Hayat Van Eck ile Özel Röportaj
1. Sizi daha yakından tanımak isteriz. Bize dışarıdan herkesin göremediği Hayat Van Eck’i nasıl tarif edersiniz? Yakın bir arkadaşınız anlatsa, nasıl tanıtırdı sizi?
Sevgiye ve insana önem veren birisi olarak, her karşılaşmaya önem ve hassasiyet gösteriyorum. İnsan duyguları ve onların hikayeleri beni çok besliyor.
2. Amsterdam’dan İzmir’e uzanan yaşam öykünüz var. İki kültür arasında büyümek size nasıl bir bakış açısı kazandırdı?
Türk bir anne ve Hollandalı bir baba ile büyümek, bambaşka iki kültür ve yaşam anlayışı demek. Bazen bu iki farklı düşünce çatışsa da çok daha geniş bir dünya anlayışıyla büyümemi sağladı. Bu zenginlik yaşamın daha çok tadını çıkarabilmeme ve farklılıklara açık olmama vesile oldu.
3. İlk kamera önü deneyiminizi düşündüğünüzde neler hissediyorsunuz? O günkü heyecanınızı bugün hâlâ taşıyor musunuz?
İlk kamera önü deneyimimde bir akşam yemeği sahnesinde kameranın nerede olduğunu merak ederek hep onu aradım ve çekim sırasında aslında büyük bir zorluk çıkardım. Tabii ki 6 yaşındaki bir çocuğun merakıyla bugünkü tutku bambaşka boyutlarda.

4. Daha filmi kariyerinizde önemli bir başlangıç oldu. Daha ile yolunuz nasıl kesişti? Senaryoyu ilk kez okuyup Gaza ile tanıştığınızda neler hissettiniz?
İzmir’de bir ajansa kayıtlıydım. Onur Saylak ve Cemre Kutluay beni bu ajanstan bulup, karanlık ve sert bir bakışımın olduğunu söylediler. Beni İstanbul’a davet edip kamera önünde doğal olduğumu ve Onur abinin direktiflerine göre kendimi adapte edebildiğimi gördükten sonra Gaza rolünü oynamamı istediler. Filmden önce ne senaryoyu ne de esinlenildiği kitabı okumamı istediler. Hatta oyunculuk dersi almamı bile istemediler. Olduğum gibi, doğal halimle kamera önünde projeyi gerçekleştirdik.
5. Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu’nda gerçek bir efsaneyi canlandırdınız. Role nasıl hazırlandınız? Naim’in hayatında sizi en çok etkileyen detay ne olmuştu?
Çok çalışmam gerekti. Fiziksel olarak belli bir noktaya gelmem gerekti. Aynı zamanda Bulgaristan Türkçesine çalışıp gerçekten yaşamış birisinin hayatını olabildiğince detaylı araştırıp gerçekleri yansıtmam gerekiyordu. Naim, her şeyi geride bırakıp, Sovyetler Birliği’ni karşısına aldığında 18/19 yaşlarındaydı. Ben de filmi çekerken o yaştaydım ve o yaşta ailesini geride bırakıp yaşamını insanlık adına tehlikeye atması beni derinden etkiledi.
6. İlham aldığınız oyuncular kimler?
Onur Saylak, Halit Ergenç, Cem Yiğit Üzümoğlu, William Dafoe.

7. Bugünlerde neler izliyor neler okuyorsunuz? Bize birkaç öneride bulunur musunuz?
Herkesin Engin Geçtan’ın “İnsan Olmak” kitabını okumasını isterim. Batı psikolojisi bazen Türkiye gerçeklerine uymuyor ve kişisel keşif serüveninde sağlam bir yol çizmeye yardımcı olabileceğine inanıyorum. Film olarak da “Apocalypse Now” ve “On the Silver Globe” filmlerinin eşi benzeri olmadığına inanıyorum.
8. 7 Kasım’da vizyona girecek “Bir Umut” filminde Alihan karakterini canlandırıyorsunuz. Bize spoiler vermeden filmi ve canlandırdığınız karakteri anlatabilir misiniz?
Alihan, şahsına münhasır birisi ve “Umut” ile birlikte yaşamı keşfediyor aslında. Herkesten farklı, özel bir bağ kurup, onu hayata bağlarken, kendi dünyası genişliyor. Filmde, bir ailenin 10 yıllık yaşamında birbirine sıkı sıkı bağlanmasını gördüğümüz için aslında herkes gelişip değişiyor.
9. Sevince 26 Eylül’de izleyici ile buluştu. Fragman ve filmin özeti oldukça dikkat çekici. Sevince’nin senaryosunu ilk kez okuduğunda neler hissettiniz?
Her satırında sevgiyi hissettim. Bu duyguyu sete taşıyıp her sahneyi saf bir sevgiyle oynamaya çalıştım.
10. Cem, Asperger Sendromlu bir genç. Otizm teması, filmde oldukça özel bir yer tutuyor. Bu rol için kendinizi nasıl hazırladınız?
Kendi araştırmalarımın da ötesinde filmde bize yol gösteren, konunun uzmanları filmin her aşamasında bana yardımcı oldu.
11. Cem’in hayatında görebileceğimiz en küçük ama onun iç dünyasını en iyi yansıtan alışkanlığı/sesi/jesti nedir?
Düzen. Yaşamda düzen olduğu sürece Cem için sorun yok. O yüzden aşık olması inanılmaz bir cesaretle ona yeni şeyler denemesi için güç veriyor. Bu özel yaşanmışlığı hayata geçirip, sevginin gücünü işledik.
12. Filmin adının “Sevince” olmasını siz nasıl yorumluyorsunuz? Size hangi duyguyu çağrıştırıyor?
Sevince her şey mümkün. Onu anlıyorsunuz.

13. Oyuncu kadrosunda çok değerli isimler var. Onlarla çalışmak size neler kattı? Set süresince aldığınız ve unutamadığınız bir anekdot var mı?
Bahar Şahin ile paylaştığım her sahne etkileyiciydi. Çok doğal ve etkileyici bir oyuncu. Onun desteği benim için çok önemliydi. Bora Kırkım ise Cem karakterini detaylıca yaratmam da bana gerçekten yardımcı oldu.
14. Röportajlarımızın bir uğuru vardır… 😊 Hayal ettiğiniz ve gerçekleşmesini çok istediğiniz bir dileğiniz var mı?
Mutlu ve sağlıklı olmak. Bu ikisi olunca yaşamda her şey yapılabilir.


