Ocak ayında başlayan Son Yaz maceramız, 2021’de televizyonun başına gelmiş en güzel şeydi naçizane…

Sette yaşanan Covid 19 sorunları nedeni ile Mayıs ayında dizimizden biraz mahrum kalsak da öncelikle, herkesin süreci sağlıkla atlatmış olmasına memnunuz. Mayıs ayında kaybettiğimiz bölümler nedeniyle şimdi sezon finaline biraz daha fazla yakınız. Sezon finaline yaraşır heyecanda bir bölüm sonu izleterek dizi de bunu bize bir kez daha hatırlattı.

Peki sezon finalinde ve yeni sezonda bizi neler bekliyor? 19. bölüm yorumu ile birlikte gelin fikirlerimizi ve teorilerimizi paylaşalım.

Selim, Akgün ve Yağmur’un İlişkisini Kabul Etti

19. bölüm sezon finaline doğru da bir geçiş bölümü hissi verdi bana. Soner ve Naz haricinde; çiftlerimiz çok mutlulardı. Çoğu sahnede artık sular durulmuş, yaşamlar düzene giriyor gibiydi. Fırtına öncesi sessizlik olduğu belliydi aslında bir yerde. Yine de bu fırtına öncesi sessizliğe karşı fırtına düşündüğümüz kadar sert geçmeyebilir diyorum ben. Neden mi?

Öncelikle, Selim ve Canan’ın Yağmur ve Akgün’ün ilişkisini bilip, kabul etmelerinin tam da bu bölüme denk gelmesinin tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Özellikle de Selim, bu bölüm öğrendi ve günahıyla, sevabıyla kabullendi bu ilişkiyi. Evet onay veriyorum demedi ama karşılarında durmayacağını da söyledi.

Yani hem Canan hem de Selim, bu ilişkiyi onaylamışlarken Yağmur’un başına gelenlerden dolayı tüm faturayı Akgün’e kesip, Selim’in Akgün’ü yine İstanbul’a sürgüne yollayacağını düşünmüyorum. Ayrıca, o arabadaki Akgün de olabilirdi ve kazayı yapan Akgün olsa Selim yine mahvolacaktı.

Halil Sadi Savaşı Kişiselleşiyor!

Buradaki kilit isim Gökhan ve Halil Sadi. Esas düşmanlara karşı birleşilecek, hem ”rüşvet” hem bu ”kaza” olayları ile Selim’in Halil Sadi’yi bitirme planları hız kazanacaktır diye düşünüyorum.

Hatta İzmir’den zor olacaktır diye düşünerek işine İstanbul’da devam etmek isteyebilir, ailesini korumak için arkada bırakmak istemez ve hep birlikte İstanbul’a bu şekilde gidecek olabilirler.

Eğer bir zamanlar çıkan setin İstanbul’a taşınacağı dedikoduları doğruysa tabii. Ama bunun doğru olmasını istemiyorum. Son Yaz’ı, Son Yaz yapan biraz da Çeşme atmosferi. Gençlik ve aile sahnelerine çok yakışıyor Çeşme havası. Onlar da İstanbul’da herkes gibi olsunlar istemeyiz.

Çeşme veya İstanbul; hangisi olursa olsun Halil Sadi’nin artık yüzünü göstermeye yakın olduğunu ve bu savaşın kızışacağını düşünüyorum.

Selim ve Akgün’ün Arası Nasıl Olacak?

Diğer yandan, Selim ve Akgün’ün ters düşmesindense, Akgün bu kararı kendi kendine alabilir. Hatta tam tersi Gökhan ve Halil Sadi’ye karşı bilenirken, Yağmur’dan bir saniye bile ayrılmak istemeyebilir.

Dizimiz genellikle akla ilk gelen değil de diğer senaryoları yazmayı sever ayrıca. Birçok kişi Selim ve Akgün’ün arası açılacak diyor ama Akgün perişan olmuş haldeyken bana kalırsa ikisini Yağmur için endişeyle beklerken, birbirlerini teselli ederken bile görebiliriz.

Çünkü Selim de böyle olabileceğini bilse de artık onay vermişti bu ilişkiye, tam da kazadan önce gösterdiler bunu bize.

Diğer yandan dizimiz uzun uzun hastane dramaları yazmayı sevmiyor. Daha önce arabaların önüne atlayan Akgün’ü bölümün ilk 15 dakikasında taburcu etmişliğimiz var mağlum.

Selim ve Fatih: Yeni Roket Takımı!

Biraz da Fatih’ten bahsedelim, bu dizinin klişeleri yıkan bu yanını bir ayrı seviyorum. Salt kötü ve düşman diye bir şey yok dizide, Fatih’i bile Selim’le aynı tarafta göreceğimiz bölümlerin geldiğine inanamıyorum. Bir yandan da çok hoş bir şey bu. İlk kez birbirlerini dinlediler, anladılar, ortak bir düşman buldular.

Fatih, boğazını kesecekken Selim’in, onu vaz geçirme şekli çok etkileyiciydi. Fatih’in gözlerinden okunan korkusu, Selim’in yardım edişi, çok değerli sahnelerdi.

Önce Soner şimdi Fatih, yardım isteyene insan ayırmadan, yardım eli uzatmayı çok güzel gösteriyor bu dizi.

Muhtemelen, Fatih bu süreçte Serap ile daha da yakınlaşacak ve Canan takıntısı sonlanacak.

Canan’ın Yeni Bir Müvekkili Var!

Bir diğer klişe yıkma sahnemiz ise kadına şiddeti işlerken şiddeti haklı çıkarmak için hiçbir gerekçe olamayacağını göstermeleriydi. Canan’ın müvekkilinin korkma sebebi tehdit değil de hayat kadını olduğunu için herkesin kendini suçlayacağını bilmesiymiş. Canan’a ”Hala savunmak istiyor musun beni?” dediğinde Canan’ın cevabı elbette değişmedi. Şiddeti hiçbir şey haklı gösteremez.

Özetle klişe yıkan dizimiz, suların durulduğu ve sonra yine çalkalandığı bir bölümle karşımızaydı ve klişeleri yıkmaya devam ediyordu. Her bölüm birçok konunun işlenip, bittiğini düşünürsek sezon finalini şimdiden ön görmek çok zor ama neler olabileceğine dair genel bir yorum ve tahminlerimizi paylaşmak istedik yine de! Gelecek bölümde görüşmek üzere!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz