Kulüp 1. Bölüm Yorumu! | Mathilda

Herkes konuya hakim olduğundan direkt başlayacağım. Başlangıçta diziye adapte olmakta biraz zorlandım, hatta dakikalarca atmosferin dağınıklığını düşündüm. On dokuzuncu dakikadan sonra ise, dizi daha ferah hisler yaymaya ve ana hatlarını oluşturmaya başladığı için daha kolay akmaya başladı.

İlk izlenim olarak Rachel hakkında onlarca kötü düşüncem var ama hem önyargılı olmamak adına hem de karakter gelişim sürecini en net göreceğimiz karakter olacağını bildiğimden şimdilik bunları sıralamayacağım. Sadece ailesiz büyüdüğü için yaşadığı sevgisizliği çığlıklarıyla dışarı vurduğu sahnede eş zamanlı olarak nezarethane parmaklarına vurmamasını dilerdim. O ısrarlı sürdürme sahneyi güçlü veya etkili olmaktan çıkarıp tamamen rahatsız edici hale sokmuş çünkü. Yanındaki diğer tutuklu ne zaman bi tokat çarpmaya veya boğmaya kalkışacak diye bekledim açıkçası.

Yüz olarak role uygun bulduğum Gökçe Bahadır’ın oyunculuğunun pek sevdalısı değilim ama performansı rahatsız etmedi. Aksan konusunda ise yeterli aşinalığım ve bilgim olmadığı için yorum yapmayacağım, bilenler buyursun. İlk bölümü baz alarak konuşursam, benim için yıldız isim Fırat Tanış’tı. Harika giymiş karakteri, hemen sinirlenebiliyor veya nefret edebiliyorsunuz. Akabinde, daha önce de söylediğimiz gibi Salih Bademci’nin geç de olsa hak ettiği ilgiyi ve takdiri görmesi elbette çok mutlu edici. Kırk üçüncü dakikada başlayan şölen sadece mekandakileri etrafına toplamakla kalmayıp izleyicilerin de dikkatini kazanmış/mest etmiştir eminim ki.

Dizide yapaylık olarak adlandıramadığım ancak ona benzer hissettiren bir şey var ve çoğu sahneye hakim ancak bu belki alışık olmadığımız bi dönemi izleyişimizden kaynaklanıyordur diyor ve haksızlık etmemeye çalışıyorum. Sahneler demişken, baştaki şoför hikayesi sekansını inanılmaz cringe buldum maalesef, umarım bu konuda yalnız değilimdir. Rachel’i hem karakter hem de oyuncu açısından zaten hiç sevmedim ama Barış’tan da itilmek istemem, bakalım. Şimdilik baya yüzümü ekşittirdi.

Dizinin klasik geçmiş sırlar, acılar, ilişkiler taşını barındırması dışında, Selim Songür unsuruna sahip olması çok çok iyi olmuş. Klişeler iyi işlenecek olsa dahi yanında ilgi çekecek başka ana konular bulunması her zaman artıdır. Görsel açıdan, kostümler ve dekora herkes kadar bayılmadım. Daha doğrusu abartılacak hiçbir şey göremedim.

Dizi, ilk anlarda oluşan olumsuz izlenimleri benim için telafi etti diyebilirim. En azından ikinci bölümü açmak için gereken motivasyona sahibim. Kime n’olacak acaba diyorsunuz bi, malum karakter bol. Zaten hiçbir şey olmasa kadrosu için şans verilir devamına. Hadi görüşürüz öyleyse!