Abuklaştırdıklarımızdan mısınız? | Sıcak Kafa Dizi Yorumu

Osman Sonant’ın başrolünde olduğu Netflix’in yeni dizisi Sıcak Kafa yayına girdi ve güzel tepkileri toplamaya başladı. Hazal Subaşı dahil pek çok sevilen ismi kadrosunda barındıran dizi fragmanlarıyla yarattığı heyecanın hakkını veriyor diyebiliriz. Öncelikle, yarattıkları atmosfer müthiş olmuş. Salgına inanmak konusunda -geçirdiğimiz pandeminin de etkisiyle olsa gerek- hiç zorluk çekmiyorsunuz. O yasaklar, kurallar, Türkiye’de rastlamamış olsak da dünya basınından hakim olduğumuz sert karantina koşulları, ve daha birçok şey. Dizi hemen içine alıyor sizi.

Somut ve soyut anlatımın iç içe geçtiği çok keyifli bir anlatımı var Sıcak Kafa’nın. Tabii buradaki keyiften kasıt elbette neşe değil, sanatsal lezzet. Çünkü konusu gereği dizinin havası oldukça kasvetli ve prodüksiyon anlamında da bunu çok iyi desteklemişler. Kısaca karakterlerden bahsedecek olursak, oksijen niyetine nikotin tüketen Murat’ın annesini pek sevmedim ama SMK’dan baskın yediğindeki sahneleri, replikleri güzeldi. SMK demişken, aklına Osman Sonant Fi’deki ikonik karakteri Sadık Murat Kolhan gelmeyen varsa bizden değildir. #Respect

İlk vakayı gördüğümüz sahne harikaydı. İnsanın belirsizliğe, bilinmezliğe, tehlikeye tepki olarak verdiği o korkuyu iliklerime kadar hissettim. Tüylerim diken diken oldu. Zaten kelimelerle yayılıyor olması hastalığın en çarpıcı tarafı. İnsanın “normal”in dışında bir şey olduğunda “alışılmış”ın haricinde durumlarla karşılaştığında nasıl afallayacağının çok büyük bir temsili. Hayatın, iletişimin, kültürün, kısacası her şeyin en temel yapı taşlarından biri olan dilin nasıl bir katile dönüşebileceği, devasa bir risk haline gelebileceği gerçekten şimdiye dek gördüğüm en orijinal distopya fikirlerinden biri. Bu noktada dizinin uyarlandığı asıl eserin yaratıcısına da tebrikler, muazzam bir hayal gücü.

Dizide merak unsuru tadında, sürükleyicilik de aynı şekilde. Çekimler çok güzel, efektler gayet iyi. Anlayacağınız, şimdiye kadarki bütün yerli Netflix işlerini cebinden çıkarır çok rahat. Zaten her şeyi düzgün olan bi Bir Başkadır vardı, ondan da türü sebebiyle ayrı bir yerde duruyor. Henüz bütün bölümleri bitirmedim, izlemek için sabırsızlanıyorum. Görüşmek üzere!