Ya Çok Seversen’i Neden Sevdik?

Kerem Bürsin ve Hafsanur Sancaktutan’ın başrollerini paylaştığı Ya Çok Seversen bu sezon izlediğim ilk yaz dizisi oldu ve şanslıyım ki yaşama sevincimi öldürmedi. Neden böyle söylüyorum? Çünkü aramızda kalsın, Trt’deki Hayatımın Neşesi’ne biraz maruz kalmıştım ve bu sıcaklarda zaten zor var olan neşemi toptan alıp götürmüştü. Facia sıkıcı, bunaltıcı bi iş o bence.

Neyse, konumuza dönelim. Kerem’in bana kasıntı ve biraz komik gelen mimiklerine/konuşma tarzına rağmen ben diziyi sevdim. Çünkü böyle çerezlik dizilerde aradığım en önemli özellikleri karşılıyor. 1) akıcı olması 2) oyuncular ve oyunculuklarını sevdirebilmesi. Dizide itildiğim, bu ne böyle ya dediğim bir esas karakter yok. Leyla’nın ekip de gayet olmuş, izlettiriyor kendini. Bitse de gitsek demiyoruz onların sahnelerinde ki dizi içinde öyle komedi ayağı olan bi grup insanda bunu yakalamak başarıdır.

Hatice Aslan’ı ve Ateş’e yanık olan başarılı kadın arkadaş karakterini ayrıca beğendim. Aslan, hala rolünü müthiş oynuyor, diğer hanımefendi ise çizilmek istenen imaja cuk uymuş bence, o vibeı tam karşılıyor ve gayet doğal bir oyunculuğu var. Uşak beyefendi de baya seyir zevkli olmuş Buradan hepsine tebriklerimizi yollayalım.

Diziyi izlerken gerçekten kafam dağılıyor, ve hiç sıkılmıyorum. Sürükleyici olması en büyük artısı. Çünkü ben çiftimizi shiplemiyorum. Bende bir heyecan yaratmıyorlar. Ona rağmen keyifle izliyorum. Şimdilik formüllerinde bir sıkıntı gözükmüyor, romantik komedi beklentilerimizi karşılıyor. Umarım böyle sıkıntısız devam eder de yaz boyu sığınacak ideal bir dizimiz olur.

Tabii gözüme batan bazı negatif yanları da var ama onları başka bir yazıda ele alacağız. Görüşmek üzere!