tds_thumb_td_300x0
İçimizi Isıtan Elimi Bırakma Sahneleri | 40. Bölüm Özel!

Bugün dillere destan 40. bölümü için toplandık arkadaşlar. O kadar çok konuşuldu ki, burada kalıcı bir yer edinmesi gerekiyordu diye düşündüm ve birbirinden güzel AzCen sahneleri hakkında bir iki şey söyledim. Alp ve Alina’nın bunları çekerken çok eğlendiklerine emin olduğumu söyledikten sonraa, hiç uzatmadan sizi o anlarla başbaşa bırakıyorum. Umarım hoşunuza gider, keyifli okumalar.

 

“Biz aslında birbirimize sığındık”

Cenk beni şaşırtmaya devam ediyorsun diyen Azra’ya, Sen daha çook şaşıracaksın diye karşılık veren Cenk Çelen’le açtığımız sahne. Fikrin güzelliği bir yana, yaptığı açıklama da bir o kadar güzel. “Biz şimdi birlikte bir hayat kuruyoruz ya, bu hayata, bu aşka şahit olacak fidanlar dikeceğiz buraya.”

Birbirlerini değiştirdiklerinin farkında ve bundan memnun olmalarını, birbirlerinden öğrendikleri,  zor anlarında en büyük destekçi olduklarının bilinci.. Azra’nın, Cenk’e olan aşkının büyüdüğünü sürekli dile getirmesi de çiftin sahnelerinde rastladığımız bir diğer güzel şey bence. 

İyi ki çıktın karşıma diyor Cenk, Sen de iyi ki elimi tuttun diye yanıtlıyor Azra. Bizim içimiz ısınmasın da n’olsun!

Hepsi tamam ama, sahnenin en özel kısmı kesinlikle Kemal Güneş adını duyduğumuz andı. Seyircinin en hassas noktalarından biri olan Azra’nın babasının bu şekilde anılması herkesi çok mutlu etti. Çünkü bizce de tanısaydı Cenk’i çok severdi..

 

“Tipini sevmedim!”

Bu konuda hiç usturuplu olamayacağım kusuruma bakmayın. Herkesin ağzının suyunun aktığı sahne bu : )) Kıskanç Cenk Çelen herkesten tam not aldı, sahne yayınlanırken coşmayan yoktu. Cenk’in huzursuz kıvranışları seyirciye adeta zevk verdi, keyiften dört köşe etti. Ayrıca ikilinin yakın temasta olması bir diğer etken. Elleri yakın, yüzleri yakın.. Bu sahne iç ısıtmaktan çok başka şeylere sebep olmuş, bazı dilekleri körüklemiş olabilir ama yine de listede olması gerekiyordu! Bir de, bu insanlar gülerken çok sevimli olmuyor mu ya ? İnsanın tekrar tekrar izleyesi geliyor vallahi. E başroller böyle güzel, yakışıklı olunca işler daha bi güzel tabii.

 

“Sen bunu bize nasıl yaparsın ya ?”

Hakikaten nasıl yaparsın.. Sürpriz yaparken Azra’nın yüreğine indiren Cenk Çelen krallığı 😂 Manyak mıdır nedir. Böyle dediğime bakmayın tabi, iyi anlamda. Baştan sonra gülümseyerek izledik yüzüğün ait olduğu yere, bir daha hiç çıkmamak üzere takıldığı bu sahneyi. Bir de sarıldılar, oh! Bilirsiniz severizz. : )

 

“Müstakbel gelin hanım..”

Replikleri şakalaşmaları direkt geçip tamamiyle görselliğe odaklanmak istiyorum izninizle. Yani bir güneş, görevini en fazla bu kadar güzel yapabilirdi. Efsane desem yeridir, ne hoş anlardı onlar öyle! Kalpler küt küt. Cenk Azra’yı tutup tutup kendine çektikçe bizler kısa çaplı ataklar geçiriyoruz zaten! Sonuç olarak, içimiz ısındı mı ısındı, hem de fazlasıyla. E o zaman Azra çiçeğimin de dediği gibi, Mersi!

 

“Hatıralarınız nesiller boyu yaşasın”

Amin fidancı amcam, Azcen için dua kabul ediyorum bu sözünü. Azra-Cenk Çelen Hatıra Ormanı yazısına biz de aşık aşık baktık hiç merak etmesinler. “Azra Güneş olarak hayatıma girdin, her sabah güneş gibi hayatıma doğdun. Seni seviyorum Azra Çelen.” Bak bak cümlelerin ışıltısına bak. Ayrıca bu sahnede de sarılıyorlar hatırlatmak istedim. Anladığınız gibi ben biraz düşkünüm bu sarılmalara 🙈. Çok huzurlu, sıcacık bir sahneydi. 

**********************************

Yazının sonuna geldik, açan elleriniz, okuyan gözleriniz dert görmesin. Bir sonrakinde görüşmek üzere.

Sevgiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Korunan İçerik!