Çok beğendim. Her ne kadar Kıraç’ın Dicle’ye en ufak iyi hamlesini istemesem ve samimi bulmasam da.. Geri kalanına baktığımızda, Jülide’ye dair bir şeyler görmek çok hoşuma gitti öncelikle. O kızın hikayesinin harcanmamasını istiyordum. Barış’ı yine Dicle’ye sevecen sevecen bakarken gördük. Umarım artık iyice etkilenir de, muhtemelen kısa zamanda ona aşık olup türlü çirkeflikler yapacak olan Beren tek taraflı takılır, karşılıksız duygular yaşar.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kıraç öz kızına nasıl bir jest yaptı da nefretlik asistanı Gülin bu kadar şaşırdı merak ettim doğrusu. Gerçi bizim saf kız en ufak bir şeye bile deli gibi sevinir söylediklerinden anladığımız üzre ama.. Şu asistanın da her şeye maydonoz olması sinirimi bozuyor.

Çınar’ın ship olayı ne olacak bilmiyorum. Başta bi Tuba’ya kaymıştım, hepimiz kaymıştık daha doğrusu. Sonra arkadaşı Feris’le bi düşündük. Çok uzak bir ihtimal gibi değildi. Şimdi de Jülide konusunda ışık var gibi ama bilemedim valla.

Barış’ın bu seferki kavgası büyük olay olacak. Feris uğraşsın dursun. Ama Dicle’nin o ortama koşarak girip yanına çökmesi etkileyiciydi yalan yok.🥺 Kim bilir ne kadar korkmuştur. 

Çağatay Ulusoy’un bu bölüme konuk olması güzel olmuş. Hem izleyici çeker hem de çok ünlü bir oyuncu olduğu için dizide ne gibi şeylere sebep olacağı merak konusu. Umarım önceki bölümlerde olduğu gibi eğlenmeye devam ederiz, sabırsızlıkla bekliyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz