tds_thumb_td_300x0
Magarsus: Teaser Alarmı 🚨

Sarıbahçe’de narenciye ticareti yapan Kurak ailesinin hem birbirleriyle hem de bölgede hakimiyet kurmak isteyen dış güçlerle mücadelesini anlatan Magarsus’tan teaser geldi! “Beton, Tansu ve Turgut… Sizi ve hikayenizi çok merak ediyoruz.” satırlarıyla paylaşılan teaser büyük beğeni toplarken, heyecan ve merak uyandırdı.

Yunus Ozan Korkut’un yönetmen koltuğuna oturduğu, Çağlar Ertuğrul, Berkay Ateş ve Merve Dizdar‘ın başrollerini paylaştığı Magarsus kadrosunda Ercan Kesal, Sümeyye Aydoğan, Burcu Gölgedar, Uğur Uzunel gibi yetenekli ve güçlü isimler var. 

Magarsus okuma provalarından.

“Bir ailenin geleceği aslında bütün Sarıbahçe’nin de kaderi.” 

Çekimleri geçtiğimiz aylarda Adana’da yapılan dizi çok yakında Blu Tv‘de yayınlanacak! 

Teşkilat Nasıl Bir Dizi? | 1. Bölüm Yorumu

Başrollerinde Mesut Akusta, Çağlar Ertuğrul ve Deniz Baysal’ın bulunduğu Trt 1’in yeni dizisi Teşkilat, bu akşam yayın hayatına başladı. Fragmanının geldiği günden beri konuşulan Milli İstihbarat temalı dizinin ana kadrosunda ayrıca Ezgi Şenler ve Nihat Altınkaya gibi sevilen isimler de bulunuyor.

Genel bir yorumla başlayacak olursak, dizinin ilk bir saati, diğer yarısı kadar iyi değildi. Yaratılmak istenen hava bana geçmedi, oyunculuklar, sahneler ve replikler yapay duruyordu. Ancak sonlara doğru, keyifli kısmın başlamasının da etkisiyle olsa gerek kendimi hikayeye daha yakın hissettim. Kılık değiştirme sahnesiyle Pınar ve taksi sahnesiyle Hulki karakterleri çok hoşuma gitti.

Dizide şimdilik sürpriz bir şey yok. Serdar’ın sevgilisi Ceren’in ajan çıkması da dahil olmak üzere yaşanacak her şey başından beri belliydi ama ekiptekilerin ailelerinin yaşadıkları gerçekten üzücü oldu. Uzay’ın karısının aldatıldığını sanması ardından yaşadığı kayıp, haberi gören herkesin yüreğine inmesi.. Biraz acele geçilmiş gibi olsa da uzatmamaları da iyi olmuş aslında.

Çağlar Ertuğrul’u böyle ciddi rollerden çok daha rahat, komedi tarzındaki işlere uygun görmekle beraber, dizide takım elbiseli olduğu anların artmasını yürekten dilediğimi söylemek isterim.😬 Çağlar demişken, hem onun hem Deniz’in hem de diğer isimlerin performansları ortalamaydı. İzlerken başta biraz sıkılmamın ve moda giremeyişimin sebeplerinden biri de buydu aslında. Çünkü kağıt üstünde gayet tamam, havalı olan sahneler canlandırılırken umduğum kadar iyi durmamış, çok başarılı değildi.

Teknik Kısım

Sebeplere geleyim. Bir iki istisna dışında çekimleri beğenmedim, yalan söyleyemeyeceğim. Takdire şayan bir şey yoktu bence, ayrıca ışıklar ve renklerden çok rahatsız oldum. Gerginlik ya da ciddiyet yaratması amacıyla yaptıklarını düşündüğüm o seçimler seyir zevkimi hayli düşürdü. Sürekli bir mavi-gri filtre, gözümüzün önünde perde var gibiydi. Atmosfere katkı yapmak bi yana dursun, kötü ekipmanla çekilmiş hissi veriyordu neredeyse. Bazı sahnelerde gereksiz aydınlatmalar vardı, örneğin Serdar’la Ceren’in mekanda yemek yediği sahnede tam çözemediğim bir beyazlık, açık renklilik ya da solukluk var. Bunun gibi örneklerden yakınıyorum..

Diziyi sevmedim demiyorum, aksine sonlara doğru gayet ısındım. Üstüne bir de fragmanı çok sevince devamını izlemeye de karar verdim zaten. Ama aynı türde çok daha iyi yapımlar izlediğimiz için mi yoksa beklentimiz yükseldiğinden midir bilmem, bazı anlar gerçekten dandikti. Teknik kısımlara neredeyse hiç uğraşılmamış. Görüntüler, o teknolojik sistemler, iletişim kurarkenki tavırlar vs. Bariz bir olmamışlık vardı kimse inkar etmesin.😕 Bazı anlarda saniyelik görüntülerle geçiştirilmiş mesela önemli şeyler, çünkü ortada şov yapabilecekleri bir malzeme yok.

Dizinin işlediği konuyu ve milli değerlere değinmesini, yerli başarılara yer vermesini takdir etmekle beraber, çok çok daha iyisi yapılabilirdi diyorum. Çünkü örneklerini gördük. İsteyince gayet sağlam projeler hazırlanabiliyor. Her neyse, aksiyon sahnelerini yetersiz buldum. Oyuncular dövüşmekten çok dans ediyor ya da oyun oynuyor gibiydi. Müzik aynı şekilde, insanı heyecanlandıracak, coşkulandıracak hiçbir şey yoktu, ya da henüz kullanılmamış olabilir? Bu iyi ihtimal.

Nazi Almanya’sıyla başlayan açılış hikayesi güzeldi, ekibin oluşma evresini de sevdim, klişe de olsa hoş oluyor zaten senaryonun bu kısımları. Dizinin tamamına bi bakınca, yabancıların seneler önce yaptıkları şeylerin, milli değerlerle baharatlanmış hali diyebiliriz. Yine de, çöp konular işleyip ve aşk diye kusturmayan, kadın karakterlerin aşağılanmadığı bir iş yaptıkları için teşekkür ediyor ve emeklere sağlık diyorum.

Beklentiyi arşa çıkarmadıkça izlenebilecek bir iş olduğunu düşünüyorum ki bölüm biter bitmez gelen yeni bölüm tanıtımı da heyecanın yükseleceğinin habercisi gibi duruyor. Serdar’ın yaşadığı şok sonrası ekibe katılması, yalan makinesine sokulması, soruşturma geçirmesi.. Bunlar ilgi çekici şeyler kesinlikle.

Tepkiler Nasıl?

Benim düşüncelerimin aksine, sosyal medyada yorumlara baktığınızda, neredeyse herkesin diziye bayıldığını görebilirsiniz. Dizi şimdiden gönülleri çelip izleyici kitlesini oluşturmaya başlamış gibi görünüyor. Benim görüşlerimin bir kısmını da fazla detaycı olmama ve mükemmeliyetçi bakış açıma yorabilirsiniz sanıyorum. 🙂 Yine de dillendirmek istedim çünkü karşıma çıkan herkes “harikaydı, çok güzel, muhteşem!” demek dışında pek bir şey yapmıyor. Daha objektif bir gözle, güzel ama şu şu açıdan eksik demenin, umduğumuz güzellikleri belirtebilmenin yararlı olduğunu düşünüyorum.

Uzun lafın kısası, ailecek izlenebilecek, aşkın dozu aşırıya kaçmazsa, vatansever diyebileceğimiz bir grup insanın -iş arkadaşlarının- aile olma hikayesini, bir yandan da iç ve dış düşmanlara karşı verilen savaşı anlatacak güzel bir dizi Teşkilat. Siz beğendiniz mi?

Yanımda Kal Film Yorumu: Hayatı Kaçırmayın

Çağlar Ertuğrul ve Meriç Aral’ın başrolü paylaştığı Yanımda Kal’ın Netflix arşivine eklenmesi ve popüler listede kendine yer etmesi üzerine, 2018 yapımı bu güzel filmi tekrar değerlendirmek ve yorumlamak istedik.

Konusu

Yanımda Kal, işkolik bir adamın, sokakta şarkı söyleyen bir kızla tanışması ile değişen hayatını konu alıyor. Zeynep’in hasta olduğunu ve ölmeden önce yapılacaklar listesini tamamlamaya çalıştığını öğrenmesi ise işleri başka bir boyuta taşıyor. İkili, bu listeyi birlikte tamamlamaya karar veriyor.

Yanımda Kal Ne Anlatıyor?

Filmimizin konusu böyle, ama ne anlatıyor derseniz elbette bundan çok daha fazlası. Karakterlerden başlayalım, ilk başta işkolik bir adamla, uçuk kaçık kızın birbirinin hayatını değiştirmesi işlenecek sanıyoruz. Bir bakıma böyle de oluyor ama bu uçuk kaçık kızın, bu davranışları sergilemesinin sebebinin milyonda bir görülen ölümcül bir hastalığının olmasından kaynaklandığını öğreniyoruz.

Filmin başları, bu üzücü konuya rağmen tam bir romantik komedi aslında. Çünkü Zeynep (Meriç Aral), tedavisi olmayan bu hastalığa karşı kendini artık hazırlamış. Emir için ise Zeynep’in listesini tamamlamak, onun gibi hayatını yaşamayan birine göre çok uç şeyler. Bu nedenle olayın dramatikliği yerine daha çok heyecanını ve Zeynep’in etkisi ile de komedisini ve romantikliğini yaşıyorlar bolca.

Burada asıl soru şu, Zeynep’i, ölmeden önce yapmak isteidklerine dair bir listeyle istediği gibi davranırken buluyoruz. Her zaman böyle biri değilmiş aslında. Önceleri başka bir hayatı varmış. Öleceğini öğrenmesi ise ona bir özgürlük tanımış. Ölecek olsa bile, öncesinde hayatını yaşamaya karar vermiş. Elinde 250 maddelik bir liste var. Tabii tek başına olsa ne kadarını tamamlayabilecekti bilmiyoruz ama hem kendi şansına hem de Emir’in şansına bu ikilinin yolları kesişiyor ve Emir, ölmek üzere olan bir kızdan hayatını yaşamayı öğreniyor.

