LIFE IS SHORT TALK FAST!

Eveet, “hayat kısa, hızlı konuş” mottosuyla 2000’li yılların en güzel dizilerinden birinin yorumuyla karşınızdayız. Buyursunlar bakalım: Gilmore Girls nasıl bir dizi?

Öncelikle bu hızlı konuşma sloganı muhtemelen dizinin kendi kendine olan bir göndermesi 🙂 Zira karakterler öyle hızlı konuşuyor ve dizide bazen öyle uzun diyaloglar oluyor ki sanırsınız Sherlock konuşuyor 🙂 Birçok seyirci yorumu karakterlerin bu hızını aldıkları kafeine bağlamış ki evet dizide dikkat çeken şeylerin başında karakterlerin özellikle de Lorelai Gilmore’un kahve aşkı geliyor. ☕️

Gilmore Girls 2000-2007 yılları arasında yayınlanmış toplamda 7 sezondan oluşan Emmy ödüllü bir dizimiz. Dizi, Netflix’in çektiği reunion ile son dönemde yeniden popülerleşmekte üstelik 2000’lerde geçmesi Friends gibi eski ve kaliteli dizi arayışında olanlar için cezbedici diyebilirim.

Dizinin konusuna değinecek olursak Gilmore Girls yani Gilmore kızları adını anne – kız olan iki ana karakterden alıyor: Lorelai Gilmore ve Rory Gilmore.

Lorelai, oldukça varlıklı bir ailenin tek kızı. Ancak yaşadığı ihtişamlı hayattan pek memnun değilmiş. Annesi ile taban tabana zıt karakterler ve birgün 16 yaşında hamile kalması ile de hayatı tamamen değişiyor. Bebeğin babası Christopher ile birbirlerini sevseler de Lorelai evlenmeye hazır olmadıklarını düşünüp evden ayrılıyor ve kendisine bebeği ile yeni bir hayat inşaa ediyor.

Dizi ise Lorelai’nin 32, Rory’nin 16 yaşında olduğu günden itibaren başlıyor.

Rory, Harvard’ta okuma ve gazeteci olup dünyayı gezme hayalleri olan zeki ve kitap kurdu bir karakter. Chilton lisesini kazanması ile Harvard için ilk adımı atıyor ama tek bir eksik var, Lorelai’nin Rory’i Chilton’da okutacak geliri yok. Bu nedenle yıllar sonra Lorelai yeniden ailesinin karşısına çıkıyor ve Rory’i Chilton’da okutmalarını istiyor. Ailesinin tek şartı ise yeniden bir araya gelmek, her cuma Emily ve Richard Gilmore’un malikanesinde bir akşam yemeği… Böylece aile yeniden biraraya gelir!

Dizi bu yanı ile aile draması olma özelliği taşırken biryandan da Rory’nin liseli bir genç kız olması ile gençlik dizisi de diyebiliriz.

Rory’nin liseye başlaması ile birlikte ilk aşkı Dean da diziye dahil oluyor. Ki biz kendisini günümüzde Supernatural’in Sam’i olarak tanıyoruz 🙂

Dean, dizinin geçtiği Stars Hallow kasabasının lisesinde okuyan ve kasabanın marketinde çalışan bir genç. Rory’nin ilk aşkı ama 2. sezonda diziye Jess’in girmesi ile işler biraz karışıyor. Jess rolünde ise This Is Us dizisinin Jack’i Milo Ventimiglia’yı izliyoruz.

Jess, Luke’un yeğeni. Bana kalırsa dizinin en özel karakterlerinden biri kendisi. Çünkü kendisini terk etmiş bir baba ve ot kullanan bir annenin olduğu hayattan çıkıp da kendini kitaplarla yetiştirmeyi başarmış birisi. Tam Rory’nin kalemi yani…

Annesi, Jess’i 17 yaşında dayısı Luke’un yanına Stars Hallow’a gönderiyor ve böylece Rory&Jess macerası başlamış oluyor. Jess tabii yaşadıklarının etkisiyle hayata öfkeli, küçümser ve biraz da sorunlu bir çocuk ama aynı zamanda sessizliği çok şey anlatan karakterlerden.

Biraz da Lorelai’nin hayatına bakalım, Lorelai’nin ilk aşkı Christopher, ayrı da olsalar ilk sezondan beri dizide olmaya devam ediyor. Birbirlerini seviyorlar ama onlar için bir türlü doğru zaman gelmiyor gibi bir hava yaratılıyor dizide. Lorelai, Christopher’ın hazır olmadığını düşünüyor.

Bu kısım iyi hoş ama bizlerin dizinin başından beri gönlünden geçen isim ise elbette Luke!

Luke, Stars Hallow’da Luke’s adlı restoranın sahibi, Lorelai ve Rory’nin en uğrak yeri. Luke, Lorelai ile kasabada aynı dili konuşan yegane kişi diyebiliriz. Aynı şeylerle dalga geçmeleri meşhurdur özellikle de birbirleriyle 🙂 Luke’un aksilikleri ama tüm o aksiliklerin altında kocaman kalbi ile Lorelai’yi sevmesi…

Şapkasını ters takmasına kadar baştan aşağı dizinin en özel karakterlerinden biri de Luke’dur.

Gilmore Girls, yayınlandığı dönemde Altın Küre’ye aday gösterilmiş ve Emmy ödülü almış bir dizi. Stars Hallow kasabası Friends dizisini aratmayacak sıcaklık ve komedideyken dizinin asıl türü yine de drama diyebiliriz. Kendi ayakları üzerine duran ve hayata tutunan mükemmel bir anne kız hikayesi Gilmore kızları… Hatta Emily Gilmore’u da dahil etmek gerekirse 3 kuşak olarak izlediğimiz 3 ayrı hayatı barındırıyor dizi. Güçlü senaryosu ile zamanında Emmy ödülü almış olması şaşırtmadı doğrusu. Netflix’te izleyebileceğiniz Gilmore Girls aynı zamanda 2016 yılında her biri 1,5 saatlik 4 bölüm ile birkez daha geri dönmüş ekranlara. Eğer Gilmore Girls izlediyseniz, ya da izleyecekseniz Gilmore Girls: A Year In The Life mini serisini de izlemeyi unutmayınız.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz