“Kelebekler”

Acı içindeyim. Bu bölümde beni çok etkileyen, üzen şeyler vardı. 🥺 Zaten bol travmalı bir dizi, malumunuz.. Neyse, toparlanalım. Çok güzel, dolu dolu bir bölümdü. Çocukların annelerinin ölüşünü ve sonrasında ayrılmamak için nasıl kaçtıklarını gördük. Bu göçebe hayatın nasıl başladığını daha doğrusu. Tabi beni en az bunun kadar, hatta bundan daha fazla yaralayan bir şey vardı ki, o da imza gününde yaşanan olay.

Psikopat yazarımızın o cahil, anlayışsız terbiyesizlere hak ettiğini vermesi çok hoşuma gitti. Yoksa çok içimde kalırdı, gerçi Moon Gang Tae konuşsaydı ne diyecekti onu da merak etmiştim ama yine de sonuçtan memnunum.

Go Moon Young’tan söz etmişken, sakinleşme hareketini yaptıkları sahneyi de beğendim. Daha doğrusu o kadar ters, dominant tavırlı olmasına rağmen bizimkine karşı çıkamayışı, çıkmayışı, Moon Gang Tae’nin ona meydan okuyan kafa tutan halleriydi beğendiğim.

Dizinin seyir zevki çok yüksek. Hiç sıkmıyor akıp gidiyor, bir yandan da vermek istediklerini veriyor. Antisosyal kişilik bozukluğu olan, empati duygusundan yoksun kişiler olarak bildiğimiz bir karakteri işlerken, bundan keyif almamızı sağlamayı başarmışlar. Aynı zamanda, Moon Gang Tae’nin abisi rolündeki karakter de otizmli ve rahatlıkla söyleyebilirim ki oyunculuklar harika.

Moon Gang Tae’nin nahif kişiliğiyle, Go Moon Young’ın vahşi yapısı nasıl bir orta yolda buluşacak çok merak ediyorum gerçekten. Şimdilik yazarın bir değişim geçirmesi ihtimali yüksek görünüyor, ama sadece o mu değişir yoksa sevgili hastabakıcımıza da bir şeyler olur mu bilemiyorum.

Ömrü birilerine rüşvet yedirmekle geçmiş yayınevi sahibinin krizleri, bizimkilerin abi-kardeş ilişkisi, Moon Gang Tae’nin sadık dostu ve çekici yazarımızın hareketleri, yaptıkları dahil bütün sahneleri izlemek çok zevkliydi. Her bir anın üstünde durmaya kalksam yazılar çok çok uzun olur, o yüzden kısa tutmaya çalışıyorum genelde.

Bölümü, Go Moon Young’ın, bizimkilerin geçmişinin ait olduğu taşraya gidişiyle kapattık. “Seni özlediğimden geldim.” demişti Moon Gang Tae’ye. Onu istediğini, açık açık belli ediyor zaten. Şimdilik karşılık bulamasa da, ona aşık olacağı süreçte, Moon Gang Tae’nin de aşık olacağını hepimiz biliyoruz elbette.

Go Moon Young’ın söylediğinin aksine, Gang Tae hiç korkak biri değil, aksine çok cesur. Tıpkı abisinin olduğu ve ona söylediği gibi :’) Diziyi gerçekten çok sevdim. Umarım hayal kırıklığına uğratmadan ilerler. Sahne geçişlerinin de güzel olduğunu söylememe gerek yoktur ama yine de belirtmiş olayım. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere. 💙

Birinci Bölüm Yorumu için tıkla!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz