Gelsin Hayat Bildiği Gibi 19. Bölüm | Fırtına Koptu!

Selamlar. Karanlık yollardan geçtiğimiz, zehir gibi sular içtiğimiz, bir değil bin kere sırat köprüsünden geçtiğimiz bir bölümdü. Bir yar seven Songül’ün ta göğsümüzü delen acısını izledik aşama aşama. Katil lüzumsuz pislik Esra’nın sahnesinden sonra yüzleri gülümseten bir Öğretmenler Günü kısmı vardı. ❤

Başhekimin teklifi konusunda, açık konuşmak gerekirse ben de başta Derya’dan hoşlandığını için ayrıcalıklı mı davranıyor diye düşündüm. Çünkü bunu yapmaya çok müsait hareketler sergiliyor.. Neyse.

Songül’ün bölüm boyu izlediğimiz dağılmış hali çok çok iyiydi. Devrim Özkan’a yine ve yine kocaman bir alkış.

Söylemek istediğim çok önemli bir şey var. Bu vurulma olaylarından falan sonra bir de işte şakalaşmalar vs. görmüştük ya öncesinde, tam diyodum ki Araz ve tayfası biraz evcilleşti, BU BÖLÜM GÖRDÜKLERİMİZE BAKIN. Hadi evi dağıtmaları plan içinmiş, ulan Ozan’ın haberini alınca dalga geçmeleri, ÖLÜM hakkında insanlarla nasıl alay ederler, nasıl sevinip gülebilirler. Delirdim o sahneleri izlerken. En değişmeleri gereken anda, herkesin, hem gerçek hem kurgu dünyalarda gerçekten HERKESİN tavrının olumlu yönde değişeceği bir anda nasıl böyle salak bir falso yazarsınız ya? Herkes unutsa ben unutmam bu rezilliği. Sonsuz kere kınıyorum. Hani bu çocuklar kalpsiz, kötü değildi sadece sevgiye ihtiyaçları vardı. Ebu Cehil bile öyle davranmazdı. Yazıklar olsun.

çok iyi oynadığı için sürekli Devrim koymak istiyorum mlsf..

Sadi’ye baya üzüldüm. Tam iyice seviye atlamışlarken, first kiss eşiğini geçip bir şeylerin zirve olduğu noktaya gelmişken ilişkileri, böyle bir şey yaşandı. Üstelik anlamadı bile sebebini. Ha hatalı mı evet, bir yolunu bulup daha erken söylemeli miydi yine evet ama üzüldüm. Adam seviyor be. Üstüne toz değmesin istediği kadın gözünün önünde mutsuz, bir şey yapamıyor, ulaşamıyor ona. Üstüne de gidemiyor hassas davranmaya çalışıyor. Ama nasıl bir patlama yaşanacak göreceğiz. Bu arada kendime de üzüldüm bi izleyici olarak kjqkjdwk. Manita olmuş Sadgül’ü doya doya izleyemeden zart diye drama keskin bir geçiş yaptık.

Sarhoş Songül MÜTHİŞTİ. Çok keyif aldım izlerken. Tekrar tekrar izlerim o sahneyi. Şimdi hızlı bir özet-yorum faslı. Mert’in Aylin’in evinde olduğunu saklaması lüzumsuzdu, Gizem’in güveni doğal olarak kırıldı, zaten çevreleri fitne dolu.. Songül hastaneye gittiğinde Meltem asalağına söylediği laflar güzeldi, mezarlık sahnesi etkileyiciydi 😔 gariban Songül’üm.

Ozan sahnesi de iyiydi. Başta bi öldü sanmıştım, iyi ki ölmemiş. Bazı sahneleri gereksiz olsa da, ailevi tarafını izlemek hoşuma gidiyor biraz. Son olarak Sevda kezosunun nihayet Araz tarafından sevilmeyeceğini anlaması da hoşuma gitti üzgünüm. Yeter artık ya, tamam Araz’ın hareketleri anormal, sorunlu ve rahatsız edici ama o kıza da hiç katlanamıyorum. Hepsi hızlıca evrilip İNSAN olsa keşke biraz.

Son olarak, benimle aynı fikirde olan kimseyi görmediğim için söylüyorum, bütün dünyanın aksine ben yağmur sahnesini hiç beğenmedim.

Arabaya binerken pas vermemesi, hitaplar hakkında söylediği şeylerle Sadi’yi afallatması, her ne kadar CAN YAKICI olsa da Payaslı’nın net aşk itirafını böyle bir anda alarak karışık duygular yaşamamız, Songül’ün usulca ağlaya ağlaya dinlemesi ve kendiyle verdiği savaş, gördüğü sert tavırdan sonraki şaşkınlığı, kısacası arabanın içindeki her şey çok güzeldi. Ona bi lafım yok. Harika. Ama sonrası..

Aşırı ıslanmaktan repliklere çok özenememişler gibi geldi söylerken, ve etkiyi artırmak yerine azalttı. Nasıl anlatırım tam bilememekle beraber yağmur -ya da seviyesi- orada fazlalıktı bence abi. Odağı topladı yok yere. Ayrıca Songül “sen benim kalbime hiç girmedin ki” derkenki çekim de, ifadeler de, vurgu da, edit de farklı olmalıydı BENCE. Dediğim gibi sanki ıslanmaktan performansları bozulmuş, gerektiği gibi olamamış tarzı bir hava vardı.

Sadece son kısımda, aynı evde kal dediler kaldım hata ettik ileri gittik kısmı tamamdı. Orada Sadi’nin kafa karışıklığı gitti çünkü. Songül’ün bu sebeple öyle davrandığını düşündü ve o an kendini geri çıktı. Songül’ün onunla herhangi bir sebepten “birlikte olmak istemeyişi”ne üzülerek saygı duydu ve ısrarsız, kabullenmiş bir vaziyette tamam dedi. Kaptırma kendini, adı hayal. İkisi için de çok acı dolu olan bu yürek parçalayıcı süreç nasıl devam edecek çok merak ediyorum.. Özellikle Songül bir an önce bu andan kurtulmak istediği için arabanın önünde napacağını bilemez halde duran kocasına korna çalıp çekil diye fısıldayınca MAHVOLDUM. 🥺💔😭

Görüşmek üzere gönül dostları.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Korunan İçerik!