Tozlu Yaka – Başa Dönüyoruz!

Herkese tekrardan merhaba Tozluyaka ve ZeyÇağ tayfa. Ben Etkin Almina Ertürk.  

Sizlerle daha önce Tozluyaka içerikli iki tane yazımda görüşmüştük. Bu üçüncü çalışmam. Artık bu çalışmam seri haline geldi.  

Ben bölümleri izledikçe içimde bitmek tükenmek bilmeyen bir konuşma cümbüşü fark ettim ve bunları yine yazıya dökerek sizlerle paylaşmak istedim.  

Aslında bu çalışmada ben biraz Çağrı ve ZeyÇağ ilişkisi üzerine konuşmak istiyorum. Özellikle Çağrı’ya parantez açmak istiyorum çünkü dizide bırakın parantezi, Çağrı için satır bile ayırmaya tenezzül etmiyorlar. Gelen vuruyor giden vuruyor çocuğa.  

Kendileri çok saf ve doğruymuş gibi… 

Hikaye aslında biraz başa döndü. Bildiğiniz üzere dizinin ilk konusu, yani ana çatışması “Vefayı kim öldürdü?” iken, şimdi de “Cemre’yi kim öldürdü?” sorusuna evrildi. Vefa’nın araştırma sürecinde birleşen tozlu yaka ve kolej tayfanın arasındaki gerginlik son hızıyla devam etmekte.

Ben öncelikle karakter yorumu yapmak istiyorum. 15. Bölümde dikkatimi bir sahne çekti. İki ayrı grup beraber futbol maçı yaparlarken sırf Ali çok havalı ve yetenekli gözüksün diye Çağrı’yı ezdiler. Çağrı sanki futbol ve top kavramlarını yeni öğrenmiş 3 yaşındaki çocuk gibi ayağında gezdiriyordu topu en son.  

Yahu bu çocuk kolejli… Bu çocuk ilk defa mı futbol oynuyor?  Bu çocuk o kadar kupa ve ödülü süs olsun diye mi aldı? Ali başrol olabilir lakin bu hareket tam bir saçmalık. Bu çocuğun babası Koç bir kere. Neyse… 

Şimdi benim en çok değinmek istediğim konuya geliyorum. Zeyno ve Çağrı arasındaki gerginlik…  

Çağrıyı tanıyoruz ve biliyoruz. İnanılmaz saf ve merhametli bir çocuk. Aynı zamanda aşık.  

Evet, hem de kör kütük.  

15. Bölümde Ege ile Çağrı’nın bir sahnesi vardı. Sahnede Çağrı “Zeyno’yu kaybetmek benim için ölüm gibi bir şey zaten.” Dedi. Şimdi birçoğumuz buna fena coştuk. Ben de coştum, yalan yok. Dişlerimi sıktım çocuğun tatlılığından. Ama sonra düşündüm…  

Senaryo açısından, teknik açıdan düşündüm bir an…  

Anlamadığım nokta şu aslında ; Çağrı tamam aşıksın, seviyorsun anladım ama sen ne ara Zeynep’i uğruna ölecek kadar sevdin? Yani sizin sevgililik ilişkiniz başladı, beraber birçok olayın altından kalktınız, birbirinize nefes oldunuz, aşırı derecede bağlısınız da bu sahnelerden biz izleyenlerin mi haberi yok?  

Ne zaman ZeyÇağ sahnesi görsek tam coşacağız diyoruz, Zeyno yine Çağrı’yı azarlıyor. Ve bu benim canımı çok fazla sıkmaya başladı. 

Çağrı’yı kimse dinlemiyor. Üstüne üstlük herkes sürekli Çağrıya bir akıl verme, bilmişlik taslama ve ezme peşinde. Çağrının neden sustuğunu ve sabrettiğini de henüz anlamış değilim. Tamam, Zeyno vefa konusunda çok öfkeli zengin grubuna, iletişim halinde olsalar da onlara bayıldığı söylenemez lakin kendisine bu kadar merhametle yaklaşan ve üzerine titreyen bir çocuğa karşı böyle saçma sapan davranması artık can sıkıcı olmaya başladı.  

Ben çok sıkı bir ZeyÇağ’cıyım. Yani bu konuda öne çıkmak gibi olmasın ama ben de yazmakla ilgileniyorum ve çiftten beklentilerimin yanı sıra bazen senaryonun nasıl saçmaladığını düşünüyorum. Ki bunu sadece ben değil, birçok kişi düşünüyor. Görüyorum tagde gezerken. Sorguluyoruz.  

Yani ben açıkçası bu ikilinin çok daha güzel yazılmasını istiyorum. İkisinin hikayesi de çok değerli. Hikaye biraz daha mantık çerçevesinde ilerlese tüm parçalar birleşecek ve puzzle tamamlanacak.  

Şimdi 16. Bölümün fragmanını gördük. O bölümde Zeynep ve Çağrı el ele tutuştu. Ben bu sahneyi gördüğümde anında yükseldim. Çocuklar gibi sevindim. Şükürler yağdırdım. Ama, dur…  

15. Bölümde tozlu yaka ekibi Cemre ve cinayet aletini konuşurlarken okula devam etmeleri ve kolej tayfayı gözlemlemeleri gerektiğinden bahsettiler. Üstelik kolej tayfa tozlu yakalılardan, tozlu yakalılar da kolej tayfadan şüpheleniyor. Ege mesela Mavi ve Zeyno’yu cinayet aleti hakkında konuşurken duydu. O da ayrı komik. Zeyno’nun bir eline megafon alıp afişe etmediği kaldı böylesi kritik bir durumu. Sanki kantinde tosta gelen zamdan bahsediyor, öyle bir rahatlık. Aklıma şey geldi burada, geçtiğimiz bölümlerde Çağrı ve annesi Vefa hakkında konuşurken Çağrının hava durumundan bahseder gibi vefa için “Ben öldürdüm” demesi gibi…  

Evet, bu rahatlık konusunda bayağı benziyorsunuz.  

Şimdi 16. Bölümün fragmanında Zeyno ve Çağrı ilişkide çağ atlamış, enikonu elleri birleşik dedik ya, heh! Ben bundan huy kaptım. Ama detayları var… Aklıma önce minik bir hayal kırıklığı düştü, ardından gördüğüm şeyin bir de alt metnini düşündüm. 

Şimdi ben açıkçası Zeyno’nun Çağrı’nın ağzını aramak için Çağrıya yaklaştığını düşünüyorum. Bunda yalan yok. Amma velakin olay tamamen bu da değil. Altını çiziyorum. Zeyno geçtiğimiz bölümlerde Arap’a Çağrı’dan hoşlandığını söyledi. Beraber partilemek için geldikleri evde de Ege’nin yaptığı imaya karşı sadece aynı oda konusunda “Çüş hatta” demekle yetindi. Kimse sevgili mevzusuna itiraz etmedi. Belli ki bu ikilide bir his paylaşımı var. Bu konuda artık herkes hemfikir.  

Şimdi Zeyno duygularını kolay kolay belli eden bir kız değil. Oldukça hırçın, kendi içinde ördüğü duvarlar içinde yaşayan bir kız. Karakter özelliğini az çok anladık zaten. Zeyno aslında Çağrı ile sohbet etmek, onunla dertleşmek ve onunla vakit geçirmek istiyor bu çok belli bir şey. Çağrı her yanına geldiğinde aslında mutlu oluyor lakin bunu belli etmemek için de müthiş bir çaba sarf ediyor. Mesela evde annesiyle dizi izlerken elma yediği sahnede Çağrı onu partiye çağırmak için kapısına geldiğinde Çağrı’yı görür görmez kocaman güldü. Gönlümüzü kaptırmışız, bu kesin bilgi.  

twitter: @ heln19031

Fragmanda gördüğümüz sahnede ise ben Zeyno’nun yüzündeki gülüşten pek hoşlanmadım. Bir çıkarı olduğu belli bence. Ama Zeyno için Çağrıya yakınlaşmak için bir sebep gerek. Çünkü Zeyno bu sert karakterle yelkenlerini hemen suya indiremez ve Çağrı ile hemen sevgili ilişkisine giremez. Zeyno aslında Çağrı ile vakit geçirmek gerçekten istiyor ve ona ihtiyacı var lakin Zeynep’in aklına Tozlu yaka tayfadan başkasına ihtiyaç olma durumu çok ters bir his. Çünkü Zeyno hep böyle racon keserek büyümüş. İşte bence yüksek ihtimal ikilinin hikayesini açacak bir sebep de bu olabilir.  

E artık açılsın da! Millet öpüşme evresine geçti bizim daha anca ellerimiz temas etti. 

Benim şu an tek beklentim Zeyno’nun artık Çağrı’ya karşı daha insancıl olması. Bunu önceki iki yazımda da söyledim. 16. Bölüm sırada bekliyor, artık senaristin bize Zeyno’yu da açması gerek. Bize ZeyÇağ sahneleri göstermesi gerek. Eğer ki Zeyno bu yakınlaşma mevzusundan sonra gerçekten Çağrıya aşık olduğunu kendine ve Çağrı’ya itiraf ederse çok güzel sahneler izleriz.  

Ve artık benim istediğim bir diğer şey ise Çağrı’nın artık birine patlaması. Kendini kimseye ezdirmemesi. Kendini dinletmeyi bilmesi. Tamam safsın, merhametlisin, sabırlısın ama senden bir patlama noktası bekliyorum Çağrı Koçak. Ümitliyim.  

Ve Zeyno, artık Çağrı’nın sevgisini hak edecek bir kıza dönüşmeni izlemek istiyorum. Her sahnenizde senin Çağrı’ya laf sokmalarını ve Çağrı’nın kalbini kırmalarını izlemek kabak tadı vermeye başladı. Artık Doğru Yolu bulun ve kendinize gelin. Hadi bebeler, göreyim sizi.  

Bu arada araya bir reklam sıkıştıracağım pardon. ZeyÇağ’dan bir türlü doğru düzgün sahneler göremediğimiz için bir süredir delleniyorum ve hayal gücüme başvurdum. Zaten mesleği yazar olan ve yıllardır Wattpad’de hikaye yazan birisi olarak Zeyno ve Çağrı için “Doğru Yer” isimli bir hayran kurgu hikayesine başladım. Tozlu Yaka evrenine sadığım lakin ön planda Zeyno ve Çağrı var. Şu an bölümlerim taslakta. 15 Ekim’de ilk bölümünü yayınlayıp devamını getireceğim. Okumak isterseniz “etkinalmina” adı ile wattpadde adımı bulabilirsiniz.  

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Umarım keyif almışsınızdır.