Polonya yapımı bir film olan Cold War, yaklaşık bir buçuk saatlik bir drama. Göz dolduran başrolleri Joanna Kulig ve Jeanne Balibar’lı film bir yandan buram buram politik olsa da esas meselesinin aşk olduğunu söyleyebiliriz elbette. Olayları doğru okuyabilmek için ise basit düzeyde de olsa tarihi bilgi gerektirir.

“Yaşadığım Sürece Seveceğim.”

Garip bir ilişki dinamiği hakim filmde. Nasıl derseniz, izlerken bana zaman zaman Issız Adam’ı, daha sık ise Normal People’ı ve yine yerli yapımlarımızdan olan Kader’i (2006) hatırlattı. Çiftin Connell & Marianne’a benzeyen yanlarını, birbirlerinin hayatlarından çıkamayışlarında, Uğur & Bekir’e benzeyen yanlarını ise saygının hasar alıp köreldiği çatışmalarında çok net şekilde görebilirsiniz.

Bu durum, bunca kesişmeler bana, bazı duyguların dil ve kültürden ne kadar bağımsız olduğunu fark ettirdi. İyisiyle kötüsüyle, aşk, tutku, hayal kırıklığı, pişmanlık ve daha birçok şey. Hepsi evrensel.

Başlarda film hakkında “Çok mu sanat diye kasılmış festival filmi havasında acaba?” diye düşünebilirsiniz ama sonrasında işler öyle devam etmiyor, içiniz rahat olsun. Filmin gelişim kısmında, sakin bir şiddet hissi yayılıyor çoğu an. O psikolojik yıpranmayı, sakin kavga hallerini, vurucu ama sessiz anları nasıl tarif edebilirim inanın bilmiyorum.

Benim en keyif aldığım sahnelerden bir tanesi Zula’nın ruhsal çöküş eşliğinde dans etmesi oldu. İlgili kısmı görmek isterseniz buraya tıklayarak videoya ulaşabilirsiniz. 7.6 imdb’li 2018 yapımı filme benim puanım ise 6,5. Başka yazılarda görüşmek üzere, kendinize iyi bakın!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz