Mindhunter 2.Sezon 6.Bölüm İnceleme: Atlanta’ya Yolculuk

Evet arkadaşlar. Bu bölüm o bölüm… Bu bölüm, BİÖ’nün (BTK) kim olduğunu öğrendiğimiz bölümdü. İlk bölümün ilk sahnesinden beri kısa sahnelerle bize gösterilen bu suçlu zihin, aslında BİÖ imiş.

Çoğunuz kesin tahmin etmiştir. Ya da sezon öncesi çıkan haberleri okuyanlar da biliyor olabilir. Ne kadar gerçek yaşantılardan alıntı olursa olsun, spoiler almamak için pek fazla araştırmamayı tercih ediyorum. Benimle aynı yolu seçenler de, bu bölüm öğrenmiş olmalı… Aslında bir şekilde bağlanacağını biliyordum ama nasıl olacağını tahmin etmemiştim açıkçası.

Ekibimiz vakalar üzerine tartışırken, özellikle Holden için sevindirici bir haber geliyor. Sonunda FBI’ın Davranış Bilimleri Birimi, Atlanta’da yaşanan çocuk kaçırma vakalarına dahil olabileceği haberiyle birlikte, Holden hiç vakit kaybetmeden Atlanta’ya gidiyor.

Bill içinse her şey üst üste gelmiş gibi sanki… Adam koştur koştur cuma günleri doktorda, hafta içi belirli günleri ofisinde belirli günleri ise Atlanta’da geçiriyor. Bir nevi kafasını bu şekilde dağıtarak, evdeki durumu düşünmeyi erteleyebiliyor. Fakat bir yandan da evinde olamamak, karısıyla işi arasında kalmak onu oldukça yoruyor. boş vakitlerinde de uyuduğu ya da eve geç geldiği için oğlu Brianla da pek fazla vakit geçiremiyor diyebiliriz. Bill patlayacak ama… Bakalım ne zaman?

Sonunda olanları Wendy ile paylaşmasına sevindim ama. Açıkçası bence paylaşımda bulunmaktan ziyade daha fazla şey isteyebilir. Kadın bir psikolog sonuçta… Üstelik suçlu zihinleri araştıran bir psikolog. Bill’in asıl korkusunun da oğlunun onlardan biri olup olmadığı… Brian’ın ailesiyle hiçbir şekilde iletişime geçmemesi ise duruma pek yardımcı olmuyor. E Bill ve Nancy’nin de korkması normal tabi. Fakat sadece genetikle gelmez bu işler Bill. O yüzden sosyal hizmetlerin yakında çıkaracağı raporu merakla bekliyorum, eminim haklılık payları olacaktır.

Görüşmelere ise Wendy ve Greg’in gitmesine alıştım. Greg de bu işlere alışmaya başladı fakat Wendy, ikinci görüşmesinde olmasına rağmen çok iyi bir iş çıkarıyor. İstediği cevabı alamamış olabilir fakat Kay’ın dediği gibi, ilk yaptığı her işte en iyi olmak zorunda değil. Zamanla alışacak ve git gide daha iyi olacak. Kay’ın bazı vurdumduymazlık halleri Wendy’e fazla kaçsa da, sanırım bizim kızın gevşemesine katkısı olacak. Açıkçası Wendy’de bu değişimi görmeyi çok isterdim.

Diğer bir yandan Atlanta’ya giden ve vakaları incelemeye başlayan Holden, kendini oradaki polis şeflerine anlatmakta zorlanıyor. Şimdi Davranış Bilimleri oldukça yeni bir birim olduğu için, bu ön yargılar normal gibi gözükebilir. Fakat bu birim oraya, prosedürler izlesin diye gönderilmedi. Farklı bir bakış açısına sahip oldukları için gönderildi. Ve bence Holden haklı. Yakaladıkları kişi suçlu değil. Yani belki başka bir suçlu olabilir ama bence oraya gitmesinin nedeni başka. Olayları sezon finaline kadar iyice kızıştırmak için böyle bir hamle yapmış olmalılar.

Bill’in de o adamın katil olmasına inanmasını arkasındaki tek sebep sadece bulduğu deliller değil. Bill sanırım artık oradaki işini bitirip eve dönmek istiyor. Görüşmelerin altından da Wendy kolaylıkla kalkabildiği için, sanırım işi Wendy ve Holden ikilisinin yapabileceğini düşünüyor (Bir kez de olsa görmeyi çok istediğim bir sahne). Bu da karşısına çıkan ilk zanlının suçlu olduğuna dair düşüncesini pekiştiriyor tabi.

Bu bölümün en önemli yanı bence, mevki sahibi insanların, görevlerinden ziyade mevkilerinin bozulmaması için daha çok çaba sarf ettiklerini bir kez daha görmüş olmamızdı. Adam arama iznini bile zorla verdi. Büyük ihtimal, katil o çıkmayacak ve ellerindeki kaynakları boşa kullanmış olacaklar.

Fakat ben inanıyorum. Ajan Holden ve Ajan Bill, bu işin üstesinden kendi zekalarını kullanarak gelecekler.