K-Drama severler için önerebileceğim samimi bir dizi: When the Camellia Blooms

Her biri ortalama 1 saat süren toplamda 20 bölümü bulunan When the Camellia Blooms’u Netflix üzerinden izlemeye başladım. Henüz 2 bölüm izlememe rağmen dizide diğer K-Drama dizilerinden farklı olarak daha normal düzeyde bir ”soft”luk bulunduğunu söyleyebilirim. Abartıdan uzaf, naif ve sevecen karakterlerin olduğu renkli bir dizi arıyorsanız When the Camellia Blooms size göre.

1.Bölümde Neler Oldu?

When the Camellia Blooms’un ilk bölümüne bir kaza sahnesi ile başlıyoruz. Henüz anlam veremediğim ”kim ölmüş, n’olmuş?” diye sorular sorduğum bir sahneydi. Henüz hiçbir karakteri tanımıyorken o sahneye pek de takılmak istemedim açıkcası.

İlerleyen sahnelerde sonunda ana karakterlerimizle tanışmaya başladım. Dongbaek, küçük bebeğiyle hayata tutunmaktan asla vazgeçmeyen azimli bir anne. Yeni taşındığı Ongsan kasabasında ”Camellia” adında bir bar işletmeye başlıyor. Bize göre gayet normal hatta güzel olan bu durum kasaba kadınları için pek de öyle olmasa gerek ki kasabada yaşayan kadınlar Dongbaek için farklı yakıştırmalarda bulunmaktan çekinmiyorlar. Tabii eşlerinin sürekli Camellia’da sarhoş olup, eğlenmeleri de onları Dongbaek’e karşı biraz dolduruyor olabilir. Ama sorarlar adama ”Dongbaek size ne etti?”

Yoon-Shik ise, küçüklüğünden beri adaletin peşinden koşmuş, haksızlığa gelemeyen, müthiş bir koruma iç güdüsüyle adeta halk kahramanı olabilecek nitelikteyken bu gücünü saflık ve şaşkolozlukta kullanmış bir polis. Polis denilince hep sert, asıl suratlı hayal ederiz, ama gerçekten öyle değil. Aksine oldukça sevecen ve bir o kadar da feminist yönü ağır basan bir karakter. İzlerken ”senin gibi yiğitler kaldı mı be Yoon-Shik” demekten kendimi alıkoyamadım.

İkilinin karşılaşması da bir kütüphanede gerçekleşiyor. Yoon-Shik ilk görüşte vuruluyor zaten Dongbaek’e. Sonrası ise kaderin işi, bir şekilde yan yana geliyorlar. Dizide işleri karıştıran, pek hoşlanmadığımız vali adayı karakterimiz aslında bu ikilinin yollarının kesişmesinde en büyük etken. Kendini beğenmiş, kadınlara değer vermeyen -bunu burada vurgulamak istedim siz de sevmeyin o karakteri diye- yapacağı her şeyi kendine hak gören bu vali adayımız, Dongbaek’e kasabadaki diğer kadınların baktığı gözden bakıyor olacak ki sırf bar işletiyor diye ona farklı yakıştırmalar da bulundu sonrasında da ödeyeceği parayı eksik ödeyerek Camellia’dan ayrıldı.

Ama ben size ne demiştim, Yoon-Shik haksızlığa gelemez demiştim. İşinin riske atılıp atılmayacağı umrunda bile olmadan Dongbaek’in hakkı olan parayı almasını da bahane ederek -aslında Dongbaek’e yapığı muamele canını sıktı- birazcıcık olar çıkarıyor. Olay dediğim de alt tarafı vali adayının cüzdanını çalıp Dongbaek’e götürüyor. Ne var bunda?

Böyle işte, çiftimiz naif bir karşılaşma ile başlayıp güzel yerlere doğru gidecek belli. İlk bölümden ben ikisine de ısındım, Yoon-Shik’e bir tık daha fazla ısındım tabii. Ama ikisinin de birbirini tamamlayacağı, farklı bir sinerji yaratacakları için şimdiden heyecanlıyım. Başlayacak olanlar için bile onlar adına şimdiden heyecanlıyım. 🙂

Diğer bölüm yorumlarında görüşmek üzere.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz