tds_thumb_td_300x0
İzleyici ‘The Serpent’ Hakkında Ne Dedi?

İlker Kaleli’nin de rol aldığı BBC yapımı The Serpent dizisi Netflix’te yayınlandı. Peki izleyici diziyi beğendi mi?

İşte The Sepent’e gelen izleyici yorumları:

https://twitter.com/Milanolu_/status/1379195660071792645?s=20
https://twitter.com/comez_ayse/status/1378726406276939778?s=20
https://twitter.com/mercankaracby/status/1378817470308478980?s=20
https://twitter.com/eckcmr/status/1378717972496322561?s=20

”Öğretmen” Fresh TV Fiction’ın 2020 Listesinde Yer Aldı

Her yıl Fransa’nın Cannes şehrinde düzenlenen, medya içerik sektörünün en önemli ve prestijli fuarlarından MIPTV, COVID-19 salgını sebebiyle bu yıl online olarak gerçekleştiriliyor.

Öğretmen Fresh TV Fiction’ın bu yılki listesinde!
Fuarda her yıl heyecanla beklenen “Fresh TV Fiction” sunumunda “Öğretmen”, listeye giren tek Türk dizisi olarak dikkat çekti.

Açıkladığı listeler her sezon merakla beklenen The Wit, tüm dünyanın çeşitli ülkelerinde Ocak ayından sonra yayına giren diziler arasından öne çıkanları seçerek tüm dünyaya tanıtıyor.
Güçlü oyuncu kadrosunda İlker Kaleli, Ceren Moray, Afra Saraçoğlu, Serhat Kılıç, Serkan Keskin, Şerif Erol gibi isimlerin yer aldığı, uluslararası dağıtımını Madd Entertainment’in üstlendiği iddialı dizi “Öğretmen”, FOX izleyicisiyle buluşmaya devam ediyor.

Kaynak: FOX TV

Son Günlerin Yükselen Yıldızı: Efekan Can

Son dönemlerde genç oyuncular dizilerin, filmlerin en çok aranan yüzleri oldular. Yılların eskitemediği usta oyuncuların yanında devleşenler mi dersiniz, ilk projesinden sonra hemen Netflix’e uçanlar mı dersiniz ne ararsanız var bu genç jenerasyonda. Bazıları da adım adım ilerliyor ve sonra bi anda ‘BAMM!’diye patlıyorlar. Ekranda yer aldığı ilk günden beri sıradaki projesini merakla beklediğimiz biriydi o. Kimden mi bahsediyorum?

+Hani şu Ufak Tefek Cinayetler’de Mert Fırat’ın gençliğini oynayan yakışıklı çocuk vardı ya…

-Hıhı evet Mert Fırat’a benziyordu baya di mi, sahi adı neydi onun ?

+Efekan Can.

Doğru söyleyin hepimiz ilk gördüğümüz anda karakterinin ismiyle google’ladık onu. Sonra sosyal medya hesaplarına koştuk. Onu izlediğimiz ilk gün binlerce tweet atılmıştı.

Flashback sahnelerinde oynamış da olsa Efekan, ileride çok iyi yerlere geleceğinin sinyalini Ufak Tefek Cinayetler’de vermişti. Zaten karizması ve ses tonu onu hemen öne çıkarıyordu. Üstüne bir de oyunculuğunu koyduğunda onu kimse tutamazdı. Haa bir de söylemeden geçemeyeceğim spor ve müzik de Efekan’ın hayatının vazgeçilmezleri. Pek çok müzik aletini çalabilen yetenekli gencimiz evde geçirdiğimiz bu sıkıntılı günlerimizi gitar eşliğinde söylediği şarkılarıyla keyiflendiriyor. 😊

Serhan karakterinin gençliğine hayat verdikten sonra dizinin finaliyle teklifler de yağmaya başladı Efekan’a. Serhan yalnız kalmış, zengin bir ailenin sevgi görmemiş çocuğuydu. Bu yüzden disiplinli, mesafeli bir karakteri vardı. Biz bunları genelde Serhan’ın aile babası olmuş halini izlerken fark edip acaba küçükken ne yaşadı da böyle biri oldu diyorduk. Sonra Efekan, genç Serhan’ın hikayesini verdi bizlere. Dediğim gibi ailesi tarafından istenmeyen, kalabalıklar arasında yalnız kalmış, soğuk sert biri. Merve’nin elde etmek için uğraştığı kadar vardı genç Serhan, hepimiz düşmüştük 😊

Ufak Tefek Cinayetler’den sonraki projesi de Azize oldu. Doya doya izleyeceğimiz güzel bi iş seçmesine çok sevinmiştik. Buradaki karakteri Kuzey de baba sevgisi görmemişti ama annesi ve kardeşi hep onunlaydı. Aile büyüklerinin istedikleri gibi oynatacakları bir kukla olmak istemeyen Kuzey, hayallerinin peşinden gitmek isteyen biriydi. Perdenin arkasındaki kötülükleri görerek iyilere yardım edip temiz kalmaya çalışıyordu. Kuzey hasta ve ara sıra nöbet geçiren bir karakterdi. Efekan bu karakterin altından başarıyla kalktı ve yine kendine hayran bıraktı bizleri. Ama ne yazık ki sandığımız gibi doya doya izleyemedik onu ☹

Tam bitti diye üzüldüğümüz dönemde Efekan bizleri bekletmedi ve bomba gibi bi diziyle döndü. ÖĞRETMEN… İlker Kaleli’nin muhteşem oyunculuğuna hasret kaldığımız için bu yeni projesinin uzuun süre ekranda kalmasını istiyorduk. Bu yüzden de güçlü senaryonun yanında güçlü bir kadro da olmalıydı. Kadronun büyük bi kısmı öğrencilerden oluşacağı için de genç kadro çook önemliydi. İsimler zamanla açıklanırken Efekan’ın adını gördüğümüzde rahat bir nefes aldık.

Daha dizinin ilk bölümde Efekan’ın oynadığı Tuğrul karakteri kilit karakter olduğunu belli etmişti. Dizinin dramatik sahnelerinden birinde Efekan, duyguyu seyirciye öyle bir geçirdi ki bölüm bittiğinde yine Tuğrul gündemdeydi. Öğretmen dizisindeki karakterinin de babasından uzak kalmış bir hikayesi var. Hep dramatik tarafını mı izleyeceğiz derken yayınlanan son bölümde Tuğrul’dan ters köşeyi yedik. İlerleyen bölümlerde Akif Hoca’sıyla yaptığı işbirliğinin perde arkasını izlemeyi bekliyoruz.

Daha yolun çok başında olmasına rağmen son günlerin en çok konuşulan yeteneklerinden biri olduğu konusunda hemfikiriz sanırım. İleride beyaz perdede ve dijital platformlarda da adını bol bol duyacağımıza eminim. Doya doya izleyeceğimiz nice bölümlere, nice projelere diyoruz.

Ekstra* Kendisi hakkında Bilecikli olduğu yazılıyormuş hemen düzeltelim Bilecik’te üniversiteye gitmiş, aslen Sakaryalı’ymış.

ÖĞRETMEN: HAYATIN İÇİNDE İNSAN OLABİLME MESELESİ

Yapı gereği fazla duygusal biriyim ve beni duygusal olarak etkileyen herhangi bir şeyle bağ kurmaya aşırı derecede meyilli bir insanım. Kalbimi hızlandıran, gözümü dolduran, burnumun direğini sızlatan her hikayeye kucak açacak kadar geniş bir yerim var. Öğretmen dizisi de yayınladığı o kısa ama etkili ilk teaserı ile o ilk bakışta çekti beni kendine. İlk görüşte aşk diyebiliriz Öğretmenle aramızdaki ilişkiye.

Geride ders niteliğinde üç bölüm bıraktık. Ders niteliğinde aslında en doğru tabir olabilir çünkü her bölüm bir ders olarak başlıyor. Birinci dersimiz “uyanış”, ikinci dersimiz “zaman” ve son dersimizde “umut”. Bildiğimiz üzere dizi aslında “Rüya Örnek’i kim öldürdü ?” sorusu etrafında dönüyor. 12/A sınıfı öğrencilerinden kimilerinin “en yakın” arkadaşı olan, kimilerinin “sevdiği kız” olan Rüya Örnek. Ne güzel sıfatlar değil mi ? İnsan hiç tahmin etmez aslında onu bu denli incitecek insanların en yakınından olacağını. Rüya’yı hep en yakınındaki insanlar kırdı ve bu insanların yapmış oldukları zorbalıklar yavaş yavaş ölümün kucağına düşürdü. Akif Öğretmen’in yardımıyla yavaş yavaş Rüya’ya neden böyle davrandıklarını öğrenmeye başlıyoruz. Öğrendiklerimizi dinlediğimizde özünde hepsi çok sevdiğinden. Bir insanın bir insana duyduğu sevgi o kişiyi hiç ölüme sürükler mi peki? 12/A sınıfı siz sevgi nedir biliyor musunuz ? Sevgi, sevdiğin insana zarar vermekten geçmez, sırf canın yandı diye onun canını yakmak istemekten geçmez. İnsan sevince sevdiği hep mutlu olsun ister. Nerede, nasıl, kiminle olursa olsun her koşulda iyi olmasını diler. Ama 12/A sınıfının sevgisi zehirli, zararlı ve ne yazık ki öldürücü. Akif Öğretmen aslında bu çocuklara daha fazla geç kalmadan sorgulatmayı, vicdanı, sevmeyi sevilmeyi öğretmeye çalışıyor. Akif Öğretmen onlara müfredatlarda olmayan ama hayatları boyunca asla unutamayacakları bir ders vermek istiyor.

Çoğu öğrencinin hikayesine, Rüya ile olan ilişkisine giriş yaptık aslında. Hepimizin etkilendiği, yakın bulduğu bi hikaye mutlaka olmuştur. Naçizane ben en çok şu anlık Çetin’e vuruldum. Kalbi güzel bir kere. Güzel ve korkusuz sevmiş Rüya’yı. Kendi geleceğini tehlikeye atacak kadar çok hem de. Bir insanı sevebilmek yürek meselesi ise eğer Çetin de bu fazlası ile varmış. Rüya yüzünden bütün hayatı bitmiş olsa da o ellerini Rüya’ya uzatmaktan asla vazgeçmemiş. Rüya ile sımsıkı tutmuşlar birbirlerinin ellerini ve o acıyı geride bırakmışlar. Her izlediğim dizide mutlaka duygusal açıdan daha yakın bulduğum ve diğer karakterlerden ayırdığım, göz bebeğim olan bir karakter vardır burada da şimdilik o isim Çetin. Bir de sebepsiz yere hakkında sadece kimsesiz olduğunu bildiğim Tuğrul var o da kıyamadığım, sarıp sarmalamak istediğim bir diğer karakter.

Öğretmen içinde çok fazla karakter, çok fazla hikaye, çok fazla duygu barındıran bir iş. Hakkında ayrı ayrı, saatlerce konuşmak istediğim çok karakter var. Diziyi izlerken ben de 12/A sınıfının içinde olmak istiyorum ve Akif Öğretmen gibi sormak istiyorum hepsine “neden” diye. Hepsini tek tek dinlemek, dinlemekle kalmayıp anlamak istiyorum. Belki birkaçının gözyaşlarını siler, saçlarını okşar, bundan sonrası için umut ve sevgi dolu olmalarını söylerim. Kim bilir belki de birkaçıyla birkaç kadeh devirmek bile isteyebilirim ne de olsa onların anlatacağı çok hikaye var ve ben de o hikayeleri dinlemek için sabırsızlanıyorum.

Bu dersin işleyişi nasıl devam eder, ne tür hikayeler öğreniriz ve ders ne zaman biter gibi soruların cevapları belirsizlik dolu olabilir ama Akif Öğretmen biz derslerinin müptelası olduk. Her hafta bir sonraki haftanın dersini merak ederek konuk oluyoruz derslerine. Hani dersin ya “Bir öğretmen öğretmekten başka ne ister.” diye için rahat olsun biz çok şey öğreniyoruz senden. 

Öğretmen Dizi İncelemesi: ”Ders 1: Uyanış!”

Uzuuun zaman olmuştu her anı dolu dolu olan bir diziyi böyle soluksuz izlemeyeli. Hele de baş rolünde İlker Kaleli’nin oynadığı, kadrosunda birbirinden başarılı oyuncuların bulunduğu bir diziyi…

İlk bölüm az önce bitti ve ben dakikalardır kelimeleri nasıl bir araya getireceğimi düşünüyorum. İzlerken kendimi sürekli olarak ‘çok güzel olmuş yaa’ derken buldum ve gerçekten tam anlamıyla o kadar güzel olmuş ki ben burada ne yazsam yetersiz kalacak. Peki biz bu dizi için neden ‘çok iyi iş olmuş’ diyeceğiz?

Çünkü bu dizi, Türkiye’de pek üstünde durulmayan, görmezlikten gelinen ama çok çok önemli olan bir konu üzerinden ilerliyor. Zorbalık. Psikolojik baskı. Günümüzde siber zorbalık daha yoğun olmakla birlikte aslında uzun zamandır birçok genç, yaşıtlarından gördüğü psikolojik baskı sebebiyle yalnızlaşıyor, hayata küsüp kendilerinden nefret ederek intihara yöneliyorlar. Birinin el uzatmasını bekliyorlar uzunca bir süre ve o el uzanmayınca, herkes tarafından dışlanınca güçleri kalmıyor doğal olarak. İşte Öğretmen dizisi de herkesin susup kaçtığı bu konuya farkındalık yaratıyor.

Değişin. Kendiniz için, arkadaşlarınız için değişin…  

Akif Erdem… Henüz tam olarak neden bu işe giriştiğini anlayamamış olduğumuz, öğrencilerinin hatalarını anlayıp ‘uyanmaları’ için baya meşakkatli bir plan yapmış olan öğretmenimiz. Arkadaşlarının başarısına tahammül edemeyip onu bile bile ezen, aşağılayan ve bununla eğlenen liseli gençlerimiz Akif Hoca’nın planıyla ne kadar sürede uyanacaklar tahmini zor.

Afra Saraçoğlu’nun mükemmel oyunculuğuyla canlandırdığı Gizem’in tüm gerçekleri haykırdığı sahneden sonra bile bizim ergenler hala kördü. Gizem’in onca lafına rağmen yine de onun ölümüne onay verdiler.

Bizim Akif Hocamız katil kim diyordu ama amacı katil bulmak değildi ki. O pas tutmuş kalpleri, görmeyen gözleri, değişmeyen zihinleri temizlemeye, açmaya çalışıyordu. Sınıfın ortasında ‘siz nasıl insansınız?’ diye haykırırken çocukların değişmelerinin çok zor olduğunu o da farketmişti. Onun bu çırpınışlarını ilk farkeden kim olacak sizce? İlerleyen bölümlerde Akif Hoca’nın katedeceği daha çoook yol var gibi. Keşke tüm bölümleri bir solukta izleyebilseydik 😊

İlker Kaleli’nin özlediğimiz oyunculuğuyla ekrana kenetlenmişken böyle dikkat çeken bir konunun işlenmesi de sosyal medyada gündem olmuş durumda. Ayrıca dizide sosyal medyanın gücüne dikkat çekilmesi de müthiş olmuş. Dizide izlemekten keyif aldığımız Ceren Moray, Serkan Keskin, Serhat Kılıç ve Şerif Erol’u da es geçemeyeceğim vallahi. Her birinin bir yerde kilit noktası olma özelliği var. Özellikle neden o polisi seçtiğini aşırı merak ediyorum. Bu arada hayır ağlamayacağım dediğim anlarda arkadan giren müzikler beni mahvetti, tebrik ederim…

Üzerine yazılıp çizilecek, sabahlara kadar tartışılabilecek bir konu zorbalık. Bizler sadece böyle projeleri izleyip destekleyerek, daha çok kişinin bu konunun farkına varabilmesi için birer aracıyız. Yarın sabah pek çok vatandaşımız ‘bu dizi mesleğimizi kötülüyor vs.’ sebeplerle şikayette bulunacak büyük ihtimalle. İlgili kurum ceza keser mi kesmez mi bilemiyorum ama günümüzde kadına şiddet, tecavüz, töre içerikli dizileri keyifle izleyen halkımız yine üç maymunu oynayarak yapılan farkındalığı görmezden gelecektir. Zorbalık bir suçtur. Bunu savunan, bunu anlatan her projeye desteğimiz sonsuz. Tüm ekibin emeklerine, yüreklerine sağlık. Daha anlatılacak çok şey, dokunulacak çok yürek var… 

error: Korunan İçerik!