Neden BoJack Horseman?

BoJack Horseman, 6 sezonu ile Netflix platformunda yayınlanan bir yetişkin çizgi-dizisi. Çizgi dizilere genellikle ön yargılı olan bir kitle BoJack Horseman için ne düşünür bilmem ama izledikten sonra fikirlerinin değişeceğinden neredeyse eminim. Çünkü genelde yetişkin çizgi-dizi dediğimiz zaman insanların akıllarına direkt olarak ”hmm çizgi filmin içine cinsellik katmışlar” fikri geliyor. Evet tabii ki de BoJack’te de cinsellik işleniyor ama asıl olan dizinin barındırdığı derin anlam ve ayrıntılar. İşte bu derin zihin yoğunluğunun içine de bir çocuktan ziyade anca hayatın karmaşası içinde kendine anlam bulmaya çalışan bir yetişkin dahil olabiliyor.

Konusu

Ana karakterimiz BoJack Horseman, bir zamanlar baş rolünde yer aldığı popüler dizisi Horsin Around’un ona getirdiği şan, şöhret, para ve kadınların artık geride kaldığını bir türlü kabullenmek istemeyen; hayatın akışında bir yerlere hala kendini sıkıştırmaya çalışan bir at. BoJack’in bu serüvenini izlerken ona eşlik eden geçmişine, dostlarına, iş arkadaşlarına ve olmazsa olmaz aşklarına tanık oluyoruz.

BoJack ile ilgili başlarda anlam veremediğimiz şeyler zaman içinde ailesi ile ilgili olan geçmişine yaklaştıkça anlam kazanıyor. Ama dizi öyle bir serüven ki BoJack’in annesine kızıp suçlarken yeri geliyor annesi için üzülüyorsunuz. Bazen BoJack’e hak verip bazen ‘dur aslında o öyle değil” diyerek BoJack’i karşınıza alıp konuşasınız geliyor. Yine de her şey bir kenara sancılı bir geçmişe sahip olan BoJack’e tüm bunların etkisindeyken hayatını şekillendirmeye çalıştığı için onun adına teşekkür ediyorsunuz. Ayrıca şunu da eklemeden geçemeyeceğim, dizide en güldüğüm sahneler genellikle BoJack’in küçüklüğü ile ilgili sahneler… 🙂 En basiti şu arka fondaki fotoğrafa bir bakın?

Diğer Karakterler

BoJack’in hayatındaki temel taşlar olan Diane, Todd, Princess Carolyn ve Mr. Peanutbutter’a değinmek istiyorum kısaca:

Hayata tutunmaya çalışan BoJack’imiz adının her zaman anılmasından büyük keyif alıyor olacak ki bu dünyaya somut bir kanıtını da bırakmadan gitmek istemiyor. Kendi hakkında bir kitap yayınlama derdine düşen BoJack’e bu konuda biricik yazarımız Diane destek oluyor. Diane’in BoJack’i kitapta tamamen objektif bir şekilde yansıtması ile de zaten aralarındaki kuvvetli bağın ilk adımları atılmış oluyor. Diane hakkında yazılacak o kadar çok şey var ki ama spoiler vermeden nasıl tarif edeceğimi bilemiyorum. Sadece tüm dizi boyunca BoJack’in herkesten farklı olan, şüphesiz hayatında en değer verdiği insan Diane. Onunla paylaştıkları, sadece ona anlattığı şeyler aslında bizim BoJack’i yakında tanımamızı sağlıyor diyebiliriz. İkilinin çatı sohbetleri de tekrar tekrar izlenmeye değer.

Tabii bu kitabın da BoJack’in bütün projelerinin ardında da tek bir isim var: Princess Carolyn. Kendisi BoJack’in menajeri, manevi destekçisi bir de sevgilisi(-idi). Bu ikiliye başlarda nötr olsak da Princess Carolyn’i dizinin sonlarına doğru ne kadar sevdiğinizi fark ediyorsunuz. Kendi halinde olan, tam anlamıyla işkolik bir kedi Carolyn. Dışarıdan güçlü, özgüvenli duruşunun altında hassas, ”kedi”gibi bir ruh hali yatıyor. Bir şekilde onun hep iyi olmasını istiyorsunuz. 🙂

Todd ise BoJack’in kanepesinde yaşayan bir ”ev arkadaşı”. Hayatta bir amacı olmayan, tuttuğu her şey elinde kalan Todd’un karakter gelişimini izlemek öyle keyifli ki, bir süre sonra ”hiçbir şeyde iyi olmak zorunda değiliz, Todd kadar şansımız olsa yeter” diyorsunuz. Tabii sadece şans yetmez, Todd’unki kadar parlak bir zeka ve hayal gücü de lazım.

Gelelim Mr. Peanutbutter’a. Her zaman pozitif olan, evinize alıp beslemek isteyeceğiniz tatlı mı tatlı köpeğimiz. Tabii dizide sadece tatlılığı ile ön planda değil. Kendisi BoJack’in her zaman popüler olan, herkes tarafından sevilen, projeleri hiç bitmeyen, insanlarla kolaylıkla samimi ilişkiler kurabilen yakın arkadaşı. Yani BoJack’in tam tersi. Ama aralarında hiçbir zaman bir kıyas ve anlaşmazlık yaşanmıyor. Hatta en derin problemlerine bile BoJack’şn olgunluğu ve Mr. Peanutbutter’ın sevecenliği ile her şey çözülüveriyor. 

Genel Yorum

Diziyi bitirdiğimde genel olarak en büyük memnuniyetim de BoJack’in hayatında yer alan ve bir şekilde bizim de izlerken BoJack ile bütünleştirdiğimiz karakterlerin hepsinin finalde hikayesinin tamamlanmış olması. Yani diziyi bitirdiğinizde ”ee şuna noldu şimdi?” diye bir soruyla karşılaşmıyorsunuz. Her şey yerli yerinde, olması gerektiği gibi tamamlanıyor. Tabii kimilerine göre Diane ile farklı bir hikaye de olabilir ama bana kalırsa bu ikili tam kıvamında ilerledi. Evet hepimizin içinde bazı şeyler kaldı ama bu da onları ölümsüz yapmayacak mı sizce de? Özellikle tam da finaldeki Diane ile çatıda uzun uzun, sessizce oturuşları… Sanki 2 saatlik bir koşunun ardından duş alıp koltuğunuza uzanmış gibi bir rahatlık veriyor insana. ”Bitti” diyorsunuz, ve ”çok iyi geldi” Ben de BoJack Horseman’ı yeni bitirdim, ve kesin olarak şunu söyleyebilirim ki çok iyi geldi.

Eğer aklınızın bir köşesinde BoJack Horseman ile ilgili bir merak varsa hiç düşünmeden başlayın derim. Zaten bir süre sonra dizinin akışına kendinizi kaptırdığınızı hissedecek ve ”iyi ki izlemişim” diyeceksiniz. Bir şey kaybetmeyeceğinizin garantisini şuraya bırakarak izleycek olanlara şimdiden keyifli seyirler diliyorum. 

Ve son olarak dizinin kelimlere sığıp yüreklere sığmayan son sahnesinden bir kesit:

Ama güzel bir gece değil mi?

Evet, çok hoş

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz