Bölümlerdir yorum gelmiyor diye düşünebilirsiniz. Ancak başlıktan da anlayacağınız gibi, gelmemesinin nedeni bir şeylerin kördüğüm olmasıydı. Zalim İstanbul’da bölümlerdir sanki önceki bölümü izlememişiz, dizi 30 küsür bölümdür yokmuş gibi davranılıyordu. Bu bölüm ile beraber biraz bir toparlanma görünce yorum yapmamak da olmazdı. Nereden başlayalım diye düşünürken bir bakmışız, akıp gitmiş yazı. Keyifli okumalar.

Ceren’in bebeği yaşıyor. Bu konu defalarca konuşuldu, bebeğin düştüğünü bize birçok sahne ile izlettiler ancak o bebeği yaşatmayı uygun gören senaristlerimiz hikayeye artık bebeği tamamen dahil etti. Geçtiğimiz bölüm sonunda o bebeğin Cenk ve Ceren’in bebeği olduğu gerçeğini ilk öğrenenler Nedim ve Cemre oldu. Bebeği ve Başak’ı, Oya’nın elinden kurtardılar. Bu bebek hikayesine Nedim ve Cemre’nin neden dahil olduğu bende soru işareti. Oya’nın sahte psikolog olduğunu Şeniz’e gelen belgelerden neden Nedim öğrendi? Bu da bende bir soru işareti. Bu hikayeye neden Nedim dahil edilmek istendi, neden bebeği kurtaran kahraman amca Nedim oldu? Bu da bende soru işareti. Cevaplarını aramaya devam edeceğim.

Ceren, başta bebeğin onun olduğuna inanmadı, inanamadı. Hiç değilse bebeğin düştüğünü hatırlayan, neler yaşadığını hatırlayan biri vardı. Bunu sorguladılar, ama sonuç değişmedi; o bebek Cenk ve Ceren’in bebeği. Köşke gelmişlerken Başak’ın Nurten’i kandırarak bebeği kaçırması sahnesi, neden senaryoya eklenmiş asla anlamadığım bir sahne açıkcası. Bebeği kaçırdı, AVM’de sakladı, Agah bebek ve Başak’ı buldu. Bu sahnenin hikayeye katkısı neydi? Bu da bende bir soru işareti oldu. Herkes bebeği ararken Cenk, buna inanmadı. İnanması nasıl mümkün olsun zaten? Biz bile haftalardır yaşadığı halde inanamıyoruz o bebeğin yaşadığına malum. Cenk, akşam önce geldi Ceren ile konuştu sonra arabasıyla gitti. Birkaç sahne sonra gördük ki Cenk yeniden köşke geldi, bu sefer Civan’dan yumruk yedi. Sonra arabasıyla yine gitti. Cenk neden köşke geliyor ve bir şeyler oluyor gidiyor? Cenk nereye gidiyor? Hikayeye bazı şeyleri yedirmek bu kadar zor mu? Sahneleri neden birbirinden bu kadar kopuk izliyoruz? Aynı gece iki defa köşke gelip köşke girmeden giden bir Cenk gördük. Bu sadece benim dikkatimi çekmiş olamaz diye düşünüyorum. Ama dizideki kopukluklar keşke sadece bunlarla sınırlı kalsa…

Agah bebeği bulduktan sonra mantıklı olarak tabii ki DNA testi yaptırdı öncelikle ve DNA testi sonucunda bebeğin Cenk ve Ceren’in olduğu ortaya çıktı. Bu konuda tamamız, o bebeği artık kabullendik. Ceren’in ise en büyük aşkının para olduğunu tekrar gördük. Aslında Ceren hiç değişmemişti. Birkaç bölüm önce Cenk, Ceren’in yüzüne gerçekleri söylemişti. “Ben size sahip çıkmak istedim, ama sen köşkünden vazgeçemedin” demişti. Doğru mu? Evet doğru. Geçen bölüm Nedim’den boşanırken üzülen bir Ceren görüyoruz sanırken 2 milyon tazminatı görünce gözleri açılan bir Ceren izledik. Asıl aşkına yani paraya kavuştu Ceren. Bu bölümde de bebeğini kucağına aldığı gün köşke getirip “burası senin evin” , “sen Karaçay torunusun” gibi şeyler söyleyen bir Ceren izledik. Ceren karakteri daha ilk bölümde Agah’ın onu para ile satın alması için yalvaran bir karakterdi. Karaçay olmak için Cenk’ten hamile kaldı ve Şeniz ile anlaştı bebek doğunca bebeği Karaçay’lara verip gideceğine dair. Daha sonra Agah bebeği karşılığında ona açık çek verdiğinde “bu kârlı bir alışveriş” diyen biriydi Ceren. Annesi o çeki yırttığında ona kızmıştı, Cenk’e “ben o parayı istiyorum” demişti. Ceren, Nedim hapise düştüğünde onu oyuna getirmeye çalışıp vekalet aldı. Bu olayda amcasına hemen kin bağlayan Nedim de tabii ki suçlu, ama onun yanında gibi gözüküp ses kaydıyla uğraşan Ceren’i de unutmadık izleyenler olarak. Bu bölüm ne oldu peki? Ceren, devam etti. Cenk’ten oğlu için şirket hisselerinin yarısını istedi. Cenk de bunu tereddütsüz kabul etti.

Bu bölümün yıldızı kesinlikle Cenk ve oğlu Atlas yeni adı ile Umut’tu. Cenk için baba olmak büyük bir sınav. Ceren yani sevmediği bir kadından bir oğlu var. Önce öldü sanıyordu ve vicdan azabı çekti. Annesine de bu bölüm “bana yaşattığın o vicdan azabı var ya, şuramda duruyor hâlâ” dedi. Cenk, baba olmayı bilmiyor. Cenk, baba olmaktan korkuyor. Bu korkusunu da dillendirdi defalarca. Eski bölümlerde Agah’ın “baba olmak” ile alakalı çok güzel repliklerini dinlemiştik. Agah, “baba olmak uzun bir yolculuk.” demişti. Evet uzun bir yol ve bu yolda Cenk, bazen tökezleyecek, bazen düşecek, ama çok güzel bir baba olacak. Çünkü o Cemre’nin de dediği gibi “babam keşke beni daha çok sevseydi” diyen bir karakter. Cenk, kendi yaşadıklarını oğluna yaşatmayacak bu yüzden.

Cenk, önce bebeğin onların olduğuna inanmadı. Sonra DNA testi açıklanana kadar da herkesten kaçtı. Ceren, bebeğin fotoğraflarını Cenk’e attığında yüzünde oluşan şaşkın ve hafif tebessüm ettiği ifadeler aslında nasıl bir ikilemde olduğunu bize gösteriyordu. Ona dizinin başından beri onu hep anlayan tek kişi, yani Cemre bir yol gösterici olmalıydı ve oldu da. Cenk defalarca dediği gibi baba olmak ne demek bilmiyor, öğrenmekten korkuyor ve ikilem yaşıyor. Ayrıca bebeği de sevdiği kadının kardeşinden. Nasıl bir ruh halinde olduğunu anlamak çok mümkün değil bu yüzden. Cemre ile konuşan Cenk, köşke döndüğünde bebeğini ilk kucağına aldığı ve onu kokladığı sahne bölümün en güzel sahnesiydi sanırım. Ceren, Cenk’e “biz” dedikçe Cenk, ona “sen, benim hiçbir şeyim değilsin” dedi. Oğlu için ise maddi ve manevi her şeyi karşılayacağını da söyledi. Ceren, sabahında “sen oğlumu görmek istemesen de…” gibi bir demogoji yapmaya çalışsa da Cenk orada da “benim derdim onun yüzünü görmemek değil, yapma böyle” dedi. Cenk, oğlunu gittikçe daha çok kabullenecek tabii ki. Bu süreci izlemek de bizler için çok keyifli olacak. Küçüklüğünde baba eksikliği çekmiş bir karakterin nasıl güzel bir baba olduğunu göreceğiz böylece. Tökezlediği yerde yaslanacağı bir babası da var. Agah da dedi “ben yanındayım bana yaslanırsın” diye. Cemre’nin ona inanması da Cenk için ayrıca önemliydi. Çünkü başından beri Cemre, Cenk’in ışığı oldu. Bunu Cemre bilerek ya da bilmeyerek sürekli yaptı. Cenk, Cemre’ye duyduğu aşk ile içindeki iyiliği ortaya çıkardı. Onun aşkı Cenk için ışık oldu hep.

Cemre, Cenk’e bu olayda kızgın olsa da aslında Cenk’i anlıyor. Bu bölüm de bunu söyledi. Bebek gerçeğini öğrendiğinde kardeşine “Ben seni tanıyorum, senin hırslarını biliyorum” demişti. Çok eski bölümlerde Ceren’in Cenk hayallerini de biliyordu. “Ne o hayal mi kuruyorsun Cenk hakkında” diye sormuştu. Geçen bölüm Cenk’in dediği “kimse bana baba olmak isteyip istemediğimi sormadı” demesi de Cemre’nin Cenk’i anlamasında etkili oldu.

Cenk, hatalı bir karakter, bu hep söyleniyor. Ama Cenk, hatalarını hep düzeltmek isteyen de bir karakter. Sürekli bunu da gördük. Damla’nın Cemre’ye “Abim gerçekten Ceren’le olanlardan dolayı çok pişmandı. Ama sorumluluğunu almaya çalıştı her şeye rağmen, seni sevmesine rağmen.” dediği gibi Cenk uğraştı. Bu uğraşlarını da bütün karakterlerin öğrenmesini merakla bekliyoruz.

 

Cenk karakterinde bir başka şey daha var. Bebeğin yaşadığına dair bir ipucu yokken, Damla’nın Cemre’ye Cenk ve Ceren hakkında imâsını bilmiyorken Cemre’ye bebeği itiraf etti. Cenk, bütün gerçeklerini kendi itiraf etti. Bu çok değerli bir şey. Bir diğer şey de herkes suçu birilerinin üzerine attı bu dizide. Nedim, DNA testini değiştirme konusunda “Cenk’in bana yaptıklarını biliyorsun.Onu cezalandırmak istedim” dedi. Ceren, “babaannem beni kandırdı, Şeniz beni kandırdı, Cenk hayır demedi” gibi şeyler söyledi. Şeniz karakteri bile her şeyde birilerini suçladı. Ama Cenk bütün dizi boyunca çocukluğundan beri sürüklendiği şeyler olmasına rağmen, kimseyi suçlamadı. Bu bölüm Agah’a gerçeği anlatırken “Onların yaptıkları, benim ayıbımı örtmez” dedi. Bu çok değerli değil mi? Benim gözümde bir izleyici olarak çok değerli çünkü.

Gelelim son sahneye… Agah, Ceren’in Nedim’den yüklü bir tazminat aldığını öğrendi. Bundan sonra Cenk’ten hisse istediğini de öğrendi. Agah, Ceren’in daha önce kendisine bebeğini sattığını da biliyor. Ve daha önce Şeniz’e de bebeğini sattığını öğrendi. Bu yüzden köşke gelerek Ceren’in foyalarını ortaya çıkardı. Şeniz ile Ceren’in yaptığı anlaşmaya göre torununu bırakmasını istedi. Gönül isterdi ki, Ceren bebeğiyle düzelsin. Ancak Ceren, bebeğini kucağına alır almaz “burası bizim köşkümüz” diyen, “sen zengin olacaksın hep” diyen, Cenk’ten hisse isteyen bir karakter. O yüzden Ceren’e bebek emanet edilirken de emin olamaz, çünkü para onun her zaman önceliği oldu. Nasıl devam edecek bilemiyoruz. Virüs kaynaklı setlere de ara verildi. Uzunca bir süre de devamını izleyemeyeceğiz belli ki. Ancak hikaye bu bölümle beraber asıl konulara tekrar odaklanmaya başladı. Umarım bundan sonra yolundan şaşmadan devam eder, bizler de bölümleri zevkle yorumlamaya devam ederiz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz