tds_thumb_td_300x0
Vatanım Sensin’in Unutulmaz Çifti: Leon Gibi Sevmek Hilal Gibi Sevilmek

Her sonun ardından geriye güzel şeyler kalır. Vatanım Sensin dizisinin ardından da bizlere Hileon’un dillere destan aşkı kaldı. Bu aşkı bir de bizden dinleyin. İyi okumalar!

Savaşın en acımasız ve en sert döneminde kesişmişti Hilal ve Leon’un yolları. Hilal, vatanı için her şeyi göze alan cesur ve dikbaşlı bir Türk kızıydı. Leon ise, hayatı boyunca babasının gözüne girmek için ve onu memnun etmek çabalayan bir Yunan Teğmeni.

Savaşın en zor dönemlerinde her şey Leon’un İzmir’e gelmesiyle başlamıştı. Başlarda Hilal onun için sadece isyancı bir Türk kızıyken sonrasında ona hayran olmuştu. Cesaretine, korkusuzluğuna ve yaptıklarına… Tabi bunu kendine bile açıklayamazken bu hayranlık zamanla vazgeçilmez tutkulu bir aşka dönüşmüştü. Öyle bir aşk ki duygularıyla savaşında mağlup olup aşkına direnememişti. İlk kez duygularına yenik düştüğünde, her ne kadar bunu kabullenmese de, Hilal de düşmüştü bu kaçınılmaz aşkın girdabına.

Leon’un aşkı öyle büyüktü ki aşkı uğruna başta Hilal olmak üzere bütün engellerle savaştı. Bu aşk elbet iki tarafı da kavurmalıydı. Hilal ise engellerin en büyüğüyle sınanmıştı. Leon’u vurmak zorunda kaldığında sanki kurşun Leon’un vücuduna Hilal’in de ruhuna saplanmıştı. Gizlediği duyguları acıyla harmanlanmıştı.

Belki de duygularını ve kendini dinleyebilmesi için Leon’un yokluğuyla sınanmalıydı. Öyle ki Hilal ilk defa bile isteye tutmuştu Leon’un elini hiç bırakmamak üzere. Ama engeller iki yüreği de kavurmaya başlamıştı bir kere. Henüz aşklarının yüceliğinin farkında olmasalar da onların aşkı bütün engellerin üstündeydi.

Hilal’in gözünde Leon; aşkına rağmen çok yanlıştı. Yanlış olması için taşıdığı üniforma bile yeterliydi. Çünkü  ülkesini, şehrini işgal eden bir teğmene sevdalanmayı kendine yediremezdi. İlk olarak da bununla sınadı Leon’u. ‘Üniformanı benim için çıkartabilir misin, aşkın uğruna bunu yapar mısın?” dedi fakat Leon hayatı boyunca babasına o üniformayı hak ettiğini göstermek için yaşamıştı. Buna rağmen silahları görmezden gelerek üniformasına ihanet etmişti Leon ama bunu kabullenememişti. Kendine öyle yedirememişti ki hayatına son vermek istedi. Fakat Hilal buna izin veremezdi. Orda en büyük engelleri  olan kendileriyle yüzleşmişlerdi bir nevi.

Hilal bu aşkın ilk itirafını, haykırışını Leon namlunun ucundayken yapmıştı. Onu vuracaksan önce beni geçmelisin dedi. Çünkü Leon olmadan Hilal artık yarımdı. Leon da şaşırmıştı bu duruma çünkü Hilal, ilk defa alenen haykırmıştı aşkını. Leon olmadan Hilal artık yarımdı. Kopmaz bağlarının en güçlü ilk düğümünü orada atmışlardı.

Aşkları büyüdükçe önlerindeki engeller de büyüyordu. Engeller yürüdükleri yolu yavaşlatsa da sonunda  hep birbirlerini buluyorlardı. Fakat artık engelin en büyüğüyle karşı karşıyaydılar. Leon babasını kaybetmişti. Üstelik bunun sorumlusu Hilal’in babasıydı. Aşkları elbette bunu da yenebilecek güçteydi. Fakat ayrılığa dayanabilir miydi yürekleri? Leon gitmek zorundaydı. Annesini yalnız bırakamazdı ama Hilal’i de geride bırakmak istemiyordu. Ancak ne Hilal onunla gidebilirdi ne de Leon kalabilirdi.

Ve son olduğunu düşünerek baktı Hilal. Gözyaşları gitme dercesine akıyordu. Çünkü biliyordu Leon gidince yarım kalacağını. Aşkları ayrılığın gerçeğiyle sınanıyordu şimdi.

Aylar geçmişti ayrılıktan ve özlemden onlar da nasibini almıştı. Ve her şey gibi ayrılık da son bulmuştu. Leon Hilal’e kendini bir açelyayla  hatırlatmıştı. Aylar sanki yıllar gibiydi tam da bu yüzden kavuşmak en çok onlara yakışmıştı.

Zaman geçiyordu olaylar gelişiyordu ama artık  ne olursa olsun aşklarına gölge düşmüyordu. Çünkü dil, din, ırk teferruatlarının ötesindeydi onların aşkı. Gizliden gizliye yeşeren bir açelya gibi…

Hilal ve Leon, teğmen ve hemşire, Halit İkbal ve Andreas Zakis… Onlar her halleriyle birbirlerinin bir parçasıydı. İnatla, zorluklarla  başlayan bu sevda birbirlerine verdikleri sözü tutarak veda etti bizlere. Savaştan sonra Kordon’da…

Bu Hafta Ne İzledik? (4-10 Haziran)

1.Serenay Sarıkaya ve Jabbar’dan Düet!

Serenay Sarıkaya, Magnum için hazırlanan ‘Haz’ adlı şarkı için sanatçı Jabbar’la stüdyoda girmiş ve çok güzel bir iş çıkarmışlar.

2.Fazilet Hanım ve Kızları Final Yaptı,Oyuncularını Hemen Kaptılar!

2 sezon süren Fazilet Hanım ve Kızları dizisi geçtiğimiz gün 50.bölümüyle ekranlara veda etti. Dizinin vedasının ardından Egemen kardeşleri canlandıran Alp Navruz ve Çağlar Ertuğrul’un yeni projeleri belli oldu.

Sadullah Celen’in yöneteceği TRT1 dizisi ‘Elimi Bırakma’ adlı dizide Cenk Çelen rolü için Alp Navruz’la anlaşıldığı açıklandı.

Çağlar Ertuğrul’un ise başrolünü Meriç Aral’la paylaşacağı Yanımda Kal isimli film projesini kabul ettiğini öğrendik. Bu ikiliyi biz çok sevdik,sizce nasıllar?

3.Ufak Tefek Cinayetler sezona veda etti!

Senaryosunu Meriç Acemi’nin yazdığı Salı akşamlarının sevilen dizisi Ufak Tefek Cinayetler akıllarda soru işareti bırakan bir sezon finali yaptı. Dizinin başından beri kimin öldüğünü merak ediyorduk,Edip’in ölümünü öğrendik, şimdi de kimin öldürdüğünü öğrenmek için bekleyeceğiz 🙁

Dizinin yeni sezon treaserı da hemen yayınlandı. Çekimleri dev bir havuzda tonlarca suyun kullanılmasıyla gerçekleştirilen tanıtım yeni sezonun da iddialı olacağını gösteriyor.

4.Yaz Dizilerinin Tanıtımları Yayınlandı!

Başrollerini Demet Özdemir ve Can Yaman’ın paylaştığı Erkenci Kuş’un, Elif Doğan ve Mehmet Ozan Dolunay’ın oynadığı Darısı Başımıza’nın ve Gülper Özdemir’le Berkay Hardal’ın başrolde olduğu Meleklerin Aşkı dizilerinin tanıtımları yayınlandı.

5.Eslem Akar, 4N1K’da!

Eslem Akar, Avlu dizisinde canlandırdığı Ecem karakterinin ölmesiyle diziden ayrıldı. Yeni neslin yetenekli oyuncularından olan Eslem Akar’ı Fabrika Yapım hemen kaptı. Genç oyuncuyu 4N1K dizisinde Fox ekranlarında izleyeceğiz!

6.Gökçe Bahadır’a Ödül!

Ufak Tefek Cinayetler’in Oya Toksöz’ü Gökçe Bahadır, Mimar Sinan Ödülleri gecesinde ‘En İyi Kadın Oyuncu’ ödülünü almaya hak kazandı. Ödülünü de dizide kendisinin gençliğini canlandıran Büşra Gündüz’den almış 🙂

7. Netflix dizisine yeni transferler!

Çağatay Ulusoy’un başrol olduğu Netflix’in ilk yerli dizisinin 2. sezon çekimleri önünüzdeki hafta başlıyor. Projenin yeni oyuncuları arasında Burçin Terzioğlu, Boran Kuzum,Yurdaer Okur ve Saygın Soysal’ın da olduğu söylentileri yayılmaya başladı. Umarız bu söylentiler doğrudur 🙂

8.Vatanım Sensin’e Veda!

Kanal D’nin milli mücadele dönemini anlatan dizisi Vatanım Sensin ekranlara veda etti. Her güzel şeyin sonu olduğu gibi Bergüzar Korel ve Halit Ergenç gibi asil ve yetenekli bir çifte de bu diziyle veda ettik. Onları bir daha hangi projede bir arada görürüz kim bilir…

Ve efsane çift Hilal ve Leon… Emeklerinize sağlık Miray ve Boran,yolunuz açık olsun!

En Beğenilen 10 Boran Kuzum Performansı

Geçende en beğendiğim Miray performanslarını sıralamıştım. Bugün de en beğendiğim Boran Kuzum performanslarını sıralamak istedim. Leon da Hilal gibi dizinin en çok harcananlarından fakat bizim aklımızda daima aşkına aşık olduğumuz, zarif, kadınlara değer veren adam olacak.

10) “Peki sen hain değilsen kötü de değil misin?”

Hepimizin en çok kızdığı 48. bölüm Leon’undan babasının mezarı başındaki konuşması… Leon o sahnede belki de ilk kez babasıyla içinden geldiği gibi konuşabiliyor ama babası hayatta değil. “Peki sen hain değilsen kötü de değil misin?” derken ki titreyen sesi o düştüğü ikilemi ne yapması gerektiğini bilemeyen o hali, babasının intikamını alamadığı için ona duyduğu mahcubiyeti fakat intikam da almasının yanlışlığının farkındalığını, kimin haklı kimin haksız olduğuna dair yaşadığı karmaşayı, Hilal’e ne söyleyeceğini bilemeyişi ve yüz yüze gelmekten korkuşu ile verdiği o yanlış karar, Atina’ya döneceğini söylemesi. Boran bunların hepsini çok çok güzel yansıtmış. 

9)”Siz hâlâ abimin yasını tutuyorsunuz ama ben kanlı canlı karşınızdayım!”

Kükreyen Leon. Hepimize sinir krizleri geçirten nişan sonrası Leon’un babasına ilk karşı çıkışı. “Siz hala abimin yasını tutuyorsunuz ama ben kanlı canlı karşınızdayım!” Bugüne kadar babası ne derse onu yapmış Leon, sırf onun gözüne girebilmek için. Fakat babası onu hiç görmemiş, hâlâ abisinin intikamı peşinde. Annesi ise Leon’a bakıyor ama görmüyor, onu seviyor ama anlamıyor; o da hala Dimitri’nin yasını tutuyor ve Leon ilk defa bu durumu yüzlerine vuruyor. Boran da harika oynuyor. 

8)”Çok özlemişim…” ♥

Cepheden dönen Leon’un biricik sevgilisi Hilal’le kavuşması… Bu kavuşma da tıpkı ikinci sezonun başındaki kavuşma gibi buram buram özlem ve sevda kokuyor. Öyle özlemiş ki Leon sevdiğini, yüzünün her yanını defalarca öpüyor; her seferinde de derin nefeslerle sevdiğinin kokusunu içine çekiyor. Tutkuyu, aşkı bu kadar iyi yansıtan çift bir daha gelir mi? Hiç sanmam. Miray nasıl ilk kavuşmada biraz daha öndeyse Boran da bu sahnede bir adım önde. Aşık bir adam ancak bu kadar güzel oynanırdı.

7) Leon Annesine Hilal’i Anlatıyor

Veronika ve Leon Hilal’i konuşuyor. Veronika-Leon sahnelerin tadı her zaman bir başka oluyor ama bu sahne benim içlerinde en beğendiğim sahne. Çünkü Leon annesine karşı ilk defa bu kadar açık. Ve Veronika da Leon’a. Babasının yaptığı zulümleri de Hilal’e olan aşkını da açık açık konuşuyor ve Hilal’i anlatırkenki yüz ifadesi o kadar güzel ki… Sadece sevdiğinden ve onu asla bırakmayacağından bahsetmesi bile onu mutlulukla doldurmaya yetiyor.

6) “Yalnız değilsin, bunu bil yeter.”

Leon-Spiro sahnesi. “Yalnız değilsin, bunu bil yeter.” Leon’un her şeyden ümidini kesmiş bir adama ümit olduğu o sahne. Belki de Leon Spiro’yla o gün konuşmasaydı Spiro intihar edecekti. Sadece bir iki satırla bir insana umut olmayı yansıtan harika bir sahne. Boran da Germinal alıntısını o kadar güzel okuyor ki sahneyi izlediğinizde siz de içinize o umudun, yaşama sevincinin dolduğunu hissediyorsunuz.

5) Patlama Sonrası Leon ve Hilal Konuşması

Patlama sonrası Leon ve Hilal’in konuşması. Bu sahnede Leon hem patlayan bomba sonucu ölenler için üzülüyor, hem de Hilal’in kendisini suçlayışının altında eziliyor. Biz koymadık bombayı diyor fakat daha önce yapılan zulümler yüzünden aksini ispatlayamaz. Sevdiğinin yanında olmak, acısını paylaşmak istiyor ama sadece onun nefreti görüyor. Elinde de bunu değiştirebilecek hiçbir şey yok. O an gözünden bir damla yaş düşüyor. Ve Leon’un acısını derinden hissediyoruz.

4) “Vururdum seni Teğmen!”

Evet bu sahneyi çok seviyorum.Bu sahne gözlerle oynamanın zirvesidir çünkü bana göre.Hilal “Yapamazsın, vuramazsın” dediğinde yapamayacağının bilincinde olmanın verdiği kabulleniş ve “O silah bende olsaydı bir an bile tereddüt etmeden vururdum sizi Teğmen”dediği anda Leon’un gözlerinde beliren acı direk kalbinize saplanıyor. Sonrasında ise verdiği şeref sözünde titreyen o ses ve daha ağzından çıkarken bile yapamayacağının farkındalığı,Hilal dönüp gidince çöken omuzlar ile yansıttığı o yıkım. Gerçekten muazzam bir oyunculuk.

3) Hilal’in Kaçırılması ve Leon’un Acısı

Leon’un matbaaya gidip çalgıcılarla ve Mehmet’le olan konuşması. Mehmet onun üstüne yürürken bile hiçbir şeyin umurunda olmaması sadece Hilal’den bir haber alma umuduyla yaşlı gözlerle onlara Hilal’i soruşu… Ve sonrasında karargahta elindeki açelyaya bakıp ağlayışı… Bu sahnede öyle bir hüzün ve özlem var ki. Boran gerçekten de o yavaş yavaş içten içe acı çekişi çok güzel canlandırıyor her seferinde.

2) Smyrna Sahnesi

Hepimizin Leon’un libidosunun büyüklüğüne inandığı o an… Bu sahne o kadar çok incelendi ve irdelendi ki çok fazla bir şey söylemeye gerek yok. Buradaki çoğu insanı HiLeon’a ve diziye bağlayan sahne… Aradaki tutku ve elektrik zaten muazzam ama Boran’ın kaşına kirpiklerine kadar mimikleriyle sergilediği oyunculuk şovuna şapka çıkarmak lazım. 

1) Leon’un Depresyonu ve İntihar Girişimi

24. bölümdeki Leon’un tüm sahnelerini bu sıraya koyabilirim sanırım. Hem Boran’ın devleşen performansı hem de bölümün çekim açılarının çok güzel olması sonucu çoğumuzun favori bölümlerindendir 24. Bölümün başında odasında üniformasına bakışı, kendisini artık o üniformayı giymeye layık görmeyişi, Cevdet’le olan konuşması, sonrasında karargahta Azize’nin ona teşekkür edişi. Gittikçe vatanına ihanet edişi ve kendi askerlerini ölüme göndermenin verdiği yükün altında ezilişi. Yalnızlıktan meyhanede Ali Kemal’le dertleşmesi… Ve “Kimseye Etmem Şikayet”in hikayesini acıyla anlatışı… “Demek ki kardeşçe yaşamanın bir yolu var.” 

Halit İkbal yazısını okuyamaması ve mumda yakışı. Çünkü yazıda kendisiyle ilgili yazılanları görmeye kalbinin dayanmaması ya da okursa yapacağı şeyden vazgeçme korkusu belki de. Hilal’i kurtarmakla kendi askerlerini ölüme gönderişinin arasında kalan düşünceleri,Tanrıdan dilediği af ve hissettiği kimsesizlikle Tanrısına sığınışı. Annesiyle vedalaşma anı. Onu son kez görmenin bilinciyle acı acı gülümseme çabası ve annesinden af dilemesi Ve son olarak her zaman Hilal’le buluştuğu tepeye gidip canına kıymaya kalkışı. Annesi ve babasına yazdığı mektup ve onlardan af dileyişi. Hilal’in gelip onu kurtarışı üzerine yine de ısrarla onu gönderip kendini öldürmek istemesi, hâlâ Hilal’in tüm bunları kendisi için yaptığını ve çektiği vicdan azabının sebebini anlamayışına olan kırgınlığı… Ve Hilal sonunda her şeyi anladığında ve birlikte ölmek istediğinde ise bunu yapamayacak olmanın acısı ve Hilal’in ona sarılışıyla kendi bırakması ve ağlayışı… Her şeyiyle harika bir bölüm ve Boran’ın dizide çıtayı en tepeye koyduğu sahneler. Tüm 24. bölüm birinci sırada olmayı hak ediyor. 

BONUS: Leon’un Hilal’e Mektubu

Aslında bu sahnenin kanal videosu var fakat koymama sebebimi anlarsınız video başlığı ve devamındaki saçma sahneden. Bu sahnede Boran yok ama mektubu gerçekten çok güzel okuyor. 

Türk dizilerinde güçlü kadın çok azdır ama Leon gibi idealize edilmiş mükemmel erkek tiplemesi çoktur aslında. Fakat toplumun çoğuna göre mükemmel olan o erkekler aslında pek de mükemmel değillerdir. Çünkü neden aşık olduklarını anlamadığımız o saf/salak kızlara sürekli ne yapması gerektiği söyler bazen açık açık bazen alttan alta emir verirler. Leon’sa tüm bunlardan farklı olarak kadına gerçekten değer veren biri. Hilal’in fikirlerini küçük görmeyen saygı duyan biri. Haklı bir işgale geldiğini düşündüğü ülkede düşman kızına aşık olup, işgalin haksızlığını farketmeye başlayan ve savaşın bitmesi için elinden geleni yapan barış yanlısı bir insan.Sanırım Leon gibi derin bir karakteri bir daha zor görürüz Türk televizyonlarında. 

Son olarak Boran Kuzum umarım bundan sonrasında da Leon gibi özel karakterleri oynamaya devam eder ve başarısına başarı katar, tabii ki kıymet bilen profesyonel yapımlarda. Buraya bir tane de Leon videosu bırakıyor ve bitiriyorum. ♥

 

 

 

 

 

 

Top 10 performances of Miray Daner

As the show comes to an end I wanted to make a list of all the performances of Miray Daner and scenes of Hilal I like the most.

Although the character of Hilal was attempted to be destroyed since the beginning of the show she got to be the most special character in the show in my eyes. And she’ll always stay that way.

10. The episode in which Mehmet dies

Miray portrayed the pain, depression and the state of Hilal not being able to cry so well that I felt a tightness in my chest sitting in front of the screen. If she would’ve cried we would have cried along with her but she reflected that pain to us in a great way without crying.

And there is also the truth that we wrote so many scenarios to her state of waving after the boat with Mehmet’s coffin in it.

9. The moment Hilal got shot

 

All of us surely have watched scenes were people get shot a lot of times before. We even watched many of them in “Wounded Love”. But the best performance regarding this belongs to Miray. From her stumbling when the bullet enters her body, the change of her surprised facial expression to one filled with pain and fear, the shivering of her hands, the breath she lets out to her finally falling to the ground, Miray’s performance altogether is just really great. But alas the rest of the scene was destroyed because of the shooting angles, music and the darkness of the picture.

8. The famous Kafka-Sadi scene

Of course both actors deliver a great performance in this scene but our topic is Miray right now. At the beginning of the scene Hilal comes to the military quarters and panics when she sees Leon and turns her back to him. She got aware of her feelings just recently and first tries to calm herself down. Then she thinks about what she’s going to say and lastly she puts on her tough face that she always puts on in front of Leon. All this just happens in 3 seconds. And in the rest of the scene whole of Izmir could burn down from the tension between them.

7. Hilal shooting Leon and her crisis afterwards

Hilal shot Leon because she was bound to because otherwise her brother would’ve died. The shivering of her hands, the painful “Lieutenant”, her tears when she pulls the trigger and her falling to the ground the same time as Leon falls to the ground… And her state of being petrified afterwards.

Her being forced to stand on her feet again, her admitting to her father that she shot Leon and her tears that never stop during all of it… Her struggle to go to the hospital and her screaming “No, he won’t die. The lieutenant will survive.” after her brother tells her that she can visit his grave after he dies. I really always ask myself how you could act so well, Miray.

6. Flag scene

This scene is a great scene but it is on this rank because I rated it after Miray’s performance. How many people did you see giving the enaumored looks Hilal gave the Turkish flag coming down over the Greek flag to the love of their lives?

5. The reunion of Hilal and Leon

Yes, the scene we all love so much. I’ve watched many native and foreign serials before but I’ve never seen such passion, longing and love in any other scene. The performances of both actors are great but Miray is different in this scene. It is such a reunion that she just doesn’t act with her facial expressions and words but also with her whole body. Every move and even every breath she takes is full of longing. This scene was inspected a thousand times before so there is not much to say about it anyway.

4. Hilal getting out of prison

The fear she feels when the soldiers open the door, her being pushed outside and the first time she looks at the sky and the gleam in her eyes… And her turning back to reality the moment she lowers her head and sees the Greek soldiers… The fear coming back…

We don’t know what Hilal has gone through in prison but because of Miray’s performcance we fathom out that she got tortured because the otherwise fearless Hilal walks as far away as possible from the soldiers. Miray acted it out greatly with the hope speech she gave Mehmet afterwards and her shivering and crying after entering her home with the awareness that she is now free and safe. But of course all of this was wasted.

3. “I would’ve shot you, Lieutenant!”

This scene is really different for me. Miray and Boran act so well with their eyes in this scene that I could watch it like fourty times and still get teary-eyed. The disappointment of Leon over Hilal’s words and the reflection of the same sadness in Hilal’s eyes who tries to take a tough stance when she sees the disappointment on Leon’s face. And her turning her back and escaping from there because she doesn’t want her sadness to be seen…

Her stopping with Leon’s words of honour and laying her hand down on her chest right on top of her heart, her gasping for breath…
2. “I worshipped you! What a pity!”

No matter what you would say about this scene it would be not enough, I think. It’s the reason why many people started to watch the show and began to admire Hilal. Miray who did not get crushed even a little bit with Halit Ergenç standing in front of her… Just like Hilal not crushing in front of Colonel Cevdet in the scene.

Hilal, who is trying to hold back her tears since she heard her father’s voice but is also looking deep into her father’s eyes to call him to account and now no longer can’t hold back her tears. Hilal, who is setting her missing aside after seeing her father whom she worshipped after 7 years in a state she would’ve never wanted to see him in and standing bolt upright.

Hilal who doesn’t refrain from calling her father to account despite of the Greek army standing in front of her. Hilal whose disappointment can be read from her eyes. And Miray who portrays that Hilal just perfectly. I don’t know if there’s any other actor in the country who could act out this scene so well like her.

1. Hilal in prison and to be executed

I don’t know how to describe every single moment but every scene of her in the 10th and 11th episode is perfect on its own. Her speaking with her sister and mother, her speaking with the musicians and her sending her compliments to Atatürk through Halide Edip… Her speaking with Vasili and bravely saying “What you call nothing is my homeland!” despite being in great fear. Her attempting to suicide so her family doesn’t have to see her getting executed and Leon saving her, all her speeches with Leon.

All the moments that created the love sparks in Hilal’s heart beginning  with “You will go away from this land!” and ending with “Thank you, Leon.”.

And her talk with her father. “My father taught me the worth of freedom, to never give up.”. Maybe it was the last decent father-daughter scene. No matter what everyone says the most wasted relationship of this show is HilCev.

And lastly the moment of the execution… Miray and Halit Ergenç acting with their eyes while all the others are just crying loudly. Hilal looking into her father’s eyes with disappointment. “Now that you’re a Greek you don’t love your daughter anymore?”

And lastly her holding her head high up while she is going onto the hanging tree and fearing death. And the pride she feels for dying for her country. This scene is Hilal’s best scene and Miray’s best performance. I applaud her for it.

Bonus: “How much lower will you get?”
https://youtu.be/feccFWZt8Ng
Miray is not present in this scene. Only her voice is there. But the article is so great and Miray reads it so well that I could not not add it. I’m looking at the poems of Halit Ikbal right now and at this. It’s a pity.

Hilal maybe was the strongest and most special female character of the Turkish television history. But she was wasted because it didn’t fit the benefits of some people. But there are many great scenes we will remember her by when the show ends. This ranking was made in relation to the top ten performances of Miray. Otherwise there are more nice scenes of Hilal and performances of Miray. Miray sometimes creates greatness even just in moments that couldn’t be called scenes. I hope that she will take place in professional projects that will value her from now on. Hilal will be one of the most special characters from my perspective. I won’t remember her in the difficult condition she now is in. I will remember her as the strong, brave, passionate, patriotic and enamoured Hilal just like in the scenes above.

And lastly there are two clips of Hilal that I really like and watch when I get bored. I’m putting these clips that reflect Hilal just rightly at the end of my ranking.

Hilal,Tehlikeyi Atlatabilecek mi?

Vatanım Sensin’in bu akşam yayınlanacak yeni bölümünde Hilal, hayatının tehlikede olduğu kritik bir ameliyata giriyor; bu tehlikeli ameliyat herkesin meraklı bekleyişine sahne oluyor. 

Cevdet, Taha Bey’in hububat yüklü gemisinin Bandırma’ya doğru hareket halinde olduğunu ifade eder. Milli Mücadele’de girilen önemli virajda, Cevdet vazifesi gereği mühim bir plan yapması gerektiğinin bilincindedir. Bu geminin Kuvay-ı Milliye saflarına geçmesi gerektiğini düşünür. Yapılacak zekice bir plan neticesinde bunun başarılabileceğini düşünmektedir. Cevdet ile Yakup, bu göre için kafa kafaya verirler. Zira Milli Mücadele’de zor bir döneme girilmiştir. Türk Ordusu, yemek bulmakta bile zorlanmaktadır. Aynı zamanda cephane bulmak da artık zorlaşmıştır. Meclis’te yapılan açıklamalarda da bulunmasının pek mümkün gözükmediği ifade edilir.

 Yunan Kumandanı Filippos ile Yunan Albay Adonis, Hilal ile Leon’un evliliğini öğrendikten sonra onları ayırmaya çalışmışlardı. Adonis’in planı, Hilal’in ortadan kaldırılmasıydı. Hilal ve arkadaşları, gece savaşta zor durumda kalanlar için yardım toplarlarken, Hilal sırtından vurulmuştu. Bir dizi ameliyat geçiren Hilal, bacaklarını hissedememişti ve felçli kalmıştı. Hilal’in eski haline dönmesi zor gözükse de kritik bir ameliyata girer. Bu ameliyat, hayatını da tehlikeye atacak cinstendir. Hilal ile Leon’un, ameliyat öncesi duygusal anlar yaşamalarına neden olur. Hilal için geçmek bilmeyen saatler başlamıştır ve başta Leon olmak üzere tüm ailesi iyi bir havadis beklemektedir.

Yıldız’ı tutku haline getiren Yunan Kumandanı Filippos’un oğlu Aleksi, Yakup ile boşanmalarından sonra onunla ilgilenmeye başlamıştı. Başta Yakup’u kıskandırmaya çalıştığı için Aleksi ile görüşen Yıldız, gelen tekliften sonra büyük bir şaşkınlık yaşamıştı. Aleksi, Yıldız ile bir gece geçirmek isterken olay yerine gelen Yakup, yumruğuyla Aleksi’yi yere devirmişti. Aleksi’nin intikam planı kimsenin beklemediği kadar büyük olur. Yakup’un, kuvvacı olduğunu söyler ve Yunan askerleri tarafından tutuklanmasını sağlar. Tutuklanan Yakup’u büyük bir tehlike beklerken, bu haber Cevdet ile Yıldız’ı da zor bir sürece sokar.

Vatanım Sensin, heyecan dolu bölümüyle bu akşam 20.00’de Kanal D’de!

error: Korunan İçerik!