Sabrina 2. Bölüm: Hem Özgürlük Hem Güç

Bütün bunlar da neydi şimdi?

Sabrina’nın yaklaşan doğum günü ya da hayatının dönüm noktası mı demeliyim? Evet bu daha doğru oldu. O gün geldiğinde neler olacak, ertesi güne Sabrina nasıl başlayacak? Bu soru en çok Sabrina’nın aklını kurcalıyor. Çünkü iki hayat arasında sıkışıp kalmış bir durumda.

Sabrina 2. bölümde bir seçimin ortasında buluyor kendini. Ne kadar hiç istemese de okulundan ayrılacağı düşüncesi en azından şimdilik hayatındaki en büyük sorun. Ama okuldan ayrılmadan önce dostları için yapması gereken bir şey var. Ya da ders vermesi gereken birkaç yaramaz arkadaş mı desek? Cadı da olsa dost canlısı kendisi 🙂 Ama yardım istediği kişiler ne kadar doğru bilmiyorum…

Eğer bir kapıda ”Giriş yasak” yazıyorsa bazen en mantıklısı girmemektir. Ama korkaklığı kendilerme yediremeyen erkekler tabii ki de girecekti. Şeytanın inine… Plan ise kusursuz Sabrina için kusursuz işliyordu. Ta ki Sabrina isteğini alana kadar. Ama daha sonra olanlar Sabrina’nın kontrolünden çıktı. Şimdi onlar düşünsün..

İlk bölümünden içimizi soğutan Zelda hala 2. bölümde bize bu hislerimizde ne kadar da haklı olduğumuzu kanıtlıyor. Ne mi yaptı? Kardeşini öldürdü… Evet bu sahnede hepimiz nefesimizi tuttuk biliyorum. Ta ki kardeşini tekrar tekrar öldürdüğünü öğrenene kadar. Çünkü tam da bu noktada nefesimiz kesildi. Peki bu nasıl mı oluyor hemen söyleyeyim: şeytanın ona verdiği bir hak ile. Sebebi ne diye sorarsanız Sabrina’nın şeytanın kitabını imzalamasını engellemesi. Çok kardeş kavgası gördük ama böylesini ilk kez görüyoruz doğrusu. Zelda sen bizi çok yoracaksın belli oldu…

Ve işte beklenen gün! Cadılar Bayramı, Sabrina’nın doğum günü ve vaftiz olacağı gün. Bu bölümde Zelda halası yüzünden arkadaşlarına bile veda edemeden vaftiz gecesine hazırlanan bir Sabrina izledik. Zelda haladan daha ne kadar nefret edebilirim bilmiyorum… Neyse ki işler tam da Zelda halanın istediği gibi gitmedi. Çünkü Sabrina’yı merak eden biri vardı: Bayan Wardwell

Böyle anlatınca da Wardwell’i Sabrina’yı çok seviyor falan sanmayın. En azından şimdilik durum böyle. Bir çıkarı var, bir amacı var. Şeytana hizmet etmek ve bu yolda Sabrina’yı istediği gibi kullanabilmek…

‘Ölümlü dünyayı unutmak en iyisidir’

Sabrina bunu kabul etti. Ölümlü dünyayı en kısa sürede aklından çıkarması gerekiyor. Ama arkadaşlarına da son bir gün boçlu hissetmesi normal. Sevgilisi Harvey’e de. Bu arada Sabrina&Harvey ikilisi cuk oturmamış mı? Harvey’in Sabrina’ya gerçekten ilgili olması shipper kalbimi bir miktar titretti. Özellikle ikisinin birlikte gittiği kostüm partisinde her şeyden uzak, tüm kargaşanın içinde sadece ikisi varmış gibi hissetmeleri çok güzeldi. Gel de kop şimdi bu ölümlü dünyadan Sabrina!

Peki doğum gününde Sabrina ne dilemiş olabilir? ‘Daha çok böyle an, beni unutma Harvey ve benden nefret etme. Ne olursa olsun. ‘ Sabrina’nın vedası ve gözyaşım pıt. Bu güzel an tabii bozulacaktı çünkü ay çoktan kararmaya başlamıştı. Halalar beklemez. Şey pardon şeytan beklemez diyecektim…

‘Hoşgeldin gecenin kızı’

Kendi vaftizine geç kalan bi Sabrina. Ama hiçbir şey için geç değil. Karanlık lordunun huzurunda Sabrina vaftiz edildi-edilecekti. Artık karanlığın yolundan gitmeye hazır. Ama kitabı imzamalaya değil. Özgür iradesini teslim etmeyen Sabrina sanırım başın dertten kurtulmayacak kızım! Ama yine de en iyisini yaptın! Kaç sabrina kaç! Kanlı ay parladığı sürece kaç.

Benim adım Sabrina SpelLman ve o kitabı asla imzalamayacağım.

‘Ve cadı olmakla insan olmak arasında karar veren kız iki yolu seçmedi ya da başka şekilde bakarsanız ikisini de seçti. O yarı cadıydı. ‘