tds_thumb_td_300x0
Alef 1. Bölüm Yorumu | Settar

Herkese merhabalar. Bir BluTV özel yapımı olan Alef dizisinin ilk bölümünden bahsedeceğiz bugün. Settar ve Kemal’le tanıştığımız ve direkt olayların içine daldığımız bir giriş oldu birinci bölüm. İngiltere’de yetişmiş ve oradan gelen Kemal’le, aralarında yaş farkının da bulunduğu yerli milli ortağı Settar her ne kadar bize “anlaşamayacaklar” gibi gözükse ya da gösterilmeye çalışılsa da, aslında pek de öyle olmadığını/olmayacağını anlıyoruz.

Öncelikle, rolü Kenan İmirzalıoğlu’nun sert görüntüsüne yakıştırdığımı söyleyebilirim. Katı veya asabi değil, aksine nezaket sahibi birisi ama ciddiyet anlamında gereken ifadeleri bize sağlıyor bence mizacı. Dizi hakkında genel yorumlarımı paylaştığım yazıda, görselliğin ne kadar iyi olduğundan söz etmiştim. İlk bölümde bolca gördüğümüz loş ışıklı ve kasvetli ortamların bu konuda rolü büyük. Söylediklerimi ve dizide yaşananların gerçekliğini kanıtlar nitelikte adeta.

Polis karakolunu hem davranışlar hem de mekansal olarak beğendim. Tutarlı, akla mantığa uygun şeyler izledik ve bizi kurgudan kopartacak düzeyde hiçbir absürtlük yoktu. Sahnelere bakacak olursak, dil düşme sahnesinden çok etkilendim. Rahatsız olmak ve ürkmek anlamında bir etkilenmekten bahsediyorum tabii. Zaten dizinin bize sunduğu konu bu tarz vahşililklerin bol bulunabileceği sapkınlıklardan ibaret diyebiliriz. Kesinlikle “gerilim” diyebileceğimiz bir tarafı var, hatta yer yer korktuğunu söyleyenler de olmuş.

Dizinin daha henüz başındayken, bu bölümde fark edebileceğiniz şeylerden biri müzik kullanımının doğruluğu olacaktır. Benim en sevdiğim felsefe olan “gerektiği kadar, gerektiği yerde”yi benimsemiş gibi gözüküyorlar. Kesinlikle etki gücünü ve seyir zevkini artıran bir tutum bu.

Son olarak, bölümde dikkat çeken şeylerden biri Settar’ın özel hayatındaki durumu oldu. Çok sağlıklı ilişkileri ya da mutlu bir evi olmadığını gördük. Henüz ne yaşadığını bilmesek de altından konuya bağlanacak şeyler çıkması mümkün. Gelecek bölümden sonra görüşmek üzere!

 

Sonraki Bölüm Yorumu

BluTv’de Ne İzledik? | ALEF

Haftasonu sokağa çıkma yasağının getirilmesiyle, BluTv içeriklerini bu süre zarfında ücretsiz olarak sunma kararı almıştı. Ben de bu fırsatı değerlendirerek merak ettiği dizileri izleme fırsatı bulanlardan biriyim. Başrollerini Kenan İmirzalıoğlu ve Ahmet Mümtaz Taylan’ın paylaştığı dizi ilk hazırlandığı ve çıktığı dönemde de ilgimi çekmişti ancak bazı yerlerde olumsuz yorumlar görünce şüpheye düşmüştüm. Şimdi gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, Alef gerçekten başarılı bir dizi. Neden mi?

Öncelikle, dizi, oluşturmaya çalıştığı kasvetli ve gergin atmosferi çok güzel sunuyor. Gerek müzik kullanımları olsun, gerekse görüntü ve sanat yönetmenlerinin harika iş çıkarması olsun, izlerken buram buram kurgu kokmayan, sizi içine çeken bir hikayeyle karşılaşıyorsunuz. Nispeten sakin denilebilecek bir akışı var ancak beni heyecanla ekran başında tutmayı başardı. Yaşanan olayları sürekli çatışma ya da bol aksiyonla seyirciye aktarmak yerine, az ve öz sahnelerle, gereksiz kargaşadan kaçınarak anlatmışlar ve bu benim çok hoşuma gitti.

Oyunculuklar güzel, mekanlar ve dekorlar inanılmaz iyi. Bu konuda gerçekten büyük takdiri hak ediyorlar. Evet, son zamanlarda sık sık karşılaştığımız bir şey bu, gerçekten insanlar dizi ve filmlerde görselliğe aşırı özenip hakkını veriyorlar, bu konuda gelişmeler var. Hele de internet işlerinde, resmen iyiye gidiyor açıkça ama, Alef’in bu konuda diğerlerinden bi tık ayrıldığını da düşünmüyor değilim. Detaylara çok önem verilmiş, simetrik açıların kullanımı, nesnelerin ve özellikle ışığın çekimlerdeki rolü çok çok başarılıydı. Dizinin mistik, suç, dram türlerindeki havasına yakışır, oldukça keyifli çekimlerdi.

Türü, havası demişken, dizi işlediği konulara rağmen izleyiciyi boğmayan, ruhunu daraltmayan bir yapıda, bence. Normalde belki de kısa süre içinde bunalıp kapatacağım bir gidişatı olmasına rağmen, Alef beni bu anlamda hiç rahatsız etmedi ve dört beş bölümünü arka arkaya mola vermeden seyrettim.

Jeneriğe de değinmeden olmaz. Gerçekten kendine hayran bırakan cinstendi. Konusuna ufak birkaç söz daha edecek olursak, ülkemiz tarihinde de yer alan bazı oluşumları ve inanç kollarını temel alıyor ve bunlarla bağlantılı suç unsurlarının gizemlerini çözmeye çalışıyor diyebiliriz. Ayrıca bunu yaparken sahtelikten ölmüyor, dandik temellerle ilerlemiyor ve biz izleyicilerle dalga geçermiş gibi değil de, saygı duyduğunu hissettirerek yapıyor bunu. 🙂

Uzun lafın kısası, beklediğim keyfi bana veren, aradığımı bulduğum bir dizi oldu Alef. Meraklıları için Imdb’sinin 8.1 olduğunu da söyleyip, dizinin bölüm yorumlarına yarından itibaren sitemizden ulaşabileceğinizi de belirteyim. Görüşmek üzere!

error: Korunan İçerik!