Modern Kadın’ı Neden Sevdik?
İrem Sak‘ın yapımcısı/senaristi olduğu ve -kendi sözleriyle belirttiği üzere- üç buçuk sene boyunca hazır şekilde yayınlanmasını beklediği komedi dizisi Modern Kadın, geçtiğimiz aylarda seyirciyle buluştu. Öyle bir buluşmak ki, birçoklarımıza nefes aldırdı diyebiliriz. Kendi adıma konuşacak olursam, başlarda hafif bir önyargım vardı. İzleyenler hep olumlu dönüşlerde bulunsa da, sıkıcı ve sönük bulma kaygım vardı.
Ne mutlu ki öyle olmadı. Dizi kendisine çok çekiyor, gayet keyifli, akıcı ve merak uyandırıcı. Bir iki bölüm bakayım sonra devam ederim diye oturduğum yerden diziyi öyle bitirip kalktım, hatta devamı gelir mi, gelirse ne zaman acaba diye düşüncelere de daldım itiraf ediyorum.

Günümüz dünyasındaki pek çok yetişkin kadının ortak dertlerini odak alan, bunu yaparken bir yandan da eğlendiren ve düşündüren bir iş olmuş Modern Kadın. İdeal bölüm süreleri, başrolünde sevdiğimiz yetenekli bir kadının yer alması ve yer verdiği güzel şarkılarla zaten kalbimizi kazanan dizinin en iyi yanlarından biri de kadınların adeta ruhunu emen toplumsal ve sosyal yanlışlara karşı olan eleştirisini -bence artık bu şekilde gerektiği için- bangır bangır, mala anlatır gibi yapması.
Hem dokusu gereği çerezlik, hem de işlediği konular gereği derin hissettiren bir iş olduğu için başarılı sıfatını hak etmiş bir dizidir gözümde Modern Kadın. Hemcinslerimin kolaylıkla bağ kurup sahipleneceklerini bilmekle beraber, çok sayıda erkek izleyiciye de ulaşmasını, ve daha da önemlisi onlar tarafından anlaşılmasını, belli farkındalıklar oluşturmasını zayıf bir ümitle diliyorum.. Son olarak, dizinin en komik sahnelerini, ilişki analizlerini ve daha bir sürü şeyi de konuşacağız ama başka yazılarda. Şimdilik burada bitiriyorum.
Yayınında yapımında ve her türlü detayında kadınların ağırlıkta olduğu projelerin çoğaldığı yarınlarda görüşmek dileğiyle. 🩷


