Nehir Bursalı | Veda

Hazal Subaşı’nın en iyi oyunculuk performansı, Çukur’un gelmiş geçmiş en iyi kadın karakteri. Kimse gibi zalim değil, merhametli. Kimse gibi iki yüzlü değil, dürüst. Kimse gibi sahte değil, doğal, gerçek. En önemlisi de karakterli. Neşesiyle, gücüyle, enerjisiyle, havasıyla kendini başından beri sevdiren, deli dediğimiz ama aslında herkesten daha akıllı olan bir kadındı Nehir.

Ne Koçovalı’ların dünyasına teslim oldu, ne de yaşadıklarını bahane edip çirkinleşti. Hiçbir şekilde mide bulandırmadan, kendine yakışır şekilde gururla, huzurla gitti. Aşkına, kırılan kalbine rağmen kimseye kötülük yapmadan ayrıldı yanlarından. Pislik içindeki bir yerden tertemiz çıktı, üstelik umuduyla birlikte.

Onunla ilk tanıştığımız günden beri biliyorduk. Diğer kadın karakterlerin hepsinden farklı gibiydi, yanılmadık da. Çok keyifli, insanın içini ısıtan, yüzünü güldüren sahneler izledik bolca. Gerek henüz saçma sapan şeyler yapmadan önce Yamaç’la olan halleri, gerekse henüz dünyaya gelmemiş olan çocuğuna karşı tavrı olsun hepsi birbirinden güzeldi..

Başta Çukur’la bağdaştıramadığımız bir karakter olan Nehir, önce Çukur izlerken aradığımız, özlediğimiz bir yüz haline geldi, sonra ise hikayesi en güzel olan kadın karakter olarak bir efsaneye dönüştü.

Nehir’in bu kadar sevimli olmasının ve desteklenmesinin en büyük sebebi tabii ki sevgili Hazal Subaşı. Onun doğal, her şeyi dozunda olan oyunculuğu, mimikleri ve tatlı doğaçlamaları olmasaydı Nehir’le bu kadar bağ kurmazdık belki de. Nehir’i anladı ve resmen yaşadıklarını bize de hissettirdi.

Onunla sevindik, onunla üzüldük. Bir sürü şiirler şarkılar ithaf ettik. Hepsi de çok yakıştı. Onun o zarif güzelliğine, iyi kalbine.. Hepsi için çok mutluyuz. Daha fazla riske atılmadan, olması gerektiği gibi kendi yolunu çizdi Nehir, yolu hep açık olsun! 🌿