Emir’in hayatında bugüne dek işten ve hırslarından başka bir şey olmadığını görüyoruz. Ama aslında özünde tam olarak da böyle bir insan değil. Sadece hayatını yaşamaya fırsat bulamamış. İşçi bir ailede büyümüş, babası çalıştığı ağır işlerden ötürü Akciğerlerinden hasta, ”Okumuş insanın ciğerleri sönmüyor.” diyerek Emir’i çocukluktan beri okumaya ve çok başarılı olmaya yönlendirmiş.

Büyürken hayatında dersten başka bir şey olmayınca, yetişkinliğinde de bunun yerini işi almış. Ama ne kadar zalim bir işkolikliği varmış gibi dursa da, sekreterinin evde yalnız kalan kızı ile konuşmasını duyunca duygulanıp onu kızına yetiştirecek kadar insanı yanlarının olduğunu da görüyoruz aslında karakterin. Sadece bu yanını ortaya çıkarmaya zamanı bir de çevresi olmamış.

Zeynep ile birlikte, hayatının odak noktası Zeynep’e olan aşkı ve tamamlamaya çalıştıkları liste oluyor. O kadar güzel şeyler deneyimliyorlar ki, kimisinde orda olsam dememek elde değil. Listede, insan olduğunu hatırlatan çok naif maddeler de var üstelik. Mesela maddelerden biri ”Kediler için bir şey yap”, bi tanesi ”Pencere önünde saksıda bitki yetiştir.”, ”Bozuk bir şeyi tamir et”, ”Bir hayvana yardım et” insana ne kadar da bir işe yaradığını hissettiren maddeler…

Tabii daha uçuk, kaçıkları da var. Ama bir şekilde macera ve yaşam dolu bir listeydi işte. Aslında klişe bir formül ama güzel uyarlanan klişelerden olmuş bu filmimiz de.

Film ne anlatıyor demiştik dimi? Tam da bunu anlatıyor işte, Zeynep, zamanı yokken bu listeyi yaptı, siz zamanınızın değerini bilin. 250 maddelik listeyi bir anda yapmamıza gerek olmasa da zamanı kaçırmayalım. Sevdiğimiz şeyleri yapmayı ertelemeyelim ya da unutmayalım.

Çağlar Ertuğrul ve Meriç Aral birlikte, harika bir uyum ve performans sergilemişler. Komedi, aşk, dram her şey vardı filmde. Özellikle Çağlar Ertuğrul’a bu noktada ayrı bir parantez açıyorum. Zeynep’e olan aşkını, keşfettiği yeni duygulara olan heyecanını, korkusunu, üzüntüsünü, komedisini her sahnesini öyle iyi hissettirmiş ki. Onu böyle filmlerde daha fazla izlemek dileğiyle! Çünkü tam onun kalemi ve çok da yakışıyor…

Spoiler olmaması adına filmin sonu ile ilgili çok derine girmiyorum. Ama kısaca Emir’i de Zeynep’i de tanımak, onlarla beraber bu listeyi tamamlamak çok güzeldi diyorum… Henüz izlemediyseniz, öneririz!

”Biz Size Döneriz” Televizyonda İlk Kez Fox’ta!

Yönetmenliğini Doğa Can Anafarta’nın üstlendiği, oyuncu kadrosunda Hande Soral, Çağlar Ertuğrul, Bestemsu Özdemir ve Fırat Albayram’ın yer aldığı “Biz Size Döneriz” filmi, 29 Nisan Çarşamba saat 20.30’da FOX izleyicisiyle buluşacak.

Konusu

TV’de ilk kez yayınlanacak olan filmde; bir iş görüşmesinin en fazla ne kadar kötü gidebileceği hikayesi işleniyor. İş görüşmesine gidip iş görüşmemeyi başarmak mümkün müdür? 4 TL benzinle bir araç ne kadar yol gidebilir? Ya da sadece gidebilir mi? Bir insan kendisine hiç dönülmeden “Biz size döneriz.” cevabını en fazla kaç kez duyabilir? İş bir aşk mıdır yoksa aşk bir iş midir?

 

Afili Aşk 35. Bölüm Özeti

Ayşe ve Ceyda kıran kırana bir düelloya girer.

Kerem ölüm kalım savaşı verirken Ayşe ve ailesinin endişeli bekleyişi sürer. Rıza Kerem’in başına gelenlerden kendini sorumlu tutar, Muhsin’e dostluk elini uzatır. Ancak bu sefer Yiğiter ailesi tepkilidir. 

Ayşe ise Kerem’i kaybetme korkusunu yaşar. Hastanedeki yas ortamı Kerem’in uyanmasıyla yerini bayram havasına bırakır. Ama garip giden bir şeyler vardır. Kerem her şeyin üstüne temiz bir sayfa açmak ister. Ayşe de Kerem için her şeyi yapmaya hazırdır. Ama bu o kadar kolay gözükmemektedir.

error: Korunan İçerik!