Merhabalar. Bugün, yakın zamanda kitabını okuyup çok beğendiğim için “bunun filmi vardı sanki, kesin vardır” diyerek arayıp izlediğim bir filmden bahsedeceğiz.

Bilimkurgu eserler arasında klasiklerden sayılan, robot konusunu çok keyifli şekilde ele alan “Ben Robot” kitabından uyarlanan film, genel itibariyle çok seviliyor. Bunu gerek yorumlardan gerekse imdb puanından açıkça anlayabiliyoruz.

Kendi görüşlerimi basitçe anlatmak gerekirse, beklentimin altında kaldığını ve beni genel anlamda şaşırttığını söyleyebilirim. Kitapların sinemaya uyarlanmasında, filmin sönük kalması ve kitabın ihtişamından uzak bir sonuç her zaman karşılaştığımız bir durum. Ama yine de, çok istisna bir şey olmadığı sürece, kitapla alaka düzeyi düşük sayılabilecek filmlerin okuyucuyu/izleyiciyi memnun edemediği de açık.

I, Robot’ta ne izledim diye bir bakınca, hızlı akan ama sahneleri arasında güzel geçişler olmayan, tabiri caizse biraz bölük pörçük orta kalite bir hikaye. Kitabı beyaz perdeye aktarmanın, yalnızca bazı kurum, kişi isimleri ve birkaç detayı almaktan ibaret olmaması gerektiğini düşünüyorum.

Evet tabii ki özenilmiş, özellikle yapım yılına baktığımızda asla kötü bir film değil, hatta kitabı okumadan izlemiş olsam veya birkaç sene önce karşıma çıksa muhtemelen çok daha fazla beğenirdim.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ancak mevcut konumumdayken, kitabı okurken hayli yükselip çıtayı yukarı taşıyan heyecanımın filmde ne yazık ki söndüğünü itiraf etmeliyim. Hayalimdekinden çok başka bir iş çıktı karşıma. Yine de konunun “basit bir uzantısı” şeklinde düşünülüp kadrosunun da hatrına, yormayacak bir eğlence gibi düşünülüp izlenebilir tabii. Siz benim detaycı, beklentisi yüksek yorumlarıma çok takılmayın. Daha ileri bir yılda çekilse eminim daha başarılı bir film olurdu. Eğer bu türe ilgiliyseniz kesinlikle şans verin.

DİKKAT: YAZININ BUNDAN SONRAKİ KISMI SPOILER İÇERİR!

Filmde hoşuma giden bazı şeylerden söz etmek istiyorum. Öncelikle, kitapta sık sık vurgulanan Dr. Calvin’in mizacı, tavırları ve mimiklerine dair bir şeyler bulabilmek kesinlikle çok hoştu. Hayalimdeki kadından daha genç ve farklı biriyle karşılaşmış olsam da, oyuncunun bu konuda emek verdiği ve belli ifadeler oluşturduğu çok açıktı.

Sonny’nin sorgulanırken Dedektif’ten öğrendiği “güven anlamına gelen göz kırpma” hareketini öğrenip, zor bir durumda silah olarak kullandığı sahne çok güzeldi. İzleyen herkesin olduğu gibi, benim de favorilerimden biri ve yüzümü güldüren bir sahne oldu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dedektifin kolunun gerçek olmayışını da sevdim. Sprey sıkıp doğal görünüme kavuşması vs, güzeldi. Sonlara doğru mücadele ederlerken “save her” sahnesinden sonra dedektifin zor bir yerde kaldığında Sonny’ye seslenme şekli ve kurduğu cümle de komikti.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz