarını toplayarak sonsuz güce ulaşmaya çalışmaktadır. Bütün kahramanlarımız bir araya gelerek evrenin neredeyse sonunu getirecek olan bu büyük felaketi engellemeye çalışırlar.

20 – Ant-Man and the Wasp

Yenilmezlerin savaşında yer aldıktan sonra ev hapsine tutulan Scott Lang hem bir kahraman olmanın sorumluluğunu hem de babalık görevini yerine getirmeye çalışmaktadır. Quantum boyutuna indikten sonra Hank Pym’in yıllar önce kaybettiği eşinin o boyutta hala yaşadığına dair bir ipucu alırlar ve Hank Pym eşini geri getirmek için Scott’tan yardım ister. Bu sırada da Hank Pym’in laboratuvarını ele geçirip kendisini iyileştirmeye çalışan bir düşmanla karşı karşıya gelirler.

Sherlock’ta Favori 15 Sahnemiz!

5.sezonunu beklerken gözümüzün yollarda kaldığı, büyük hasretler çektiğimiz dizimiz Sherlock’un yönetmeni ve senaristinden gün geçtikçe kötü haberleri almaya devam ediyoruz. “Altı üstü bir sezon çekeceksiniz kardeşim, ne diye bu kadar bekletiyorsunuz?” diye isyan etmekten kendimizi de geri alamıyoruz tabi. 5. sezonu hala ümitle ve sabırla bekleyen siz okuyucularımıza kısa bir özlem gidermek için bu yazımda Sherlock’un en sevdiğimiz, etkisinden günlerce çıkamadığımız 15 sahnesini ele alacağım.

‘Bir mucize daha, Sherlock, benim için ölme. Sadece benim için, yapabilir misin?’

1.) John’un Sherlock’u ölü sandığı ve mezarının başına geçip konuşması. John’un çaresizliğini iliklerine kadar hissettirdiği bu sahnede Sherlock’tan sadece bir mucize olarak ölü olmamasını istemesi, konuşurken sesinin titreyişi, kendine engel olamayışı… Tamamen gözyaşlarınızı durduramayacağınız bir sahne.

2.) Sherlock’un, içinde istediği fotoğraflar bulunan Irene’in telefonunun şifresini çözdüğü sahne… Efsanelerden biri. Irene’nin Sherlock’a bir duygusal bağ beslediğini Sherlock’un anlaması ve şifreyi bulması harika bir detaydı. ‘Sherlock’a kilitlendim.’ Ah Irene’ciğim, biz de öyle.

‘Güle güle John…’

3.) İzlerken hepimizin nefesini kesen, başrol olduğu için ölmeyeceğini düşünsek de yürekleri ağza getiren sahne. Atlamadan hemen önce John’la konuşmaları da sahneyi duygusal yapan unsurlardan biri.

4.) Sherlock’un düğün konuşması… Her ne kadar soğuk bi insan gibi gözükse de Sherlock’un hazırladığı konuşma ilk saçmalaması ve sonradan duygusala bağlaması yönünden çok güzeldi. John’un kalkıp ona sarıldığı sahnede hepinizin gözlerinin dolduğunu biliyorum!

5.) John’un Sherlock’u karşısında gördüğü an! John Sherlock’u ölü bildiği için ee doğal olarak 2 sene boyunca da tek bir mesaj bile bırakmadığı için karşısına çıkıp yaşadığını öğrenince çok sinirlendi. Tek istediği yaşadığını belirten bir mesaj, bir nottu. O an Sherlock’u bencillikle suçlayıp o 2 yılın acısını fena halde çıkarttı diyebiliriz! 😀 Benim için izlemesi keyifli bir sahneydi.

6.) Kardeşler… Her ne kadar takıntılı bir psikopat olduğunu düşünsek de Eurus ve Sherlock’un karşılıklı keman çalması çok güzeldi. Sadece ilgi istediği ve göremediği için bunca oyuna kalkışan bu kızı Sherlock’un yanında böylesine sakin ve huzurlu görmek şaşırtıcıydı.

‘- Benim adımı bile bilmiyorsun. + Mary Watson sana yetmez mi? – Evet, tanrım evet! +O zaman benim için de yeterli. ‘

7.) Mary’nin John’a geçmişiyle ilgili söylediği tonla yalandan sonra, John’un onu affetmesi kısa sürdü. Çünkü onu seviyordu. Bu yeterli bir sebepti.

8.) Mary’nin Sherlock’u vurduğu sahne… Evet hepimiz burada ona kızdık ama sonradan nedenlerini anlayınca affetmiş olabiliriz. Bu sahnede Sherlock’un vurulduktan sonra ölmemesi için nasıl düşmesi gerektiği ile ilgili zihin sarayında Molly ile beraber düşünmesi… Harikaydı!

9.) Ameliyattayken gördüğü rüyada Moriarty’nin ona John’un tehlikede olduğundan bahsetmesi ve Sherlock’un kalp ritminin normale dönmesi! Bu nasıl güzel bir ayrıntıydı? Sherlock’un zaafının ve hassas noktasının John olduğu gözler örüne serilmişti.

‘Sherlock aslında bir kız ismi.’

10.) Sherlock ve John’un helikopter önünde vedalaştığı sahne… Çok tatlı değil miydi?

11.) Mary’nin ölümünün ardından duygusal çöküş yaşayan John’a Sherlock’tan destek…

12.) Sarhoşken ‘Who Am I’ oynadıkları sahne çok tatlı değil miydi? Sherlock’un üzerinde kendi adı var ve o kişiyi tahmin etmeye çalışıyor. John’a sorduğu ‘insan mıyım’ sorusundan sonra John’un ‘bazen’ demesi çok güzel bir göndermeydi. 😀

‘Ben Sherlock Holmes’üm. Tabi ki şapkamı takacağım.’

13.) Uzun bi aradan sonra gazetecilerin karşısına çıkmaya hazırlanan Sherlock ve ikonik sözü. Herkes onu bu garip dedektif şapkasıyla ve uzun kabanıyla tanıyor tabi ki! Sherlock’un olmazsa olmazlarından.

‘Benim arkadaşlarım yok. Sadece bir tane var.’

14.) Sherlock’un o tüm saçmalamalarını, garipliklerini, kahrını, çilesini her şeyini bu dünyada çekebilen sadece bir insan var. O da John Watson. Sherlock ta bunu çok iyi biliyor. Onun arkadaşları yok, sadece bir arkadaşı var. :’)

‘Bu… mükemmeldi.’

15.) Son olarak, her şeyin başladığı gün. İlk tanıştıklarında Sherlock’un ilk görüşte John hakkında her şeyi çıkarımlarıyla bilmesi John’u hayli şaşırtmıştı. Takside giderlerken bunu nasıl yaptığını sormuştu. Sherlock ta bizim bayıldığımız o muhteşem hızlı konuşmasıyla bir bir anlatmıştı. John’un Sherlock’tan ilk etkilendiği sahne diyebiliriz. 🙂

bonus! aşırı cool bi sahneydi dimi? 
Yılların Eskimeyen Dizisi: Friends

Çoğu yabancı dizi severler için yıllar geçse de hayatında izlediği en iyi dizi olarak adlandırdığı Friends’i ve karakterlerini şöyle bir tanıyalım mı? Kimdir bu ‘Friends‘ ?

1994-2004 yılları arasında yayımlanan, her bölümü yaklaşık 20 dakika civarı olan, toplam 10 sezon süren bir ABD yapımı olan bu dizi, üçü kadın üçü erkek altı yakın arkadaşın başından geçen komik maceralar, hayatlarına giren insanlarla ve birbirleriyle ilişkilerini, dostluklarını konu alıyor. Ayrıca dizinin introsu da ‘I will be there for you’ sözleriyle beraber efsaneleşmiş durumda.

Bu yapımın bu denli sevilmesinin en büyük nedenlerinden biri de izlerken her karakterin kendine özel bir şekilde şakalarını, tepkilerini, mimiklerini, yaşadıklarını aktarıp onları izleyenleri kahkahaya boğması.

      O sıcak dostluk ortamına siz de giriyorsunuz ve onlarla beraber her şeyi yaşıyorsunuz. Onlarla beraber gülüyor, heyecanlanıyor, kızıyor, sinirleniyorsunuz. Onlarla biraz vakit geçirdikçe hangi karakterin hangi olaya nasıl bir tepki verebileceğini bile kestirebiliyorsunuz çünkü karakterler size öyle bir samimiyette geçiyor ki, sanki onların 40 yıllık dostu gibisiniz.

   Bu 6 yakın dostumuzun günü ya kafede, ya Monica-Rachel veya Joey-Chandler’ın evinde geçiyor.

               Komedi dizisi olmasının yanı sıra da aşk, romantizm, dostluk, aile bağları gibi farklı konular da kuvvetli bir şekilde işleniyor.Yani yeri geldiğinde sizi güldürdüğü gibi ağlatıyor da.

                               O zaman bu hikayenin kahramanlarına bir göz atalım mı?

Rachel Greene; Jennifer Aniston tarafından canlandırılan Rachel karakteri bu arkadaş ortamına en son giren kişidir. Kendi düğününden son anda evleneceği kişiyi aslında sevmediğini anlayarak kaçıp, New York’ta tek tanıdığı lise zamanında en yakın arkadaşı olan Monica’nin yanına gelir. Kendi ayakları üstünde durmayı istediği için ailesinden gelecek her yardımı reddedip iş aramaya başlar ve Monica ile ev arkadaşı olurlar. Modaya düşkündür ve hayali moda alanında çalışmaktır. Monica’nın kendisine küçükken platonik olan abisi Ross ile aralarında bir şeyler olur. Biraz sinirli, biraz da duygusal bir yapıya sahiptir. Biraz şımarık büyümüştür ama o içindeki tatlı kızı hemen herkese sevdirir.

Phoebe Muffay; Lisa Kudrow tarafından canlandırılmıştır. Phoebe’nin ilginç ve sonsuz bir hayal dünyası vardır. Güçlü altıncı hissi, yazdığı garip besteler, vejeteryanlığı, hayvanları bu denli sevmesi ve değişik inançlarıyla grubun en tuhaf karakterlerinden biridir. Hep birlikte takıldıkları ‘Central Perk’ kafesinde şarkıcılık ve masaj salonunda masörlük yapmaktadır. Annesi intihar etmiştir ve babası onu terk etmiştir. Babasının peşine düşmesiyle ailesi hakkında başka bir gerçeği de öğrenir.

Monica Geller; Courteney Cox bu karakteri canlandırmıştır. Arkadaşları tarafından aşırı titiz olmakla suçlandığını ilk kabullenmese de sonradan kabul etmiştir. Garip takıntıları vardır. Harika yemek yapar, yemek sektörüyle ilgilidir. İlişkiler konusunda şansı pek iyi gitmemiştir. Hırslı, azimli, kararlı bir yapıya sahiptir. Abisi Ross ile küçüklüğünden beri süregelen didişmeleri olsa da harika bir abi-kardeştirler.

Ross Geller; Monica’nın abisi olan bu karakteri David Schwimmer canlandırmıştır. Fazlasıyla duygusal ve depresyona meyilli bir yapıya sahip olan Ross, küçükken platonik olduğu kızla tekrar karşılaşınca doğal olarak hisleri de tekrar gündeme gelir. Bir müzede çalışmaktadır ve paleontologtur. Paleontolog oluşuyla ilgili dizide alaylar döner ama o kendi mesleğine aşkla bağlıdır ve her fırsatta arkadaşlarını bilgilendirmeyi ihmal etmez. Her ne kadar entelektüel gözükse de içinde yatan çocuksu bir taraf vardır hep. Bahtsız bir kaderi vardır çünkü evlendiği kadın lezbiyen çıkmış ve ayrılmak zorunda kalmışlardır. ‘Ben’ adında bir erkek çocuğu vardır. Mükemmel bir babadır.

Joey Tribbiani; Matt LeBlanc tarafından hayat verilen Joey karakteri çapkınlığın kitabını yazmıştır. Aşırı rahat ve cool bi karakterdir. Tek eşliliğe karşıdır. Grupla olan arkadaşlığı bir yana Chandler ile aralarında ev arkadaşı olmalarının da getirdiği sıkı bir dostluk vardır. Dizide ara ara kavga edip dursalar da kısa sürede barışırlar. Dizinin başından beri hayali büyük bir aktör olmaktır ama ajansı tarafından ona hep ufak roller verilir. Yemek yemek onun için dünyanın en harika olayıdır. Bir de kızlar. Karizmatik görüntüsüne kimsenin dayanamayacağını bilir ve onu hiç bir kızın reddedemeyeceğini düşünür. Ama bu travmayı yaşayacaktır.

Chandler Bing; Diziyi esprileri ve şakalarıyla dinamik tutan Chandler karakterini Matthew Perry canlandırmaktadır. Chandler’ın kişisel bazı sorunları vardır, bu sorunlarla baş edebilme yolu onları mizaha vurmasıdır. İnsanların onu görüntüsünden dolayı gay zannetmesi sinirini bozmaktadır. En yakın dostu Joey bile onu ilk görüşte gay zannetmiştir. Bir şirkette çalışıyordur ve durumu iyidir. Kadınlarla ilişkisi konusunda hep sıkıntı yaşamıştır. Janice ile süren beraberliğini bitirdiğinde depresyondan çıkması uzun sürmüştür. Tatlılığı, mimikleri, tepkileri ve yaptığı zamanlı-zamansız esprileriyle izleyen çoğunluğun sempatisini kazanarak favorisi haline gelmiştir. (ve benim de^^)

Tanımakta olduğunuz ve okuduğunuz bu karakterler benim ,çin geç keşfetmiş olsam da en özel karakterlerden. Çoğu kişiyi etkileyen dostluk kavramını işleyiş tarzları beni de en çok etkileyen şeydi. Moraliniz bozukken açıp herhangi bir bölümünü izlemeniz sizi yaşadığınız o duygusal yoğunluktan çıkarıp kahkahalara boğacaktır.

Çekimleri 10 yıl süren dizide doğal olarak karakterlerin görünüşü ve hikayeleri de değişmiştir.

Sizi ekranın içine sürükleyecek bu efsane dostluk serüvenine ortak olmadıysanız hemen başlamanızı öneririm! 🙂


error: Korunan İçerik!