An itibariyle yeni bir yönteme geçiyorum bu yorum işlerinde. Hoşuma giden/ayar olduğum her şeyi madde madde yazmak. Çünkü hem zamandan tasarruf edelim, hem de uzun uzadıya yazınca bitmek bilmiyor anlatması. 😂 Neyse şaka bir yana, bölümün daha başında bir sahneye artı puan verdim bile. Bkz: Sadi’nin Serdar paketlemesi sonrası herkes gidince öpmek için Songül’e uzanması, onun da “Sorguya giricem” diyerek dengemi bozma mesajı vermesi. 🤓 Selamlar, yazıya hoşgeldiniz. Keyifli okumalar.

Songül’ün sorgudaki halini de sevdim. Ne pahasına olursa olsun Serdar’ın cezalandırılacağını haykırdığı sahnede Devrim gayet iyi oynamış. Sonrasında boğazda yemektelerken Sadi’nin o yağmurlu günde duyduğu sözlerin ne kadar ağırına gittiğini ondan duymamız da güzeldi.

Bölümün ilk yarım saati bizi öldürmeye yemin etmişler gibiydi. Hemen her şeyin güzel gitmesi, SadGül’ün fingir fingir ve sürekli mutlu halleri falan. Ağlayacaktım sevinçten. Özellikle İkilem’in olduğu kısma BAYILDIM desem yeridir, gördüğün en güzel pr’lardandı. Ay of, gerçekten o kadar etkilendim ki bizimkilerin bu hallerinden 😭 hislerimi tarif edecek kelimeleri bulmakta zorlanıyorum. Ertan’la Devrim partnerliği çok büyük şans. Tekrar ediyorum ÇOK BÜYÜK ŞANS. Nimet resmen. Neyse sakinleşeyim.

Duş sahnesinden bahsetmek bile istemiyorum. İşler gittikçe zorlaşıyor hem onlar hem bizim için dekjwlkjlkje. Zaten sonrasında da yok efendim rüyasıydı bilmem nesiydi derken bu bölüme fazla yüklenmişler. Arada bi gülme krizine girdim farklı hislerden. Biraz da başka şeylerden konuşalım hadi.

Öncelikle, Can’ın babasının tamir için eve çağrılması sahnesinin rezil kepazeliği? Kaç yüzyıl öncesinden aldınız bu rezil klişeyi ve kim neden kabul etti Allah peygamber aşkına ya? Zaten senaristlerin her karaktere uzun uzadıya sahne ve hikaye yazma takıntısının bazen çok saçmalaştığını, can sıkıcı şeylere sebep olduğunu daha önce anlatmıştım ama bu da olmasaydı bari. Bu kadarı da oha yani, çok afedersiniz. Kusacaktım utançtan. Zerre komik değildi.

Bir diğer mesele Merdo hapise giderkenki malum olay. 🥺 Ya buna ne desem gerçekten bilmiyorum. Müzik, gözyaşı ve Ertan Saban’ın dağılmış bakışları birleşince ortaya vurucu bir şey çıkmış. Ama insan üzülsem mi gerilsem mi bilemiyor. Derya dahil her şey iyiydi sahnede, bir bütün olarak güzeldi de bu mevzu nolacak başımıza ne iş açacak diye çok rahatsız oluyorum ben. 😭

Araz’ın bi bebişe bi prensesine hallendiği anlar dışında oldukça güzel, dinamik fragmanlarla sunulan 24. bölümü Songül komiserimin dövüş şovuyla açtık. Sadi ve Songül’ün malum meseleye dair yaptığı konuşmaların dozu da iiiiyice artmış. Ha bi yandan hoşumuza da gidiyor o ayrı ama bilmiyorum az laf çok iş mi desem, biraz da icraat görelim mi desem dewjlkdwjlwkefjldj. Gerçi beni hiç bozmaz, aradaki bu tansiyon uzadıkça uzayabilir çünkü en sevdiğim şeydir kurgulardaki bu süreç. Ayrıca Devrim’le Ertan gerçekten muazzam oynuyorlar. Harika bi ikili ya harika, bayılıyorum!

Sadi’nin 12/B’nin adam olacağına dair ümidini yitirmemesi güzel ama o veletler beni biraz bayıyor ara ara. Özellikle Arz’ın ıslah olamayışı bir türlü.. Biraz düzel be çocuk. Ona buna yürümekten sıkıl da insanlaş biraz. Aylinin kızların evinde yangın çıkarması.. Bu kadının embesilllik seviyesi beni gerçekten delirtiyor. Üstüne konuşmayacağım, seyirciye hakaret artık bu kadarı.

Karşısındaki gönlünü kaptırdığı kişi NE YAZIK Kİ Melt*m olmasına rağmen Yaver’in date sürecini izlemekten çok keyif aldım. Bin tane yalan atıyor kıza kendini sevdirmek için ama umarım bu işin sonunda üzülmez yakışıklı yarim. 🥺

Gelelim bölümün sonuna. Ay son zamanlarda heyecan aksiyon dozunu bi artırdılar mı bana mı öyle geliyor? Herkes farkında dimiii. 😍 Çok memnunum bu durumdan. Şimdi bi oturuşta iki bölümü peş peşe gömmüş biri olarak sonraki bölümler için sabırsızlanıyorum. Görüşmek üzere!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz