Her bölüm daha ne olabilir derken, çıtayı bir an bile indirmeden yukarı çıkarmayı başarıyor bu dizi! Gelmesini hiç ama hiç beklemediğim bir karakter geldi bugün diziye. Adem! İlk insan! Havva’nın kendine yeni bir hayat kuracağını öğrenince af dilemeye ve düzeleceğini söylemeye gelmiş. Onu da yine kendisi için yapmış üstelik. Çağa uyum sağlamak için Havva’ya ihtiyacı varmış. Sonrasında onu bırakacakmış. Gerçekten inanılmaz bir senaryo!

İzlerken bir an durup, böyle şeyleri nasıl hikayeye katıyorlar, bunu nasıl yapıyorlar diye düşünmeden edemiyorum. Dizinin ilk üç sezonu, hikaye olarak daha sakin ve belli bir ritimde ilerliyordu. Son üç sezon ise daha heyecanlı ve semai dünyayı daha çok içine alan bir hikaye izledik. Bu değişime bayıldığımı daha önce de söylemiştim. Her sezon daha iyiye giderken dizinin biteceğini kabullenmek de daha zor olmaya başladı. Son bölüme yaklaşıyor olsam da, final olacağına inanmaya gönlüm el vermiyor.

Bölümün konusu Maze ve Havva’nın düğünüydü. İlk sezondan bu yana Maze’in karakter değişiminin bu şekilde ilerleyeceğini söyleseler inanmazdım. Maze’e söyleseniz eminim o da inanmazdı. Yeni bir hayata başlama cesaretini işlediler bu bölümde. İnanmasa bile en azından denemesi gerektiğini… 

Havva açısından ilişkinin bütün yükünü üstlenmenin zor olduğunu anlayabiliyorum. Maze, iyi ve güzel şeyleri hak etmediğini düşünüyor. Bir ruhu olsun istiyordu geçtiğimiz sezonlarda hatırlarsanız. Bunu hatırlayarak, evlilik yeminindeki ruh eşim lafının Maze için bunun ne denli önemli olduğunu anlamanızı istiyorum. Niçin o kadar gözlerinin parladığını… Bir ruha sahip olmanın hayaliyle yanıp tutuşan, bu zamana kadar kendini hep yalnız hissetmiş birisi Maze. Karşısına Havva gibi birisi çıkınca tereddüt etmesi, ona hak ettiği hayatı veremeyecek olmasını düşünmesi o kadar anlaşılabilir ki…

Lucifer cephesinde ise suların pek durulduğu söylenemez. Kızıyla arasını ne kadar düzeltmek istese de Rory’nin öyle kolay pes edeceği yok. Babasıyla terzide buluşmaya gitmesi bir adım attığını gösteriyor tabi ama ah be kızım! Çok yanlış zamanlama! Baban gittiğini bilse, uçar (gerçek anlamda) yine de gelirdi yanına. Sürekli şikayet etmekten, karşısındakini dinlemeye fırsat bulamıyor Rory. Tam da o an Chloe’nin anne rolüne bürünmesini ve Rory’i azarlamasını istedim. Kızı kendine getirmek lazım. Yaşı göründüğünden fazla fakat hala beş yaşındaki çocuk gibi davranıyor. Öyle ki, babasına olan hırsı, kanatlarına bile etki etmiş. Ki eminim bu kanatlar barıştıkları an eski halini alacak. Görmek için sabırsızlanıyorum.

Her şey bir yana, Ella bombası sonunda patladı. Her şeyi ne de güzel çözmüş. Demiştim ya, bu zamana kadar çözmemiş olması bir eksiklikti zaten. Kimseye karşı önyargılı ya da korkulu da değildi üstelik. Yakınım dediği arkadaşları gerçeği bilirken kimse ona bir şey söylememişti. Gerçekten Ella gibi bir insan için çok üzücü bir durum bu.

Maze ve Havva ise tam aşkı bulduk derken dünyanın sonunun geldiğini öğrenmeleriyle şoka uğradılar. Tabi ki bu konuya sonraki bölümde daha iyi değineceğiz. Sanırım Lucifer’ın artık yukarı çıkma zamanı geldi. Tam da Chloe’i burada kalmaya karar vermişken… Nedense böyle olacağını hissetmiştim. Chloe’nin polis departmanındaki yolsuzlukları çözmek istemesi uzun süreli bir iş. Bu mutlaka Lucifer’ın onları bir daha görmemesi ile bağlantılı.  Belki de Lucifer’ın Tanrı olabilmesi için dünya alemine hiç gelmemesi gerekiyordur. Kim bilir?

Yakın zamanda her şeyi öğreneceğiz. Kiminiz bu yorumları okurken çoktan öğrendi bile. Biliyorsunuz, anlaşmamızda spoiler yok. Acelemiz de yok. Takipte kalın.  

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz