Çağıl Aydıner: Seda’nın vedası ağır ve zor bir duyguydu, ama benim için muazzam bir öğrenme tecrübesiydi.

  • Seni daha yakından tanımayı çok isteriz. Bize dışarıdan herkesin göremediği Çağıl’ı anlatır mısın? Seni çok iyi tanıyan bir arkadaşına sorsak Çağıl Aydıner’i bize nasıl anlatırdı?

Hmmmm… Çok güzel bir soru. Hatta buna vermek istediğim ilk yanıt anksiyetik bir marshmallow gibiyim demek olacaktı ama kendimle nazik olmaya çalışıyorum. 🙂 İçim adeta küçük bir çocuk gibi. Sevdiğim insanlarla maceralara atılmayı, onların hayallerine destek olmayı severim. Güzel ruhlu insanları birbiriyle tanıştırmaya çalışırım hep. Bazı dönemlerde ise yalnız kalmak hoşuma gider. Sessiz ve her şeyden uzak olmak beynimdeki kaosu arındırıyor. Anlatacağınız biraz zıpır bir çocuk biraz da sakin bir keşiş karışımıyım. 

  • Oyunculuğa başlama sürecin nasıldı? Küçüklükten beri hayalin miydi yoksa sonradan mı şekillendi?

Çok ilginç bir hikaye aslında. 🙂 ben küçüklüğümde hep sanatla ilgilenirdim: yazardım, çizerdim, müzikle uğraşırdım. Hatta dans ve tiyatroya daha ciddi odaklanmıştım. Ama sanatsal bir mesleğimin olabileceğine hiç inanmamıştım, astrofizikçi olmak istiyordum hatta. Sonra, lise ikinci sınıfta okulun tiyatro kulübünde “Gözlerimi Kaparım, Vazifemi Yaparım” adlı oyuna seçildim. İnanılmaz keyif aldığımı hatırlıyorum! Oyunu sergilediğimiz akşam, oyundan sonra ailemin yanına gittim ve oyuncu olmaya karar verdiğimi söyledim… Bi’ şok etkisi yarattı tabii ki. 🙂

  • Bir karakteri canlandırırken ilk dikkat ettiğin şey ne oluyor?

Önce senaristin yarattığı dünya ile yakınlık kurmaya çalışırım. Bu dünyadaki karakterler ne yapar, günlerini nasıl geçirirler, rutinleri nelerdir. Sonra yavaş yavaş kendi karakterimi incelerim, onunla empati kurmaya çalışırım. Hayatımda benzer anlar yaşadım mı diye bakarım. Bu şekilde karakterin yaşadığı duyguları da daha çok benimsemeye başlarım.

Ardından hissettiklerim üzerinden bir çalma listesi yaratırım, Seda’nın da var. 🙂

  •  “Geleceğe Mektuplar”daki karakterinle ilk tanıştığında ne hissettin? Sence o seni mi seçti, sen mi onu?

Bence ikimiz de ortada buluştuk Seda’yla. Yönetmen görüşmesine girdiğim an hem o beni seçti hem de ben onu. Çok akışında bir süreçti, her şey ahenkli bir şekilde ilerledi.

  • Dizinin global bir platformda yayınlanacak olması, sahneleri oynarken sende farklı bir heyecan yarattı mı?

Dizimizi çekerken bir süre sonra setimiz bütün dünyadan uzak küçük bir evrene dönüştü benim için. Yani Geleceğe Mektuplar dışındaki hiçbir şeyi düşünmüyordum açıkçası. Seda’nın hikayesinin hakkını vermek için uğraşıyordum. Şimdi fark ettim, ben sette hiç global bir platformda yayınlanacağı düşüncesine girmemişim. 🙂 Sadece eğleniyorduk, çalışıyorduk ve Rana Hanım’ın muazzam senaryosunu hayata geçirmekle meşguldük.

  • Hikâyedeki en çarpıcı ya da seni derinden etkileyen sahne hangisiydi?

Seda’nın son ölüm öpücüğü… Bence orada Seda bir karar vermişti, aşk acısı kaldıramayacağı bir yük olmuştu civcivim için. Ve o an belki de gerçekten en saf şekilde sevdiği insanlara son vedasını göndermek istedi. Düşündükçe hala tüylerim ürperiyor.

  • Geleceğe bir mektup bırakmanı istesek? Cümle de olur. 🙂

“Nerden geldiğini unutma güzel kızım :)”

  • Set anılarını dinlemeye bayılırız! Hem Kardelenler hem de Geleceğe Mektuplar setinde çok iyi bir kimya yakalamışa benziyorsunuz. Unutamadığın, aklına geldikçe yüzünde bir gülümseme oluşturan bir set anın var mı?

Ahahahah olmaz olur mu! Geleceğe Mektuplarda, disipline gönderildiğimiz bir sahne var hatırlarsanız. Orada hepimiz gülüyorduk (daha doğrusu gülmemeye çalışıyorduk). Sahne arkasında Kerem, ekibimizin en kaliteli şakalarını yapan insan, sürekli bizi güldürüyordu. Kendimizi tutmakta O KADAR zorlandık ki kayıtta! Diziyi izlediğimde de fark ettim, bütün gülüşlerimizin doğal ve gerçek olduğu sahneyi koymuşlar diziye.

 

  • Diyelim ki çok sevdiğin bir dizi Türkiye’ye uyarlanıyor ve sen de kadrodasın! Hangi karakteri canlandırıyor olurdun?

Hayali bile O KADAR heyecan veriyor ki! En sevdiğim dizi kesinlikle Doctor Who ve ben çocukluğumdan beri Doktor’u oynamak istiyordum! Ay inşallah olur! 

  • En sevdiğin dizi veya film sahnesini ezberden oynayabilir miydin? Bu sahne, hangi sahne olurdu?

Daha dün V for Vendetta’dan “Remember Remember the 5th of November” tiradını hazırladım bir oyunculuk kampı için. Bence V’nin tiradının üzerinde çalışsam, onu sergilemek isteyebilirim. 

  • Yolda yürürken bir anda çalan bir şarkı seni alıp başka bir zamana götürüyor… Hangi şarkı?

I’ll be home for Christmas – Frank Sinatra 

  • Kimsenin bilmediği ama çok iyi yaparım dediğin gizli bir yeteneğin var mı?

Çok hızlı dil öğrenirim. Çok ilginç bir şey ama 5 dil biliyorum şu anda ve hepsini hızla kaptım.

  • Yolda kaybolmak mı, planlı ilerlemek mi?

Planlanmış yolda kaybolmak? 

  • Diyelim ki hiçbir sorumluluğunun olmadığı tamamen özgür olduğun bir gün geçireceksin. Neler yapardın?

Boston’da uyanmak isterdim. Üniversiteden bütün hocalarım ve arkadaşlarımla bir gün geçirmek, onlarla hasret gidermek ve yemek yemek isterdim 🙂 

  • Röportajlarımızın uğuru vardır dersek mübalağa olmaz. Burada ne manifestler ne dilekler gördük kısa zamanda gerçekleşen. 🙂 Kariyerinde ya da hayatında gerçekleşmesini çok istediğin bir hayalin varsa söylemek için tam yeri ve zamanı diyor, sözü sana bırakıyorum! 🙂

Ahhhhh! Aslında bir tane hayalım var senelerdir kalbimde yaşayan. Amerika’da bir filmde başrol ya da başrole yakın bir rolde yer almak istiyorum. Tercihen aksiyon ya da sanat filmi. İnşallah gerçekleşir!

Sırada sosyal medyada Ne İzledik takipçilerinden gelen sorular var! 🙂

  • Seda hikayesi en ağır olan karakterdi bağımlı bi’ katakteri oynamak karaktere hazırlık süreci nasıldı?

Çok araştırma yaptım. Özellikle bağımlı insanların vücutlarını hangi pozisyonda tuttuklarına dikkat etmeye çalıştım. Kilo verdim, Seda’nın öldüğü günlere yaklaştıkça daha zayıf görünmeye çalıştım. Ağırdı gerçekten ve zor bir duyguydu, ama benim için muazzam bir öğrenme tecrübesi oldu.

  • En sevdiği tekrar tekrar okuduğu bir tiyatro eseri var mı? bir gün türkiye’de sahnelense başrolü olmak isterim dediği bir oyun var mı? ayyyy oyun yönetmek ister mi?

İnşallah bu sezonu aslında yönetmek istediğim bir oyun var şu anda onun hazırlıkları içerisindeyim 🙂 Ama eğer şu anda sahneye koydum oyun dışında bir başka text oynasaydım Mike Bartlett’in Albion’unu oynamak isterdim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Korunan İçerik!