Hem Nora hem de Nathan’ın zor günler geçirdiği bir bölüm izledik. Babasının yüklenmesi için gerekli paraya ulaşmaya çalışan Nora, patronundan istediği imzayı alamadığı için dertliydi, Nathan ise yeni “hayat”ına alışmakta güçlük çektiği, varoluşsal krizlerde boğulduğu için. Köpek görünümlü terapistinin verdiği ödevde pek başarılı olamayışı da tuz biber oldu üstüne tabii.

Dizinin güzel taraflarından biri Dylan’la tanışmamız oldu. Yaşı ilerleyen ama fiziken sabit kalan bir çocuk-genç olan Dylan, tavırlarıyla bizi çok eğlendireceğe benziyor. Daha da önemlisi, bir yandan düşündürüyor tabii. Dizi sık sık yaptığı gibi bize yine güzel sorularla geliyor. Kısmen cazip görünen bu “afterlife”ta yaşarken, eğer zihnen büyüseniz ama vücudunuz size eşlik etmese neler olur? Hayat nasıl ilerler? Gündelik yaşam, istekler, ilişkiler..

Nathan’ın sayılı zenginlerden olup iş hayatından anlayan bir adamdan duyduğu bu tahmin/tespit önemli bir noktaydı. Hatırlamadığı ama üzerinde çalıştığı için sektör için nasıl bir tehdit olduğu, nasıl sonuçlar doğurabileceği gibi konuların vurgulanması da hoştu. Upload günümüzde geçmemesine rağmen, yakın geleceği çok güzel ele alması sebebiyle gerçek hissettiren, gündeme bol bol gönderme yapan ve önemli mevzular hakkında çağımıza laf sokmaktan çekinmeyen bir dizi.

Mahremiyet odası gözleme seçeneğiyle, aslında kendimizi gizlediğimizi sandığımız anlarda dahi nasıl kolay erişilebildiğimiz, mahremiyet kavramının herhangi bir geçerliliği olmadığı, aldığımız hizmetin aslında nasıl bize hizmet etmediği anlatılmıştı.

Nathan ve Nora’nın dertleşmeleri çok kıymetliydi. Nora’nın düşen puanlarına karşılık Nathan’ın yaptığı jest ise kral hareketti. Yüzümüzü güldürdü. İyi ki yazılmış o sahne. İkisi de birbirinden yavaş yavaş etkilenmeye başlıyor. Son olarak, Nora’nın hatalı dosyaları yüzüğe yedeklemiş olmasına çok sevindim. Önceki bölüm yorumu için buraya tıklayabilirsiniz, 3. bölümde görüşürüz!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz