Gelsin Hayat Bildiği Gibi 10. Bölüm Yorumu 😍

Bence çok güzel bir bölümdü, ya da ben diziyi özlediğim için bana olduğundan daha iyi geliyor olabilir. Sadi beyciğim, fotoğrafları çeken zırtoyla yaşadığı sahneyle daha ilk andan beni güldürmeyi başardı. Daha sonra Melek’in evine ışınlandık bi kısa süreli (ki bunlar gerekiyor hikaye gereği biliyorum ama) ve Zülfikar’ın arabesk sevmelerine maruz kaldık yine. Gidemiyorum galbim..

Aylin’in ailesinin Ozan’la ikinci kez görüşmek isteyip gittikleri yemek bence çok çok gereksizdi. Sırf her karaktere sürekli yer verebilmek için biraz boş yapılıyor bence bazen. Yüksek Sadakat şarkısı eşliğinde gencolara girilen klip hakkında konuşmuyorum bile dskljkdjlkwefjef. Çok iyi oldu Gizem onu öptüğü için mal gibi bir suratla kalan Mert flashbacki falan, tam aradığımız şey gerçekten. (!) Neyse.

Yirmi ikinci dakikada Kırdarlar’ın infazcısı hakkında konuşurlarken Songül’ün moda kısmını cımbızladığı an komikti ama komik olduğu kadar üzücüydü de. Çünkü bu kızın geçmişinde güzelliği konusunda bir yarası olduğu, çirkin hissettirildiği çok belli. Adını sanını bilmediğimiz o öküz nişanlı kimse muhtemelen o bu hale getirmiş. Neyseki Sadi bey iyi toparlıyor, iltifatları esirgemiyor sevgili karısından. 💖

Fotoğraf sekansı AŞIRI iyiydi, bayıldım. Rolden çıkıp güldükleri anlar, oraların kesilmemesi falan benim çok hoşuma gidiyor. Birlikte çok yaşıyorlar bunu, çekerken eğlendikleri için. Bize de o doğallığın tadını çıkarmak kalıyor. Sadi’nin “Koyma abi” diye yükselmesi favorim bu arada, tekrar tekrar izlerim. Aysel mevzusunun geçmesi de çok iyiydi. AYSEL’İN GBTSİNE Mİ BAKTIN? 😂

Şimdi güzel şeyleri bu kadar andık ya, biraz tadımız kaçmadan olmaz. Derya okula raporu vermeye geldiğinde Sadi’yle olması gerektiği gibi konuştuğunda bizimkinin “Yapma böyle, mesafe koyma araya” demesi???????????????? Yani ben soru işareti spamlemekten yoruldum, senarist bunları yapmaktan yorulmadı. Kadıncağız adamı evli sanıyor. Evli ve mutlu. Saygısından da tanımıyor gibi sürdürmeye çalışıyor her şeyi. Ne diye bulandırıyorsunuz suyu? Habire Derya karşısında gözlerinin dolmasını mı izleyeceğiz bu adamın biz? Hasbinallah ya.

İzlerken çok komik bir şey not almışım. Melek manitasına sesleniyor. Zülfikar da söyle kalbim diye cevap veriyor, gerisi random. Yani bu çocuklar liseli, ve bu çağda yaşıyorlar biliyorsunuz dimi. Biraz şey kaçıyor bu hareketler, ne denir. Meeh yani. Daha fazla bir şey demek istemiyorum. O vurgular tonlamalar falan, ki başta ne güzellerdi.

Bir diğer notuma geçecektim ki bunu da olduğu gibi aktarmak istedim. “zengin evinde çalışan gizemin annesi sahnelerinin zortingenligi” Gerçekten direkt böyle yazmışım. Ve yüzde bin haklıyım. O işi nasıl yapacaklar bilmiyorum. Kız bizim söyleyeceğimiz her şeyi kamu spotu gibi söyledi. Okuyorum dedi, küçüğüm dedi, kendi ayaklarımın üstünde duracağım dedi, zengin koca aramıyorum dedi.. Ama yok. Zaten hiç utanmadan yaz dizisi klişesi yazmışsınız. 🤢 Yeni bölümde de evden atılıyorlar kadere bakın ki.. Cidden aşırı kel alaka ve münasebetsiz bir çift olacak bunlar eğer olursa, UMARIM OLMAZ. Neredeyse babası yaşında ya.

Peki kadın (Songül) mesleği gereği kanunen gereken prosedürü uyguladı diye bozulan Sadi’nin eve gidince banyoyu kirletmesi? Yani erkekler gerçekten büyümüyorsunuz be, koca adamın beş yaşında çocuk gibi yaptığı şeye bak. Sinirlendirdi orada beni, hıyar hıyar hareketler. Yakışmıyor. Öksürüp devam edelim, nazar boncuğu olsun.

Gelelim benim için bölümdeki en can alıcı kısma. 🥺 Arkadaşlar ben Can‘ın babasının pilav arabası parçalandığında perişan oldum ya. Zaten en (hatta belki de tek) sevdiğim genç karakter, bir de o çaresizce ağlayışı falan. Zaten hiç dayanamıyorum zorbalığın z’sine bile. Çok etkilendim o yüzden.

Sadi’nin sıfır komik şakasından sonra yaşanan şu sahne tek kelimeyle muhteşemdi. Çok keyif aldım. Paşa paşa söz dinlediler olması gerektiği gibi, kendi kirlettiklerini temizlemek zorunda kaldılar. Mis. 👌

Songül’ün koltukta uyurken Sadi’nin de gelip koltuğa oturarak yatması, Songül’ün onun ayaklarını kendine çekip sarılması aşırı cozy hissettirdi. Bir de Sadi’nin suratındaki “Napıyorum ben, napıcam” ifadesi daha da etkileyici yaptı her şeyi. Çok anlam barındırıyordu o sahne. Ama sonra deşeriz yeri gelince, şimdilik sevdik diyelim geçelim.

Bu sahne de baya hoştu. “Aşkın Kanunu”. Tam shipper gibi gülüyor zaten Yaver’im de. Ne diyebilirim ki. Birbirinden hoşlandığı belli olan ve yakışan her ikilinin çevresinde olan ve olması da gereken pozitif bir tetikleyici kendisi, ortama çok iyi ayar veriyor kurban olduğum eljlqkjeldk.

Ek olarak, hep birlikte okuldan çıkarlarken “Aç kapıyı Veysel efendi” göndermesi vardı, gülümsetti. ❤ Şimdi gelelim bir diğer önemli sahneye. Sadi hocamın 12/B’yi toplayıp içlerine dostluk tohumu ekeceği bir gezintiye çıkarması. Sahneye kötü diyemem. Aksine, bu ciğerimi parçalayan sorun böyle güzel bi biçimde hallolduğu, Sadi de dahil olduğu için vs. gayet mutluyum ama, bazı amalarım var işte.

Bu, tahta gibi yontulması gereken odunların bu işten böyle kolay sıyrılması, daha doğrusu Sadi’nin, onların olayı bu şekilde telafi etmesini tercih etmesi erdemli gözükse de benim hayat görüşümle tam örtüşmediğinden biraz rahatsız oldum. Özellikle teşekkür kısmında, malesef gülümseyerek izledim çünkü mimikleri çok komik ve lahmacun yerlerken ister istemez ilerde ne güzel arkadaş olurlar diye hayaller kurmuş bulundum ama, bence hiç gereği yoktu. Kendi yedikleri haltı temizlemiş oldular sonuçta. Gerçi Can olgun birisi, o yüzden onun bu kadar zoruna gitmemiştir eminim dıejkdwds. Velhasılkelam durum bu. Zaman zaman tüm nefretimi kazanmalarına rağmen, haklarında verilmeye çalışılan o “sevgisiz büyümüşler, merhametle iyileşecekler, vazgeçip cezalandırmayacağız” mesajıı anlıyorum serseri tayfanın. Sadi’nin de hikayeyi anlatırken kendi siyahlığını hatırlayıp durgunlaşması güzeldi. Bize hiç unutturmuyorlar zaten karakterin pişmanlığını, hoş bi durum bu.

Son olarak, karıma da lunapark partisi yapmayacaksam nerede kaldı benim kocalığım repliğini sevdim lâkin keşke lunparak sahneleri daha dolu dolu olsaydı.😥 Gelecek bölümde görüşmek üzere. Önceki bölüm yorumunu aşağıda bulabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Korunan İçerik!