tds_thumb_td_300x0
Dip: Sorulması Gereken Çok Soru Var

Merhaba herkese! Bugün de 8 bölümlük Dip hakkında konuşalım bakalım. Aslında çok konuşulacak bir şey yok. Çok mu çok sorulması gereken sorular var…

Şayet ben şuan düşünürken ve yazarken bile soru sormadan durduramıyorum kendimi. O kadar kapalı, gizli bir şekilde işlendi ki. Hiçbir şey anlamadım sonunda. Hiçbir şey açığa çıkmamıştı. Üzülmüştüm bu konu hakkında ama belki asıl iş, asıl olması gereken şeyin de tamamen bu olmasıydı.

Öncelik sorular kesinlikle, İsmail’in durumu ne oldu? Uygar nasıl oldu? Ekin hala yaşıyor muydu?  İsmail’in durumunu ciddi anlamda çok merak ediyordum. En son yoğum bakım da iken görmüştük sonrasın da görememiştik.

8 bölümlük final ile baya bir hızlı ve konuları geçiştirdiklerini düşünüyorum. İsmail’in genel olarak hayatını da merak ediyordum. Mesela annesi iyi oldu mu? İyileşti mi? Umuyoruz ki ölmemiştir.

Uygar’a gelirsek. Gerçekten önemli konulardan biri bu. Durumu nasıl’dan ziyade, öldü mü? Yaşıyor mu? O aldığı iğne ve vücuduna girmiş olduğu ilaçlar.. Alan kimse yaşayamamıştı. Ali Kemal’ın Şengül’e “Oğlumu kurtar.” demesi hepimize bir umut vermişti aslında.

Ve en önemli olan kısım! Sahir’in bütün gerçeği öğrenmesi. Ekin’in intihar etmesi değil de, ölme aşamasına gelmesi, öldürülmesi ile hepimizin içini cız etmişti. Yazdığı şiirlerin içersinde olan şifrelerle başının belaya girmesi, bundan kurtulamayışı, Orhan’ın bunu bile bile bilmesi ve sadece kendini düşünerekten Ekin’e ısrar etmesi sonucuyla bu işe devam etmesi, Ekin’in ölümünü daha da hızlandırmıştı oysa ki.

Hatırlarsanız son bölüm, final bölümünde Bilge ve Uygur’ın kaçırıldığı ev de, üst tarafın da eğer hayali bir sahne değilse kaçırtan adamın içeri girmesi ve Ekin’in çılgınca hala şiir yazıyor olması, şifreleri çözme çabası belki de çaresizliği.. Hayali, flashback sahne değil ise bu demek oluyor ki Ekin hala yaşıyor. Ki ben hayali bir sahne olarak değil de hala şuan da Ekin’in yaşadığına inanıyorum. 

Doktor Sahir’in bu denli eşine aşık olması, bunca yıldır Ekin’in ölümünde kendini suçlu bulması, “Eğer bir çay daha içmeseydim daha erken varırdım eve. Ve Ekin’in o durumda olmasına izin vermezdim. Durdururdum.” demesi ile kendini suçlu hissetmesi. Ve bunca yıl sonra Ekin’in ölümü ile kendini suçlayan Sahir gerçeği duymaya hazır mıydı? Aslında Ekin’in kendini öldürmediğini, öldürülmeye teşvik etmesi? Sahir hazır mıydı? Değildi.. Ali Kemal’in ağzından çıkacak her şeyi o kadar merak ediyor ama duymakta istemiyordu.. “Ona ne olduğunu öğrenmekten korkuyorsun değil mi?” demişti Ali Kemal.. Asıl olay tam da buydu..

Bilge’nin babası Orhan’ın diğer adama şifre vermesi ile her şey değişti mi? Değişmedi çünkü olay bambaşka bir hale gelmeye başlamıştı.. Daha sonra bütün olaylar yaşanırken, adamların Bilge’yi alıp, ölüme sürüklemesinden sonra babasının hiçbir şey yapmıyor olmasına ne demeli? Ben hala burada kaldım. Yıllardır insanlara Bilge’nin babası olarak değil de hocası olarak tanıtan, ama babası olan. Kızı ölüme sürüklerken gerçekten bir şey yapmadı mı? Bu kadar mı bencil bir baba idi? Hala düşününce hiç fikir üretemiyor ve inanılmaz sinirleniyorum.

