Hayat Şarkısı 5 Yaşında!

Hayat seçimlerden ibaret akıp gidiyor her tercihimiz bize iyi ya da kötü bir çok sonuç doğuruyor. Kerim ve Hülya’nın 5 sene önce başlayan hikayeleri de seçimlerinin sonucuyla şekillendi. Biz de o hikayeye severek haftalarca ortak olduk… Kah ağladık duygulandık, kah sevinçten havalara uçtuk. Hülya’nın hamile haberi geldiğinde nasıl çıldırıp sevindik hala hatrımda.

Hülya taşralı babanın yoksulluk içinde büyüyen iki çocuğundan biriydi. Küçüklüğü ayrı büyüğü ayrı cadoloz Hülya! 8 yaşından beri Kerim’ine deliler gibi aşık olup, ona kavuşmak için her yolu deneyen bir kadının o yollarda başına gelenleri izledik. Ben daha ilk tanıtımda o ilk replikle tutuldum Hayat Şarkısı’na; Adın ne senin lan adın?!

Burcu Biricik var diye elbette izleyecektim benim için bir dizide öylece durması yeterli çünkü fakat bu dizi bütünüyle de öyle güzel öyle büyülü bir havada işlendi ki birini diğerinden ayırmak haksızlık olur. Küçük oyuncuları dahil tüm kadrosu muhteşemdi. Hayat Şarkısı’nı diğer dizilerden ayıran bir diğer unsur da çok bizden olmasıydı.

Evin çalışanlarının aynı masaya oturması, Hülya ve Kerim’in baş uçlarında ateş düşürücü şurup olması, eve ayakkabıyla girilmemesi… Kurulan repliklerde bizlerden cümleler olması… Her şeyiyle muhteşem bir diziydi kısacası. Tam 5 sene önce bugün başladı Hayat Şarkısı. Zaman oldu neşeli çaldı zaman oldu hüzünlü biz her zaman ona eşlik ettik. Öyle özledim ki diziyi inanır mısınız Hatce halayı bile. Yazıyı daha fazla sürdürmeden Hayat Şarkısı‘nın duyduğumuz an kulaklarımızda sesini duyduğumuz 10 repliğini yazalım mı?

—“Bu çocuğun gözleri amma da güzelmiş. Dur gitme adın ne senin? Sen de bizimlen oynasana? Gitme dünyada gördüğüm en güzel gözler seninkiler. Evlenicem ben seninlen! Gitmee! Adın ne senin lan adın? Ayy sen ne güzel bir oğlansın ya ne tatlı şey ya görürsün bak ben seninlen evlenicem.”

—“-Kim aylarca çekip giden bir adamı bekler ki? -Çok seven kadın bekler.”

—“Ben seni sekiz yaşından beri seviyorum ama aptal!”

—“-Bizim sorunlarımız yok mu? Var… Ama konuşuyoruz. En önemlisi bu konuşmayı biliyoruz. Ne? Ne bakıyorsun?”

—“-Meseleyi fazla büyütmezsem sevinirmiş. Merak etme, büyütmeyeceğim ama sen, sen bana bu yaptığını hayatın boyunca ödeyeceksin Kerim Cevher.”

—“-Ben korkuyorum, şeyden. Ben sana çok alıştım. Sık sık kendimi sen gidersen ne yaparım diye düşünürken buluyorum.”

—Kerim: Hep bunu yapıyorsun değil mi? İki zırlayıp ailemin zaaflarını kullanıyorsun, sonra ben öküz koca sen de cici gelin oluyorsun. Hülya: Son cümlenin başına tamamiyle katılıyorum.

—Hülya: Güvenemeyeceksin. Sen bana asla güvenmedin ki Kerim. Ama ben sana bişey söyleyeyim: Acaba ben sana bir dakika olsun güvendim mi bana bir sorsana? Kerim: Madem güvenmedin benimle ne işin var? Neden bu kadar uğraştın birlikte kalmamız için? Hülya: Sevdiğim için…

—Hülya: Etrafta var mı birileri? Kerim: Bilmiyorum, olabilir. Gece çıkıp birinin boynunu kıracaksan dikkat et. İzleniyor olabilirsin. Hülya: Issız bir yer ya hani ondan biraz tedirgin olmuştum da iyi. Kerim: Issız ve ıssız olmayan yerler de senden tedirgin Hülya!

—Aysel Ceylan Aysel!

Ve daha nicesi… Bayram’ıyla, Bade’siyle, Hülya’sıyla, Mahir’iyle, Kerim’iyle bir Hayat Şarkısı geçti ekranlardan… Akıllarda deliler gibi aşık olmasına rağmen aldığı intikamlarıyla asla kıyamadığımız Hülya Cevher; Hülya’yı çok sevip, onun mutlu olması adına tüm duygularını kalbine gömüp Almanya’ya dönen canımız Mahir, kıvırcıklarına ve sıcak gülüşüne kıyamadığımız dangıldak Kerim ile iyi ki dokundular hayatımıza…

“Hayat Şarkısı 5 Yaşında!” için bir yanıt

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Korunan İçerik!