Ekin’in yazdığı şiirler, çıkan şifreler üzerinde bütün bölümler boyunca Sahir’in duvara kazıdığı rakamları anlamıyor ama bir o kadar merak ediyorduk. Taa ki, zaten son bölüm de şifre olduğunu anlayıncaya dek. Ama kim o şifreleri yok etti? Ne için yani? O şifreler diğer adamın eline ulaşsaydı eğer, ülke onun elinde olacaktı çünkü.. Yok eden kimdi? Aşırı merak ediyorum. Ama kim olduğunu asla çözemiyorum.

Gelelim Sahir’e.. Bilge’yi kurtarıp bu işe devam edeceklerini düşündüm. Ama bu işin içine girenlerin çıkışı yok! Sadece, ölüm oluyordu.. Sahir ve Bilge de ölecek miydi? Yoksa devam edip intikam mı alacaklar? diye düşünürken ben ikinci seçenek diye düşünürken birinci seçenek oldu..

Sahir’in Bilge’nin olduğu depo gibi bir yere girerken ki, Sahirin arkasından kapıyı kapatan da kimdi? Ali Kemal’in adamları herkesi öldürmemiş miydi? Düşmanların hepsi ölmemiş miydi? E, o zaman kapatan da kimdi? Sahir ve Bilge’yi ölüme sürükleyen kişi? Gerçekten kim olduklarını inanılmaz merak ediyorum. Ve son olarak, Sahir’e maskeyi getiren adam da kimdi? Kapıyı kapatarak ölmelerini isteyen, ve maskeyi getirerek kurtulmasını isteyen biri.   Bunlar gerçekten de kim? Neler oluyordu? Hiçbir şekilde anlamadım. Bir teori üretemiyorum. 

Sahir’in maskeyi takmaması, kabul etmemesi bunun sonucunda ölmeyi göze alması.. Beni şaşırtmıştı doğrusu. Sahir ne için ölmek istedi? Ekin’in ölümünü bilmek istemedi? O kadar yıl vicdan azabı ile yaşamışken. Ekin’i öldüren, Ekin gibi daha birçok insanı bu yoldan öldürmelerine bir dur deyip bu işi yarım bırakmadan bitirmeliydi. Katilini bulmalıydı, katilin kim olduğunu bilmeliydi ve hesap sormalıydı.. 

İlker Kaleli’nin güzel yeteneği ile bize Sahir karakteri ile de hayran bırakmıştı. Böylelikle, Polisiye, bilimsel, akıllar da milyonlarca soru işareti ile kısa bir dizinin daha sonuna gelmiş bulunmaktayız. Eminim sizler de benim gibi okurken ufak sinir krizleri geçirip, çıldıracaksınız! Çünkü hiçbir şey açığa çıkmadı, ne? nasıl? ne için? niye? o da kimdi? gibi sorular peşimizi bırakmıyor. Daha fazla beyin yakmadan bu konuşmanın sonuna gelelim. Umarım beğenirsiniz. Böyle kaliteli, farklı, polisiye dizilerin daha çok olması ümidiyle, sağlıcakla kalın!

Sıcacık Bir Aşk Hikayesi: Darısı Başımıza

Ekranların ağır topu olarak niteleyebileceğimiz büyük projelerin paydos dediği yaz dönemleri, daha neşeli ve gülmeyi vaat eden işler için kelimenin tam anlamıyla er meydanı haline geliyor. İşte bu er meydanına çıkan projelerden biri de, 4 Temmuz Çarşamba akşamı Show TV ekranlarında seyircisiyle buluşacak olan “Darısı Başımıza”

Show TV’nin iddialı sezon projesi olarak izleyeceğimiz Darısı Başımıza’da  Lise Devriyesi dizisinin yakışıklı polis memuru Yiğit’i canlandıran Mehmet Ozan Dolunay ve deneyimli oyuncu Devrim Yakut’u başrollerde izleyeceğiz. Oyuncu kadrosunda ayrıca Elif Doğan, Nergis Kumbasar, Özgün Karaman, Açelya Topaloğlu ve Dilek Çelebi gibi isimler ön plana çıkıyor.

“Bir anne çocuklarının iyiliği ve mutluluğundan başka ne ister?” Sorusuna da yanıt bulacağımız dizide, çocuklarının bir an önce evlenip çoluk çocuğa karışmasını ve mutlu olmasını isteyen Zerrin’in, bu yolda kızı Öykü’den alacağı haberle yaşayacağı ve ekseninde pek çok kişinin başına gelecek garip olaylar esprili bir dille işlenirken, izleyiciler kendinden bir parça bulacak, onlarla gülüp onlarla duygulanacaklar.

Pınar Deniz’den Yeni Proje!

TMC’nin FOX için çekmeye hazırlandığı “Kırık Ayna” dizisi Hatice Aslan ve Ferit Kaya’nın olduğu bir kadroda son zamanlar da çok sevilen, beğenilen ve sık sık başarılı erkek oyuncuları ile yakıştırılıp, tecrübeli kişilerle rol almasını istenilen, Vatanım Sensin dizisinde ki Yıldız karakterini canlandıran Pınar Deniz ile imzalar atıldı. 

Fox TV’de yayına çıkacak olan “Kırık Ayna.” dizisi, eski yılların ve şimdi ki eğlence hayatı ile öne sürülecek olan senaryosu ile, iki başrol olacak kadının zenginlik, başarı ve şöhret hikayesinin öne sürülecek hikayeyi Volkan Gürses kaleme aldı. Şimdiden iddialı ve tecrübeli kişilerle oluşan kadro ile ve Pınar Deniz’in hayat vereceği karakterini merakla beklemedeyiz. Yeni sezonda karşımıza gelecek “Kırık Ayna.” dizisini hayatlarımıza girecektir.

İleride daha güncel haberlerle, yazılarla bilgi verip karşınızda olacağız.

Yanımda Kal’ın Merak Edilen Karakterleri!

Son günlerin merakla beklenen ve çok konuşulan filmi Yanımda Kal’ın başrol oyuncuları Meriç Aral ve Çağlar Ertuğrul kamera karşına geçti.

Filmin meraklılarına, filmin konusundan ve canlandırdıkları karakterlerden bahseden iki genç oyuncunun röportajından kesitler burada!

Heyecanı yüzünden okunan güzel oyuncu Meriç Aral filmin konusunu ‘Bir anda birbirine çok aşık olan ve beraber çok eğlenen iki insanın hikayesi’ diye yorumluyor.

Kendisi için ilk defa böyle bir dram oynama deneyimi olduğunu,o yüzden bunu denemesinin güzel olduğunu dile getiriyor.

Filmde Emir karakterine hayat verecek olan Çağlar Ertuğrul ise Emir’i “iş adamını oynuyorum ama hani böyle zenginlikten gelmiyor,yani tırnaklarıyla kazıyarak çok fazla çalışarak zengin olmuş birisi’ olarak tanımlıyor ve devam ediyor; ‘Son derece işkolik,o kadar fazla çalışmış ki hayatının her döneminde,okul döneminde,iş döneminde de başka şeyleri,önemli olan şeyleri unutmuş.’

Çağlar Ertuğrul sözlerine partneri Meriç Aral’ın canlandırdığı Zeynep karakterinden bahsederek son veriyor.
‘Meriç’in karakteri Zeynep’le de tanıştıktan sonra aslında hayatta daha güzel olan şeyleri,önemli olan şeyleri de keşfediyor.’

İki yetenekli oyuncunun başrolünü paylaştığı,yönetmen koltuğunda M. Uğur Yağcıoğlu’nun yer aldığı ‘Yanımda Kal’ Aralık 2018’de vizyonlardaki yerini alacak.

Son Hava Bükücü Atv’de!

Dünya; Ateş, Su, Toprak ve Hava Krallıklarına bölünmüştür. Bu krallıklar, dört elemente de hükmedebilen hava bükücüsü Avatar’ın hâkimiyetinde huzur içinde yaşamaktadır. Genç Avatar, bir gün aniden ortadan kaybolunca Ateş ulusu saldırıya geçer ve diğer krallıkları ele geçirir. Aradan 100 yıl geçmiştir ve Ateş ulusunun zulmü devam etmektedir. Tam bu sırada herkesin ümidini kestiği kurtarıcı Avatar yeniden ortaya çıkar. Fakat bu tecrübesiz Avatar’ın Ateş ulusunu alt edebilmek için diğer üç elementi bükmeyi öğrenmesi gerekmektedir.

Son Hava Bükücü bu akşam 21.30’da Atv ekranlarında!

error: Korunan İçerik!